Denizrehberim Forumu
Kendi Tekneni Kendin Yap => Soru-Cevap => Konuyu başlatan: khbilen - Haziran 22, 2025, 04:42:48 ÖÖ
-
Sanırım 1 Eylülden önce bailayacağım ama, Bildirimde bulunmakta yarar var diye düşünüyorum.
Taahhütnamedeki birinci maddeyi anlayan var mı?
EK-II
Tarih: ……../……./20…….
TAAHHÜTNAME
Gezi Tekneleri ve Kişisel Deniz Taşıtları Yönetmeliği’nin 2 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin yedi numaralı alt bendi uyarınca kapsam dışında tutulan kendi tekne imalatı kapsamındaki özel teknenin inşası esnasında;
1. Herhangi bir firmadan veya kişiden destek (teknik, malzeme, alan veya iş yeri tahsisi vb.) almayacağımı,
2. Teknenin inşa süreci ve bağlama kütüğüne kayıt edilmesinden sonraki süreçte can, mal, yangın ve çevre emniyetine ilişkin risklere karşı sorumlulukların tamamen tarafıma ait olduğunu,
3. Teknenin inşasını mülkiyeti şahsıma ait olan veya kiraladığım (ticari/iş yeri olmayan) alanda (Tapu/Kira Sözleşmesinin ibraz edilerek) yapacağımı,
4. Teknenin Bölge Liman Başkanlığı/Liman Başkanlığı/Yetkilendirilmiş Belediye Başkanlığı tarafından en az 1 kez teknenin tamamlanması (denize indirilmesi) aşamasında, yerinde (inşa edildiği yerde) kontrol edilmesi için gerekli başvuruyu yapacağımı,
5. Teknenin inşası tamamlandığında tam boyunun 12 metreden küçük olacağını (en fazla 11,99 metre),
6. Teknenin yapım esnasındaki aşamalarına ait fotoğraf ve görsel ile kullanılan malzemelere ilişkin adıma düzenlenmiş faturaları bağlama kütüğüne kaydı esnasında sunacağımı;
beyan ve taahhüt ederim.
T.C. Kimlik No:
Yani mesela cnc kesim de yaptıramayacak mı kendi yapıyor diye???
-
1. Herhangi bir firmadan veya kişiden destek (teknik, malzeme, alan veya iş yeri tahsisi vb.) almayacağımı,...
Tahminimce kalip yardimi veya kaliptan fiber yardimi gibi konulari kapsamak uzere yazilmistir diye dusunuyorum. Hani amator yapim ayagina profesyonel tekne yapilip kaydettirilmesin gibisinden.
Fakat kanun/yonetmelik dedigin net olmali. Boyle yarim agizla konusur gibi olunca, isterlerse buna dayanarak "kontraplak satin almak suretiyle" diyerek de reddedebilirlermis, tamamen memurun keyfine kalirmis gibi bir durum var :/... Belki de amac odur. Tipine ve etiketlerine bakip karar verebilmek ve seni sevip sevmemelerine gore hayatini kolaylastirmak yada dar etmek icin olabilir....
Hersey olabilir. Zira anarsik bir duzenin bile daha mantikli olacagi bir zaman diliminde ulkemiz.
-
Tamamen aptalca bir madde ..
Aklının ve gücünün yetmediği bir an olur kişilerden yardım alırsın..
TCK nın da çogu yasalarını anlamak için elli kere okumak lazım..
Şunu net,anlasılabilir,muglak olmayan bir dille niye yazmazlar.?!
Aslında şunu demek istiyorlar: ben yapıyorum ayagına tekneyi sakın imalatcı ve bu işle istigal eden ustalara yaptırma..
Tekneyi yaparken onların yerini kullanma..
İmalatçıya yaptırsam fatura alıp kaydettiririm zaten,senin beş yıl satamaz yasagına niye katlanayım..Sanki avantaj saglıyorlar kendi teknesini yapanlara..
Bas imzayı geç.
Ben filikayı restore ederken,çelik lama iskeletini ve vardevela kaynaklarını komşum Sebahattin ve Salih yaptı..Kaynak yapamıyorum ,nasıl yardım almıyayım?!
Motoru,saftı line alırken yine Salih yardım etti,caraskal kurduk ama 425 kg motor itmek,çekmek,cıvata yuvalarına oturtmak tek kişinin harcı degil..takma kafana sırf bürokrasi bunlar gece rüyalarında gördüklerini sabah uyguluyorlar..Herşey iki dudaklarının arasında ya..Malzeme faturaların olsun,birde gelişmeleri fotografla..Bahçede yapacan sanırım,tapunun fotokopisini de ekle dilekçeye..
-
Aslında niye yazdıklarını biliyorum. Asıl amacını da anlıyor ve destekliyorum. Başkasına yaptırıp, satışa kalkışma demek istiyor. Amademenin de bir yolu yordamı adabı var. Orada malzeme de alamaz diyor zaten. Alet değil, malzeme. Yani kontrplak, epoksi, şu bu. Yanibu kafaya ben yarın faturaları götürdüğümde bu ne demeyeceği ne malum. Yani bu tam evde yapma demek olmuş.
Bu, eklerden biri. Hele bir de bunun asıl ana yazısı var. Ne dediğini anlayana Nobel ödülü vermek lazım. Edebiyat, fizik, kimya... Külliyen...
-
Aslında niye yazdıklarını biliyorum. Asıl amacını da anlıyor ve destekliyorum. Başkasına yaptırıp, satışa kalkışma demek istiyor. Amademenin de bir yolu yordamı adabı var. Orada malzeme de alamaz diyor zaten. Alet değil, malzeme. Yani kontrplak, epoksi, şu bu. Yanibu kafaya ben yarın faturaları götürdüğümde bu ne demeyeceği ne malum. Yani bu tam evde yapma demek olmuş.
Bu, eklerden biri. Hele bir de bunun asıl ana yazısı var. Ne dediğini anlayana Nobel ödülü vermek lazım. Edebiyat, fizik, kimya... Külliyen...
Sarf malzemelerini illa bir yerden alacaksın..lavasier kanununu hatırlatırsın," hiç birşey yoktan var olmaz,vardan yok olmaz" 😀
Zaten bu malzemeleri tekne imalatcıları satmaz.
Çok takılma bu konulara..
Ver dilekçeni,malzemelerini almaya başla,petrol arttıkça malzeme fiyatları da artar..Kolay gelsin..
-
Aslında niye yazdıklarını biliyorum. Asıl amacını da anlıyor ve destekliyorum. Başkasına yaptırıp, satışa kalkışma demek istiyor. Amademenin de bir yolu yordamı adabı var. Orada malzeme de alamaz diyor zaten. Alet değil, malzeme. Yani kontrplak, epoksi, şu bu. Yanibu kafaya ben yarın faturaları götürdüğümde bu ne demeyeceği ne malum. Yani bu tam evde yapma demek olmuş.
Bu, eklerden biri. Hele bir de bunun asıl ana yazısı var. Ne dediğini anlayana Nobel ödülü vermek lazım. Edebiyat, fizik, kimya... Külliyen...
Sarf malzemelerini illa bir yerden alacaksın..lavasier kanununu hatırlatırsın," hiç birşey yoktan var olmaz,vardan yok olmaz" 😀
Zaten bu malzemeleri tekne imalatcıları satmaz.
Çok takılma bu konulara..
Ver dilekçeni,malzemelerini almaya başla,petrol arttıkça malzeme fiyatları da artar..Kolay gelsin..Başkasına yaptırıp satanazsın zaten,5 yıl satamıyorsun kendi yaptıgın tekneyi..
-
Malzemeyi kendimiz yaratamayacağımıza göre alacağız elbet.
Ben kıştan almıştım kontrplakları. 5 metre katamarana yetecek kadar. Hatt fazlası. 10 plaka 6mm, 10 plaka da 12mm huş kontrplak elimde hazır. Epoksi almadım, bekledikçe bozuluyor. Elyafıda alırım artık. Temeli bunlar.
Epeyce uçurtma diktim. Belki son bir kullanım uçurtması daha dikerim. Birsurf yelkenim vardı. Parçalanmış. Elde kalan paraşüt kumaşlarından 7m2 bir yelken diktim. Bitmedi ama yakın.
Yarısı hazır yani teknenin...
-
Malzemeyi kendimiz yaratamayacağımıza göre alacağız elbet.
Ben kıştan almıştım kontrplakları. 5 metre katamarana yetecek kadar. Hatt fazlası. 10 plaka 6mm, 10 plaka da 12mm huş kontrplak elimde hazır. Epoksi almadım, bekledikçe bozuluyor. Elyafıda alırım artık. Temeli bunlar.
Epeyce uçurtma diktim. Belki son bir kullanım uçurtması daha dikerim. Birsurf yelkenim vardı. Parçalanmış. Elde kalan paraşüt kumaşlarından 7m2 bir yelken diktim. Bitmedi ama yakın.
Yarısı hazır yani teknenin...
Epoksinin raf ömrü uzundur,kolay bozulmaz..yeter ki hava almasın,güneşle direkt temas etmesin..Yanlız elyaf epoksi yaptıgında,günlerce güneş altında kalmasın..UV çürüyüp,zayıflatıyor elyafı,tutup çektin mi Amerikan bezi gibi gidiyor örgü elyaf..elyafladıgın yerleri 3/4 gün içinde macunla,direkt güneş ısıgı altında kalıyorsa..
Kaçırmış olabilirim,yapacagın teknenin bir çizimini koy bir bakalım..5 metre degil,4.95 e indir uzunlugu..5 metre ve üstü vergi matrahında..civadra vbg gibi eklemeler olacaksa ,ölçüm yapılıp ruhsatı aldıktan sonra ekle..montaja hazır olsun ama ekleme,baştan koça ölçüm yapıp metreyi yazıyorlar..
-
Şimdi fiyatlar nedir bilmiyorum ben polisanın reçine ve macununu kullandım,menmun kaldım..ben kullanırken 50 TL idi kilosu🙂..polisanın 4+ ambalajları var..çevrende Polisan boya satan nalbur varsa,onlar getirtebiliyor sipariş verdiğinde..ben öyle yapmıştım..
-
Araya dört sene gibi bir zaman girince hedef küçültmek zorunda kaldım. son bir gayretle jüçük birşey yapmaya çalışacağım.
En son Polonyalı bir tasarımcının 5 metrelik dinghy'sini düşünüyordum Planlarını, modelin falan yapmıştım
Son zamanlarda YouTube'da Mark Palmquist diye bir amcayı izlemeye başladım. Kafa yapısı bana çok benzeyen biri, herşeyi deniyor. Bir kano yaptı.Kürekle, yelkenle kullanacak. Bir tür maraton yarışmaya girecek. Onun Trimaran versiyonu var.
Ben de ona bakıp, Polonyalının tekneyi ona benzettim. Biraz daralttım, yanlardaki çeneleri aldım, Düz taban, dik çeneli, ince uzun birşey oldu.
Mark'ın kanodan geniş, ama yanı boyda sayılır.
Boy tam beş metre değil zaten. Aldığım kontraplaklar 125 x 250 boyutlarında olduğu için, bordaların kıvrımını da hesaba katınca boy mecburen kısalıyor. 4.40 gibi birşey olacak. Mini Trimaran. Ortada kano ile dinghy arası ana tekne, yanlarda yarı ölçülerde denge yüzdürücüler.
Ana tekne bordaların her biri bir plakadan çıkıyor. İki borda iki plaka. 6 mm huş.
Taban düz taban, iki plakadan çıkıyor. 12mm huş.
Birleştirmeleri kilitli zigzag ile yapıyorum.
Dik-Yapıştır değil, Tak-Yapıştır yapacağım. Parçalar lego veya puzzle gibi birbirine geçme olacak. Karşılıklı delik ve tırnaklar var. Yrne oturtulup yapıştırılacak. Birkaç resim koyacağım, oradan anlaşılır umarım. Birincis bilgisayarda 3d model. ikincisi kartondan kesilmiş parçalar.
-
Bu tak yapistir methodu kullanarak bir suru karmasik geometrili makine parcasi urettim, hala da uretiyorum. Bence plakalardan 3 boyutlu geometri yapmak icin en pratik yontemlerden birisi. Montaji asiri kolaylastiriyor.
Cizimlere dayanarak soyluyorum, kisisel fikrim, Akalari ( trimaranlarda o beam'lere boyle deniyordu diye hatirliyorum ) bence bolmeden boydan boya uzatsan cok daha saglam olur gibi.
Neticede ahsabin gucu ahsap liflerinin devamliligindan geliyor.
Bir de kisisel kanaatim, baska bir kisit yoksa, biraz daha agirligi goze alip Ama'lari biraz daha disari itmek hem traction hem de stabiliteye asiri katki saglarmis gibi geliyor.
Epoksiye pek birsey olmuyor. 1 yil sonra raflarin arasinda yarisi kullanilmis epoksi kiti bulup kullanmisligim var. Zaten raf omurleri de uzun veriliyor.
Fakat elyafta dikkatli olmak lazim. Ozellikle nemli havalara maruz kaldiginda elyaf aralarina nem emip kolay kolay da salmiyor.
Dokundugunuzda hissetmiyorsunuz ama bu elyafi kullandiginizda dayanimi oldukca azaliyor. Herkeste de tonla elyafi kurutacak firin olmadigina gore, lazim oldugunda alip kullanmakta buyuk fayda var diye dusunuyorum.
Ayni sey kontraplaklar icin de gecerli. Eger uzun suredir kenarda duruyorsa, havanin nemini takip edip nemin dusuk oldugu sicak havalarda golge altinda esintiye birakip nemini biraz salmasi daha yuksek performans almak demek. Her ne kadar suya dayanikli kontraplak olsa da, suya dayaniyor demek. Suyu emmiyor demek degil. Nem emmis kontraplagin da yapisma performansi dusuk oluyor.
Neticede deniz, can vs. bir tik fazla tedbirden zarar gelmez.
-
Trimaran yapısı son şeklini almış değil. Düşünüyorum.
Resimdeki yapı katlanır trimaran için, yani taşırken veya limanda AMA'lar ana tekneye yanaşıyor, daha az yer kaplıyor. Resmin devamında, yani benim bilgisayarda animasyon var. Yanlar katlanıp açılıyor.
Dediklerine katılıyorum, hele hareketli olunca çok sağlam dayanaklar ve kollar gerektiriyor. Çokda gerekli değil, ama kullanımda pratiklik sağlıyor.
Mark amcam herşeyi çok basit tutuyor. O bağlantı da öyle. Boydantek parça (hatta tek kol) ana tekneye ortada masa gşbi bir yerden tak çıkar şeklinde bağlanıyor. İlk bakışta cazip, ama oynak suda takmak epey zor olabilir. Diğer konuya cevap verince bunların pek anlamı kalmayabilir.
AMAların açıklığını belirleyen iki kısıt var.
Birincisi, taşıma için benim eski römorku kullanmayı düşünüyorum. Onun eni 2.40. Zaten daha geniş de olmuyor sanırım. Ona oturacak. O zaman aç kapaya da gerek kalmayacak. Boydan tek parça sürekli takılı işi görecek. Bir şartla: max 2.40.
Bir de bu işi için kereste değil lamine kontrplak kullanacağım. Biliyorum, yumuşak ve esnek ama yine huş. 12 mm den 5 6 kat artı iki kat 300 gram elyaf yetmesi lazım.
Kontrplak da max 2.5 metre. Yani sonuçta açıklık o kadar olacak.
Epoksi için maalesef aynı şeyleri söyleyemeyeceğim. Sonaldığım 3 4 farklı kaynaklı epoksinin hepsi altı ayı doldurmadan dibinde katılaştı. İkisi daha hiç açmadan. Muhtemelen raf ömrünü çok önceden doldurmuşlardı. Internetten alışverişin zararları...
Kontrplakları havalandırayım da, yerinde olduğu kadar. Kalınlığına göre 15 20 kilo. Fazlası var, eksiği yok. Bir de havaleli.
Zaten lazere yatırırken bile epey grekoromen güreş tutmam gerekecek.
Yaş 71. Omuzlar gidik. Şuan boyun fıtığı için fizik tedaviye gidiyorum, duysalar kovarlar beni, bir daha almazlar...
-
Şimdi fiyatlar nedir bilmiyorum ben polisanın reçine ve macununu kullandım,menmun kaldım..ben kullanırken 50 TL idi kilosu🙂..polisanın 4+ ambalajları var..çevrende Polisan boya satan nalbur varsa,onlar getirtebiliyor sipariş verdiğinde..ben öyle yapmıştım..
Bu bilgiler çok değerli, çok sağol, çünkü doğrudam deneyime dayaniyor.
