Gönderen Konu: Eski Teknenin Yeni Hikayesi  (Okunma sayısı 634 defa)

khbilen

  • İleri Rehber
  • ***
  • İleti: 1.017
  • Ad Soyad: Kadir Haldenbilen
  • Bulunduğu İl: Denizli / İzmir
  • Doğum Yılı: 1955
  • Tekne Adı: Albatros
Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
« Yanıtla #15 : Şubat 14, 2026, 11:13:15 ÖÖ »

Bu arada madem tekne bitmiyor, bazı değişiklik/ekler yapayım, kışı onların hazırlığı ile geçirip baharda hızla tamamlamaya çalışayım dedim:

1.) Kanatlar, daha küçük, salmalar gibi olacak.

2.) Uçurtma bağlantı şekli değişecek. Bu çok farklı bir yapı ortaya çıkaracak, ayrıntılı anlatacağım.

3.) Portatif kabin ekleyeceğim. Bunun nedeni de, tekne kayıt edildikten sonra şekil değişikliği sorun olur; ben baştan kabinli gibi görünen birşey yapayım, anlatabilirsem bunun deneysel bir tekne olduğunu, yelken değil uçurtma ile hareket edeceğini, o nedenle kabin gibi yükselti, çıkıntı olmamasının daha iyi olacağını, sonuçta böyle bir ara çözüm bulduğumu anlatıp öyle kayda geçirmeye çalışacağım ki, yarın birgün Sahil Muhafaza ile başım derde girmesin. Hem yolcu kabini olacak, yani iki kişilik yatacak yer, hem de Kaptan Köprüsü. O daha da zor.

Salmalara zaten başlamıştım. 1 metre boyunda, 40 cm genişliğinde, 3 cm kalınlığında, asimetrik dışa bakan kanat şeklinde olacak. Hibrid dedikleri türden. Düz sallayıp çıkarılabilecek veya dönerek bordaya paralel yana yukarı çekilebilecek. Engelle karşılaşırsa lendi otomatik atacak, falan. Artık soğuk havalarda olabildiği kadar, kestim, yapıştırdım. Birinin ilk kat elyafı atıldı. İkinci bekliyor.

khbilen

  • İleri Rehber
  • ***
  • İleti: 1.017
  • Ad Soyad: Kadir Haldenbilen
  • Bulunduğu İl: Denizli / İzmir
  • Doğum Yılı: 1955
  • Tekne Adı: Albatros
Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
« Yanıtla #16 : Şubat 14, 2026, 11:14:25 ÖÖ »
İki resim koyacaktım, unutmuşum.

khbilen

  • İleri Rehber
  • ***
  • İleti: 1.017
  • Ad Soyad: Kadir Haldenbilen
  • Bulunduğu İl: Denizli / İzmir
  • Doğum Yılı: 1955
  • Tekne Adı: Albatros
Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
« Yanıtla #17 : Şubat 14, 2026, 11:17:35 ÖÖ »
Yolcu Kabini, yada kamara diyelim de kabaca şöyle olacak.

Normalde kapalı, uçurtmaya engel olmayacak.İki kanat gibi görünüyor. Ama onların altında birere kanat daha var, onlara bağlı.Neredeyse şemsiye gibi, tek harekette açılıyor. Şu an tabi öyle değil. Bağlı değil. Menteşelerle yanlara bağlanacak.Şu an cambazlıklarla ayakta duran kabinkendi ayakları üzerinde durabiliyor olacak.

khbilen

  • İleri Rehber
  • ***
  • İleti: 1.017
  • Ad Soyad: Kadir Haldenbilen
  • Bulunduğu İl: Denizli / İzmir
  • Doğum Yılı: 1955
  • Tekne Adı: Albatros
Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
« Yanıtla #18 : Şubat 14, 2026, 11:57:30 ÖÖ »
Resimlere başlamadan önce uçurtmanın bağlantısı konusunu anlatmaya çalışayım.

Daha ilk başlarda uçurtmayı teknede nereye bağlayacağımı konuşurken, benim adaş mümkün olduğunca teknenin en dibine, veya teknenin ağırlık merkezine en yakın yere demişti.

