Gönderen Konu: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne  (Okunma sayısı 3129 defa)

khbilen

  • İleri Rehber
  • ***
  • İleti: 1.029
  • Ad Soyad: Kadir Haldenbilen
  • Bulunduğu İl: Denizli / İzmir
  • Doğum Yılı: 1955
  • Tekne Adı: Albatros
Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
« Yanıtla #30 : Şubat 20, 2026, 08:09:59 ÖS »

Sonraki adım da, üç boyutlu tasarımı iki boyuta indirgeyip, o onüç dilim parçanın iki boyutlu çizimini çıkarmak. Sonrası otomatik devam ediyor.

İki boyutlu çizim çıkınca onu lazerde kesecek kodu da otomatik üretiyorum. O da atla deve değil, belki de işin en kolay tarafı, bakmayın adının kocaman olduğuna. X 550 Y 300  gibi birşey yazıp hallediyorsunuz işi. Asıl zor olan üç boyuttan iki boyuta inmek.

Kestikten sonra da başa geliyoruz. İş Singer dikiş makinasında bitiyor. O sağlam olacak, düzgün çalışacak ki, ben de yaptığım bütün işleri düzgün bir şekilde tamamlayıp ortaya gerçek birşey çıkarayım. O olmazsa gerisi hayalden başka birşey olmuyor.

En küçük parçalardan başladım. Önce, sözünü daha önce ettiğim burundaki telli profil parçaları. Yani NACA profilin diyelim,  öndeki beşte bir kadar bir kısmı. Lazerle kumaşı kesiyorum. Dikiş payından içerideki asıl şekle uygun çelik tel büküyorum. Sonra teli zigzag dikişle kumaşa dikiyorum. Daha sonra asıl kanat dikişleri  yani onüç parçanın birleştirilmesi tamamlandıklatn sonra, bunları parça birleşim yerlerine, öne dikeceğim tekrar. İpler hariç, tamam olmuş olacak.

khbilen

  • İleri Rehber
  • ***
  • İleti: 1.029
  • Ad Soyad: Kadir Haldenbilen
  • Bulunduğu İl: Denizli / İzmir
  • Doğum Yılı: 1955
  • Tekne Adı: Albatros
Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
« Yanıtla #31 : Şubat 20, 2026, 08:41:17 ÖS »
Biraz da ölçü biçi  bilgisi vereyim, gözünüzde daha iyi canlansın.
Uçurtma 7 m2 net alan. Yani onüç parça toplam alanı 7 m2.

Son mesajda görülen 0, 1, 3, 4 nolu parçalardan mesela 4 numara olanın boyu iki metreye yakın. 5 ve 6 iki metreden fazla. Genişlikleri 30 cm civarında. En azı 28 cm en genişi 34 cm. Öndeki kıvrık kısım, ya da o kırmızı kumaşın üzerinde duran tellerin uzun kısmı 60 cmyi geçiyor. Kısa kısmı 40 cm. Genişlik 20 cm den fazla.

Kabaca 30 metre parçaların birleştirilmesi için. Burun profil tel dikişleri her biri iki metreye yakın. Bir metre de ana parçaya dikilmesi. Yani 35 40 metre daha. Arka kenar baskısı yapınca  da 2 3 metre, toplam  70 80 metre dikiş var dikecek.

vlkanaydin

  • Kurucu
  • Onursal Rehber
  • *****
  • İleti: 7.365
    • Denizrehberim Forumu
  • Ad Soyad: Volkan Aydın
  • Bulunduğu İl: Bursa
  • Doğum Yılı: 1991
  • Tekne Adı: Suerte Vogo
Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
« Yanıtla #32 : Şubat 21, 2026, 10:08:57 ÖS »
Abi ellerine sağlık en başından itibaren fotoğrafları ile birlikte yeniden detaylı şekilde anlatıyorsun. :crying
Her güncellemenden sonra yedek alıyorum yeniden mahçup olmayayım diye  :h
VOLKAN AYDIN
Nilüfer/Bursa
admin@denizrehberim.com

Suerte Vogo'nun Yapım Macerası İçin Tıklayın!

khbilen

  • İleri Rehber
  • ***
  • İleti: 1.029
  • Ad Soyad: Kadir Haldenbilen
  • Bulunduğu İl: Denizli / İzmir
  • Doğum Yılı: 1955
  • Tekne Adı: Albatros
Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
« Yanıtla #33 : Şubat 22, 2026, 09:29:43 ÖÖ »
Sağol Volkan,

O kadar kasmana gerek yok yav. Aylık alsan yeter. Yıl sonu, yada dönem sonu her neyse o yaklaşırken biraz sıklaştırır, haftalık alırsın mesela.