Ben bu işleri ilk kez yapacağım için ne zaman ne yapacağım, hangi malzeme lazım, hangisi iyi diye, bu işi yspmış olan sizlere soracağım, her ne kadar taahhütnamede tersini söylesek de.
Ancak şimdi ben biraz ters, biraz romantik bir soru soracağım.
Huş kontrplağın rengi de, dokusu da çok güzel. Mümkiünse ben onu korumak isterim. Gerçi elyaf da herkrsten önce görüntüyü bozacak ama ben yine sormuş olayım: astar, pasts, cila kullanmadan dokuyu korumak mümkün m?
-
Şimdi fiyatlar nedir bilmiyorum ben polisanın reçine ve macununu kullandım,menmun kaldım..ben kullanırken 50 TL idi kilosu🙂..polisanın 4+ ambalajları var..çevrende Polisan boya satan nalbur varsa,onlar getirtebiliyor sipariş verdiğinde..ben öyle yapmıştım..
Bu bilgiler çok değerli, çok sağol, çünkü doğrudam deneyime dayaniyor.
Ben bu işleri ilk kez yapacağım için ne zaman ne yapacağım, hangi malzeme lazım, hangisi iyi diye, bu işi yspmış olan sizlere soracağım, her ne kadar taahhütnamede tersini söylesek de.
Ancak şimdi ben biraz ters, biraz romantik bir soru soracağım.
Huş kontrplağın rengi de, dokusu da çok güzel. Mümkiünse ben onu korumak isterim. Gerçi elyaf da herkrsten önce görüntüyü bozacak ama ben yine sormuş olayım: astar, pasts, cila kullanmadan dokuyu korumak mümkün m?
Yaptığım hiç bir işi ve malzemeyi ön koşulsuz savunmam...yaparım gözlemlerim artı ve eksi koşullarını kendi deneyimlerimin sonuçunu paylaşırım..
20 kg civarı Polisan epoksi reçine kullandım..ilk kullandıgım teknomarin di İstanbul'dan götürmüştüm..2/3 kg bu forumdâ arkadaşımız olan ,Arda'dan (scalia marin) aldım..2kg civarı.
Keyfe keder yazlıkta çalıştıgım için malzemeler öteki sezona sarktı..Polisan ve teknomarin epoksiler akışkanlıgını kaybetmedi.
Arda'dan aldığım epoksinin A kompenatı iki ay sonra filan kristalize olup dondu...Gerek Volkan,gerek İ.Karanlık ta bu markayı kullanıp aynı sorunu yaşadı..
Arda'nın verdigi açıklamaya uygun sıcak suya koyup epoksiyi ( ambalajı) ile karıştırınca epoksi eski akıskan kıvamını alıyor..Yapışma vbg ile ilgili yaptığım kendimce deneyler de bir sorun ile karşılaşmadım...K.plak ile ilgili yapılacak birşey yok..o elyafın üstüne macun çekilecek.! O renk ve doku kalmayacak.
P.U. macun kullanacaksanız meges 114 ü,tavsiye ederim..
Deneyim ve tecrübelerimi abartmadan,gözlemlerime dayanarak ihtiyaç duyduğunuz konularda aktarabilirim.
Tabi ' amatör' olarak..ama kötü bir amatörde degilim.😀
-
Şimdi fiyatlar nedir bilmiyorum ben polisanın reçine ve macununu kullandım,menmun kaldım..ben kullanırken 50 TL idi kilosu🙂..polisanın 4+ ambalajları var..çevrende Polisan boya satan nalbur varsa,onlar getirtebiliyor sipariş verdiğinde..ben öyle yapmıştım..
Bu bilgiler çok değerli, çok sağol, çünkü doğrudam deneyime dayaniyor.
Ben bu işleri ilk kez yapacağım için ne zaman ne yapacağım, hangi malzeme lazım, hangisi iyi diye, bu işi yspmış olan sizlere soracağım, her ne kadar taahhütnamede tersini söylesek de.
Ancak şimdi ben biraz ters, biraz romantik bir soru soracağım.
Huş kontrplağın rengi de, dokusu da çok güzel. Mümkiünse ben onu korumak isterim. Gerçi elyaf da herkrsten önce görüntüyü bozacak ama ben yine sormuş olayım: astar, pasts, cila kullanmadan dokuyu korumak mümkün m?
Benim yillardir yer yer uygulamisligim var ahsap gorunumlu kompozit isini.
1 - Yapisal epoksi illa ki sarimtirak bir renge sahip oluyor. Kristal berrakliginda epoksi ayni yapisal gucu vermiyor. Hali hazirda o sekilde satilan laminasyon epoksisi de yok bildigim.Anca dokum epoksi var diye biliyorum o berraklikta. Dolayisi ile epoksi bir renk tonu ekliyor ahsaba.
2 - Elyaf hem tam seffaf olmuyor hem de bir doku ekliyor. Biraz da oradan kaybediyorsunuz. Ozellikle tek kat kalin dokuma veya kece elyaf kullandiginizda daha da belirgin hale geliyor. Estetik guzelligin ortaya cikmasi icin mumkun oldugunca ince dokuma ( hafif m2 ) elyaflardan birkac kat kullanmak daha guzel onuc veriyor. Ama bu sefer de her katmani mukemmel uygulamaniz lazim. El yatirmada o mukemmellik imkansiz gibi birsey.
3 - Epoksi UV altinda oldukca hizli bozuluyor. Dolayisi ile UV korumasi sart. Ben sadece bir kere dis mekanda kullanilacak uygulama yaptim. Onda da ustune 2K otomobil vernigi atip gectik. Ne kadar dayandi bir fikrim yok.
Servet abimizin diger dediklerine katilmakla beraber, macun hakkinda soyledigine katilmiyorum. Elyaf ustune cekilen macunun herhangi yapisal bir fonksiyonu yok.
Daha ziyade estetik guzellik sunuyor. Ayrica puruzsuz yuzey tabiki ki islak yuzey alanini dusurdugunden dolayi bir performans katkisi var.
Hepsi bir yana, ben senin sartlarini dusundugumde macun isini komple es gecmeyi dusunurdum.
En uste ince bir kece elyaf atarak zimpara toleransi verip, guzel bir zimpara ardindan da boya/vernik atip gecerdim diye dusunuyordum.
Zaten tekneyi 7/24 suda tutmayacaksin da.
-
Aslında ben sadece macun değil, külliyen zımpara astar boya ne varsa pas geçmeyi düşünüyorum.
Bu işi artık inada bindiği için yapıyorum. Bu bir gezi eğlence teknesi değil. Amacım uçurtmayı deneyecek birşeye sahip olmak.
Şeytan diyor, yapıştır hepsini, bolca epoksi ile doyur, ya da daha berrak bir vernik ile. Git dene..
Kaç kere kullanacağım şüpheli.
Ama baktım güzel olmuş, ömrü uxun olsa iyi olur, sonradan, tuzlu su yedikten sonra elyaf epoksi vs yapsam olmaz mı? Bir tür kalafat gibi yani...
-
Abi o zaman soyle bir yol izleyebilirsin.
Elyaf uyglama olmazsa yapisal butunluk cok zayif olur. Mutlaka elyaf uygula. Asil is yapacak orgu elyafin uzerine de 1 kat kece elyaf uygula ( epoksiye uygunluguna dikkat etmek lazim ).
Neticede prototip. 5 gun aksama kadar gunese maruz kalmaktan curumez epoksi. Curuse de yuzeyinde ince bir film curur. O da zimparayla gider.
Baktin guzel oldu. Ben bunu uzun sure kullanayim dersen, butcesini ayarlar verirsin bir oto boyaciya. 2K epoksi dolgu/primer macunlari var. zimparalayip macunlayip bir de 2K poliuretan vernik atarlar. Mis gibi olur. 2K sistemler de deniz suyuna oldukca dayanikli.
Surekli suda olacak olsa komple marin sistemlerle gitmen dogrusu olur ama, 3 - 5 saat denizde kalacak sonra eve cekeceksin neticede.
Ben hala Izmirde olsaydim gelir seve seve elyaf zimpara islerine yardim ederdim. Ama iste hayat beni gavur memleketlerine goturdu :)
-
Benim aklımda da hep PolyUrea var.
Elyaf epoksiden sonra hiç uğraşmadan hem PolyUrea kaplatsam. Suitici olduğu için sürtünmesi de az olur.
-
Bence de elyaf işini pas geçme..ahşap iskeleti,k.plakları bir arada tutacak zırh olarak düşün..
Uçurtma rüzgarla doldugunda yelkene göre teknenin yapısına bir sürü basınc,yük binecek..
İşçilikte,tasarımda zayıf olan öngörülmeyen olumsuzlukları o elyaf absorde edecek..
Macun işine gelince,beceremedigim ,kötü becerdigim tek iş o oldu..o yüzden seni anlıyorum..
Birde şunu ekliyeyim trimaranın iskele/sancak ayaklarını tekneye baglayan iki *lata" diyeyim..bordolarda bitiyor,öndekine iç yatak yapmısın,arka bordalara ilişkili.
O iki lata yekpare,bütünlüklü tek parça olarak tasarlanamazmı?
-
Benim aklımda da hep PolyUrea var.
Elyaf epoksiden sonra hiç uğraşmadan hem PolyUrea kaplatsam. Suitici olduğu için sürtünmesi de az olur.
Su catilara filan atilandan bahsediyorsun sanirim.
epoksiye tutunabiliyorsa, deniz suyuna dayanikliysa, kolay asinmiyorsa neden olmasin?
Fakat bunlara dikkat etmek lazim. catilarda vs bu gerekliliklerin hic birisi yok.
-
Bence de elyaf işini pas geçme..ahşap iskeleti,k.plakları bir arada tutacak zırh olarak düşün..
Uçurtma rüzgarla doldugunda yelkene göre teknenin yapısına bir sürü basınc,yük binecek..
İşçilikte,tasarımda zayıf olan öngörülmeyen olumsuzlukları o elyaf absorde edecek..
Macun işine gelince,beceremedigim ,kötü becerdigim tek iş o oldu..o yüzden seni anlıyorum..
Birde şunu ekliyeyim trimaranın iskele/sancak ayaklarını tekneye baglayan iki *lata" diyeyim..bordolarda bitiyor,öndekine iç yatak yapmısın,arka bordalara ilişkili.
O iki lata yekpare,bütünlüklü tek parça olarak tasarlanamazmı?
Zımpara işi benim hep kaçtığım iş. Macun da onun hazırlayıcısı. Macunlayıp bırakmak da olmaz. Ben de macun zımpara yerine PollyUrea olmaz mı diye düşünüyorum.
Üç dört yıl önce İzmirdeki adamlarla konuşmuştum. Tabi olur demişlerdi. Epoksi ve astardan sonra demişti.
Başka denizcilik forumlarında da zaman zaman tartışılmış, rağbet görmemiş. Malum denizciler biraz tutucudur, ben de tam tersi (denizci değilim de, ondan herhalde). Yeni şeyleri denemeyi çok severim.
Şöyle bir video vardı. Görğntügüzel de, sonrası ne oluyor nasıl oluyor pek bilen yok. Yapan adam da olmaz demiyor haliyle. Reklamlarda yırtılmaz, delinmez, kopmaz, kırılmaz diye anlatıyor; ama bir çivi bile çakmayacaksın demişler birilerine. Anlıyorum, tamam. Kayaya sürtünce açılmayacaksa eyvallah. Epoksi elyaf hasar görecek kadar kötü ise, o gşderse ona da eyvallah. Ama epoksi elyaf sağlam o giderse, olmadı demek...
https://youtu.be/tJ-SZzJPTYE?si=CqyF9CEhrgFqghmZ
-
Polyurea yı,denizcilik forunlarında geçmişte gördüm..dedigin gibi tartışıldı,denemek isteyenler çıktı..Ama devamı gelmedi.
Bir,iki videosunuda izledim balyozla filan giriyorlardı.
Ama deneyeni,izlenimi aktaran reel bir yorum görmedim..
Lehte,yada aleyhte bir yorumum yok ,o yüzden..
Sessiz sakinin dedigi gibi sanayide bir alt yapı çalışması yapacaksın..🙂 eli hızlı,düzgün macun yapabilen bir kalfa ayarlamaya çalışacaksın..Elyaf üzerine direkt boyamada bir çözüm gibi görünsede.
Benim sahsen içime sinmez..macun ,pu yada epoksi koruyucu bir tabaka oluşturuyor elyafa...
Şunu da ekliyeyim...elyaf,macun k.plaga sınırsız bir saglamlık,güç,kursun geçirmez bir yapı eklemiyor..
Bazıları gözlerinde çok büyütüyor,okudukları dan etkileniyorlar🙂
Öyle teknen elyaf,epoksi,kontraplak taş gibi,birşey olmaz diye,kayalara vursam Batman abi.🙂
Öyle birşey yok...Deniz koşullarında bir miktar daha iyi koruyucu..
Malzemelerin hepsi birbirine artı sağlıyor..
Sıralamada biri eksik olursa,dayanım daha zayıf oluyor..
-
Yabancı kaynaklara baktım. Tabi çoğu belki yanlı yayın, ama Amerika'dan Japonya'ya ticari faaliyetleri var ve denizcilik endüdtrisinde ve profesyonel teknelerde kullanımda iddialılar.
Genel olarak epoksiden daha sağlam ve daha uzun ömürlü bir ürün. İki büyük dezavantajı var
1. Çok pahalı
2. Yanlış uygulama yapılırsa, kaplama bir anda tek parça kabuk şeklinde tamamen atıyor. Uygulama esnasında nem ve sıcaklığa çok duyarlı. Profesyonel bir şekilde, doğru koşullarda, doğru yapılması gerekiyor.
Yani riskli. Risk alınabilir, ama bu proje için bu aşamada değmez. Diğer seçeneklere bakmam lazım.
Elyaf epoksi de sonuçta kullandığın malzeme ve deneyim ve becerine göre belli bir katkı sağlayacaktır. Onu da yine doğru koşullarda, doğru şekilde yapmak gerekir. Ama bunlar en azından "Kendin Yap" koşullarına daha uygun, belki biraz daha affedici. Hava kabarcığı konusu her zaman sorun olmaya aday. Ama daha az karmaşık yüzey uygulamalarında o olasılık da azalıyor. Benim yapacağım uygulamada bile bir anda tamamının atacağını düşünmüyorum. .
Bu kısım sıkıcı işleri dışarı yaptırmak iyi bir seçenek olabilir de, doğruadamı bulmak da çok zor. Hele Urla'da...
-
Dogru adami bulma konusunda kesinlikle katiliyorum.
Neticede bu bir prototip. Kisisel gorusum, boyasini kinasini dusunmeden, ekstra kece elyaf katmaniyla tekneyi yap. At denize. Testlerini yap. Hersey yolundaysa ondan sonrasina bakarsin.
Elyaf uygulamasinda bana gore en zor sey elyafa gore keskin kalan koseler. Kalin elyaf keskin kose sevmiyor. 5mm fazladan verilebilen her radius, isi epey kolaylastiriyor.
Gerisi orbital zimparaya ve acele etmemeye bakiyor.
-
Bugün iyice sıkıldım artık deneme yapmaktan. Dedim bir de gerçekten kesiyormuş gibi yapayım. Yani kullanacağım levhakardan birşni alıp, gerçek boyda bir parça keseyim.
Zaten işe AMAlardan başlamayı düşünüyorum. Küçük oldukları için birşeyler yanlış olursa vakit ve malzeme kaybı az olur. Bir (hatta yarım) levhayı harcamayı göze alıp, AMAlardan birinin bir bordasını keseyim dedim.
Hani belki bu malzeme daha yumuşaktır, diğeri kurumuştur falan...
Ama sürpriz olmadı. Yine kesilmedi. İki tur kesecek gibi oluyor. Ama son katman (ve belki önceki yapıştırıcı tabaka) kalıyor. Üç desem, iyice yanacak.
Dedim kalanı elle keseyim. Dışları hızarla kestim, o kolay. Çentik içleri ve delikleeir zor. Onları da temel olarak avuç taşlama ve beraberinde matkap, keski, törpü, demir testeresi desteği ile kestim.
Borda 6mm. Ara destek parçası 12mm. Delikler 12mm. Fena olmadı ama kalite hemen düşüyor. Fazladanvakit de cabası.
Ben yarınngifip cnc araştırması yapayım.
Malzemeleri Urladan yükleyip götürmem zor. Oradan yenisini alıp orada kestirip getireyim...
Yoksa bütün yazı boşuna lazer denemekle geçireceğim...
-
Resim eklenmemiş, bir dha deneyeyim...
-
Abi elle kesim için dekupaj testere yeterli. Kendini çok zahmete sokmuşsun dekupajla tüm formları rahatla cikarirsin. Bir tane dekupaj edinmen bence tüm problemi çözer.