Tam ne amaçla demişti, neyi nasıl düşünmüştü bilmiyorum, ama pek pratik birşey değil. Dibe bağlayınca, yani borda yüksekliğinden aşağıya koyunca ipin kontrolu çok zor. O nedenle ben kabaca borda yüksekliği ve biraz da onu geçip ben en az oturark kontrol edebilecek biir yükseklikte direğe bağlamayı düşünmüştüm.

Adaşım, maksimum kuvvet tekneye iletilebilsin gibi düşünmüş olabilir, bilmiyorum, belki kendisi açıklar.

Kafamı kurcalayan bir diğer soru da, salmayı nereye koyacağım idi. Uçurtmayı direğe bağlayınca, uçurtma onu çekecek ve o yöne yatacak.
Ortaya tek salma koysam, kısmen dışarıda kalıp kısmen işe yarayacak. Ya da çok uzun salma yapacağım. Yana koysam, iki yana koyacağım.
Hangi yan çalışacak. Tabii ki teknenin yattığı taraftaki, diğeri belki havada olacak.

İşte tam burada kafama oturmayan bir görüntü var. Tekne ne tarafa yatacak? Salma nasıl çalışacak?

Yav diyeceksiniz bunda ne var. Tabi tekne rüzgaraltı tarafına yatacak, salma da ona göre çalışacak. Yelkenli teknelerde öyle olmuyor mu?

Evet, yelkenli teknelerde öyle de, sörf tahtalarında öyle değil. Tam tersi. Sörfçü vücut ağırlık merkezini arkaya kaydırarak tahtayı (tekneyi) rüzgarüstüne yatırıyor. Onların salması yok, ya da küçük, ya da kanatları da ona göre tam ters yönde çalışıyor.

Eee, bunda ne var diyeceksiniz.

Tekneyi uçurtma ile yürütme konusunda epey akıl yürütenler var. Denemeyi düşünenler var, ama pek yapanı görmedim.

Şöyle bir itiraz var. Tekne rüzgaraltına yatacak. Uçurtma yine rüzgar altında kalacak. Teknedeki gibi, bumbayı çeviremezsin. O nedenle  dönüşlerde rüzgarüstünden tack yapamzsın, mecburen rüzgaraltından jibe yapacaksın. Bu durumda rüzgar tekneyi hep sürükler. İstediğin yere gidemezin.

İşte zurnanın zırt dediği yer burası. Ben dönmeye zorladığımda, uçurtma ipi tekneyi iyice aşağı zorlayacak. Tekne zaten yatmış. Sonra battı balık yan gider...

Ama sörfçüler batmadan ve de rüzgarüstünden tack yapabiliyor. Gerçi bir sürü cambazlık gerektiriyor, havada ayak değiştirip tahtanınn yönünü değiştiriyor falan, ama o kısmıı ben dümenle halledebilirm sanırım da, teknenin yatması konusu ne olacak?

Başa dönelim.

Yelkenli tekne neden yatar?

Tabi yatar, rüzgar ittirince, aşağıda salma var, hatta safra var. onları itemez, Yelkeni iter, tekne de yatar.

Pek o kadar basit değil. Önce yatar dememek lazım. Tekne yatmıyor, dönüyor. Nasıl dönüyor? Teknenin ağırlık merkezinden geçen, boylamasına eksen etrafında dönüyor. Rüzgar yelkeni  ve direği itiyor. Kabaca bu nokta yelkenin merkezi gibi düşünülüyor, ve üçgenin aşağıya yakın üçte biri hizasında gibi. Yani 9 metre direk varsa, alttan üç metrede gibi.

Ağırlık merkezi genelde güverte hizası gibi oluyor, daha aşğı pek olmuyor, çünkü üstyapı ve direk var. O nedenle çok aşağı inemiyor. Safra ile indirmeye çalışıyorsunuz. O da ek yük, hıza engel.

Sonuçta rüzgar tekneyi birkaç metrelik bir kuvvet kolu (ağılık merkezi - rürgar kuvvet merkezi arası) ile tekneyi ağırlık merkzei etrafında rüzgaraltına doğru döndürüyor.

Peki, ben tekneyi nasıl ters yaırabilirim?

Elbette bunun tersini yaparak!

