Sayfa: 1 2 3 4 [5] 6 7 8 9 10
41
« Son İleti Gönderen: khbilen Şubat 22, 2026, 09:29:43 ÖÖ »
Sağol Volkan,
O kadar kasmana gerek yok yav. Aylık alsan yeter. Yıl sonu, yada dönem sonu her neyse o yaklaşırken biraz sıklaştırır, haftalık alırsın mesela.
Zaten bugüne geldim artık, biraz yavaşlarım. Şimdilik ev içinde uçurtma ile top çeviriyoruz. Havalar iyileşince kes/yapıştır işleri başlar.
42
« Son İleti Gönderen: vlkanaydin Şubat 21, 2026, 10:08:57 ÖS »
Abi ellerine sağlık en başından itibaren fotoğrafları ile birlikte yeniden detaylı şekilde anlatıyorsun.  Her güncellemenden sonra yedek alıyorum yeniden mahçup olmayayım diye 
43
« Son İleti Gönderen: vlkanaydin Şubat 21, 2026, 09:57:16 ÖS »
Sztrandek 650 burada sitemizde yapıp Antalya'da kullanan Yavuz abi var. Yine Kavalier 850 Mehmet Ünsalan abi ve kardeşi var onlarda yanlış hatırlıyor olabilirim Fethiye'de inşa edip orada kullanmışlardı . Yine S650 İzmir (Ege Denizi ) aktif kullancısı İbrahim abi var. (Teknesini sattı, Rüzolin Trabzona gitti ve yelken okuluna hizmet ediyor şuan) Adana-Mersin hattında Okan abi Pilgrim 590 ile (Mehmet Köstekçi abimiz kısmen) o tekneyi tecrübelediler. Yine benim haturladığım Natali 850 Fatih Say abi vardı aktif olarak kullanıyormu şuan malesef bilgim yok. Bu kişilere ulaşabilirseniz değişik tekneler hakkıında da bilgi alabilirsiniz.
Ben Sztrandek ile Gemlik körfezi dışına çıkmadım malesefki. Yelken performansı olarak hareketli salma olunca tabi biraz daha oynak ve sportif oluyor. Sabit salmalı bir tekne kadar oturaklı ve tabiri caizse tank gibi olması pek mümkün olmuyor. Yaşam mahali olarak biz 3 yetişkin gayet rahat ettiğimiz küçük günlük seyirler yaptık. Ancak römork ile at çek performansı 10/10 olarak puanlayabilirim.
44
« Son İleti Gönderen: yavuz23 Şubat 21, 2026, 11:39:30 ÖÖ »
Oncelikle yapmak istediginiz tekneyi iyi arastirin. Boy her zaman teknenin acik deniz kapasitesini anlatmayabilir. Tekneler ic sular, kiyi, acik deniz gibi kategorilerle tasarlaniyor. Yani 12 metrelik bir tekne de yapabilirsiniz. Fakat tasarimcisi acik deniz teknesi olarak tasarlamadiysa, Acik deniz icin tasarlanmis 8 metrelik bir tekne guvende olurken bu 12 metrelik tekne oldukca tehlikeli olabilir.
Eger boyle acik denizde uzun rotalar dusunuyorsaniz, yapacaginiz teknenin tasarim hedefinin buna uygun oldugundan emin olmalisiniz. Turkiye kiyilarinda dolasmak icin o kadar onemli olmayabilir. Fakat Amator bir denizcinin acik denizlerde amator yapim bir tekneyle olmasi durumunu hafife almayin asla.
Kisisel kanaatim, okudugum onlarca makale, yazi, dokuman gibi iceriklere dayanarak, profesyonel denizcilerin bile 8 metrenin altinda teknelerle acik denizlere ciktigini gormedim.
Bence amator bir yapimcinin boyle rotalar icin 8 metreden asagi bir tekne dusunmemesi gerek. Tekneyi yaparken de ilim irfan'a son derece deger vermeli, arastirmali, "oldu iste" dememeli, herseyi bir amatorun yapabilecegi en profesyonel sekilde yapmali derim.