-
Var bende. Var da dandik birşey. Kipadan almıştım, Tesco marka. Bıçağı tutan çenedi ayrı yamuldu gitti, içeride dönme hareketini ileri geriye çeviren mekanizmanın yatağı ayrı yamuldu gitti.
Çene zamak dedikleri dandik "metal". Makina gövde zaten plastik. İkigünde dağılıyor.
Şerit testere de var. Einhall. Oda yampiri yampiri kendi istediği yöne gidiyor. Sıkıştırıyorum, dönmüyor. Gevşetiyorum başını alıp gidiyor.
En cefakar söz dinleyen dostum avuç taşlama, ne dersem onu yapıyor. Girintilerdeişi zor tabi. Çok küçük çaplı disk lazım.
Mini freze takımı da vardı, mini mini disklerle, ama onlarla da bu iş yapılmaz, iki santim kestin mi bitiyor.
Bu iş aslında gerçekten cnc işi de, ben evde yapmaya çalışıyorum hep. Lazer de en kolayı...
Olacaktı, ama olmamakra ısrar ediyor.
Elle yine yaparım. Birazdaha zaman, biraz daha az kalite.
İnsanlar eskiden nasul yapıyordu, cnc mi vardı?
Ama ben kendimden de birşeyler katmak istiyorum. BuTak-Yapıştır yöntemi diğer işleri kolaylaştıracak, kaliteve güvenliği artıracak. Tabii o da sonuçta lazer gibi cnc gibi hassas bir işleme bağlı.
Benim için bilgisayrdan öyle bir kesim dosyası çıkarmak kolay. Ama onu kullanamazsam anlamı kalmıyor. Elle de kısmen kullanmış oluyorum ama, ne kadar...
-
Bugün iyice sıkıldım artık deneme yapmaktan. Dedim bir de gerçekten kesiyormuş gibi yapayım. Yani kullanacağım levhakardan birşni alıp, gerçek boyda bir parça keseyim.
Zaten işe AMAlardan başlamayı düşünüyorum. Küçük oldukları için birşeyler yanlış olursa vakit ve malzeme kaybı az olur. Bir (hatta yarım) levhayı harcamayı göze alıp, AMAlardan birinin bir bordasını keseyim dedim.
Hani belki bu malzeme daha yumuşaktır, diğeri kurumuştur falan...
Ama sürpriz olmadı. Yine kesilmedi. İki tur kesecek gibi oluyor. Ama son katman (ve belki önceki yapıştırıcı tabaka) kalıyor. Üç desem, iyice yanacak.
Dedim kalanı elle keseyim. Dışları hızarla kestim, o kolay. Çentik içleri ve delikleeir zor. Onları da temel olarak avuç taşlama ve beraberinde matkap, keski, törpü, demir testeresi desteği ile kestim.
Borda 6mm. Ara destek parçası 12mm. Delikler 12mm. Fena olmadı ama kalite hemen düşüyor. Fazladanvakit de cabası.
Ben yarınngifip cnc araştırması yapayım.
Malzemeleri Urladan yükleyip götürmem zor. Oradan yenisini alıp orada kestirip getireyim...
Yoksa bütün yazı boşuna lazer denemekle geçireceğim...
CNC kesimde bicak capi dolayisi ile puzzle gediklerinin ic koseleri yuvarlak kalacaktir. ona gore bicaga ekstra yol vermek lazim ki keskin kose gereken yerler icin yeterli bosluk olsun.
Genelde guclu CO2 laserler 20mm'ye kadar kontraplagi kesebiliyor. Ama cogu makinenin ebatlari 1x1m civarinda oluyor.
Benim gorusum, disarda cnc kesimde de problemler yasaman muhtemel.
Volkan'a katiliyorum ve artiriyorum.
Bosch'un yesil seri dekupajlari hem ekonomik oluyor hem saglam. Ince disli bir de ahsap bicagi alsan.
Lazer ile kontraplaklari komple kesmek yerine sadece cizsen, sonra da dekupajla kessen isin daha kolay olabilir.
Ustelik olasi bir hata/modifikasyon durumunda hersey elinin altinda. yeniden bir cnc vs araman gerekmez.
-
Bugünkü denememin amacı o idi zaten. Dışarı bağımlılığı ben de istemiyorum ve bu Urla'da hiçbirşey yaptıramıyorum. En ufak birşeyde İzmire gitmem gerekiyor.
Dediğin lazerler küçük. Bende bakmıştım 3-4 sene önce. 120 cm falandı galiba uzun tarafı. Onlar kapalı, kapaklı. Uymaz.
CNCler genelde 4mm bıçaklı. Benim küçük delik eni 6mm. Büyük 12mm. Büyükte sorun olmaz, küçükte belki. Onu da evde eğe ile hallederim diye düşündüm. Bugün evde öyle gibi yaptım. Delik başlarını matkap ile deldm, sonra kalan yeri törpüledim.
Daha iyi aletlerle evde de yapılabilir tabii. Son zamanlarda Bosch dan DeWalta geçtim. Bakarım ikisine de.
Bordalar 6mm. Onlar kolay olabilir de, taban ve ara parçalar 12mm. Zorlayabilir. Birfiyatlarına bakayım...
-
Düz yerler hadi neyse de, ana teknenin gövde ek yerindeki zigzagları kesmek pek kolay olmayacaktır. Büyük olasılıkla orasından burasından kırılır gibi geliyor bana.
-
Selamlar. Bu taahhüt falan nedir? Nerden çıktı. Kendi yaptığımız tekneye ruhsat almak çok mu zor oldu?
Hangi aşamalardan geçiliyor?
Bilenler bir anlatsa bizde aydınlansak.
-
1 Eylül'den itibaren, kendi
teknesini yapanlar bir işe başlama dilekçesi verecek, ve yanında valla billa herşeyi kendim yapçam, başkasına yaptırmaycam diye taahhütname verecek.
-
Yazı şu:
İlgi: Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdürlüğü' nün 06.12.2024 tarihli ve E-80635150-185.01.01-2228635 sayılı yazısı
İlgi yazı ile;Gezi Tekneleri ve Kişisel Deniz Taşıtları Yönetmeliği kapsamı dışında tutulan kendi tekne imalatı gezi tekneleri ile ilgili olarak;
- 1 Eylül 2025 tarihi itibariyle, kendi tekne imalatı yapacak vatandaş tarafından tekne imalatına
başlayacağına dair Bölge Liman Başkanlığına/Liman Başkanlığına/Yetkilendirilmiş Belediye Başkanlığına bildirimde bulunması gerektiği, bu tarihten önceki bağlama kütüğü kayıtlarında bu konuda herhangi bir bildirim yapılıp yapılmadığının aranmayacağı,
- Kendi tekne imalatı yapacak vatandaş tarafından herhangi bir firmadan veya kişiden destek (teknik, malzeme, alan veya iş yeri tahsisi vb.) alınmayacağına dair 1 Eylül 2025 tarihi itibariyle teknenin inşasına başlanmasından önce bildirim ile teknenin denizde veya içsularda can, mal ve çevre emniyetine ilişkin risklere karşı sorumluluklarını aldığına dair bir taahhüdün alınması gerektiği, bu tarihten önce bağlama kütüğüne yapılacak kayıtlarda, kendi tekne imalatı yapan vatandaşın kayıt esnasında taahhütname sunacağı,
- Kendi tekne imalatını yapan vatandaş tarafından teknenin bağlama kütüğüne kaydı kapsamındaki tonilato ölçümleri öncesinde, Bakanlık tarafından belirlenen harcın Döner Sermaye İşletme Dairesi Başkanlığı hesabına yatırılması, hususları talimatlandırılmıştır.
Bağlantısı:
https://izmirliman.uab.gov.tr/duyurular/piyasa-gozetimi-ve-denetimi-pgd-uygulamalari
Burada başvuru ve taahhütname ekleri örnekleri var
-
Güncel olarak bugün kendi yaptığım Natali 850 planlı teknemin ruhsatnamesini almış bulunmaktayım. Alabildiğim için sevinçliyim evet.
Metre başına ölçüm ücreti 15bin tl yatırılması ZORUNLU. Metrede aşağı yuvarlamada yok. neyse o... 8.5 metre için 127bin tl çıkıyor.
Umurbey sitesinden kayıt oluşturmak birşey değiştirmiyor. Uğraşmayın. Liman başlakanlığından bizzat müracatla yapılıyor.
Umurbey sitesine girince "Ödemeler" sekmesinde Kendi İmalatı Tekne kayıt ücreti adı altında bir hesaplama aracı çıkıyor. Hesaplattırıp C kodu oluşturuyorsunuz. Halk bankasından yatırıyorsunuz.
Gerisi normal eskisi gibi. Fotoğraflar-faturalar felan.
Bu saatten sonra kendisi yapımına başlayan olur mu bilmiyorum. 4 metre teknede yapsan o boy ölçüm ücretini vermek ZORUNLU. Muaf değil yani.
Saygılar
-
En ufagından beş metre tekne yapsan,5x15=75..
En az iki yıl ugraşacan,tozuydu,pisligiydi,güneşiydi,yagmuruydu..
Malzeme parasını saymıyorum..
Git fiber sandal al aynı paraya..
Kimin aklına,neden,niçin geldiyse (!)
Zaten çok az olan,amatör tekne insaasını da öldürdüler..
Forum adına helva kavurup,emegi geçenlere yollamak lazım..
-
Güncel olarak bugün kendi yaptığım Natali 850 planlı teknemin ruhsatnamesini almış bulunmaktayım. Alabildiğim için sevinçliyim evet.
Metre başına ölçüm ücreti 15bin tl yatırılması ZORUNLU. Metrede aşağı yuvarlamada yok. neyse o... 8.5 metre için 127bin tl çıkıyor.
Umurbey sitesinden kayıt oluşturmak birşey değiştirmiyor. Uğraşmayın. Liman başlakanlığından bizzat müracatla yapılıyor.
Umurbey sitesine girince "Ödemeler" sekmesinde Kendi İmalatı Tekne kayıt ücreti adı altında bir hesaplama aracı çıkıyor. Hesaplattırıp C kodu oluşturuyorsunuz. Halk bankasından yatırıyorsunuz.
Gerisi normal eskisi gibi. Fotoğraflar-faturalar felan.
Bu saatten sonra kendisi yapımına başlayan olur mu bilmiyorum. 4 metre teknede yapsan o boy ölçüm ücretini vermek ZORUNLU. Muaf değil yani.
Saygılar
Merak ettim bu gerekçelerle,bu parayı alıp hala 5 yıl satılamaz kaydı koyuyorlarmı? Koymamaları lazım artık,eksper parasını alıyorlarsa..
-
Adamların istediği de o aten. Git Al. Her trü ürtimi, ürtim becerisini, deneyimini, altyapıyı yok ettiler.
Evet astarı yüzünden pahalıya gelecek, ama onlara inat, bugün ben tekne yapmaya başladım...
Üç gün önce ısmarladığım Bosch Dekupaj testeresi bugün geldi.
Tabii ben onun gelmesini bekleyemedim. Önceki gün avuç taşlamasıyla kesmeye başladım. Küçüleren başladım tabii.
Trimaranın iki küçük teknesinden birinin bordalarından birini önce lazeerde yine üç tur kesmeye çalıştım. olmadı yandı. Aldım onu, taşlama ile kestim. Bu o kadar garibinize gitmesin. Elmas disk kullanıyorum, testere değil. Seramik kesenlerden. o kontrplağı oldukça düzgün, hoplatmadan, zıplatmadan, pürüzsüz kesiyor. Bir de Transom değil, onun bir önündeki parçayı kesmiştim, 12 mm. Daha sonra alt taban niyetine ince çıtadan az hallice parçayı da kestim. O kadarı yetti, epey yordu.
Bugün öğleden sonra makine geldi. İkinci bordayı çizmiştim zaten. Transom ve burun parçalarını da çizdim. Sonra Dekupaj ile 6mm borda ve 12 mm diğer iki parçayı kestim. bir de deneme amaçlı, birleştirme için kullanacağım kilitli zigzag geçmeyii kestim.
Kesiliyor mu, kesiliyor; oluyor mu oluyor... da... istediğim düşündüğüm kalite olmuyor. Olduğu kadar deyip devam edeceğim. Lazer denemeleri de bir yandan devam edecek. Odak ayarlarını deneyip duruyorum. sorunun odaklamadan kaynaklandığını düşünüyorum.
Birkaç resim ekliyorum. Önceki gün kestiğim grup üsttekiler. Zigag ve altı bugün. Sonra da hemen iki dakikada iki borda ve alt parçayı geçmelerden birleştirip resmini çektim.Yarın diğer ara parçaları tamamlarım. Geçmelerini kontrol edip alıştırmalarını yaparım. Elle yapacağız diye düşünüce toleransları biraz artırmıştım, fazla gelmiş. Biraz laçkalık var. SOnraki parçalarda azaltırım.
Ftoğraflarda görüldüğü üzere doğru dürüst bir yerim bile yok. Son kapalı balkonda lazer kesici var. Biraz da kontrplak.Römork üzerinde kestim Montaj da orada olacak. Ama nce ortalığı toparlamam lazım.Muzlar hala duruyor. Ne yapacağım bilmiyorum. Çöpçüyümdür, atamam. Yedek parça niyetine tutarım herhalde. Ev "yedek parça" dolu...
Volkan beni uygun bir yere aktarır.
Resmen başlamadım, ama fiilen başladım. Yarın öbürgün gider başlama belgesini veririm. Gider malzame toparlarım. Kestikçe yapıştırıp bir yerlre koyacağım...
-
Merak ettim bu gerekçelerle,bu parayı alıp hala 5 yıl satılamaz kaydı koyuyorlarmı? Koymamaları lazım artık,eksper parasını alıyorlarsa..
Parayı ölçme parası diye alıyor. Hani olur ya, 5 metre deyip 15 metrelik tekne yapmışsındır. onu görmek için. Satılamaz ayrı konu...
-
Hadi bakalım hayırlı olsun..
Spirale testere agızı takıp birşey kesmeyin..
Bildigin iki kaza var öyle,ikisinde de kesme aparatı fırlamış..sanırım sıkısıp kurtuluyorlar..
Evet yaşlandıkça hurdacı oluyor insan😀
Atmaya kıyamıyor...dekopajda illa bıcak esniyor vbg oluyor,eger mastarla kullanılmıyorsa dalma,çıkma oluyor kesimlerde..
Sonuçta fuara tekne yetiştirmiyoruz,macun ve elyaf "ayıplarımızı" örtüyor..defalarca macun çekip zımparaladım tekneyi,karşı komşum en.elektrik müh Ergin bey gelip,ne yapıyorsun diye sordu! İstedigim olmuyor,araba kaportası gibi olmuyor dedim .
Güldü..sen amatörsün dedi,daha ne olacak.!
O benim için ışık oldu ..
Yoksa bugün hala zmpara macun çekiyordum😀
-
Üç gün önce ısmarladığım Bosch Dekupaj testeresi bugün geldi.
Bosch PST 650 :D 3 tane eskittim bundan. Iyi is gorur kerata.
Kisa ve ince disli bicakla oldukca temiz kesimler yapilabilir. Ince levhaya kalin disli bicak vurunca kesmekten ziyade kopariyor.
Fakat dis inceldikce de kesme hizi dusuyor.
Ama sabirli olmak lazim. Yine de saga sola bagimliliktan kurtaracagi icin bence CNC router kadar degeri vardir dekupajin yeri geldiginde.
-
Hadi bakalım hayırlı olsun..
Spirale testere agızı takıp birşey kesmeyin..
Bildigin iki kaza var öyle,ikisinde de kesme aparatı fırlamış..sanırım sıkısıp kurtuluyorlar..
Evet yaşlandıkça hurdacı oluyor insan😀
Atmaya kıyamıyor...dekopajda illa bıcak esniyor vbg oluyor,eger mastarla kullanılmıyorsa dalma,çıkma oluyor kesimlerde..
Sonuçta fuara tekne yetiştirmiyoruz,macun ve elyaf "ayıplarımızı" örtüyor..defalarca macun çekip zımparaladım tekneyi,karşı komşum en.elektrik müh Ergin bey gelip,ne yapıyorsun diye sordu! İstedigim olmuyor,araba kaportası gibi olmuyor dedim .
Güldü..sen amatörsün dedi,daha ne olacak.!
O benim için ışık oldu ..
