Beneteau Resin Infusion

Başlatan khbilen, Ağustos 31, 2026, 09:17:31 ÖS

« önceki - sonraki »

khbilen

Son Girne Feribotu kazası ike ilgili sağa sola bilgi verirken kullanılan teknolojiyi anlatmak için Beneteau'nun ilgili sayfasına yönlendiriyordum. Orada, sonda üç video var. Biri de bu.

Bu videoda ilginç gelen birşeye denk geldim.

Balsa Core yöntemini tercih ettiklerini söylüyor, ve de hiç core parçaların uzun olması konusunda bir ısrarı yok. Tam tersi, küçük küçük parçalar şeklinde yapmanın faziletlerinden bahsediyor.

Yapısal bölümlerin dışı için mi konuşuyor? Banapek öyle gibi gelmedi?!



sessizsakin

Alıntı yapılan: khbilen - Ağustos 31, 2026, 09:17:31 ÖSBalsa Core yöntemini tercih ettiklerini söylüyor, ve de hiç core parçaların uzun olması konusunda bir ısrarı yok. Tam tersi, küçük küçük parçalar şeklinde yapmanın faziletlerinden bahsediyor.

Yapısal bölümlerin dışı için mi konuşuyor? Banapek öyle gibi gelmedi?!

Sandvic kompozit tekniginde deriler ve cekirdek farkli amaclara hizmet eder.

Cekirdek aslinda bir nevi kuvvet kolu gibi calisir.
Basit bir senaryo ile ozetleyelim. Diyelim ki icerideki fiber katmani dogrudan yuke maruz kalmiyor ve bir pivot gibi calisiyor. Disaridaki fiber katmani ise fiberlerinin dogrultusunda kuvvete maruz kaliyor.

Disaridaki fiber katmanini pivot olan icerideki fiber katmanina gore bir kuvvet kolu gibi dusunelim.
Eger ince bir cekirdek katmanimiz varsa, disardaki fiber katmani pivota daha yakin olacagindan, kuvvet daha yuksek etki etmis olur. Eger cekirdek katmanimiz epeyce kalin ise, kuvvet kolu da daha buyuk olacagindan, fiberler kuvveti cok daha rahat karsilar.

Tabi, bu bir kuvvet kolu oldugu icin, cekirdek malzemenin de kuvveti icerideki pivot gorevi goren fiber katmanina aktarabilmesi lazim. Bu noktada da dis deriye uygulanan kuvvet, cekirdek malzemesine kesme kuvveti olarak yansir.

Eger balsayi, fiberleri boyuna sekilde kullansaydi, dis katmana uygulanan kuvvetler, balsa fiberlerine dikine vurulmus balta gibi olur, kolayca ayirir ve kuvveti pivot gorevi goren ic fiber katmanina aktaramazdi.

Bu sebeple cekirdek malzemelerde fiberler kesitin dikine kullanilir. Cunku ahsap bir kutugu dikine baltayla kolay yarabilirsiniz, ama yandan kolay kesemezsiniz.

Bu sebeple balsa agaci yada herhangi bir agac bu tarz kompozitlerde end-grain ( Turkcesini bilmiyorum ) yani ahsap fiberlerin uclari fiberglass katmanlara dikine bakacak sekilde kullanilarak kesmeye karsi maksimum direncli olmasi tercih edilir.


Fiberlerin surekliligi ic ve dis fiber katmanlarinda cok onemlidir. Ne kadar uzun ise ve kesintisiz ise, uygulanan kuvveti o kadar genis cekirdek malzemesine kesme olarak aktarabilir ve dolayisi ile yukleri dagitarak absorbe eder.


Ahsap govdeye fiberglass uyguladigimizda ayni mantikta bir govde uretmiyoruz. Bu yontemde ahsap fiberleri de cam fiberleriyle benzer duzlemde calisarak yukleri paylasiyorlar. Cam elyaf ulgulamasi yapmamizin sebebi, ahsaplarin birlesim yerlerindeki zayifliklari tolere etmek ve suya karsi koruma saglamak.