Zaten bugüne geldim artık, biraz yavaşlarım. Şimdilik ev içinde uçurtma ile top çeviriyoruz. Havalar iyileşince kes/yapıştır işleri başlar.

sessizsakin

  • Kıdemli Üye
  • İleri Rehber
  • *
  • İleti: 719
  • Ad Soyad: Kadir
  • Bulunduğu İl: Varna
Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
« Yanıtla #34 : Şubat 24, 2026, 02:40:06 ÖÖ »
Bu ucurtma isi beni heyecanlandiriyor...
Zira direk istemiyor, gazilyon tane halat istemiyor...

Bu ara zaman ayiramam ama ben de bi arastirmaya niyetlendim.  Gordugum kadariyla ufak tefek otomasyon denemeleri de var. Eger ki bir kontrol cihazi yapip otopilotta ucan ve tekneyi ceken bir ucurtma yapilabilse efsane olurdu diye dusunuyorum.


Onceki mesajlarinda yazdigin, ucurtmanin tekneye uyguladigi kuvvetlere katildim. Oldukca mantikli. Bileske kuvvet buyuk oranda ( ucurtmanin cektigi dogrultuda ) ileri dogru ve hafif yukari olmasi lazim. Zaten baglanti agirlik merkezinin onunde olacagindan teknenin burnunu benim dusundugumun aksine kaldirmaya calisacaktir.

Bu arada, sen tekne uzerinde hareket etmedikce agirlik merkezi sabit. Fakat yuzdurme merkezi canli bir deger. Teknenin burnu biraz batsa bile otomatikman burun tarafinda su icinde daha fazla hacim oldugundan yuzdurme merkezi de one kayarak bir balansi buluyor. Yani teknenin burnu asiri ince, kici asiri kalin olmadikca agirlik merkezi yuzdurme merkezinin onunde kalsa bile positif donguye girip tekneyi batirmasi soz konusu degil. Yani en azindan agirlik merkezi sacma sekilde asiri onde olmadikca. Tabi teknenin suda duz gitmesi adina yuzme merkezinin birazcik gerisinde kalmasi en makbulu.

Dort gozle ucurtmanin ucup tekneyi cektigi gunleri beklemekteyim :)

khbilen

  • İleri Rehber
  • ***
  • İleti: 1.029
  • Ad Soyad: Kadir Haldenbilen
  • Bulunduğu İl: Denizli / İzmir
  • Doğum Yılı: 1955
  • Tekne Adı: Albatros
Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
« Yanıtla #35 : Şubat 24, 2026, 07:53:17 ÖÖ »
Bilgisayarlı (digital) kontrol sistemi yapabilirim, ama yapmak istemiyorum.

Çünkü bu projede amacım şu:

Uçurtma ile hareket eden bir teknenin tipik bir hafta sonu, yada gündelik yelkenli (diye çevirmeye çalıştım; İngilizlerin weekender veya day sailor dediklerini) gibi basit tekneler gibi kolayca kullanılabileceğini ve daha verimli olacağını göstermek.

Bilgisayarlı/motorlu vinçli sistemler artıyor. Çoğunlukla motoryat tipi teknelere takıyorlar, rüzgardan artı güç olarak yararlanmak  için.

Yada meşhur bir tekne var, milyon dolarlık. En hızlı yelkenlinin rekorunu kırmaya çalışıyor. Epeyce de yaklaştı. Ama her tarafı özel yüksek teknoloji. Büyük bir Ar-Ge, yani para. Onun amacı farklı tabii. Daha çok farkındalık yaratmak. Alıp da gezilecek, eğlenecek bir tekne değil. O hızla zaten dümdğz gitmekten başka seçeneği yok.

Benim de amacım farkındalık yaratmak, ama basit, ekonomik ve kolay kullanılabilir birşey yaratmak sonuçta.