Yoksa bugün hala zmpara macun çekiyordum😀
Çok sağol. Bir ucundan başladık bakalım. Benim de bir yere yetişmek gibi bir derdim yoksa da, Eylül'e yetiştirmek gibi bir niyetim var. Lazerin olmayışı biraz taş koyacak, elle kesme işi onbeş gün kadar sürecek, ama bakalım.olduğu kadar. Yani suya indirip uçurtmayı havada görmek niyetindeyim. Ben zaten pek kaporta cila derdinde değilim, zımparadan hep kaçtım, oradan biraz zaman kazanırım. Lazer işi olmuş olsaydı kesme bitmiş, yapıştırma başlamış olacaktı, biraz sarkacak...
Bildiğin iki vakadan biri ben olabilirim. Dört beş yıl evvel serçe parmağımı kesmiştim. Üç dikişle kurtardık. Dişliler aşınmış boşluk yapmış, zıplama yapıyordu, birden atladı diğer elimi kesti. Hala da en çok kullandığım alet o.
-
Üç gün önce ısmarladığım Bosch Dekupaj testeresi bugün geldi.
Bosch PST 650 :D 3 tane eskittim bundan. Iyi is gorur kerata.
Kisa ve ince disli bicakla oldukca temiz kesimler yapilabilir. Ince levhaya kalin disli bicak vurunca kesmekten ziyade kopariyor.
Fakat dis inceldikce de kesme hizi dusuyor.
Ama sabirli olmak lazim. Yine de saga sola bagimliliktan kurtaracagi icin bence CNC router kadar degeri vardir dekupajin yeri geldiginde.
İş görüyor tabii de, dediğim gibi lazere göre kalite düşük oluyor ne olsa. Geçmeler ne kadar tam olsa birleştirme o kadar kolay ve sağlam olacak.
Şimdilik idare ediyor. Bende ince diş ama uzun bir bıçak vardı, ona geçtim zaten hemen. Üzerinde gelen geniş dişili bıçak koparıyor malzemeyi.
Suda götürecek kadar iş görür. Korkacak, şikayet edecek bir durum yok...
-
Bugün AMA1'in birinci aşama işleri bitti. Yani kesim ve yapıştırma - üst kısım hariç. Bağlantı konsunda son karar verdikten sonra onu yapımı, bağlantının bağlanmaya hazır hale gelmesinden sonra yerleştrilip üst kısmın da kapatılması. Sonra da elyaf epoksi.
Ortaya teknemsi birşey çıktı. Birkaç yerde macun ile kapamamam gerekiyor. Bir de alt tarafın içten "bantlanması" var. Diğer parçalar yapmıştım. Tabanın da diğer ğarçalara bağlandığı yerleri elyaf epoksi ile bantlayacağım.
Bugün dördüncü gün falan sanırım. Diğer işlerle birlikte bir AMA bir hafta diyorum. İki AMA iki hafta. ANA dört hafta. Yani Ağustos ortası. İki hafta da ince işler diyelim. Bu tam teşekkül bir tekne değil, kabin mabin yok. İnce işi çok yok. Direği, uçurtmayı bağlayacak yerlerin, dümenin hazırlanması. Hala nereye koyacağıma karar veremediğim, yandan dıştan bir yada iki dagger board kutusu. Ağustos sonunu bulur. Biraz sıkı bir takvim, ama bir sorun çıkmazsa olabilir bir takvim. Bakalım. Ekte birkaç resmi var il ürünün...
-
Şu anki düşüncem, tekne ilk resimdeki gibi olacak. Sakin adaşım karşı çıktı ama, Menteşeli Katlanır, yapmayı düşünüyorum.
Menteşe Sarı ile Kırmızıyı üstten bağlayacak. Ama hepsi o kadar değil.
Mavi de Sarının içindeki kanala giriyor. Resimde yok ama, Sarı ve Mavi de iki Cıvata ile boydan kilitleniyor.
Kutular 96 x 96 mm. Bunlar 36+24+36 şeklinde dilimleniyor. Yani, Sarı kanalın içi, ya da Mavi dili kalınlığı 24 mm Yeterince güçlü olması lazım.
Kırmızı va Mavi'nin AMA tarafındaki birleşimi tak-çıkar şeklinde olacak, yine aynı kanallı, ama hareketli olmayacak.
-
Abi oncelikle eline saglik. Bir cok amator yapimcinin profesyonel sayabilecegi kalitede gorunuyor.
Menteselere aslinda karsi degilim. Fakat neticede amator yapim tekne. Ne kadar saglam olacagini gercek anlamda bilemeyecegimiz icin icimdeki muhendis kafasi bu secimi dogru bulmuyor sadece. Bilinmezi sevmeyen bir tarafim var. tamamen ondan :D
Anladigim kadariyla civatalar mavi kama ve sari kanallarin icinden yatay hizada gececek. Eger oyleyse benim aklima hic yatmaz.
Neticede AMA'ya en buyuk kuvvet dikey yonde binecek. Civatayi sarilarin ortasindan gecirdiginde, mavi kamanin civatanin altinda kalan kisminin, sari kanallarin da ustunde kalan kisminin dayanikliligindan faydalanamamis oluyorsun. Ustelik, kuvvet, malzemenin kuvvete en az dayanikli oldugu, katmanlari birbirinden ayirma yonunde uygulaniyor ( tam vida delikleri hizasindan )
Basit bir cizim ekledim. Neredeyse senin fikrin gibi. Ama hem dikey hem de yatay etkiyen kuvvetlere karsi oldukca saglam olacaktir. Vidalar yuku malzemelere katmanlari cekerek ayirma yonunde degil, bastirarak sikistirma seklinde aktariyor. Ustelik, alttaki uzun plakaya kuvvetler cekme yuku olarak etkiyor ve bu plaka muhtemelen neredeyse yuklerin %60-70'ini tek basina karsilayacaktir.
Bu plakayi saglam yaptigin ve saglam bir mentese sectigin surece gozun arkada kalmaz diye dusunuyorum.
-
Plakalari celikten yapman mumkun olursa ( lazer kesim ile cok kolay olacaktir. kucuk de olduklari icin kargo yapan olur ). alttaki somunu direk plakaya kaynattirirsin. somunun gevseyip dusme ve guvenlik sorunu olusturma riski ortadan kalkmis olur.
-
Onu ben de düşündüm, hatta U şeklinde bir kılıf yada kelepçe daha garanti olur...
da...
O levha veya U braket, oraya ne koysan, mavi parçanın içeri girmesine engel oluyor. Hareketli düşünür veya tam dik pozisyondaki durumu çizersen, mavi, aşağı doğru çıkıntı durumunda oluyor. O zaman o plaka orada duruyor olmamalı. Grdikten sonra ellek konup cıvatalamak da pratik değil. Dört kol var. Olmaz.
Onun yerine, kırmızıdan kayarak gelecek bir bilezik daha pratik olabilir.
-
... ya da hiç dikey katlama düşünmeyip, yine eskisi gibi yatay yanaştırma düşünülebilir.
Aynı menteşe sistemi yatay olarak uygulandığında düşey kuvvetlere karşı daha dayanıklı olur, çünkü artık alttan tutan kalın bir parça olmuş oluyor.
-
Dün İnşaata Başlama Dilekçesi ve Taahhütnameyi bastırıp imzalayıp Liman Başkanlığına gittim.
Oradaki yetkili artık herşeyin Umurbey Portalından online yapıldığını söyleyip geri gönderdi.
Eve gelip aradım, taradım, öyle bir başvuru bağlantı adresi yok.
Bugün telefonla aradım.
1 Eylül'den önce Başvuru Dilekçesi de gerekmiyor dedi.
Kısaca kimse ne yaptığını bilmiyor.
Liman Başkanlığı Web Sayfasında 1Eyülden önce başlanacaksa şu belge, sonra başlanacaksa bu belge diye güzelce yazmış, anlatmış.
Memurun bundan haberi yok, internetten yap diyor,
Diğer memur, hiç gerek yok, devam et diyor.
Devam ediyoruz...
-
Yani her isi kitabina gore yapmaya takintili birisi olarak su yazdigima inanamiyorum ama...
Butun bu ceza gibi prosedurlerle ugrasmamaya karar verdiginde cezasi nedir ki bu isin?
-
"Normal" tekne yapıyor olsam ben de takmayacağım, ve takmayanların takanlardan çok olduğu düşüncesindeyim de;
Ben uçurtmayı açtığım anda Sahil Güvenlik yanıma yanaşp nikah evraklarını soracaktır. Hiç olmazsa elimde birşeyler olsun diyorum...
Benim şişme katamaranı Karantina Adasının dibinden denize indirdikten ik dakika sonra Deniz Polisi helikopteri tepemde dolaşmaya başlamıştı.. Az ileride, Çeşmealtı lmanının bitiminde Askeri Kamp var, ve Sahil Muhafaza da oraya yanaşıyor, yani adayı görüyor. Benim katamaran sapsarı ortaya çıkınca bu ne diye meraklandılar herhalde...
-
Bu multeci olaylari ve avrupa birliginin multecileri tutmasi icin Turkiye'ye odedigi muazzam paralari dusununce, denizdeki her turlu olagan disi aktiviteyi yakindan takip etmeleri normaldir tabi.
Etrafta da senden daha olagan disi birsey pek bulamayacaklarina gore, haklisin. Yapabilirsen kagit isine ozenmek en sagliklisi.
-
Geçen hafta başı aşırı sıcak olduğu için bahçeye çıkıp kes yapıştır işi yapmak yerine evin içinde Uçurtma kontrol Sistemine çalıştım.Başlayınca da bırakamadım.
Ondan önceki hafta basit bir kontrol çubuğu ile dört ipi üçe indirip kontrol etmeyi denemiştim, olmamıştı.
Sistem iki parçalı. Birine dümen denebilir, uçurtmayı kontrol ediyor. İkincisi vinç. İp salmayı ve geri sarmayı sağlıyor.
Dümen kabaca geniş bir H harfi gibi. Dört ucundan dört ip çıkıyor, uçurtmanın dört ipi. H harfinin orta göbeği 1 metre kadar uzunlukta, 4cm çaplı karbon fiber boru. H nin kenarlarında 3 cm çaplı, 35 cm uzzunluğunda karbon borular var.
Göbekte birbirine dik kaynatılmış iki paslanmaz çelik T- bağlantı parçası var. Dik olanı uçurtma direğini tutacak (isterseniz yelken direği diye düşünün), yatay olanı da H harfinin uzun ana eksenini. Böylece H harfi ana direk etrafında sağa sola dönebiliyor. Ayrıca diğer parça içinde de aşağı yukarı dönüyor gibi oluyor.
İpler, daha aşağıdaki vinçten gelip, paslanmazın içine oradan da boruların içine giriyor, ortalıkta dolaşmadan, uçlardan doğruca uçurtmaya gidiyor. Vinç dediğim iki kademeli EL ırgatı. 1:10 gibi düşürüyor. Asıl amacı dört ipi, yanyana dört ayrı makarada tutup kilitlemek; gerektiğnde ip boşaltıp uçurtmayı yukarı salmak, sonunda da ipleri geri sarıp uçurtmayı indirmek. Tabi asıl makara tek ve 6.5 cm genişliğinde. Ben onun içine üç bölme ekleyip dört makara yapmış oldum.
Aslında beş sene önceki denemelerde hazırladığım öyle bir makar, üzerinde iplerle hazır duruyor. Ama vincin başka yerde kullanmışım. Yeni aldığım vinci makarası, daha doğrusu dişlileri uymadı, herşey en baştan.
Geçen hafta içinde bu tamam oldu. Vinç hariç, H harfini alıp gittim, denedim. Bu da olmadı.
Zaten bir taraftan lazer, bir taraftna kes biç işi ile uğraşıyorum, ama kafam buna takıldı. SOnunda buldum. Ben denemeleri yanlış yapıyordum.
Bunlar uçurtmayı kendileri kontrol edecekler. Ben direk bile almadan elimle tutup kendim kontrol etmeye çalışmış oluyordum.
Bugün hemen portatif bir direk ayarladım. Vinç yine yok, ama H harfinin rahat rahat sağa sola, aşağı yukarı dönebileceği bir direk var.
Deli gibi rüzgarda hiç sorunsuz çalıştı. Bağlantıdaki video onu gösteriyor.
Hem rüzgar çok kuvvetli idi, hem de ilk kalkış videodaki gibi, yani kısa iple başlayarak olacak. Sonra vinçten yavaş yava ip salıp uzatacağım.
https://youtu.be/2I9CLAopkY8
Bu arada ikinci AMA kes, tak yapıştır işi de bitti sayılır. Şu an kuruyor. Sabaha içten bantlamaları yapacağım, akşama o da tamam olmuş olacak.
Onun işi biraz gecikmiş gibi oldu, ama kontrol sistemi aradan çıkmış oldu, onun bugün çalışmasına çok sevindim. İşin temeli o çünkü.
Sonra sıra ana tekneye geliyor. Belki ondan önce de ANA-AMA bağlantılarını çalışırım biraz O hazır olursa, ana teknenin yapısı için sonradan düşünmem gerekmez.
-
Videonun özellikle ses ve son kısımdaki görüntüsü iyi olmamış. Düzeltip yeniden yükledim.
https://youtu.be/2UKmJeTwUQ4
Eskisini sileceğim, bağlantı ölecek.
-
AMA'ları ikiledik...
Epoksi yarım kilo - bir kilo arası eksik geldi, bantlama bitmedi, yarına kaldı. Temizlik de öyle.
Bugünkü haliyle bir resim koyayım dedim.
Uçurtma kontrolu bugün daha hafif rüzgarda, daha uzun iple, 7m cıvarı, denedim. Gayet başarılı.
Önümüzdek günlerde vinçle birlikte tam takım gidip, ip salma, sarma kısmını da denerim artık...
-
Hızlı gidyorsun,tempoyu bozmadan devam..
-
Lazer de olaydı, ışık hızıyla gidecektim ama şimdi testere hızında anca...
-
Lazer de olaydı, ışık hızıyla gidecektim ama şimdi testere hızında anca...
Boşver üstad.!
Biz tekerlegin icadından sonra doğmuş insanlarız.😀
-
AMA'ları ana tekneye bağlamak için elimdeki 12mm kalınlıktaki kontrplaktan 8 kat tam dolu 96mm, veya ortası 48mm boşluklu U profil gibi yapıştırp kullanmayı düşünüyorum.
Çok fazla kesim var. Minimum 32 x 2.5 metre. Evde dekupajla kesmek anlamsız. Bendeki hızar mini minnacık. O plakayı koyup kesmeğe kalkmak da aynı derecede anlamsız.
Ya evdeki iki levhayı yüklenip alıp götürüp sanayide kestireceğim, onu da gözüm yemiyor, her bir levha 30 kg gibi, ve Doblo da olsa arabaya sığdırmak zor.
Ya da gidip yeni iki levha alıp hemen orada kestirmek. Elimdekiler huş. Yeni alırsam kayın alma şansım var, falan.
Ya da...
Hazır, hazıra alışmışken..
H20 hazır kirişler deniz suyuna dayanır mı acaba? Beton kalıplarında kullanıyorlar. Suyave çimentoya dayanıklı
Elyaf epoksi yapmadan kullansam diye bakındım, yerli yabancı, tuzlu su dayanımı kullanımı ile ilgili birşey bulamadım.
Hazır ve sağlam olması iyi de, şekli laminasyon için hiç uygun değil.
-
Abi oncelikle eline saglik. Bir cok amator yapimcinin profesyonel sayabilecegi kalitede gorunuyor.
Menteselere aslinda karsi degilim. Fakat neticede amator yapim tekne. Ne kadar saglam olacagini gercek anlamda bilemeyecegimiz icin icimdeki muhendis kafasi bu secimi dogru bulmuyor sadece. Bilinmezi sevmeyen bir tarafim var. tamamen ondan :D
Anladigim kadariyla civatalar mavi kama ve sari kanallarin icinden yatay hizada gececek. Eger oyleyse benim aklima hic yatmaz.
Neticede AMA'ya en buyuk kuvvet dikey yonde binecek. Civatayi sarilarin ortasindan gecirdiginde, mavi kamanin civatanin altinda kalan kisminin, sari kanallarin da ustunde kalan kisminin dayanikliligindan faydalanamamis oluyorsun. Ustelik, kuvvet, malzemenin kuvvete en az dayanikli oldugu, katmanlari birbirinden ayirma yonunde uygulaniyor ( tam vida delikleri hizasindan )
Basit bir cizim ekledim. Neredeyse senin fikrin gibi. Ama hem dikey hem de yatay etkiyen kuvvetlere karsi oldukca saglam olacaktir. Vidalar yuku malzemelere katmanlari cekerek ayirma yonunde degil, bastirarak sikistirma seklinde aktariyor. Ustelik, alttaki uzun plakaya kuvvetler cekme yuku olarak etkiyor ve bu plaka muhtemelen neredeyse yuklerin %60-70'ini tek basina karsilayacaktir.