Malzeme secimi de onemli. Sertifikali marin kontraplak olmadikca, kontraplaklar'a guvenmemelisiniz. Eger Teknenin tasarimcisi ozellikle belirtmemisse, Malzeme sertifikali marin kontraplaktir. Fakat siz sertifikasiz "marin" diye satilan ve aslinda sadece dis mekan kontraplagi olan kontraplaklardan teknenizi yaparsaniz, tasarimcinin ongordugunden daha zayif ve riskli bir yapisi olur.
Dis mekan kontraplaklari suya ve curumeye dayanir. Fakat, icinde boslukla olabilir. Dis katmanlari budaksiz yada az budakli olabilir. Fakat ic katmanlarinda cok fazla veya buyuk budak olmayacaginin da garantisi yoktur. Zira kontraplak katmanlarinda budak cok kotudur. Agac liflerinin surekliligini bozarak zayif bolgeler olusturur. Marin kontraplakta ya hic ya da cok az budak olmalidir. Budaklar da parcayi kestiginizde yapisal yerlerde kenarlara yakin olmamalidir...
Genel amator yapimcilar bu tarz bilgileri ne bilir ne de umursar. Kiyi tekneleri icin, hafta sonu koydan koya gezmek icin onemli degil.
Ama acik denizde beklemediginiz bir dalga umursamadiginiz budakli bir kontraplak yapi elemanini kiriverir. Kalirsiniz oyle 
Amacim sizi caydirmak degil. Keske ulkemizde sizin gibi cok fazla insan amator tekne yapip akdenizde ulkemizin bayragiyla yelken acsa. Bunlari yazmaktaki amacim sizi dogru yonlendirmek. Teknenizin malzemesine ve isciligine harcayacaginiz emek kadar aslinda ilim irfanina da harcamaniz gerek ki tekneniz acik denize uygun olsun. Yoksa acik denizde kurtarilmak icin dua etmek zorunda kalma riski doguyor. Fakat size gezegendeki en gelismis beyin verilmisken kendinizi bu duruma sokarsaniz o dua ne kadar yerini bulur bilemiyorum 
Çok teşekkürler işte bu saydığınız sebeplerden belkide dünyada da denizcilik ürünleri pahalı ancak ülkemizde bu da suistimal ediliyor satılan malzemeler kalite/fiyat olarak rezalet ve sırf bu sebeplerden profesyonel yardım almayı ya da ekonomik şartlara göre uygun bir projeyi direkt bir ürettirmeyi düşünüyorum denizcilik gerçekten zor bence de ve bu dikkat çektiğiniz noktalar gerçekten forumda nisbeten az konuşulan çok çok önemli konular. Bende kendi çapımda araştırmalar okumalar yapıyorum ancak işin içinden çıkamadığım konu ücretli projelerle ilgili bilgiler çok sınırlı (roberto barros projeleri hariç:) birde benim gibi türkiiye şartlarında olup da sınırlı bütçeli işletme maliyetlerini düşünen (en basitinden 1000 euro lara varan kara çekek fiyatlarını düşünürsek) sürdürülebilir amatör denizcilik için kompakt aynı zamanda (bir atlantik aşmak olmasa da:) uzun rotalar düşünen üstadların tecrübelerine ulaşmak zor bende şu an tam bunun için buradayım bilgi ve tecrübelerinize muhtacım Siz olsanız 4x4 pickupınız ile min 15 gün max sezonluk periyotlarla kendi klasik yeterli güçte elektrikli vincinizle atıp çekebileceğiniz yerli marinalara mahkum olmayacağınız bir tekne için marka model seçiminiz ne olurdu belirttiğim gibi okyanus aşmak için değil ama güzelim akdenizi bi turlamayalım mı yahu  değerli fikirlerinizi bekliyorum
45
« Son İleti Gönderen: khbilen Şubat 20, 2026, 08:41:17 ÖS »
Biraz da ölçü biçi bilgisi vereyim, gözünüzde daha iyi canlansın. Uçurtma 7 m2 net alan. Yani onüç parça toplam alanı 7 m2.