Kontrol da, yelkencinin bildiğine yakın, adını koymadan analog kontrol sistemi.

Yani aslında yelkeni, bumbayı belli uzunluklarda iplerle belli yerlere bağlaman bir tür (çok ilkel - çok kısıtlı) analog kontrol. Makaralar, arabalar ile bunları biraz hareketlendirmek potansiyometre ile devre kontrolu gibi birşey. İlk mekanik otopilotlar da, hiç elektronik ve motor olmadan iş gören mekanik (analog) harikalarıydı.

Hala YouTube da öyle kontrol sistemi tasarımları görüyorum, hatta sen de bir ara birşeyler çizmiştin sanırım

Otopilot daha sonra. Ama önce basit manuel kontrollar ile yapmaya çalışacağım.

Evet, ağırlık merkezi ben istersem kolayca değiştirebileceğim, bazan da istemeden değiştireceğim bir şey.

Temel olarak bağlantı noktasının etrafında dönüyor olacağım. O da +/- 50 cm gibi birşey. Yani çok büyük etkisi olmaz.

Yer var, ama bir yada iki yolcu almak epey etkiler. Tabi yolcu arka tarafa, merkez arkaya, uçurtma hep önde. Yine de dengeleri değiştirir.

Yüzdürme merkezi benim istiyerek pek değiştirebileceğim bir şey değil. Geometri belirliyor. Yada suyun içindeki geometri diyelim.

Ama benim teknenin tabanı düz olduğu için klasik tekneler gibi oynak olmayacak.
O tür değişimler çok az olacak.

Aslında burun ince ve arka şişman. Ama benim burnu batırmam nümkün değil. Uçurtma kaldırıyor olacak. Belki dönüşler sırasında bir miktar zorlar, bilemiyorum.

Kalıyor geriye dalgalar. Yani boylamasına  batma çıkma. Ağırlık merkezi öne kaymadığı sürece onda da sorun olmamalı.

Ben kabin vb üstyapı eklemeye başlayınca ağırlık merkezi öne ve yukarı kaymış olacak. Kabin kapalı bile olsa artık orada fazladan bir kütle olmuş olacak.

Karşı ağırlık olarak, kıçtan takma elektrikli motor ve 1/2 akü dengeyi yeniden sağlayacak.

vlkanaydin

  • Kurucu
  • Onursal Rehber
  • *****
  • İleti: 7.365
    • Denizrehberim Forumu
  • Ad Soyad: Volkan Aydın
  • Bulunduğu İl: Bursa
  • Doğum Yılı: 1991
  • Tekne Adı: Suerte Vogo
Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
« Yanıtla #36 : Şubat 24, 2026, 11:24:07 ÖS »
Denizde elektronik beni hep korkutuyor. Paraşüt, otomasyon derken siz hemen Trilye'de Hayrettin abinin yelkenlisi ile full arma laylaylom gezinirken yediğimiz broş ve teknenin devrilmesi ve panik halimiz geldi aklıma. Bu gibi ani durumlarda elektronik , otomasyon nasıl tepki verir ne hızda tepki verir hep beni korkutuyor.
VOLKAN AYDIN
Nilüfer/Bursa
admin@denizrehberim.com

Suerte Vogo'nun Yapım Macerası İçin Tıklayın!

khbilen

  • İleri Rehber
  • ***
  • İleti: 1.029
  • Ad Soyad: Kadir Haldenbilen
  • Bulunduğu İl: Denizli / İzmir
  • Doğum Yılı: 1955
  • Tekne Adı: Albatros
Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
« Yanıtla #37 : Şubat 25, 2026, 02:56:17 ÖÖ »
Konu sadece elektronik  değil de, genel olarak teknoloji. Yani teknolojik bağımlılık.

Teknoloji ilerleyip günlük yaşantıya girdikçe, hele son yıllarda sayısal teknolojideki gelişmeler sonunda, teknolojiye bağımlı, hatta esiri durumuna geldik.

Sadece denizcilik değil. Eskiden  kaputu açıp motoru ve parçalarını görebiliyor, müdahele edebiliyorduk.

Şimdi motor adeta bir kutuda. Yanında da beyşn dedikleri birvelektronik kutu. Ne görmen anlaman, ne de müdahele etmen mümkün buma paralel, konu ile ilgili temel bilgilerimiz de yok oluyor.