Bu plakayi saglam yaptigin ve saglam bir mentese sectigin surece gozun arkada kalmaz diye dusunuyorum.
Bazan insan tek noktaya takılıp kalıyor, çözüme ulaşamıyorsun. Biraz farklı açıdan bakınca olay kendiliğinden çözülüyor.
Plakayı ana gövdedeki sarı parçaya değil de , katlanan parçadaki maviye sabitlersen hiç sorun olmuyor. Katlanırken, girerken, çıkarken hiç sorun yok, plaka da yerli yerinde. Hep orada. Takacağım, çıkaracağım diye uğraşmıyorsun.
Bir tek yukarı katlandığında plaka sola çıkıntı yapıyor. O sorun değil, çünkü zaten içeri giren mavi parça da aynı şekilde, katlanınca sola çıkıntı yapıyor. Ben kol boyunu onları da hesaba katıp, römork genişliğini aşmayacak şekilde kısaltıyorum, onların dışarıda olması sorun olmuyor.
-
Video yükleyebiliyor muyduk buradan bilmiyorum ama, eklem için son çözüm videosu.
-
Video yükleyebiliyor muyduk buradan bilmiyorum ama, eklem için son çözüm videosu.
Eger kirmizi parca komple ayrilmayacaksa menteseyle o U seklinde kelepce nasil sorunsuz sigacak emin olamadim.
Tabi benim mekanik konusunda oldukca pimpirikli oldugumu soylemek gerekir. Cogu zaman 1 eksik gelecegine 3 fazla olsun politikasini takip ederim kritik yerlerde. Eskiden arabalari da boyle yaparlardi. Simdiki arabalarin yanindan biraz hizli gecsen Arabanin beyninin morali bozuluyor.
-
Bu mantıksal çizim olduğu için o detaylar yok. Menteşe de yok zaten. Ona çeşitli çmzümler bulunur. Menteşe gömme yapılır, olmadı üst lısmıns gelen yer biraz açık bırakılır falan. Tabi hepsi bir miktar taviz, ama sonuçta hep bir tür ara çözümü kabul etmek durumunda kalıyoruz.
Asıl zor olan, öyle malzemeyi bulmak.
Bugün Urla sanayideki beş hurdacıyı dolaştım. Paslanmaz hiç yok. Alüminyum yok. Demir 10 cm profil gani.
Levhayok. Bulsan büktüremezsin zaten.
Evde eski katamarandan kalma 10 cm profil gani. Alüminyum. 3mm et kalınlığı var. Tabi 96mm tutmuyor. Bu 96nın keramati ne dersen 8 x 12 mm kontrplak.
Elyaf kaplasak ne kadar artar? 1 2 mm. Düzgün olur mu, rahat oynar mı, sürtünme ile açılma yapar mı? O kısmı hiç kaplamasak, sırf epoksi idare eder mi, iç dış son kat yerine aluminyum lama yapıştırıp ölçüyü tuttursam olur mu? Kafamda dolaşıp duran sorular.
Yarın kontrplak üstü lama yapıştırıp ne kadar dayanacak onu deneyeceğim.
Gözüm keserse o onluk profilleri 20 + 20 cm gibi, o bilezik dediğim mantıkla bütün olarak kullanmayı düşünmeye başladım. Ozaman öenteşe konusuna da son kararı veririm.
-
Hazır H20 kiriş kullanma konusunda...
Daha önce görmemiştim (belki H20 dediğim içindir, bu I-Beam diye anlatıyor, bir de öyle arayayım...)
https://www.epoxyworks.com/folding-trimaran-developing-multihulls/
şöyle diyor bağlantı kolları için:
"...
The X-arms
The X-arms are one of the coolest parts we came up with. They are fiberglass pultruded I-beams. The best part is that you can cut the sheer web of the beams and bend the caps down to make a nice looking, tapered, outside shape to the beam. The beams look good, they are pre-made, they can’t corrode, they are strong, you can paint them any color you want, and they are inexpensive.
..."
Yani olur diyor kısaca. Biraz daha bakayım I-Beam diye.
Projenin ayrıntısı bağlantısı çalışmıyor maalesef...
-
Pultruded dediği çekme elyaf+epoksi/polyester imiş. Ahşap değil.
FRP / GRP diye geçen malzemelerden. Bir ara Uşak'taki bir fabrikadan boru profil ve bağlantı parçası alıp denemiştim. Kırılgan oluyor.
Başka bir iki yazıda ahşap I-Beam kullanımını anlatmış, metal kirişe göre daha çok tercih ediyordu.
-
Galiba AMAları yukarı doğru katlamkatan vazgeçeceğim. sağlam olsun diye oraya buraya paslanmaz çelik, hadi hafif olsun alüminyum lama koyalım, kilit şu bu derken ağırlıkla artıyor. Şu an bir tek AMA 10.5 kg net kontrplak. Daha elyaf yok, epoksi yok, bağlantılar yok. Hadi elyaf epoksi 1 2 kilo diyelim, ama bağlantı kolları (AKA'lar) uzunluğa göre 5 10 kilo arası olacak, her biri. Yani bir çift AKA+AMA 25 30 kilo edecek. Bunu suda tekbaşıma kaldırmam imkansız. Küçük ırgat konabilir, ama o işi iyice karmaşıklaştırır. Dayanak noktası nereden bulacaksın. AMAlar açıkken sudan römorke alamazsın, suya indiremezsin... falan
Sonuçta istemediğim halde yine yandan yatay katlama yapısına döneceğim. Orada sevmediğim, AMAların yanlarda armut gibi havada sallanıyor olması. Özellikle römorka alırken sorun yaratacaktır. Onları sağlam destekleyecek bir yapı/bağlantı şekli bulmam gerekecek.
-
Hazır H20 kiriş kullanma konusunda...
I beam'ler yercekimine karsi statik yukleri karsilamak icin tasarlanmis, yaptigi ise gore hafif kalan yapi elemanlaridir.
Dikine degismeyen yada cok az degisen yukleri cok iyi karsilarlar. Fakat. Torsiyon yetenegi cok azdir. Burkulma riski yuksektir. Burkulmayi onlemek icin genelde ya ust tarafinda bir yuzey/skin ile beraber kullanilmasi gerekir ya da alt ust flanslar arasinda uygun ek destekler atilmasi gerekir. "I beam lateral displacement" diye ararsan senin uygulamanda sorun olacak zayifligi hakkinda detayli bilgiye ulasabilirsin.
Senin uygulaman daha ziyade 3 boyutlu dinamik yuklerden olusuyor.
Pultrusion metodunda fiberler hep tek yonde olur. Ahsap alterntifi sayilir. Fakat hem elyaf, hem recine hem de islemin kalitesi sonucu cok degistirir. A firmasinin yaptigi ile B firmasinin yaptigi arasinda buyuk farklar olabilir
Pultruzyon I beam'ler metal I beamler ile ayni mantikta calisir. Pultruzyon dolu malzemeler de benzer calisir. Fakat pultruzyon boru ve profiller farkli calisir. Bukulme ve burkulma direncleri cok dusuktur. O sebeple daha ziyade Truss yapilarda hafif tansiyon/kompresyon elemani olarak kullanilmasi makbuldur. Tek basina is goren yapi elemani olarak yanlis secim olur.
---------
Bu uygulamada kirisleri kontraplaktan yapma fikrine karsiyim. Kontraplak genis yuzey alani niteliginde kullandiginda cok basarili bir malzemedir. Fakat seritler kesip lamine edersen amacindan tamamen cikmis oluyorsun.
Kontraplagin kesitin dikine yondeki liflerine etki eden kuvvet neredeyse olmayacak ve olu agirlik teskil edecekler. Ayni ahsabin budaksiz kerestesini kullansan muhtemelen 60mm kereste Bu 96mm kontraplak laminasyonu kadar is yapacaktir. Cunku ahsaptaki butun fiberler yuku karsilayacak yonde olacaklar.
Ustelik, kerestede budak gormuyorsan icinde de yoktur. Kontraplagin ic katmanlarinda budak var midir, bosluk var midir... 1. sinif urunu sertifikali sekilde guvenilir yerden almadikca asla bilemezsin. Kerestede budaga dikkat etmek lazim tabi. Budak varsa fiberler orada kesilmis demektir. Tam oradan kocaman bir centik atmissin gibi olur.
Benim tercigim, Kirisleri uygun bir ahsap keresteden yapip bir katman elyaf sarmak olurdu. Elyafi 30 - 40 cm serit halinde kesip yarisi ust uste binecek yay gibi sararsan uygulamasi da oldukca kolay olur ve ahsabin yarilma-catlama riskini tamamen ortadan kaldirir.
---------
Tabi herseyin ulasilabilirlik ve imkanlara da bagli oldugunun farkindayim. Neticede I beam ve kontraplak elinin altindaysa oradan devam etmen mantikli. Ama zayifliklarinin farkinda olup ona gore onlem alinabilir. O sebeple kirk sayfa yaziyorum :) Yoksa adamlar neticede pultruzyon I beam ile trimaran yapmis. Olmus da. Ama insanlar yaptiklari seylerin iyi taraflarini ballandirarak anlatirken kotu taraflarini da gormemeye meyilli oluyorlar. Muhendislikte de malesef cok karsilasilan bir durum.
-
Sonuçta istemediğim halde yine yandan yatay katlama yapısına döneceğim. Orada sevmediğim, AMAların yanlarda armut gibi havada sallanıyor olması. Özellikle römorka alırken sorun yaratacaktır. Onları sağlam destekleyecek bir yapı/bağlantı şekli bulmam gerekecek.
Yatay katlama yaptiginda bu sefer 2 kat mentese gerekmeyecek mi?
-
Sonuçta istemediğim halde yine yandan yatay katlama yapısına döneceğim. Orada sevmediğim, AMAların yanlarda armut gibi havada sallanıyor olması. Özellikle römorka alırken sorun yaratacaktır. Onları sağlam destekleyecek bir yapı/bağlantı şekli bulmam gerekecek.
Yatay katlama yaptiginda bu sefer 2 kat mentese gerekmeyecek mi?
Niye iki kat, anlamadım. Belki farklımenteşe yapısı da kullanırım, kolunkendi ucundaki delikten geçem mil etrafında dönmesi gibi... Ama sonuçta aynı yerlerde aynı sayıda ama dikine eksen etrafında dönecek. 180 derece değil 90 derece açılacak.
-
Yanlış yere yazmışım, yazılar karışmış. Bir ayıklamaya çalışayım.
Birkaç yazı okudum masif ahşap, lamine kontrplak ve metal boru seçeneklerini karşılaştıran. Önce metal boru imiş kendi bağlantıları. Yamulunca arayışa girmiş.
Ahşap da olur diyor ama kompzit kontrplak tercih etmiş.
Ahşapta sorun istediğin kalite birşeyi bulabilmekte. Ahşap I-beamlerin çok farklı fiyatlı/kaliteli olanları var. Metresi 2 dolara da var, 6 dolara da. Kullanduğı ahşap ve yapıştırıcı kalite ve oranın bağlı.
Orada güvendiğim, presde yapıştırılıyor olması. Onun atması diye birşey yok. Ha, kopar mı, sanırım kaliteye bağlı.
Pultrüzyon dediklerinde önce uyanmadım, epoksiyle doyurulmuş falan gibi birşey cablandı kafamda.
Uşaktan mal aldığım fabrikanın adı PulTech. Yavdedim bu pul lafı yabancı gelmedi, neydi derken hatırladım. Denemiş görmüştüm. Biraz ciddi yük binince un ufak oluyor...
-
Sonuçta istemediğim halde yine yandan yatay katlama yapısına döneceğim. Orada sevmediğim, AMAların yanlarda armut gibi havada sallanıyor olması. Özellikle römorka alırken sorun yaratacaktır. Onları sağlam destekleyecek bir yapı/bağlantı şekli bulmam gerekecek.
Yatay katlama yaptiginda bu sefer 2 kat mentese gerekmeyecek mi?
Niye iki kat, anlamadım. Belki farklımenteşe yapısı da kullanırım, kolunkendi ucundaki delikten geçem mil etrafında dönmesi gibi... Ama sonuçta aynı yerlerde aynı sayıda ama dikine eksen etrafında dönecek. 180 derece değil 90 derece açılacak.
Ha, anladım. Dikekseni oluştuemak için iki nokta laım diye. Kolun içinden geçen kalın bir mil yeterli olabilir mi?iki daha garanti tabi..
-
En sevdiğim "menteşe" tiplerinden biri de borulardır. Aslında bütün menteşeler bir tür min borudur. sağına soluna kanatçıklar yerleştirilmiştir.
Resimde, 50 mm boruyu dikey menteşe mili olarak kullanan bir bağlantı var.
Katmanlar 12 mm kalınlığında, 96 mm genişiğinde. Burada 8 katmanın dördü görülüyor.
Soldaki pembe ana tekneye bağlı, asıl yükü o çekiyor.
Açık mavi AMA'ya bağlı, onu ana tekneye bağlıyor
Koyu mavi de dolaylı olarak AMA'ya bağlanacak, yani açık maviye bağlanacak dikine bağlantı ile.
Üçünde de 50 mm çaplı delik var. Buralara 50 mm dışçaplı, 3mm et kalınlıklı boru parçaları gömülüp yapıştırılacak. Sonra bu delikten, mesela 42mm çaplı boydan uzun boru menteşe mili olarak geçecek.
8 katman tamamlanınca, koyu mavi ve açık mavi en alttan ve en üstten birer katman takviye ile pembeye değmeyecek şekilde birbirine bağlanacak. Aslına bu bağlantı bir tür örgü gibi, ara katmanlar için de yapılabilir ama bu açık mavi taşıyıcıyı zayıflatır. Böylesi daha iyi, hatta belki hiç gerekmez de.
-
öğleden sonra AMA işlerine ara verip uçurtmayı denemeye gittim.
Viinçten ip çıkışını görmek istedim. İpler vinçten çıktıktan sonra ortalıkta açıkta dolaşmasını istemiyorum. O yüzden önce dördü birlikte yatay duran ana karbon boruya giriyor. İkisi sağa, ikisi sola dönüyor. onlar gittikleri yerde ana borudan çıkıp iki delikten dik duran ince borulara giriyor. O ikişer ip de, biri aşağı, biri yukarı çıkıp uçurtmaya bakan yüzden dışarı çıkıyor. Yani her ip üç defa doksan derece köşe dönüyor, keskin karbon boru kenarında. oraları törpüleyip yumuşattım. Kuşgözü zımbalar koyup epoksi ile yapıştırdım, ama durmadı, döküldü.
Böyle olunca vinç testte istediğimi yapamamış oldum. Viçte sorun yok, makaradan ip boşalıyor, ama uçurtma o üç köşeden ipi çekip alamıyor.elle çekipp ben salmış oldum ipleri.onunla da çok uğraşmadım. 3 4 metre p salıp bir bakmış oldum.
İşte o köşelerde ip yönlendirici gibi şeyler lazım. Ama küçük olcak, ama borunun içine yerleştirilebilecek, falan. yani zor işler. bakalım bir çözüm uyduracağız.
https://youtu.be/KBVSYy8Xc9w
-
Bakıyorum değişk trimaran tasarım ve yapımlaarına, ben çok mu abartıyorum acaba bu sağlamlık konusunu diye düşünüyorum. Kalın kalın malzeme, hemen aklıma paslanmaz borular kullanmak geliyor falan.
Şu tekne üç aşağı beş yukarı aynı boy. 14 m2 yelkeni var, 7 metre direk, 135 kilo boş 300 kilo dolu ağırlık. Kullandığı hareketli bağlantıya bakar mısınız? Gövdeyi çok sağlam yapmış amcam da, kollar koltuk değneğinden farksız.
Hemen gidip iki parça tahta alıp aynısını yapasım geliyor.
https://www.sailingcatamarans.com/index.php/designs-2/27-trimarans-under-25/223-strike-15-trimaran
bir de video bağlantısı var yazının içinde bağlantının açılış kapanışını gösteriyor.
-
Bakıyorum değişk trimaran tasarım ve yapımlaarına, ben çok mu abartıyorum acaba bu sağlamlık konusunu diye düşünüyorum. Kalın kalın malzeme, hemen aklıma paslanmaz borular kullanmak geliyor falan.
Şu tekne üç aşağı beş yukarı aynı boy. 14 m2 yelkeni var, 7 metre direk, 135 kilo boş 300 kilo dolu ağırlık. Kullandığı hareketli bağlantıya bakar mısınız? Gövdeyi çok sağlam yapmış amcam da, kollar koltuk değneğinden farksız.