Hesaplar sürekli değişiyor gerçi ama, benim teknede üst yapı olmadığı için ağırlık merkezi güverte hizasından aşağıda. Tekne dibinden 45-50 cm gibi yukarıda. İşte ben uçurtmayı teknenin en dibine bağlarsam, uçurtma o yana çekince, tekne rüzgarüstüne dönüyor. Aradaki fark çok çok az aslında. Bağlantı parçası ne yapsam 15 -20 cm yüksekliği buluyor. Yani  kuvvet kolu 25 - 30 cm dolayında. Ama dediğim gibi ters yönde.

Kuvvet kolu çok kısa olduğu için uçurtma tekneyi yatıramayabilir bile. Yani belki rüzgaraltı birkaç santim yükselir de, öyle kanat falan gerektirecek bir durumbile  olmayabilir. Teknenin altı da zaten tam düz olduğu için tekne oldukça düz kalabilir. Uçurtmanın tekneyi yatıramadığı kuvveti de, öne doğru faydalı işte kullanılır (salma ile) ve tekne daha hzılı gider...

diye düşünüyorum...

... ve çalışmalara bu yönde devam ettim.

sessizsakin

  • Kıdemli Üye
  • İleri Rehber
  • *
  • İleti: 714
  • Ad Soyad: Kadir
  • Bulunduğu İl: Varna
Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
« Yanıtla #19 : Şubat 14, 2026, 08:11:00 ÖS »
Gecmis zaman konusu oldugu icin hatirlamiyorum. Masallah inanilmaz bir bilgi yagmuru altindayiz. O sebeple artik birseyleri hatirlamak epey zorlasti.

Fakat, yorum yapmak serbest tabi.

Ucurtmayi mumkun oldugunca asagi baglamaktaki kastim, tork kolunun mumkun oldugunca kisalmasidir. Baska sebepten degildir.

Neticede ucurtmanin baglantigi nokta, teknenin agirlik ve yuzdurme merkezleri etrafinda bir tork kolu olusturuyor ve ucurtma cok ciddi bir aci ile asilmadigi surece ucurtmanin bir miktar gucu de teknenin burnunu batirmaya calisacaktir diye dusunmusumdur. Bu sartlarda da ucurtma agirlik merkezine ne kadar yakin baglanirsa, bu tork etkisi o kadar azalacaktir. Elbette mantikli ve mumkun sartlarda yapmak lazim. Ucurtmayi en uygun noktaya bagladiktan sonra kontrol edemiyorsan bir anlami yok neticede.

Bir de teknenin on-arka dogrultusunda nereye baglayacagin da onemli tabi. Daha fazla one baglarsan, tekneyi ileri-yukari cekme egilimi artacaktir. Fakat agirlik merkezi, yuzdurme merkezi ve yanal direnc ( suya batan kisminin yanal alaninin ) merkezinin etrafinda pivot yaparak saga sola cekmeye daha meyilli olacak ve duz cizgide gitmekte zorlanacaktir.
Bu merkezlerin gerisine zaten baglamamak gerekiyor, zira tekne duz gidemez. Bu merkezlere yaklastikca da duz cizgiyi takip etmekte daha basarili olacaktir, fakat bu sefer de ucurtma/yelken kuvvetinin daha fazlasi teknenin burnunu batirmaya calisacaktir.

Zira bu baglanti konumu tekne muhendisliginde oldukca onemli bir konu.

Yuksekligi konusunda da ben hala "mumkun olan" en dusuk pozisyonda baglamak gerektigine inaniyorum.


Salma konusu;
Katamaranlarda genelde iki govdeye de daggerboard yapiyorlar. Trimaranlarda da genelde Aka'lara daggerboard yapiyorlar.

Dagger board'larin degisik yapilari var. En basit yapilar duz simetrik profil seklinde. Bunlar daha ziyade yanal direnc yaratarak teknenin donmesini ve suruklenmesini engelliyor. Bu bakimdan da yine agirlik merkezi vs ye gore nerede bulundugu onemli. Genelde mumkun oldugunca en simetrik yanal direnci olusturacak yere koymaya bakiyorlar.