Son mesajda görülen 0, 1, 3, 4 nolu parçalardan mesela 4 numara olanın boyu iki metreye yakın. 5 ve 6 iki metreden fazla. Genişlikleri 30 cm civarında. En azı 28 cm en genişi 34 cm. Öndeki kıvrık kısım, ya da o kırmızı kumaşın üzerinde duran tellerin uzun kısmı 60 cmyi geçiyor. Kısa kısmı 40 cm. Genişlik 20 cm den fazla.
Kabaca 30 metre parçaların birleştirilmesi için. Burun profil tel dikişleri her biri iki metreye yakın. Bir metre de ana parçaya dikilmesi. Yani 35 40 metre daha. Arka kenar baskısı yapınca da 2 3 metre, toplam 70 80 metre dikiş var dikecek.
46
« Son İleti Gönderen: khbilen Şubat 20, 2026, 08:09:59 ÖS »
Sonraki adım da, üç boyutlu tasarımı iki boyuta indirgeyip, o onüç dilim parçanın iki boyutlu çizimini çıkarmak. Sonrası otomatik devam ediyor.
İki boyutlu çizim çıkınca onu lazerde kesecek kodu da otomatik üretiyorum. O da atla deve değil, belki de işin en kolay tarafı, bakmayın adının kocaman olduğuna. X 550 Y 300 gibi birşey yazıp hallediyorsunuz işi. Asıl zor olan üç boyuttan iki boyuta inmek.
Kestikten sonra da başa geliyoruz. İş Singer dikiş makinasında bitiyor. O sağlam olacak, düzgün çalışacak ki, ben de yaptığım bütün işleri düzgün bir şekilde tamamlayıp ortaya gerçek birşey çıkarayım. O olmazsa gerisi hayalden başka birşey olmuyor.
En küçük parçalardan başladım. Önce, sözünü daha önce ettiğim burundaki telli profil parçaları. Yani NACA profilin diyelim, öndeki beşte bir kadar bir kısmı. Lazerle kumaşı kesiyorum. Dikiş payından içerideki asıl şekle uygun çelik tel büküyorum. Sonra teli zigzag dikişle kumaşa dikiyorum. Daha sonra asıl kanat dikişleri yani onüç parçanın birleştirilmesi tamamlandıklatn sonra, bunları parça birleşim yerlerine, öne dikeceğim tekrar. İpler hariç, tamam olmuş olacak.
47
« Son İleti Gönderen: khbilen Şubat 20, 2026, 03:20:57 ÖS »
İkinci konu kanadın şekli. Aslında belki iki ve üç demek lazım. Biri kanat ya da uçurtma yere serili iken düz durumdaki şekli. Diğeri de havalandığında aldığı şekil.
Düz şekli daha çok elipse yakın. Genelde sert köşe pek kullanılmıyor, ama özellikle ParaWingler daha dik kenarlı. Bunların ön(hücum) kenatı ile arka(firar) kenarının şekilleri de uçurtmanın karakterine etkiö ediyor. Ön daha düz, arka bombeli ise daha sakin, dengeli kanat. Ön bombeli ise daha atılgan kanat.
Nasıl bir kanat veya uçurtma düşünüyoırsanız ona göre bir şekil belirliyorsunuz. Peter Lynn bir ara bir ön kanat çizgisinin patentini almıştı.
Bunda sihirli birşey yok. Kanadın bir kaldırma merkezi, bir de yine ağırlık merkezi var. Ön çizgi ne kadar bombeli olursa bunlar önde ve kanat atılımcı oluyor; ne kadar arkada olursa o okadar sakin. Denge size kalmış.
Kanadın bir de havada aldığı son şekil var.
Şişme tüplü olanlar çoğunlukla aşağı bakan C şeklinde oluyor, hatta U'ya yaklaşıyor. Yamaç paraşütüne benzeyeneler oldukça düz, bıçak gibi ince uzun oluyor. Bunlar zaten havada tepede durmuyor, yanda duruyor, yan yatmış uçak kanadı gibi, ve hızları çok yüksek oluyor.
ParaWingler ise sanırım tek elle kullanıldıkları için daha çok çember yayı biçiminde oluyor.
Benim uçurtmalar ne tüplü, ne ipli. Genel yapı olarak ParaWing'lere benziyor. Biraz da tüplülere.
Şimdiye kadar dört ipli kullandım. Şimdi ön iki ipi birleştirip üç ipli gibi kullanmayı deneyeceğim.