Hemen gidip iki parça tahta alıp aynısını yapasım geliyor.
https://www.sailingcatamarans.com/index.php/designs-2/27-trimarans-under-25/223-strike-15-trimaran
bir de video bağlantısı var yazının içinde bağlantının açılış kapanışını gösteriyor.
Kıyı ve durgun sularda olabilir..
Ama sizin paraşüt yelkene göre tekneye daha fazla başınç,güç uygular diye düşünüyorum. ( Niyeyse🙂 belkide daha azdır)
Sertleştirilmiş alü bulsanız hem daha hafif hem daha saglam olurdu..yada ağaç yerine 12 mm dört kat ,su kontraplakgını epoksi ile yapıştırsrak lamine edin,mengeneleride bir hafta dökmeyin,iyice kaynasın birbirine..bence masif agaça göre daha dirençli ve esnek olur..
-
Yav ben de alıp hemen okyanusa açılmayacağım. Adamın yelken 16m2, ben 5 m2 uçurtma ile başlayacağım. Hadi diyelim 15 metre yukarı çıkardım, 10 m2 yelkene denk gelir. "Direk" Biraz uzun olacak, yani tork kolu uzun, ama o da esnek. Asıl tork kolu yine bu AKA denen kollar olacak. Onlarda en çok 2 m.
Adam alenen iki tahtayı yanyana koymuş, tamam olmuş.
Genelde alüminyum ta da metal profil pek tavsiye etmiyorlar, bükülüyor diye.
İki tane alüminyum merdivenim var, 3 metre A şeklinde. Onlarıda zaten kanat yelkenin direği olarak düşünüp almıştım, herşeyle beraber onlar da kalmıştı. Onlarımı kullansam diye düşünmedim değil.
Yakınlarda kereste sordum. Hepyumuşak şeyler var. Sert ağaç yok. Adaşımın dediğinde haklılık payı var. Kontrplaktan yapınca, enine katmanlar taşıyıcı olarak işe yaramıyor. Esneklik sağlar, da burada gerçekten rigid bir yapı lazım.
Ana işte yok. Mecburen kontrplaktan yapacağım. Bir deneme kolu yapmaya karar verdim. 12 mm kontradan 12 cm eninde ve 2 metre boyunda, biri ucunda AMA tarafında bağlantı sağlayacak olan 25 cm çapında ve yine 12 cm eninde, çeyrek çember var. Dik köşe yerine çeyrek çember.
İki tane vundan kestim. Arada5 cm köpük olacak. Ara ara, ve uçlarda destek oarçaları. Alttanğstten de yine 12 mm kontradan 12 + 50 + 12 mm eninde kapak diyeyim, yani kutu peofilin diğer iki yüzü.
Bunlar epoksi ile yapışacak. Sonra elyaf epoksi laninasyon. İki kat 200 gr yeter sanırım.
Uçlarda 1.5 - 2 parmak paslamaz dişli bağlantı elemanı düşünüyorum. Rakorla tutturup, dişleri sonuna kadar sıkmayıp çeyrek tur eksik bırskırsam hem menteşe yerine hareketli bağlantı olur, hem de kilit işini de epeyce görür. Onlar bu kutuya nasıl bağlanır, sağlam olur, ayrı konu. Mesela T kullanıp, şapkanın iki ucu yan yüzlere dışarıdan yine dişli ile tutturulur. Altucu da bağlantı işini görür. Etrafını masif tahta ile desreklersem, resimdeki adamınkinden 10 kat sağlam olur diye düşünüyorum.
Bir deneyeyim...
-
Bir iki foto ekleyeyim. Kestipim parçalar bir araya gelip kollardan biri olacak.Uçlara da buna benzer bağlantılar düşünyorum. Özellikle AMA UCU böyle olacak, ana bağlantı belki boydan boru ile devam ederim.
fotoğrafları beğenmedi. Güvenlik kontrolundan geçemedik. Volkan sıkıyönetim falan ilan etmiş galiba resimlere bile güvenlik kontrolu gelmiş? :sad22
-
tek tek deneyeyim, bakayım hangisini beğenmemiş. herhalde uç bağlantı resmini beğenmedi. önce bir önceki resmin benzeri, üstten çekilmişi.
hayret, bunu beğenmemiş,
mesaj şu:
Ekiniz güvenlik kontrollerini geçemedi ve yüklenmedi. Lütfen forum yöneticisi ile danışın.
diğer resmi deneyeyim.
-
bakalım bu numara işe yarayacak mı
-
O iki k.plak yada ahşap parçanın arasındaki köpügün işlevi,amaçı nedir.?
Birde T rakor gördüm,bu tip bir malzeme kullanmayın,biraz baskı yada dirençe maruz kaldığında elinizde kalır..
Deney yapmak için olabilirde,nihahi işlemde kullanmayın..
https://www.porcit.com/mentese/
Linke bir bakın,belki ilham,yada fikir verebilir..
-
Köpükle klasik bildik sandviç kompozit yapmış olacağım. arası boş kalması yerine köpük daha sağlam olmasını sağlar.
Elimdeki adi galvaniz Te. Aslında paslanmaz çelik kullanmayı düşünüyorum. İçinde yine paslanmaz çelik nipel olacak. Karşı tarafta, AMA'nın içinde paslanmaz manşon diyelmi gömülü. Bu AKA denen koldaki nipel, rakor aracılığı ile AMAdaki manşona bağlanmış olacak. Hem tutacak (5-6 tur dönecek kadar diş oluyor), hem de dönebilme olanağı sağlamış olacak. Zaten çeyrek tur dönme ihtiyacı var.
Gönderdiğin menteşeler de ilginçmiş işime yarayacak olabilir, dikkatli bakayım. Fiyat bilgisi yok. Nasıl alıyoruz. Üye olunca girince mi görülüyor fiyatlar.
-
Tesisat icin yapilmis baglanti elemanlari asla kullanma abi. Bu elemanlarin disleri keserek acilir ve disten sonra kalan et kalinligi da dinamik hareketler icin oldukca yetersizdir. Disler kolay girilir. Dilk darbede kirilmaz. Ama her dinamik darbe biraz daha yorulma ekler ve bir sure sonra kolayca kirilabilir.
Dinamik yuklere dayanimi olmasi istenen dislerin disten sonra malzemede dis derinliginin en az 3 kati kalinligi olmasi gerekir. Ustelik bu disler keserek degil ezerek acilir ( ovalama makinelerinde )... O hallerde bile dislere kesme yonunde yuk binmemesi tercih edilir.
Menteseler icin de kestamid burc yaptirip aka icine gommeyi dusunebilirsin. yapisacak yuzeylere kaba zimpara atarsan iyi yapisacaktir.
Burclarin ortasindan buyuk capli ( 30 - 40mm ) polisaj yuzeyli paslanmaz boru gececek olsa ve tornaci elle gecirilebilecek ama siki gececek sekilde acarsa burclari efsane saglam olacaktir. Araya da biraz denize uygun gres surdun mu Aka'nin kalani kopar gider, burclara birsey olmaz.
30mm paslanmaz boruya karsilik burcun et kalinligi en azindan 10mm olmasi lazim tabi. Yeterli esneme/deformasyon icin et kalinligi lazim. Yoksa 2-3mm et kalinliginda kucuk deformasyonlar kalici olabilir ve hemen bozulabilir.
-
AMA-AKA veya AKA-VAKA bağlantılarının üç özelliği olması gerekiyor.
1. Tutucu/taşıyıcı
2. Eksen etrafında dönebilir
3. Kilitlenebilir yani çekince çıkıp gitmeyecek, dönme sınırlandırılabilecek.
Bu üçünü birden en kolay çözüm olarak aklıma bağlantı parçaları geliyor.
Adi olanları tamam, anlıyorum. Paslanmaz olanlar hem kaliteli malzeme (304 veya 316) hem de sanırım daha kalın. Mesela Kuzey Paslanmazın kataloğuna baktım, 3/4 manşon dış çapı 32mm. 3/4 inç kabaca 19 mm. Hadi 20 olsun, geriyekaldı 12mm.ikiye böl 6 mm. Yani et kalınlığı 6 mm. Muhtemelendiş derinliği de 2 veya 3 mm dir, onu yazmamışlar.
O hareketli trimaran videosuna baktınız mı bilmiyorum. Özellikle bağlantı noktaları komik denecek kadar basit.
AMA bağlantısı koca bir kütük gibi görünüyor. Amaonu akaya ara bir yatay plaka ile bağlamış. Arada bir cıvata gibi ince uzun birşey var, taş çatlasın 12 mm.
Yani 16m2 yelkenli bir trimaran o bağlantılarla hayatta kalıyorsa (ki adam bir de satıyor bunun planlarını) benim düşündüklerim haydi haydi dayanır.
Bu bağlantı psrçası Te'yi AMA tarafı için düşünüyorum. Önce ana tekne tarafı için 1 1/4 Te düşünmüştüm. Vazgeçtim. 50 mm boru düşünüyorum. Servetin gönderdiği menteşelere baktım, benim resme oturtamadım.
-
Tamam, bağlantı parçası olmasın, 20mm paslanmaz cıvata olsun. Her iki tarafta da birer uçtan normal paslanmaz somun ile sabitlenir, gömülür, vs. Karşılıklı açık uçlar uzatma somunu ile birbirine bağlanır, rakor gibi... Uzatma somunları minimum 4 cm oluyor. Heriki tarafa
2 cm düşüyor. Bir cmde kabaca 3 4 diş var. Yani 7 8 diş tutacak demek...
-
Köpükle klasik bildik sandviç kompozit yapmış olacağım. arası boş kalması yerine köpük daha sağlam olmasını sağlar.
Elimdeki adi galvaniz Te. Aslında paslanmaz çelik kullanmayı düşünüyorum. İçinde yine paslanmaz çelik nipel olacak. Karşı tarafta, AMA'nın içinde paslanmaz manşon diyelmi gömülü. Bu AKA denen koldaki nipel, rakor aracılığı ile AMAdaki manşona bağlanmış olacak. Hem tutacak (5-6 tur dönecek kadar diş oluyor), hem de dönebilme olanağı sağlamış olacak. Zaten çeyrek tur dönme ihtiyacı var.
Gönderdiğin menteşeler de ilginçmiş işime yarayacak olabilir, dikkatli bakayım. Fiyat bilgisi yok. Nasıl alıyoruz. Üye olunca girince mi görülüyor fiyatlar.
Googlede denk geldim menteşelere.
Fiyat ve malzeme bilgisi yok sanırım..
Ama herhangi bir demirci yada tornacıda yapılabilecek şeyler..
Ölçülerinize göre bir teknik resim çizseniz,
Belki Volkan sizin için,Bursa da yaptırabilir🙂
-
Dün oradakilerden birine benzer menteşe yaptım. Video da çektim. Amabir türlü yükleyemedim. Bugünbir daha deneyeyim.
-
Şimdi fotoğraf çektim. Telefondanresim yükeyemiyorum bir türlü.
Bilgisayara gönderdim, oradsn yazayım diye. Şifre diye tutturdu. Ne bileyim yahu. Daha beş dakika önce girdim, mesaj yazdım, iyiydik. Şimdi bize de lololo...
-
Kısaca anlatayım bari.
Senin verdiğin Porçit örneklerinden birine benziyor.
Ayarlı Menteşe 2.
https://www.porcit.com/urun/ayarli-tip-mentese-2/
Ama ortadaki üçüncü kanat yok. Alyve üstte iki L köşebent var. Ortada20 mm paslanmaz cıvata ve somunlar.
L köşebent olarak bizim robotikde kullandığımız step motorlar var. Onun tutucusu. Ama bu kullandığım kalın ve paslanmaz. Elimdeiki tane var. Toplam8 tane lazım. BunlsrıVolkan yapabilir.
Yspsrım derse resim çizim yollarım. Büküm işi var. Helede paslanmaz olunca heekes yapmak istemez. İncekaynak olabilir, sağlam olmak kaydıyla.
-
Aslında bu menteşenin mantığı ana tekneye bağlantı için de kullanılabilir ama, zaten orada hafif kanatlar için diye belirtmiş, üçüncü L'nin yani cıvatanın oraya bağlanışı sakat.
Muhtemelen, ortada dik eksende dönen geniş silindirik parçaya kaynakla dikine bağlı. O yük taşımaz. Onun yerine o silindirik parçayı sağlam saracak iki U-bolt olsa, onlar da iki iç dış ters bakan L profile bağlansa, onlar da kola bağlansa sağlam olur. İşte öyle aradığın parçayı bulamıyorsun.
Amazondan çelik U kelepçe aldım, uçurtma kontrol sistemi için. Güzel, sağlam, 304 paslanmaz ama sonuçta şerit. Ağır yükte (torkun çok olduğu yerde) bükülür.
Genişi var, veya U-bolt diye bakınayım Anazonda.
-
Turkiye'de Romork ve TIR dorsesi bolca uretiliyor. Dolayisi ile bunlarin ekipmanlari da bolca mevcut.
Romork/Dorse mentesesi diye aratirsan agir yuk tartacak celik mentese bolca bulursun diye dusunuyorum hazir.
Genelde kaynakla veya sicak percinle birlestirilirler. Ama senin isini gorecek birsey cikabilir.
-
Römork menteşeleri en uygunu gibi, de, dediğin gibi kaynskla tutturmaya göre yapılmış olması işi bozuyor
Bir de sen şimdi onu kompzitin içine gömmek profesyonel işi falan diyeceksin
Bağlantıyı bulamadım, yine bşr trimaran sayfasında adam kenfi fiber menteşe yapıp kullanıyordu. Onane dersin.
6 mm kontraplağı birk kat 300 gr elyaf kaplasan yeterince sağlam olır sanırım. Milyuvası için tesbih taneleri gibi ahşap silindirden kesme parçalar kullanıyordu. Onları kontraya yapıştırıp birlikte elyaf sarıyordu. Onlargeniş yuvarlak olduğu için elyaf dönebiliyor sanırım.
Mil olarak ne kullandığını hatırlamıyorum da, gözüme ince gelmiş, ilgilenmemiştim.
Şimdi bu römork menteşelerine bakıyorum, onlar da öyle. Pekkalın değil. Ben20 mm paslanmaz düşünüyorum, oblar 10 12 demir gibi?
-
Şöyle bir çizim yaptım. Önce ölçüleri vereyim, değiştirdim.
Kolların kesiti toplam en 72 mm. Yükseklik 144 mm. Bu tür taşıyıcılarda kare kestit tavsiye etmiyorlar. Yük binecek kısım da profilin yüksek kısmı olsun diyorlar. Bu ölçüler yatayda 6 x 12 mm = 72 mm, yani 6 kat kontraya karşılık geliyor. 144 de 12 kat.
Profil kutu 144 mm yükseklikte ve 12 mm eninde olmuş oluyor. Et kalınlığı da 12 mm. İlk resim profil kesiti gösteriyor.
Menteşeler bu profil yapısı içinde yapılmış olacak.
İkinci resim kol açık yani seyir durumu. Üçüncü kol kapalı, yani park durumu.
Bu resimlerde her katman yine 12 mm. Ama yatay ve dikey katmanlar var zorunlu olarak.
Yatay katlanma yapıyoruz. Yani AMA yukarı kalkmıyor, ana teknenin yanına yanaşıyor. Bu da düşey eksen etrafında dönme demek. Bu menteşenin silindirik parçaları 48 mm çapında ve 12 mm kalınlığında katlardan oluşuyor. Soldaki sarı silindir dört yatay kat, yani 48 mm yükseklik, sağdaki kırmızılar üç yatay kat, yani 36 mm yükseklikte. Sarılar ve kırmızılar aynı (beyaz) eksen etrafında bir araya gelmiş oluyor.
Bu yatay yapıyı, normal kol yapısı ile kaynaştırmak için öncelikle yine en altta ve en üstte normal yatay katman var, 72 mm kalınlıkta olan. Bu katmanlar bir anlamda menteşeyi kapaklamış oluyor, alttan üstten. Bunlar leylak renkli olan. Şeffaf yaptığım için renkler biraz farklı görülebilir.
Yanlarda da yine normal 120 mm düşey katmanlar var, menteşeyi yanlardan kapaklayan.Bunlar lacivert.Yine şeffaf. Ama arada köpük yerine, bütün o sarı ve kırmızı menteşe parçaları saracak şekilde dikine (lacivert) katmanlar var.
Sarı ve kırmızı silindirler ile ara dolgu lacivert katmanların yatay boyları keyfi. Tabi ne kadar uzun olursa o kadar sağlam, ama o kadar da ağır. 20 cm yeter diye düşünüyorum. En arkalarına da kutunun içine 72 x 120 ölçüsünde ve 24mm kalınlıkta destek koyarsam tamam olur sanırım.