Alternatif olarak hidrofoil daggerboardlar da var. Bunlar  duz ise teknenin icine dogru kaldirma gucu yaratacak sekilde tasarlaniyor, boylece yanal direnc fazla yaratmadan tekneyi yelkenin cektigi yonun tersine dogru cekerek duz cizgi kabiliyetini artiriyorlar.

En uc tasarim ise ay seklinde veya uclari yataya donen hidrofoiller. Bunlar tekneyi hem ice dogru hem de havaya dogru cekiyor. Boylece teknenin sadece suruklenmesini degil, yatmasini/donmesini de azaltiyor.


Senin teknenin boyutlarini ve taban tasarimini dusunursek, suya cok batmayacagi ve batsa bile kucuklugu sebebi ile hatiri sayilir bir yanal kuvvet olusturmayacagini dusunuyorum. Dolayisi ile ucurtma tekneyi dumduz ileri cekmedigi surece ucurtmanin cektigi yone dogru suruklenme/donme egilimi olacaktir.

Hadi donmeye karsi dumen ile savasabilirsin. Ama suruklenme de soz konusu. Bu sebeple bence daggerboard'a ihtiyacin var diye dusunmekteyim.

Senin sartlarinda sadece orta govdeye koysan da olur sanirim. Neticede eger ucurtma cosarda hem zit yondeki AKA'yi hem de ana govdeyi sudan kaldirirsa bence en kucuk derdin duz gitmek olur diye dusunuyorum :D

Ozellikle kite-boarding yapanlarin, sorfculerin durumu teknelerden cok farkli. Bu aktivitede, insan vucut agirligi toplam kuvvetlerin cok ciddi bir yuzdesi. O sebeple cok buyuk fin'lere ihtiyac duymuyorlar.

Butun bunlarin yaninda, Trimaran'in AKA'larinin buyuk bir kuvvet kolu olusturdugunu ve yana yatmalara cok daha iyi dayanacagini dusunuyorum.
Ote yandan cok govdeli teknelerin tek govdelilere gore en buyuk avantaji, yana yatma durumunda kaldirma gucunun artiyor olmasi.

Tek govdeli teknelerde de artiyor, zira tekne yan yattiginda, suya maruz kalan yuzey alani artarak fazladan kaldirma gucu uretip duzelmesini sagliyor.

Fakat cok govdeli teknelerde,  Tekne yana yatmaya basladiginda, suya maruz kalan yuzey alani cok artmamasina ragmen suyun icine batan hacim ciddi miktarda arttigi icin, teknenin suya batan govde ( AKA ) tarafindaki kaldirma gucunde ciddi bir artis oluyor. Bu da bu teknelerin yana yatma egilimini ciddi sekilde azaltiyor.


Yani butun bu denklemde, Benim kanaatim, teknenin fiziksel sinirlarini zorlamayacak buyuklukte bir ucurtma teknenin fiziki yapisini karmasiklastirmadan en verimli performansi verecektir sanki.


Neticede bir cok trimaranda daggerboard var. Fakat cikayim dunyayi dolasayim, keyifle gezeyim filan diyen insanlarin ilk tercihi degil trimaran. Genelde yuksek hiz ve performans icin tercih ediliyor. Boyle olunca da gelsin daggerboardlar, gelsin sinirlari zorlayan fazlaca buyuk yelkenler...



Bence, teknenin boyutlarinin da zaten kucuk oldugunu dusunursek, AKA'lara dagger board yapmaktansa ana govdeye tek bir tane cekilebilir dagger board yapsan son derece kullanisli olur.

Teknenin duz gitme kabiliyetini artirir. Yanal direnci artirir.  neticede dagger board tekne yana yatmaya calistiginda onundeki butun suyu genis bir yuzeyle itmeyi gerektirdiginden yatmaya da direnir.  Eger bunu AKA'larda yaparsan, hareketi acisaldan cok dogrusal olacaktir ve bu anlamda yatmaya direnmeyecektir ( diye dusundum ).


Galiba cok fazla yazdim yine :D

sessizsakin

  • Kıdemli Üye
  • İleri Rehber
  • *
  • İleti: 714
  • Ad Soyad: Kadir
  • Bulunduğu İl: Varna
Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
« Yanıtla #20 : Şubat 14, 2026, 08:15:27 ÖS »
Kabin tasarimina da kucuk bir yorumum olacak.