Denizcilikte de öyle. Ne sekstant bilen var, ne harita okuyabilen. Pusula da öyle. GPS var, Garmin var. Hayat çok kolay.

Ama onlar devre dışı kaldı mı hayat bir kabus.

Kontrol sistemleri çok gelişkin. O kadar ki, dalgalı denizde demirlediğinde dalgadan etkikenmemen için, dalgayı önceden sezip küçük kanatçıklarla tekneye karşı hareket veren sistemler var.

Yaşadığınız ani darbeyi de karşılardı büyük olasılıkla,  tabi olayın detayını bilmiyoruz.

Ama bunlar uzman, profesyonel, özel  ve pahalı donanımlar. Özellikle elektronik donanımın deniz koşullarına uygun, iyi yalıtımlı, özel korumalı olması gerekiyor.

Benimki gibi küçük ve açık teknede bunları sağlamak epey zor.

Tamam, ben evde robot şu bu yapıyorum ama, kullandığım nalzeme hobi amaçlı 50 100 liralık dandik hobi malzemeleri (gerçi son gümrük düzenlemesinden sonra onlar da kalmadı ya) .

Yani denizde buluttan nem kapması an meselesi.

Eski mekanik sistemler de hantal ve çok daha karmaşık.

İhtiyaca cevap vermez değil, çabuk da verir. Ama fiyatı ve koşulları var....

sessizsakin

  • Kıdemli Üye
  • İleri Rehber
  • *
  • İleti: 719
  • Ad Soyad: Kadir
  • Bulunduğu İl: Varna
Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
« Yanıtla #38 : Şubat 25, 2026, 11:20:48 ÖÖ »
Benim otomasyondan bahsetmem bir oneri degildi. Yani bu gun ben de ucurtmali bir tekne yapacak olsaydim, ilk calismalarim kesinlikle elle kontrol olurdu.
Yani zaten normalde bir muhendis takiminin cozmesi gereken konulari tek basina cozmektesin. Bir de uzerine otomasyon eklemek bana da hic mantikli gelmiyor. Benim o yorumum daha ziyade gelecege yonelik bir yorum.


Elektronik dogru yapildiginda cok kullanisli ve guvenli olabiliyor. Fakat ben sahsen hayati donanimlarin kara duzen versiyonlari olmadan acik denize cikmanin rus ruleti oldugu kanaatinde bir insanim. Ne yazik ki dogru muhendislik yapacak muhendisler 2010'larda emekli oldu. Su anki ticari hayat muhendisleri yazilimdan cikan sonuclara guveniyor. Bu sonuclar %1 hata payina bile sahip olsa ( ki daha fazla ) her 100 urunden birisinin hata yapma ihtimali demek. Guvenlik soz konusu olan yerde buna guvenilmemeli. Ama bu gun guveniliyor ve bu beni korkutuyor.

Yildizlari ve hava durumunu okumayi bilmeyen adam GPS'e guvenip acik denize cikmasin diye dusunen birisiyim. Ama bu GPS de tasimasin demek degil tabi :)


Yas 40'i gecti ve benim de yavastan kendi teknemi yapma hazirliklarina baslamam lazim. Fakat yelkenler halatlar vincler guvertede kosusturmalar beni hic cezbetmiyor. Tonlarca yakit yakip hem gezegene hem butceme de ihanet edemem :D. Bu durumda teknede otomasyon bana sart.

Bu sebeplerle de kendi teknemde toplanabilir kanat yelken dusunuyordum. Self-trimming yonetmleri var. Kanat mekanik olarak kendisini her zaman optimum aciya otomatik ayarliyor.

Ucurtma fikri yillar once de karsima cikmisti. Fakat o zamanki bilgiler cok bulanikti. Benim de ucurtmalarla hic alakam yok.
Ama simdi bu proje bir sonuca ulastiginda cok guzel olacagini dusunuyorum.

Kendi teknemde toplanabilir tam boy bir kanat yerine, reefing gerektirmeyecek daha kucuk ve sabit bir kanat yapip yanina da yedekli bir ucurtma eklesem sanki efsane olur gibi.
Hem tekne daha hafif olur, hem cok daha basit olur hem de kumandasi otomobil kadar kolaylasir gibi.