Bunların hepsi birbirine epoksi ile yapıştırılacak. En son da dıştan 2 kat 200 veya 300 gram elya kaplanacak.
Menteşe mili için, mesela, 20 mm boşluk bırakmayı düşünüyorum. Bunun içine burç niyetine 20mm çaplı 1mm et kalınlıklı paslanmaz, veya 2 3 mm et kalınlıklı alüminyum boru koyup, onun içinden de kalan çap kadar paslanmaz çelik çubuk.
Bu ana tekne tarafı bağlantı için. Diğer ucu hala düşünüyorum.
-
... yani, uzun lafın kısası, şöyle iki parça yapmış olacağım.
-
Bence bu olur.
Kontraplaklari guzelce iyi bir iscilik ile elyaflarsan, muhtemelen fazlasiyla saglam olacaktir diye dusunuyorum.
bence, civata kafasi ve somun altinda Mutlaka DIN9021 pullar kullan. Kafanin ve somunun baskisini daha genis alana yayarak cok daha saglam bir mentese elde etmeni saglayacaktir. Bu iki pulu bir de epoksi ile flanslara yapistirirsan kuvvetler daha iyi aktarilacaktir.
Ayrica her mentese flansi arasinda da en azindan bir DIN9021 pul kullan derim. Bulabilirsen delrin/pom, naylon veya kestamid pul efsane olur. Teflon saglikli olmayacaktir. yuk altinda zamanla deforme oluyor.
Boylece Civatayi belli bir ayarda sikarak, hem mentesenin gevsek kalmamasini, dolayisiyla daha dayanikli olmasini hem de toplamak/acmak icin yeterince oynak olmasini saglayabilirsin.
Bu durumda da civata olarak nylon kilitli civata kullanabilir ve bir kere uygun ayarda sikarak birakabilirsin.
amalarin acik halde durmasi icin kilit isini bir cok toplanabilir trimaran gibi halatlarla yapabilirsin. Oldukca pratik. Hatta ekteki gibi ucgen halatlama yaparak da yukleri daha fazla transfer edip dayanikliligi garanti altina alabilirsin.
Yesil halatlari sabit baglanmis halatlar olarak dusun.
Mavileri de amayi actigin zaman guzelce gerdiriyorsun. Hem klasik truss elde etmis oluyorsun. Hem de menteseyi govdeye dogru iyice gerdirerek menteseye binen yuku daha da azaltmis oluyorsun.
-
Bugün son mesajımı yazdıktan sonra iki yeni şekli denemeye karar verdim. Benim derdim mümkün olduğunca hazır, mümkün olduğunca standard malzeme ile birşeyler yapabilmek. Hem hızlı, hem daha kaliteli olur düşüncesi ile.
Son gönderdiğim menteşe yapısındaki silindirik kısmı benim elle kesmem lazım. Ek zaman ve kalite problemi olasılığı demek. Onun yerine metal boru kullanabilir miyim?
Eldeki tahta parçalarından birini punç ile 50 mm oyup içine 50 mm paslanmaz boru yerleştirip yapıştırdım. 18mm üç kat tahta 48 mm. o boyda borunun yarı tarafını sarıyor. Hepsini epoksi ile yapıştırdım. Muhtemelen fazla kuvvete dayanmaz, borunun tahtaya tutunduğu yerden atar. Gerçi geçen gün denedim, paslanmaz ve alüminyumu doğrudan epoksi ile tahtaya yapıştırdım, gayet sağlam oldu.
Neyse, o yetmez düşüncei ile yarın borunun etrafından tahtalara doğru cam elyaf ile sarıp epoksi yapacağım. Elyaf ne kadar tutunacak paslanmaza bilmiyorum. İki üç kat tutunur ve sağlam olursa, en kestirme yollardan biri bu olacak.
ikinci deme de bir kelebek menteşe. Kanatlar 12 mm kontraplak. Araya 12 mm aluminyum yatak koydum. Üçe böldüm. 1 ve 3 solda, 2 sağda olacak şekilde iki kanadı ayrı ayrı sarıp sarmalayıp epoksiledim.
Hepsi kuruyorlar.
Sabaha bakarım neler olmuş...
-
Bu halatla aç kapa ve özellikle kilitleme işi iyiymiş. Aç kapa için, birşeylerle çekeceksin zaten de, kilide yardımcı olacağını düşünmemiştim. iyi gerersen ipleri gayet güzel olur. Resimde bir yeri okla işaretlemişsin, ama yazmayı unutmuşsun. Burada çok stress olur diye mi?
Orası 90derece kilidi. yani bütün yükü taşıyamayabilir ama, burası orası diye bldirmiş oluyor. Diğer tarafa da düz kenar 180den fazla açılmasına engel oluyor. Yani iki tarafa da kilit hazır. İple de desteklersek sorun kalmaz.
Düşündükçe düşündükçe, AMA'ları suda kaldırıp indirmenin, benim gücümün sınırlamasından bağımsız olarak, pek mümkün olmayacağına kanaat getirdim. Yani büyük gövdeli trimaranda olur da, benimki dar ve hafif. Öyle olunca birini belki kaldırırsın da, ikinciye gldiğinde dengede durmak ve ikinciyi çekmek çok zor olur sanırım. İkincinin bağlandığı yer pivot noktası olur. AMAyı çekince tekne o yönde yatar ve batar.
İkisini birden aynı anda kaldırmak lazım. E, ona hiç gücüm yetmez....
derken, dedim yav vincimiz var ya bizim...
İş parketmeye geldiğinde, uçurtmanın işi yani vincin işi bitmiş oluyor. Gerçi ipleri sökmüyorum, makarayı boşaltmıyorum, ama bir yolunu bulursam o vinçle ikisini birden kaldırırım.
125 cm yükseklikte direk var.Tepeye yakın iki makara koydum, sağa sola bakan. İplerin ikisini onlardan dolandırıp aşağıya salladım. Karada tabii, evde bahçede. Kocaman uzun, ağır bir demir profili çektim. kaldırdım. Yani olacak aslında.
Bir, makaradaki ipleri boşaltmak gerekiyor, o işime gelmiyor. Çok uzun sağıp bırakırsam belki olur.
Bir de birşey ters gitse, kalkamasa, takılsa, ip kaysa, alabora olmak an meselesi olur. Bunları kafamda çözebilirsem yine düşünmeye başlayacağım yukarı kaldırmayı. Vincin gücü yeter.
-
Bugün bolca menteşelerle uğraştım.
İki resim var, aynı gibi, hepsi orada.
Üç menteşe var.
Sol üstte kelebek menteşe: 12mm kontra üstü iki kat 300 gr elyaf + epoksi. Aradaki mil yatağı 14mm alüminyum boru. Çelik de vardı, bulamadm. İçinde 12 mm paslanmaz cıvata. AMA'yı taşır diye düşünüyorum
Sağ üstte Boru Menteşe: 50 mm çaplı paslanmaz boru. Doğrudan üç kat 18mm çam keresteye bağlı. Çamın eni boru ile aynı olacak, dün ölçüm hatası olmuş falan, yarım santim eksik. Şu haliyle bile oldukça sağlam görünüyor. Bugün olmadı, yarın boruyu elyaf ile sarıp ahşaba bir de öyle dolaylı yapıştırmış olacağım. Sanırım bu da Ana tekne bağlantısında iş görür, yani resmin alt tarafındaki devasa şeyin alternatifi.
En altta ne ad vereyim bilemedim, Blok Menteşe:
Burada da 18mm çam kereste katmanları kullandım. bir yerde hesabın denk gelmesi için 12mm kontra var. Sol tarafta 2 x 36 mm taşıyıcı var. Sağda 1 x 48mm taşıyıcı. Eni 50mm Döner kısmın çapı 50 mm.Delik açmadım. zaten hiçbirşey yapışılı değil. Önce bütün gruplar kendi içinde epoksi ile yapışacak. Sonra elyaf epoksi, delikler en sona kalır herhalde. Resimde üstüste binen döner kısım belli oluyor. Arkalarında destek grupları. Sonunda pembe köpüklü normal kirişe dönüşüyor.
Sağ taraf ana tekneye bağlanacak kısım. Tekneden 40 45 cm uzakta olacak Kol uzunluğu 180 cm gibi olacak. Yuvarlak omuz yapmaktan vazgeçtim. Yapması zor ve zaman alıcı olacak. Kol ucu dik aşağı inecek. Zaten pek uzun birşey olmayacak. Son kol ağırlıkları belli olunca AMA'ların yerlerini son kez hesaplayıp o uzunluğu pna göre belirleyeceğim.
Boru menteşe yapımı çok daha kolay, hızlı, pratik ve bence daha sağlam. Diğer devasa şeyde o yarım daireleri kesmek çok zaman alıcı. Artı yeterince "aynı" olmazlarsa elyaf kaplamanın başarısı da sağlığı da azalır. SOnradan denkleştirmek için planya, zımpara şu bu yine zaman kaybı ve ölçü herşey, yani kalite gidiyor.
O nedenle hala boru menteşe yapıyor olabilirim.Borunun ölçüleri değişebilir.
-
Elimde bir miktar 200 birmiktar 300 gr kumaş vardı. Onları kullanmışım, kalmamış.
Ana tekneye bağlanma noktasındaki menteşe soldaki gibi olacak. Üçlü. Tabi sağdan soldan, alttan, üstten ayrıca desteklenecek. 25 mm delik deldim ahşap parçalara. içlerine çelik boru koydum 2mm kalınlıkta, burç niyetine. onun içine de 20mm çaplı cıvata, mil niyetine. Bundan iyisi can sağlığı.
AMA tarafında bunun ikilisi olacak. Fark o kadar. Aynı yapı iki tarafta da kullanılmış olacak.
Boru menteşeyi de kumaşla kaplayamadaım, ama epyedir aklımda olan bir denemeyi yaptım.
Aslında her türlü lif kullanılabilir cam elyaf yerine de, aynı sağlamlıkta olmaz. dayanımı azdır. Organikse erir çürür falan.
Pamuk, kenevir vs. Urganı bile düşünmüştüm. Henry Ford kenevirden kaporta bile yapmış denemiş zamanında, yani Anadol'dan çooook önce.
Neyse, bende epeyce bir miktarda microfiber var. Parmak kalınlığında bol lifli olanlarından. Püsküllü Temizlik Moplarında kullanıyorlar.
Ham maddesi ne bilmiyorum. Polipropilen var, aramid var, kevlar var. Diğerleri daha pahalı, PP olma olasığı yüksek.
Bu iyi yapışır mı, sağlam olur mu,cam elyafın yerine kullanılır mı gibi sorular vardı kafamda epeydir. Biraz kaba oluyor ama, bu tür parçalarda, sararak, yani köşeleri dönebiliyor. yapışmada sorun yok. iyi tutmuş görünüyor. 4-4 mm taşladım, içi de iyi.
Bunun sağlamlığı nasıl denenir bilmiyorum
Borunun içinden kürek sapı yada uygun metal boru sokarım da, tahta kısmı sağlam tutacak nasıl birşey olur bilemedim. Tutup şöyle bir büksem, bakalım önce kim pes edecek...
-
Büyük mengeneyi hidrolik yapmıştım. Hidrolik kaçırmış, şu an işe yaramıyor.
Üç uzun saplı işkence ile sıkıca tutturdum.
Römorkün ana eksen profilinic içine işkencelerin saplarını soktum
Bir metreden uzun boru ile büktüm.
Önce ahşap kırıldı.
Sonra boru yamuldu.
Sonra boru ile ahşap arasındaki epoksi attı
sonra işkenceler bıraktı
Mikrofiber taş gibi duruyor...
-
Menteşe yapısına karar verdim. İki önceki resimdeki gibi olacak. Şimdi asıl sorun bütün sistemi, yani açılır kapanır bağlantı sistemini doğru yapıp oturtmakta.
Yanlıştan kastım ölçüler. Her ne kadar mm hassasiyetinde çalışsak bile, sonuçta elle çalıştığımız için hata yapma olasılığı çok yüksek. az yana kaysa, az yatık, ya da kaçık olsa iki kolda dört bağlantı bir araya geldi mi sistem kilitlenip kalabilir.
Sonuçta teknenin her iki tarafında birer paralelkenar kuracağız. Paralel olması için karşılıklı kenarların tam eşit olması lazım. Olazsa bir taraf paralel olmaktan çıkar, ya AMA doğru yanaşmaz, yan durur, açık durur. Ya da kilitlenir, bir noktada kalır.
Daha kötüsü dört tane dönme ekşeni var, hepsi tam düşey olması gerekn. Biri azcık kaçık oolsa, az dönükten sonra diğerlerine engel olur, yine kilitlenir kalır.
Bir yöntem, imalat ve kurulumu tekne üzerinde yapmak. Bu geç olabilir. Çok yer ister. Burada iki kanadı açacak kadar yer yok.
Diğer yöntem AKAları yani bağlantı kollarını klonlamak.
Nasıl klonlayacağız?
İki şablon hazırlayacağım. Şu an nereye nasıl kuracağım belli değil. Ölçülere uygun olarak bir şabon kol, ve bir de tek bir AMAnın iki bağlantı noktası arasında kullanılacak, aslında var olmayan, hayali bir başka kol. İki ayrı tip şablon kol yani. Önce tek AMA üzerinde çalışacak olan şablonu yapacağım.
Bunları yaparken mümkün olduğunca yerden, şundan bundan bağımsız olarak tam dik bağlantılar oluşturmaya çalışacağım. Kolun yatağlığını, bağlantıların üç dört yönden baktığımda tam düşey olduğunu sağlarsam tamam. Bunlar dişi olacak.
AMAların erkek bağlantı uçları gelip bu yuvalara girecek. Böylece iki AMA nın da bağlantı askılarının uzaklıkları eşit ve aynı düşey yapıda olacak.
İki AMAnın bağlantıları hazır olunca birini ana tekne imiş gibi kullanıp, ikinci tip şablon kolu yapacağım. Aslına onun görevi yapılacak asıl kol için rehberlik etmek olacak. O yerinde dururken, paralelkenarın bütün kenarları ayarlandığında boş kalan iki bağlantı noktasını kullanıp ilk asıl kolu, ve sonra ikinci asıl kolu yapacağım. Yapacağım derken, kolların içinde bağlantı menteşelerinin yerleri ve açıları sabitlenmiş ona göre yapıştırılmış olacak, vs.
Bu arada ana gövde tekne montajı tamam olacak. Bağlantı olacak kısımlar bordada ve güverte hattında desteklenecek. Yerleşeceği yerler hazırlanacak.
İki kol, ve iki AMA hazır olunca, pek kolay olmasa da, ana tekne üzerindeki bağlantı yerlerini ayarlanacak ve sabitlenecek.
Sadece ölçülere güvenerek yaparsan sonunun hüsran olacağı kesin. Bu yöntemle biraz daha kontrollu, biraz daha denenmiş, biraz daha ne olduğu/olacağı belli birşeyler çıkmış olcak ortaya.
-
Senin calismayi hizali ve tutarli yapmak zor degil. Biraz ugras ile rahatlikla herseyi yeterince hizali yapabilirsin.
Abi oncelikle su ekteki gibi dijital su terazilerinden edin. Bende cok hassas bir tane var makine isleri icin. Ama herhangi cin mali ucuz olanlar bile genel isler icin fazlasi ile iyi.
Bununla tam diklik paralellik vs olcumlerini yaparsin. Ucuz olanlar genelde 0.1 derece kadar hata payina sahip oluyor. Sen birseyleri 1 derece kadar hatali yapsan bile kurtarir. Ahsap o kadar esner. Celik olsa bile esner iyi kotu.
Ayrica birseylerin kare/dikdortgen ve ayni duzlemde oldugunu olcmek icin diyagonal olcum var.
dikdortgenlik olcumu;
Ekteki A olculeri ayni olacak.
B ve C olculeri de ayni olacak.
Sonuc bu sekilde ciktiginda tam bir kare/diktorgen elde etmissin demektir. Olculerde 1~2mm kaciklik senin calismanda onemli olmayacaktir.
Duzlem olcumu;
B ve C ipleri tam ortada kesistikleri noktada birbirlerine korkarak dokunmali. Ne aralarinda bosluk olmali ne de birisi digerini ittirmeli. Boyle birbirimizi sevmiyoruz ama, is icabi bir aradayiz demeleri lazim. Bilemiyorum anlatabildim mi. Eger oyle ise, dikdortgenin dort kosesi de ayni duzlemdedir.
Butun bunlara dijital su terazisini ekler ve kollarin dunyaya paralel ( yada senin olmasini istedigin acida.. ) olcersen efsane.