Malum, mekanik tasarimda dikdortgen en sevilmeyen sonuctur. Koseleri zayiftir. Kuvvetler koselerde birikip dagilamaz. Bu sekilde dikdortgen bir kabin yaparsan ya daha fazla cerceve gerekecek, ya da oldukca zayif olacak.

Kabinin Yan duvarlarini en azindan 15 ~ 20 derece, ideal olarak 30+ derece egimli yapsan, cok daha az ve basit cerceve ile son derece guclu olabilir diye dusunuyorum.

sessizsakin

  • Kıdemli Üye
  • İleri Rehber
  • *
  • İleti: 714
  • Ad Soyad: Kadir
  • Bulunduğu İl: Varna
Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
« Yanıtla #21 : Şubat 14, 2026, 08:22:50 ÖS »
Yarim okuyunca da boyle oluyor demek. daggerboard'lari filan zaten planlamissin sanirim. Onceki yazilari okumamistim, oralara kadar zaten geldik diye.

Benim devlet memurlarindan anladigim birsey var sa, o da cogunun hergun yaptiklarindan farkli bir is yapmanin beyinlerini yaktigi.
Yani sanki yine kamarali yapip, hic kamara acilir kapanirligini karistirmayip direk kamarasi acik halde gosterip kamarali diye kaydettirsen bence cok daha kolay olur gibi.

Neticede kamara tesisati uzerinde duracak gibi. Sahil guvenlik ne is diye sorarsa acarsin kamarayi, bakin kamarali dersin olur biter diye dusunuyorum.
   

khbilen

  • İleri Rehber
  • ***
  • İleti: 1.017
  • Ad Soyad: Kadir Haldenbilen
  • Bulunduğu İl: Denizli / İzmir
  • Doğum Yılı: 1955
  • Tekne Adı: Albatros
Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
« Yanıtla #22 : Şubat 14, 2026, 10:08:14 ÖS »
Normalde uçurtma teknenin burnunu yatırmaz diye düşünüyorum. Kuvvet bileşeninin epeyce bir kısmı yukarı doğru.

Bağlantıyı ağırlık merkezinin arkasına yapmadığım sürece, ki normalde yapılmaz, yapılmamalı, uçurtma burnu yukarı çeker. Ağırlık merkezinden uzaklaştıkça daha çok.

Burnu batıracak şey, ağırlık merkezinin, yüzdürme merkezinin önünde kalması. Ön taraf aşağı inmeye çalışacak, arka taraf yukarı çıkmaya çalışacak. İkisi birbirini destekleyecek. Burun batacak.

Bağlantı yerini öne alarak bunu kısmen telafi etmek mümkün. Yani uçurtma  burunu kaldıracak. Ama bu bağlantı yerini değişken yapmak kolay değil. Şuan mümkün değil. Sabit.

Yüzdürme merkezini değiştirmek de pek mümkün değil. Teknenin şekline bağlı. Hacim nerede, merkez orada. Yani arkada.

Ağırlık merkezini çok kolay değiştirebiliriz de, hayırlı birşey olması için onun da geride, yüzdürme merkezine yakın, ya da aynı yerde olması gerek.

Ben de uçurtma bağlantısının mümkün olduğunca dibe yakın olmasını istiyorum, ama yer yok.

Tekneyi rüzgarüstüne yatırmak için benim ağırlığım yetmez. Yada o mantık teknede işlemez. Onun yerine ben tekneyi rüzgara, daha doğrusu uçurtmaya çevirttireceğim. Tersten tutarak.

Yani aslında sonuçta ben kocaman devasa bir sörf tahtası yapmış olacağım, kendi ağılığımla değil, aşağıdan bağlantı ve dümenle kontrol edeceğim.

Sürüklenmeye karşı daggerboard olacak. Yanlarda. Asimetrik, dışa bakan. Yani iç taraf düz, dışı bombeli. Öne hareket edince,  tekneyi rüzgara doğru itecek.

Kanatları yapacağım, ilk başta da takacağım. Ama hissiyatım o ki, kanat (yada AMA) gerekmeyecek. Uçurtmayı çok büyütürsem, belki. Büyük ihtimal 7 m2 ile başlayacağım. 5 m2 az gelecek.