Benetau da ekstra satis pazarlama yapmis. Hic de dedigi gibi olmuyor. O balsa bloklar bir kere su aldi mi zaten su iceride termal degisimlerle bir genlesip bir daraldigindan diger balsalari da yerlerinden gevsetip suyun ilerlemesi icin kanal yapiyor. Psikopat gibi her gun butun govdeyi incelemiyorsan su istilasi asla lokal kalmiyor.

Gunumuzde artik tekne sektoru de "design to fail" kurbani. Cogu 15+ yas uzerindeki teknenin bu tarz sorunlarini tamir etmek artik yeni tekne parasini bulacagindan onumuzdeki 10 - 15 yil icerisinde etraf tamir etmeye degmeyecek tekne coplugune donmeye baslayacak gibi. O zaman da tekne geridonusum zimbirtisi cikartirlar. Mis gibi yeni vergi :D

khbilen

Buraya geliş nedenim son batan daha önce hasar görmüş Girne feribotunun tamir edilebilirliği konusu idi. Üretim tekniğini tam bilmemekle birlikte, anlatılanlardan anladığım bizim vacum bag dediğimiz, veya benzer ama dah ileei teknikle üretilmiş sandwiç kompozit yapıda olduğu.

Hasar gördüğünde yeniden vakumlanması pek olası değil sanırım. En azından pratik değil, yada yapmak istersen tekneyi çırçıplak soyup tekneyinyine vakumlayıp ilgili kısmı yamamak şeklinde oluyordur herhalde ki çok zahmetli, uzun ve pahalı bir süreç.

Elle olur mu, ne kadar olur? İyibilen biri ise olur derim ortalamabir hasar için. Hasarı da bilmek lazım.

Ben üretim tekniğine benzer bir örnek diye bu videoyu kullandım ama, o küçük küçük, parça parça bölünerek yapım tekniği sanki bu tür hasarların tamirini hedefliyor gibi görünüyor. Tekrar vakum tapmadan, bölegesel tamir diyelim..

sessizsakin

Tamirde vakum infuzyon kullanmanin bir pratigi yok.
Bu yontem, en az recine sarfiyati ile, en hafif ve en saglam sonuca ulasmak icin gerekli.

Tamiratlarda el yatirmasi ile, recine sarfiyatindan ve hafiflikten vazgecilerek saglamliga odaklanilir.

Fakat, yuksek kaliteli rafta beklememis recine, nemi alinmis elyaf ve cok ciddi bir on hazirlik gerekir.

Tamirati yapan kisinin yapisal kuvvetlerin nasil calistigina dair fikri olmali ve gerekli yerlerde uygun fiber dagilimini saglamasi gerekir. Yoksa yaptigi yama zayif kalir.


Anladigim kadari ile bu katamaran daha once de bir hasar almis. Hasar alan yeri dogru anladiysam aluminyum levha ile yamamislar....

Bastan sona bu islerden hic anlamayan birilerinin islettigi bir isletmenin sonucu gibi duruyor. Yoksa ulkemizde bu isleri hakkiyla yapacak teknisyenler vardir...

Anlatilanlardan vs anladigim kadariyla teknenin hasari icin ureticiyi bile aramamis olabilirler. Uretici nasil tamir edilmesi gerektigini dokumanlariyla aciklar gerekirse teknisyen bile gonderirdi bence...

khbilen

Alıntı yapılan: sessizsakin - Eylül 03, 2026, 02:02:03 ÖSTamirde vakum infuzyon kullanmanin bir pratigi yok.
Bu yontem, en az recine sarfiyati ile, en hafif ve en saglam sonuca ulasmak icin gerekli.

Tamiratlarda el yatirmasi ile, recine sarfiyatindan ve hafiflikten vazgecilerek saglamliga odaklanilir.

Fakat, yuksek kaliteli rafta beklememis recine, nemi alinmis elyaf ve cok ciddi bir on hazirlik gerekir.