Son olarak, menteselerin gerekli hareketleri saglayacak kadar harekete izin vermesi, ama mumkun oldugunca bosluksuz ve sıkı olmasi dayanma gucunu daha da artiracaktir.
-
Telefonda su terazisi uygulamaları var ve epey işe yarıyor. Bençok farklı işlerde kullandım.
Ölçüm teknikleri çok da, aynı yeri aynı şeyle ölçsen bile iki farklı ölçümün iki farklı sonuç verebilir. Bir kere ölçülmüş ve sabitlenmiş şablon kullanırsan artık onda farklı ölçüm olmaz.
Dün zaten mesajı yazdıktan sonra iki metre boyunda 80 x 40 demir profil buldum. Gönyeli cetvelle bağlantı yerlerine iki dik çizgi çektim. Teorik araları 1000 mm olmalı. Ölçtüm. Tamam, öyle. Oralaraiki parça 25 mm boru kaynattım. Aralarını ölçtüm. Boruların başından ve ucundan ayrı ayrı ölçtüm. Aynı. Yani borular dik ve paralel.
Profili aldım AMAnın üstüne bindirdim. Orta noktada işaretlediğim çizgilere getirdim. Tamam. Aralık doğru, yer doğru, poziyon dik. Şimdi buradakaynak boruların altlarına birer boru yerleştirip AMA bölmesine yaslayıp, içlerinden 20 mm boru geçireceğim. Bu koyduğum borular profildekiler ile hizalı olacaklarından yerleri ve açıları doğru olacak. Onları yerlerine sabitleyeceğim. İşi bitecek.
İkinci AMAyı yaptığım zaman, hiç ölçmeden doğru yere doğru açılar ile koymuş olacağım, ikisi aynı olacak.
Hata olmaz mı? Elbette olur. İlk ölçümde ve özellikle kaynak sırasında hata olma olasığı yüksek. Bende ona göre tedbirler alıp sonrasında da tekrar tekrar ölçerek doğrulama yaptım. Şuan iyi görünüyor.
-
Bu haftayı az laf, çok iş prensibi ile tamamladım, hedefim tekneyi çatmış olmaktı; ama "güvenlik" nedeni ile işi bir iki adım daha uzattım. Belki yarın, yada öbür gün.
AMAların bağlantısı AKA ile çok fazla uğraştım. Bin türlü fikir denedim. Sonunda hepsinden farklı birşey yaptım. Kısa kısa resimlerle anlatmaya çalışacağım.
Tek parça, dirseksiz, 220 c0 mm uzunluğunda kutu gibi birşey. Kesit yine 144 x 72 mm.
AMA tarafında daha kısa, 250 mm, ana tekne tarafında 500mm uzunluğunda iki adet 45x45 mm kesitli, masif kayın keresteden bloklar var. Bunlarrın ortasında 27mm çaplı delik ve içinden geçen o çapta boru var.Onun içinden de 20mm çelik cıvata geçecek menteşe mili olarak.
Kutunun enbaşında, 12mm kayın kontra kapaktan sonra önce 50x120 destek blok, sonra bahsettim menteşe blok, sonra pembe köpükler, ara destekler, kutuyu dolduruyor.
AMA üzerinde, onun benzeri yapı var. Aynı melzemeler ve boru ve delik. Ana teknede de yükün bineceği kısım teknenin içinde olacak. Yani yandan dışarı çıkan bir küçük kol üzerinde değil, 500 mm nin tamamı teknenin içine girmiş olacak. Böylece yük doğrıdan teknenin içine, ve merkezine yakın bir yere binmiş olacak. Dışarıdan tekneyi zorlayack bir tork oluşmayacak. Tekne yatıp, AMA ittirmeye başlayınca, AKAnın ana teknedeki ucu doğrudan tekneyi basıyor olacak.
Kutunun içini yerleştirip bolca epoksi ile yapıştırdım. Resimler üst kapak açık hali. Onu da kapatıp yapıştırdım. İnce uzun bir kutu oldu. Güvenlik güvenlik deyip güçlendirmeleri artırdıkça tekne ağırlığı 190 kilodan 290 kiloya çıktı (bbunun içinde 60 kilo ben ve 20 kilo uçurtma vinci de var).
Yani tekne 15 cm kadar suya batıyor. Bu durumda AMA güverte ile aynı hizada olduğunda suya 100 mm kalıyor. Oraya artık dirsek koymadım Kalınca bir destek parçası koyacağım, en son kalan boşluk hesaplarına göre.
-
Bu arada diğer parçaların yeni öncelike borda ve ara bağlantı parçaları (postalar diyelim) kesimi devam ediyor. Hatta tamamlanmak üzere.
İki borda kesildi, birleştirildi. 9 postanın 7si kesildi İki küçük kaldı. En son da taban kesilecek. O en büyük ve en ağır olanı, onu sona bıraktım.
Resimler, borda parçaları kesildikten sonra. Birleştirmeden önce, birleştirdikten sonra birleşim yeri, ve tek parça uzun.
Birleşim yeri tabi teknenin ortası. Tam orada da 4 delik var, AMA bağlantılarından öndekine denk gelen. Uçurtmanın vinci tam orada olacak. Bir de bordaya yandan eklenecek dıştan salma kutusu olacak aynı bölgede. Yani bütümn kuvvetler gelip bu birleşme yerine binecek. Borda malzemesi 6mm huş kontraplak.
Malum zigzaglı birleşeyi epoksi ile yapıştırdım, cuk oturuyor. O bölgeyi 50-60 cm eninde üç kat elyap epoksi ile kapladım, önden arkadan.
Normalde bu kadarı yeterdi herhalde de, sözünü ettiğim çok sayıda kuvveti düşününce bunu yetmeyebileceğini düşünmeye başladım. Zaten trimaran bağlantı kolları özellikle hareketli ise, bordayı, özellikle güverte kısmında güçlendirin diyorlar.
Ben de o zaman içten ve dıştan, üstten ve alttan, ek yerinin olduğu yere, 2200 mm boyunda, 120mm eninde 12mm kalınlığında kayın kontra ile destek koymayakarar verdim. Yani dört şerit gibi bir ekleme yapmış olacağım.
İçten olanlar doğrudan bordaya yapışıyor. Resimde bir tanesi yapışma öncesi görülüyor biraz. Dıştan olanlar, gunwhale dedikleri küpeşte benzeri birşey olacak. Küçük kısa 50mm desteeklerle Güverte hizasında dışatn destek. Belki daha sonra bir de onların üstüne şapka gibi, üzerine oturulabilecek parça da koyarım. Yanii amaç borda oradan yırtılıp gitmesin.
Birinci parçanın iç destekleri yapıştı tamam. İkincininkiler henüz yapışmadığı için gövdeyi bugün çatamıyorum. Onlar yarın öbürgün hazır olunca gövdeyi çatacağım.
Bir de taşınma işi çıktı. Tekneyi römork üzerinde kurarım diyordum, ama parçaları yerleştirmeye başladıkça, ve tekne ağırlaştıkça, yerden 1 1.5 yüksekte bu iş zor olacak. Şimdi bir yeri boşaltıp açıp, temizleyip oraya kuracağım. O da biraz ek iş olacak falan.
-
Resimleri eklemeden göndere bastım hemen...
-
Bu resimde destek kuşakları bordanın alt ve üste kenrlarında görülüyor. Alt tamam, üst yapışıyor. Postalar yapışmış değil, deliklerdeki sıkışma ile ayakta duruyor.
-
Kesimi begendim..dekobajla iyi iş çıkartmıssın.🙂
-
Sağol, yakabildiği kadarı lazer kalanı elle...
-
Heyecanli ilerlemeler. Aksakliklara ragmen iyi gidiyor gibi masallah.
-
İşçilik 1. sınıf. Kolay gelsin
-
Cam elyafı nereden temin ettiniz. Bana da bir miktar lazım da onun için sual eyledim.
-
Heyecanli ilerlemeler. Aksakliklara ragmen iyi gidiyor gibi masallah.
Kabası bitmek üzere.Alt parça var, en büyük ve en ağır olan, onu en son keseceğim. Tabi üç tane de AKA var sonra.
-
İşçilik 1. sınıf. Kolay gelsin
Teşekkürler. Pek o kadar değil, acemi işi aslında. Lazer düşündüğüm gibi olsaydı o zaman birşeye benzeyecekti.
-
Cam elyafı nereden temin ettiniz. Bana da bir miktar lazım da onun için sual eyledim.
Reklama giriyor mu bilmem ya, Kompozitpazarı'ndan aldım. 100 metrelik top. Fiyat çok farkediyor. Twill aldım, sanırım düz ile de aynı fiyattı. Bu çok oynak.
-
Teşekkürler.
-
Dün çatıyı çattık, ana parçaların büyük kısmının yapıştırlması tamamandı. Teknenin tabanı var kesilip yapıştırılacak. Diğer borda ve posta parçaları yerlerine yapıştı.
Resimler son durumu özetliyor. Resimde gördüğünüz kazıklar, gijonlar, bagaj lastikleri size biraz garip gelebilir.
Malum bu iş için çok sayıda ve uzun işkenceler lazım.Uzun dediğim çoğu 125 cmden uzun olmalı. Tanesi 1200 TL falan. Onun yerine tanesi 50 Tl gijenlar aldım. Geniş pul, kelebek somun ve bir de elimdeki polyester trafik reflektörlerini kullanıp çok sayıda yardımcı el, ve işkence yerine geçecek alet edinmiş oldum.
Önce bunları yerleştiriyorum. SOmunları önce oldukça gevşek bırakıyorum. Parçaları rahat geçirecek kadar. Zaten ilk parçayı ortalarda bir yerde yerleştirdikten sonra onun yanındakileri biraz sıkıyorum. Bir sağına bir soluna derlne, ortadan uçlara kadar yerleştire sıka ilerliyorum. Hala tam sıkılı değil, ama parçalar artık yerlerinde.
Kabaca en boy ölçüleri ve gönyesini kontrol ettikten sonra, yine ortadan başlayıp epoksi sürüp patçaları tam yerine oturtuyoruç Ondan sonra yakındaki somunları tam sıkıyorum. Yine bir sağ bir sol, uçlara varıyorum.
Transom, buruna göre daha kolay. SOn parça ve bir bakıma dıştan monte olduğu için, tırnaklar yarıyarıya boşta, ve sonra gelen bir sıkıştırcak birşey yok. Köşeden sıkmak da pek tutmuyor. Birkaç bagaj lastiğini gerdirerek gövdeye sabitledim.
Burun tarafı daha zor. Daha da dar açılı keskin V olduğu için işkence hiç işe yaramıyor. Burada çeşitli yönlerden 3 4 çift bagaj lastiği kullandım.
Diğer hepsini sıktıktan sonra ölçüm kontrol amanı geldi.
Orta hattı işaretledim. İp çekmedim ama şerit metre doğru görünüyor. İki yakası da bir araya geldi burunda, ve boy da teorkik 480 cmde.
Bir de, transom tarafına küçük bir test parçası kestim. Köşe tam dik 90 derece değil, 100 derece gibi falan.Parça yerine doğru oturuyor ve, diğer köşeye koyduğumda da sorun olmuyor. Yani ölçüsü gönyesi tamam gbi diyorum.
Şimdi bu kuruyacak.
Ben de zaten 1 2 hafta kadar zorunlu ara vereceğim. Ağabeyim oğlu ve gelini ile geliyor. Onları ağırlayacağım. O zamana kadar tekne bekleyecek.
Ondan sonra taban parçasını kesip yapıştıracağım. Sonra da düz çevirip içeriden birleşme çizgilerine macun ve bant yapacağım.
50 60 metre kadar birleşme çizgisi var. Yumuşak, ince macun kullanmak istiyorum. Hazır almak yerine kendim yapsam uygun malzeme bulunur mu? Daha önce okuduklarımdan mermer tozu, mikrofiber, mikroküreler vs kullanılıyordu. Bir yerde de Talk diye okudum. Öneriniz varsa ona göre birşey yapmaya çalışırım, yoksa hazır alırım.
-
Benim resimler büyük geliyor galiba, ya yasak deyip kızıyor, ya atıyor, şimdi de Yeni Konu Başlat'a döndürdü. Resimleri azalttım. İki tanesi ile oldu. İki daha ekleyeyim.
-
Bu da son arka köşe kontrol
-
beğenmediği arka köşe resmi imiş. Güvenlik nedeni ile izin vermedi. Bir de ters köşe yapayım, daha önce o numarayı yemişti.
-
arka köşe ters
-
Makinelerde kullanmak uzere epoksi macun icin silika kumu kullaniyorum. Cok rijit ve stabil oluyor. Tabi makinelerde agirlik sorunum yok :)
Koselere macun ve uzerine bant cekmekteki amac koseye binen stresi yaymak. Ayni kompozitte oldugu gibi, buradaki macunun da var olma amaci tamamen kompresyon yoluyla yuku dagitmak. Dolayisi ile macunun sadece kompresyon ve yapisma yetenegi onemli.
Icine ne koysan gider yani. Yeterki koydugun dolgu yeterince kuru olsun ve epoksiye iyi yapissin.
Benim cesitli calismalarda ahsap toz talasi, alci, cimento, silika kumu vs kullanmisligim var. Mermer tozu denememistim.
Iyi karistirmak oldukca onemli macunu tabi. Buna iyi dikkat etmek lazim. Toz taneleri islanmis gorunebilir. Ama gozenekli malzemelerin biraz icine epoksi cekmesi de onemli. O sebeple bu oldu dedikten sonra birkac dk daha karistirmak lazim. Bu sebeple macun yapacagim epoksileri her zaman uzun donma sureli aliyorum.
--------------------
Iskenceler gayet guzel olmus. Alt tarafi bir demirin ucunda iki kafa, bu iskenceleri niye bu kadar pahaliya sattiklarini pek anlamis degilim. En guzel iskence isini goren iskence.
--------------------
Bulkheadlarin yan panelleri yardigi yerler hosuma gitmiyor. Mantik ve iscilik guzel. Fakat yan yuzeyde fiberlerin devamliligi ciddi oranda o cizgilerin hizasinda daha az. Eger yapabilirsen elyaflama sirasinda tam buralara 20cm genisliginde bir serit fazladan elyaf atsan bence guzel olur. Cok kolay olmaz ama oralarin dayanikliligi artart. Ayni sekilde omega ekine de tabi.
Her ne kadar iceriden macunlanmis ve bantlanmis koseler epey destek saglayacak olsa da, Disaridan skinlemek daha kiymetli bana gore.
--------------------
Henuz o asamada degilsin, fakat yine de yeri gelimisken belirtmek isterim. Butun koseleri mumkun oldugunca zimparalayip yuvarlatman elyaflama islemini inanilmaz kolaylastiracaktir.
Elyafin en sevmedigi sey keskin koseyi donmektir. Fiberlerin dogal olarak kalinligina bagli bir minimum bukulmek isteyecekleri radius var. Bu minimum radiusta bile islandiktan sonra yine de hafif kalkmak isterler. O sebeple bu minimum radiustan daha genis bir radius vermek lazim. O zaman yatirmasi kaplamasi rahat olur. Nekadar duzgun fillet/yuvarlak koseler, o kadar temiz ve kolay elyaflama. Hic sasmaz.
-
Talaşla yapıyorum da, çok ince olmazsa bulgur pilavı gibi tane tane oluyor, hoşuma gitmiyor. Alçı ile bir kere denedim. Emin olamadım.
Bordayı delmek hoş değil tabii de, tak yapıştır için şart. Belkidaha küçük yapılabilir. Ben o noktada beşe bölüyorum genişliği. Üçü boşluk, ikisi delik. Böylece delik ve tutunma oranının dengeli olduğunu düşünüyorum. Zaten elyafa güveniyorum deliklerin yarattığı zaafı karşılamak için.
Macun çok fonksiyonlu. Dolguve sızdırmazlık sağlarken tutunmaya da yardımcı oluyor. Bantlaima daha çok tutunmaya yardım ediyor. İkisinide yaparsam yeterli sağlamluğı sağlarım diye düşünüyoeum.
-
Son durumu iki resim ile özetleyeyim. 30 Ağustos itibarı ile hasılamız budur.
Ana teknede bir iki tamir ve dolgu macun/zımpara iş var. SOnra bütün teknelerde köşeli kenarların yuvarlatılması var. Ana teknede çoğunu yaptım sayılır. 12mm yarıçap ile yuvarlatıyorum.
Sonra da sıra elyaf kaplamaya gelecek. Zımpara işi uzamazsa bunlar haftaya biter.
İki kol var, kabası bitmiş. İki daha yapılacak. Malum macun zımpara yuvarlatma kaplama işleri olacak. O da bir iki hafta alır. sonrası şu bu.
-
bir de arkadan...