Bu sebeplerden dolayi bu projeyi cok takdir ediyorum. Acikcasi, Turkiye'de olsam ve vaktim olsa musadenle bahcene cadir kurardim ve elimden gelen ameleligi de seve seve yapardim :). Zira cok anlasilmasa da yaptigin calismanin Ulke icin de oldukca kiymetli ve ender bir calisma oldugunu dusunuyorum.

khbilen

  • İleri Rehber
  • ***
  • İleti: 1.029
  • Ad Soyad: Kadir Haldenbilen
  • Bulunduğu İl: Denizli / İzmir
  • Doğum Yılı: 1955
  • Tekne Adı: Albatros
Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
« Yanıtla #39 : Şubat 25, 2026, 12:16:53 ÖS »
Çok sağol, epey abartmışsın. Umarım yüzünü kara çıkarmam. Uğraşıyoruz bakalım.

Bende proje çok. Kanat Yelken projesinden de, en azından kalben, vazgeçmiş değilim. Her nekadar teorik olarak sonuçta uçurtma daha verimli olacak gibi duruyorsa da, yönetim bakımından kanat yelken daha kullanışlı. Ama o da yarım kaldı.

Gerçi önce toplanabilir sonra sabit kanat demişsin ama, sabit kanatla limanda ya da demirlediğinde uğraşmak zor. sanırım bu konuyu da daha önce tartışmıştık. Toplanabilir olması daha  gerekli gibi.

İki üç sene önce, direk kırıldıktan sonra, ne yapsam bu direk pratik olmuyor deyip bari bir de şişme direk deneyeyim demiştim.

Şişme kanat yelken var ama, küçük tekne için, manuel tekne için uygun değil. Hidrolik teleskopik direkler, otomatik pompa sistemleri vs. Hacim de büyük.

Ben onun yerine ortada oldukça kocaman şişme direk yapıp onun etrafına giydirilebilir bir kanat düşünmüştüm. Katlama elemanları şu pratik çadırlarda kullanılan eklemeli fiber çubuklardan oluşacaktı.

Direği 450 gr ince polyester brandadan yapmıştım. Şişince öyle gibi görünmüyor ama, 90x45 cm dikdörtgen kesitli, 6 metre boyunda şişme direk. Önce ısı kaynak denedim. tutar gibi oldu, sonra attı. Sonra Keton diye bir yapıştırıcı buldum. Baly'gillerden ama daha çabuk kuruyor ve çok daha iyi yapıştırıyor. Onunla tekrar yapıştırdım. Şişme botlardaki valflerden taktım. Ayak pompası ile 15 dakikada şişiyor. Uzun tabii.

Bir de körük gibi yerleştiremedim, resimde görünen o kasanın içine. Oradan düzgün ve kolay çıkamadı. Zamanla düzeltebilirdim belki ama, evde uğraşacak başka işler olduğundan ve yapıştırıcı da dokunmaya başladığından bırakmıştım.

Belki fikir olarak işine yarar.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son İleti
0 Yanıt
3847 Gösterim
Son İleti Aralık 07, 2011, 12:04:45 ÖÖ
Gönderen: vlkanaydin
10 Yanıt
13297 Gösterim
Son İleti Haziran 06, 2013, 10:21:33 ÖÖ
Gönderen: acar_41
15 Yanıt
7670 Gösterim
Son İleti Ocak 09, 2013, 10:43:31 ÖS
Gönderen: osmanuysal
3 Yanıt
4615 Gösterim
Son İleti Aralık 27, 2013, 04:41:11 ÖS
Gönderen: vlkanaydin
30 Yanıt
17201 Gösterim
Son İleti Haziran 12, 2014, 09:32:05 ÖÖ
Gönderen: mertbese
12 Yanıt
8343 Gösterim
Son İleti Eylül 24, 2015, 12:14:34 ÖÖ
Gönderen: ismailoruc
0 Yanıt
3954 Gösterim
Son İleti Eylül 12, 2014, 11:09:17 ÖS
Gönderen: vlkanaydin
18 Yanıt
9834 Gösterim
Son İleti Mayıs 25, 2018, 02:45:26 ÖS
Gönderen: msceylan
5 Yanıt
610 Gösterim
Son İleti Kasım 16, 2025, 05:04:20 ÖÖ
Gönderen: sessizsakin