Son uçurtmayı da bir tür, tepede uzaktan kulanılan ParaWing benzeri birşey gibi düşündüm.
Düz hali elipse yakın, keskin kenarlı. Onüç hücreli. Yay şeklinde yanlara devriliyor havada.
Dört ip yayın merkezinde birleşir gibi oluyor. Yani elle tutulan yer.
Ama, aşağıda değil, uzun ipten sonra. Yine üç ip. Elle tutulan yere tek ip. Arka iki kenara birer ip.
Bizim yamaç paraşütlerinde de epeydir kullanılıyor, hücre ağızlarının kolay açılması ya da açık kalması için kanadın burun kısımlarına ince çelik ya da titanyum vs telden küçük bir profil konuyor. Benim de son 3-4 uçurtmada kullanmıştım. Bunda da kullanacağım.
Resimlerden az çok anlaşılır sanırım.
48
« Son İleti Gönderen: khbilen Şubat 20, 2026, 01:00:23 ÖS »
Biraz uçurtma tasarımından bahsedeyim. Geçen yıl başı mıydı, daha önce mi, ParaWing denilen, tek elde tutulup sörf yapılan kanatlar çıktığında gelecek bunlarda demiştim. Ama çok ipli olduğu için bana uymuyordu. Dört ipli yaparım diye girişmiş, üç dört uçurtma dikmiştim. Tasarımı Python programı şeklinde, bir 3D grafik programı ile yapıyorum. Yani her uçurtma aslında bir program. Tabii aslında programların kalıbı hemen hemen hep aynı da, bazı parametreler değişiyor. Yani onu parametrik hale getirsem, tek programdan farklı uçurtmalar tasarlamak mümkün. İki üç önemli parametre, veya parametreler grubu var. Birincisi ve en önemlisi kanat profili. Yani kanadın kesidinin şekli. Burada kanat, uçurtma, hatta yelken hemen hemen aynı şeyler. Uçurtma yelkene daha yakın, kanadın yarısı gibi düşünülebilir. NASA, NASA olmadan önce, 1960'larda havacılık endüstrisinin kullanabileceği bir takım standard kanat profilleri üretmiş. Günümüzde bile hala birçok uçakta bu profillerden biri kullanılıyor. O zamanlar adı NACA imiş, o nedenle profiller hala NACA Profili diye adlandırılıyor. Bugün sadece kanat dediğimiz şeylerde değil, salmalarda, daggerboardlarda, dümende, hydrofoillerde heryerde bunlar kullanılıyor. Amaca göre bir profil seçiliyor. Hızlı kanatlar ince, yavaş kanatlar kalın oluyor. Mesela hydrofoiller NACA0012 gibi olurken, yelken NACA0018 (9 tor) oluyor... gibi. O zamanlar her evde, cepte bilgisayar olmadığı için (Türkiyede toplam 1 2 bilgisayar vardı belki, bellekleri 64K falan) bu profiller tabi çok kullanışlı idi. Bugün artık insanlar kendi profillerini üretip analizlerini yapabiliyorlar. Uçurtmacılar biraz farklı profil kullanıyor. Normalde kanadın arka kenarı (firar kenarı) sona yaklaşırken sıfıra doğru gelir. Uçurtmacılar, sona yaklaşırken kanadı hafif yukarı eğiyor (Elimde vardı, bulamadım şimdi resmini). Tam faydasını bilmiyorum ama, ben çok ipli yapmadığım için o tasarım bende alt kenarda bir fazlalık gibi duruyor ve kumaş orada gerginleşmeyip, titreşip duruyor. Ben de kesip atıyorum sonunda. Peter Lynn bu konuda en uzman kişi, onun epey tasarımı, patenti, hatta tekne yürütmeye yönelik çalışması var. Onunkiler de öyle. https://www.surfertoday.com/kiteboarding/peter-lynn-aims-for-kite-sailing-craft-developmentsOzone markası eski ve oldukça ileri bir yamaç paraşütü markası. Tabii onlar da uçurtma işine girdiler. Yarışma uçurtmaları da var, ParaWing'leri de. Uçurtmaları şişme tüplü değil, daha çok yamaç paraşütüne