Kamara kabin dikdörtgen olmasa da olur, 45 derece de yatırabilirim, o kolay da, sonuçta yine köşeli olacak. Yuvarlatmam mümkün değil. Alt kanatları biraz kısalttım mı, tamam. Tabi Kaptan Köprüsü için de aynı şeyi düşünebiliriz de, görüntü olarak onu hiç hoş hayal edemiyorum. Zor değil, biçimsiz olur gibi.
Bakalım.


khbilen

  • İleri Rehber
  • ***
  • İleti: 1.017
  • Ad Soyad: Kadir Haldenbilen
  • Bulunduğu İl: Denizli / İzmir
  • Doğum Yılı: 1955
  • Tekne Adı: Albatros
Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
« Yanıtla #23 : Şubat 14, 2026, 10:31:21 ÖS »
Uçurtma bağlantısı bu.

Yüzdürme merkezinin dibinde. Yatayda 360 derece dönebiliyor. Düşeyde aslında 30 dereceye kadar inebiliyor, ama şu an güverte buna engel. ancak 50 dereceye inebiliyor. 40a inebilsem iyi idi. Her mekadar, genel olarak 60 70 derece hizasında olacaksa da, bazı durumlarda 40 hatta 30 gerekebiliyor. Ama bu kadar.

Uçurtma dört ipli, ama üç ipli gibi kullanacağım. Yani uçurtmacıların yaptığı gibi. onlar da aslında dört ipli ( kontrol ipi olarak), ama ön iki ipi, ya yukarıda, ya aşağıda birleştirip tek ip gibi kullanıyorlar. Ben de öyle yapacağım. Ama hiç denemedim daha öylesini.

Boru galvaniz. Vinç onun üzerinde kayabiliyor. Aşağı yukarı hareketi sörfçülerin uçurtma kontroluna benzer.

Boru ağır gelip uçurtmayı zorla yatırıyor olabilir. Karbon boru kullanabilirim. O da esner. Esnemesin diye yine içine kayın ağaç koyabilirim, de, ucu, yani bağlantısı dişli, onu halletmek gerek. şu an kaynaklı.

Sürekli başında durmamak için, yelkende bumbayı belli bir uzunlukta bağlı tutmak gibi, rüzgarüstünden iki köşeden iple boruyu destekliyor olabilirim. Başında durursam, vincin önündeki yatay alüminyum sigma profil, göğüs/boğaz hizasında olacak. Oturmak pek mümkün olmayabilir.

Boru hiç olmadan, kalın bir halat da iş görebilir belki de, ilk kalkışta ip vinci taşıyamaz, aşağı sarkar, kalkışa engel olur diye düşünüyorum. Kalktıktan sonra ip gerilir, aslında en ideali olur. Ama ilk kalkış beni düşündürüyor. Bunları hep deneyip göreceğim.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
3833 Gösterim
Son İleti Aralık 07, 2011, 12:04:45 ÖÖ
Gönderen: vlkanaydin
0 Yanıt
4134 Gösterim
Son İleti Aralık 09, 2011, 11:48:02 ÖS
Gönderen: vlkanaydin
15 Yanıt
7640 Gösterim
Son İleti Ocak 09, 2013, 10:43:31 ÖS
Gönderen: osmanuysal
3 Yanıt
4603 Gösterim
Son İleti Aralık 27, 2013, 04:41:11 ÖS
Gönderen: vlkanaydin
30 Yanıt
17135 Gösterim
Son İleti Haziran 12, 2014, 09:32:05 ÖÖ
Gönderen: mertbese
12 Yanıt
8310 Gösterim
Son İleti Eylül 24, 2015, 12:14:34 ÖÖ
Gönderen: ismailoruc
10 Yanıt
6154 Gösterim
Son İleti Kasım 20, 2017, 07:46:17 ÖÖ
Gönderen: SCALICA BOYA - Arda
18 Yanıt
9788 Gösterim
Son İleti Mayıs 25, 2018, 02:45:26 ÖS
Gönderen: msceylan
5 Yanıt
567 Gösterim
Son İleti Kasım 16, 2025, 05:04:20 ÖÖ
Gönderen: sessizsakin