Tamirati yapan kisinin yapisal kuvvetlerin nasil calistigina dair fikri olmali ve gerekli yerlerde uygun fiber dagilimini saglamasi gerekir. Yoksa yaptigi yama zayif kalir.


Anladigim kadari ile bu katamaran daha once de bir hasar almis. Hasar alan yeri dogru anladiysam aluminyum levha ile yamamislar....

Bastan sona bu islerden hic anlamayan birilerinin islettigi bir isletmenin sonucu gibi duruyor. Yoksa ulkemizde bu isleri hakkiyla yapacak teknisyenler vardir...

Anlatilanlardan vs anladigim kadariyla teknenin hasari icin ureticiyi bile aramamis olabilirler. Uretici nasil tamir edilmesi gerektigini dokumanlariyla aciklar gerekirse teknisyen bile gonderirdi bence...

Bu Girne, Bodrum, Atvalık, Marmara gibi yerlerde feeibot işletenler hep aynı insanlar mıdır bilmiyorum, hepaynı şeyleri yapıyorlar.

Nehir, göl gibi sakin sılar için yapılmış, yaşlı, hasarlı, miadı dolmuş, seyrüsefere uygun olmayan tekneleri ucuza kapatıp, yasal işleri bskanlıkra halledip, niteliksiz personel kullanıp, rakipsiz ortamda kısa zamanda köşeyi dönmeyi hedefleyen insanlar.

Bunlar üç kaatan başka birşey bilmiyor. Ve benzer kazalar sık sık  tekrarlanıp gidiyor.

sessizsakin

Alıntı yapılan: khbilen - Eylül 05, 2026, 03:46:30 ÖÖ
Alıntı yapılan: sessizsakin - Eylül 03, 2026, 02:02:03 ÖSTamirde vakum infuzyon kullanmanin bir pratigi yok.
Bu yontem, en az recine sarfiyati ile, en hafif ve en saglam sonuca ulasmak icin gerekli.

Tamiratlarda el yatirmasi ile, recine sarfiyatindan ve hafiflikten vazgecilerek saglamliga odaklanilir.

Fakat, yuksek kaliteli rafta beklememis recine, nemi alinmis elyaf ve cok ciddi bir on hazirlik gerekir.

Tamirati yapan kisinin yapisal kuvvetlerin nasil calistigina dair fikri olmali ve gerekli yerlerde uygun fiber dagilimini saglamasi gerekir. Yoksa yaptigi yama zayif kalir.


Anladigim kadari ile bu katamaran daha once de bir hasar almis. Hasar alan yeri dogru anladiysam aluminyum levha ile yamamislar....

Bastan sona bu islerden hic anlamayan birilerinin islettigi bir isletmenin sonucu gibi duruyor. Yoksa ulkemizde bu isleri hakkiyla yapacak teknisyenler vardir...

Anlatilanlardan vs anladigim kadariyla teknenin hasari icin ureticiyi bile aramamis olabilirler. Uretici nasil tamir edilmesi gerektigini dokumanlariyla aciklar gerekirse teknisyen bile gonderirdi bence...

Bu Girne, Bodrum, Atvalık, Marmara gibi yerlerde feeibot işletenler hep aynı insanlar mıdır bilmiyorum, hepaynı şeyleri yapıyorlar.

Nehir, göl gibi sakin sılar için yapılmış, yaşlı, hasarlı, miadı dolmuş, seyrüsefere uygun olmayan tekneleri ucuza kapatıp, yasal işleri bskanlıkra halledip, niteliksiz personel kullanıp, rakipsiz ortamda kısa zamanda köşeyi dönmeyi hedefleyen insanlar.

Bunlar üç kaatan başka birşey bilmiyor. Ve benzer kazalar sık sık  tekrarlanıp gidiyor.

Ve yine butun oklar donup dolasip ayni yeri isaret ediyor :)...

Cahil birakilmis ve akillanmayan bir halkin elinde az bile bi cileler.