benziyor, ama daha hızlı. Yeni bir ParaWing çıkarmışlar PowerPack. Çok iddialı. Biraz inceledim. Ya sörfçü çok frenli kullanıyor, ya da tasarımı öyle, profilin arkası havaya kalkmıyor, tam tersi flap gibi daha aşağı iniyor. Neredeyse kapalı. Bu bana daha uygun, benim yaptıklarıma daha çok benziyor. Ben de o zaman arka kenar ucu biraz daha aşağıya eğik bir profil kullanayım dedim. Öyle hazır profil yok. İki ayrı profili kesip biçip kompozit bir profil ürettim. Analizlerini yaptım, fena görünmüyor. Analiz dediğim, kanat performansını etkileyen bazı parametrelerin incelenmesi. En temel iki şey var. Birincisi, kanadın kaldırma katsayısı (Cl) ile sürtünme (drag) katsayısı (Cd) arasındaki ilişki. Bunların grafikleri var. Farklı profilleri bu grafiklerde karşılaştırmak mümkün. İkincisi de Kanat Hücum Açısı ile kanadın kaldırma katsayısı arasındaki ilişki. Genelde hücum açısı arttıkça kaldırma kuvveti artar. Ama bir noktadan sonra kanat stall eder, çöker, kaldırmaz, uçmaz. O açı neresi, ona bakılır. Benim kanat kompozit olduğu için standard sınıfı yok. Kalınlık 14. Yani en kalın yeri, kanat genişliğinin yüzde 14ü. Kanat bir metre genişlikte ise, kanadın maksimum kalınlığı 14 cm. Ona en yakın kanat 0014. İkisini karşılaştırdım. Resimler ekte. Benim kanadın sürtünme katsayısı birazcık fazla. O da normal.Çünkü arka kenar aşağı bakıyor, fren etkisi yapıyor. Hücum açısı bakımından benim kanat çok hassas. Saha küçük açaıda daha çok kaldırma yapıyor. Artış davranışıı aynı. Stall noktası ileride. İki kanadın davranışı da çok benzer. Yani profil olarak pek anormal görünmüyor. Resimlerde kırmızı çizgi benim kanat, yeşilimsi olan NACA0014.
49
« Son İleti Gönderen: khbilen Şubat 20, 2026, 12:16:42 ÖS »
Bu soğuk, yağmurlu kış günlerinde yapılacak en iyi iş uçurtma dikmek. Zaten uzun bir süredir tasarımı ile uğraşıyorum. Elde kalan son kumaşlarla da 7m2 bir uçurtma dikeceğim.
Birinci problem dikiş makinası. Evde üç makina var. Birini kendim, eski yamaç paraşütümü söküp, single-skin olarak yeniden dikerken kullanmak için almıştım. Eski Karakafa Singer denen türden, taklit Çin işi dandik bir makina. Gerçi 200 metreden fazla dikiş diktim, ama makina da bitti.
Annemden kalan iki makina var. Biri gerçek Singer Karakafa. 1950 yapımı, pırıl pırıl duruyor, ama artık ayarları bozulmuş. Atlıyor, ip topluyor, adımlar küçük, zigzag dar, ... falan. Gerçi çocukluğumdan beri makinanın bakımını ayarını ben yaparım ama, epey uğraştım, istediğim gibi olmadı.
Bernina Nakış Makinası var. O fazla narin, ağır işe kalın kumaşa gelemiyor. Onun da adımları küçülmüş, zigzag daralmış.
Internette aradım, Karabağlarda 30 yıllık eski usta Singerci, telefonla konuştuk, anlaştık, aldım gittim.
Makinayı görünce, bu çok eski model bundan hiç görmedim diye başladı. Biraz oynadı, falan sonra bu ev tipi değil sanayi tipi dedi. Değil dedim, ama anlatamadım. Biraz daha oynadı, sıkıldı, sen bunu Çankayaya götür, orada baksınlar dedi. Aldım eve geldim. Bırakmak istemiyorum,çünkü makina antika sayılır, kıymetli.
Evde biraz daha oynadım. Elle çevirir, yavaş yavaş dikersem idare edecek kadar bir duruma getirdim. Ama motor kullanırsam, atlıyor, zıplıyor, ip kesiyor, ...
Söktüm 220 volt motoru. 150 wattlıkmış.
Benim Arduino işlemciye bir iki elektronik parça ile bağlı bir 12 volt step motor taktım. Maksimum 2 Amper çekiyordur. Yani 24 watt. Saniyede iki adım anca atıyor, kunduracı makinası gibi, ama hiç olmazsa işimi görüyor.
50
« Son İleti Gönderen: sessizsakin Şubat 19, 2026, 12:19:19 ÖS »
Oncelikle yapmak istediginiz tekneyi iyi arastirin. Boy her zaman teknenin acik deniz kapasitesini anlatmayabilir. Tekneler ic sular, kiyi, acik deniz gibi kategorilerle tasarlaniyor. Yani 12 metrelik bir tekne de yapabilirsiniz. Fakat tasarimcisi acik deniz teknesi olarak tasarlamadiysa, Acik deniz icin tasarlanmis 8 metrelik bir tekne guvende olurken bu 12 metrelik tekne oldukca tehlikeli olabilir. Eger boyle acik denizde uzun rotalar dusunuyorsaniz, yapacaginiz teknenin tasarim hedefinin buna uygun oldugundan emin olmalisiniz. Turkiye kiyilarinda dolasmak icin o kadar onemli olmayabilir. Fakat Amator bir denizcinin acik denizlerde amator yapim bir tekneyle olmasi durumunu hafife almayin asla. Kisisel kanaatim, okudugum onlarca makale, yazi, dokuman gibi iceriklere dayanarak, profesyonel denizcilerin bile 8 metrenin altinda teknelerle acik denizlere ciktigini gormedim. Bence amator bir yapimcinin boyle rotalar icin 8 metreden asagi bir tekne dusunmemesi gerek. Tekneyi yaparken de ilim irfan'a son derece deger vermeli, arastirmali, "oldu iste" dememeli, herseyi bir amatorun yapabilecegi en profesyonel sekilde yapmali derim. Malzeme secimi de onemli. Sertifikali marin kontraplak olmadikca, kontraplaklar'a guvenmemelisiniz. Eger Teknenin tasarimcisi ozellikle belirtmemisse, Malzeme sertifikali marin kontraplaktir. Fakat siz sertifikasiz "marin" diye satilan ve aslinda sadece dis mekan kontraplagi olan kontraplaklardan teknenizi yaparsaniz, tasarimcinin ongordugunden daha zayif ve riskli bir yapisi olur. Dis mekan kontraplaklari suya ve curumeye dayanir. Fakat, icinde boslukla olabilir. Dis katmanlari budaksiz yada az budakli olabilir. Fakat ic katmanlarinda cok fazla veya buyuk budak olmayacaginin da garantisi yoktur. Zira kontraplak katmanlarinda budak cok kotudur. Agac liflerinin surekliligini bozarak zayif bolgeler olusturur. Marin kontraplakta ya hic ya da cok az budak olmalidir. Budaklar da parcayi kestiginizde yapisal yerlerde kenarlara yakin olmamalidir... Genel amator yapimcilar bu tarz bilgileri ne bilir ne de umursar. Kiyi tekneleri icin, hafta sonu koydan koya gezmek icin onemli degil. Ama acik denizde beklemediginiz bir dalga umursamadiginiz budakli bir kontraplak yapi elemanini kiriverir. Kalirsiniz oyle  Amacim sizi caydirmak degil. Keske ulkemizde sizin gibi cok fazla insan amator tekne yapip akdenizde ulkemizin bayragiyla yelken acsa. Bunlari yazmaktaki amacim sizi dogru yonlendirmek. Teknenizin malzemesine ve isciligine harcayacaginiz emek kadar aslinda ilim irfanina da harcamaniz gerek ki tekneniz acik denize uygun olsun. Yoksa acik denizde kurtarilmak icin dua etmek zorunda kalma riski doguyor. Fakat size gezegendeki en gelismis beyin verilmisken kendinizi bu duruma sokarsaniz o dua ne kadar yerini bulur bilemiyorum 
Sayfa: 1 2 3 4 [5] 6 7 8 9 10
|