Son İletiler

Sayfa: 1 2 3 [4] 5 6 7 8 9 10
31
Devam Eden İnşalar / Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
« Son İleti Gönderen: sessizsakin Şubat 25, 2026, 11:20:48 ÖÖ »
Benim otomasyondan bahsetmem bir oneri degildi. Yani bu gun ben de ucurtmali bir tekne yapacak olsaydim, ilk calismalarim kesinlikle elle kontrol olurdu.
Yani zaten normalde bir muhendis takiminin cozmesi gereken konulari tek basina cozmektesin. Bir de uzerine otomasyon eklemek bana da hic mantikli gelmiyor. Benim o yorumum daha ziyade gelecege yonelik bir yorum.


Elektronik dogru yapildiginda cok kullanisli ve guvenli olabiliyor. Fakat ben sahsen hayati donanimlarin kara duzen versiyonlari olmadan acik denize cikmanin rus ruleti oldugu kanaatinde bir insanim. Ne yazik ki dogru muhendislik yapacak muhendisler 2010'larda emekli oldu. Su anki ticari hayat muhendisleri yazilimdan cikan sonuclara guveniyor. Bu sonuclar %1 hata payina bile sahip olsa ( ki daha fazla ) her 100 urunden birisinin hata yapma ihtimali demek. Guvenlik soz konusu olan yerde buna guvenilmemeli. Ama bu gun guveniliyor ve bu beni korkutuyor.

Yildizlari ve hava durumunu okumayi bilmeyen adam GPS'e guvenip acik denize cikmasin diye dusunen birisiyim. Ama bu GPS de tasimasin demek degil tabi :)


Yas 40'i gecti ve benim de yavastan kendi teknemi yapma hazirliklarina baslamam lazim. Fakat yelkenler halatlar vincler guvertede kosusturmalar beni hic cezbetmiyor. Tonlarca yakit yakip hem gezegene hem butceme de ihanet edemem :D. Bu durumda teknede otomasyon bana sart.

Bu sebeplerle de kendi teknemde toplanabilir kanat yelken dusunuyordum. Self-trimming yonetmleri var. Kanat mekanik olarak kendisini her zaman optimum aciya otomatik ayarliyor.

Ucurtma fikri yillar once de karsima cikmisti. Fakat o zamanki bilgiler cok bulanikti. Benim de ucurtmalarla hic alakam yok.
Ama simdi bu proje bir sonuca ulastiginda cok guzel olacagini dusunuyorum.

Kendi teknemde toplanabilir tam boy bir kanat yerine, reefing gerektirmeyecek daha kucuk ve sabit bir kanat yapip yanina da yedekli bir ucurtma eklesem sanki efsane olur gibi.
Hem tekne daha hafif olur, hem cok daha basit olur hem de kumandasi otomobil kadar kolaylasir gibi.

Bu sebeplerden dolayi bu projeyi cok takdir ediyorum. Acikcasi, Turkiye'de olsam ve vaktim olsa musadenle bahcene cadir kurardim ve elimden gelen ameleligi de seve seve yapardim :). Zira cok anlasilmasa da yaptigin calismanin Ulke icin de oldukca kiymetli ve ender bir calisma oldugunu dusunuyorum.
32
Devam Eden İnşalar / Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
« Son İleti Gönderen: khbilen Şubat 25, 2026, 02:56:17 ÖÖ »
Konu sadece elektronik  değil de, genel olarak teknoloji. Yani teknolojik bağımlılık.

Teknoloji ilerleyip günlük yaşantıya girdikçe, hele son yıllarda sayısal teknolojideki gelişmeler sonunda, teknolojiye bağımlı, hatta esiri durumuna geldik.

Sadece denizcilik değil. Eskiden  kaputu açıp motoru ve parçalarını görebiliyor, müdahele edebiliyorduk.

Şimdi motor adeta bir kutuda. Yanında da beyşn dedikleri birvelektronik kutu. Ne görmen anlaman, ne de müdahele etmen mümkün buma paralel, konu ile ilgili temel bilgilerimiz de yok oluyor.

Denizcilikte de öyle. Ne sekstant bilen var, ne harita okuyabilen. Pusula da öyle. GPS var, Garmin var. Hayat çok kolay.

Ama onlar devre dışı kaldı mı hayat bir kabus.

Kontrol sistemleri çok gelişkin. O kadar ki, dalgalı denizde demirlediğinde dalgadan etkikenmemen için, dalgayı önceden sezip küçük kanatçıklarla tekneye karşı hareket veren sistemler var.

Yaşadığınız ani darbeyi de karşılardı büyük olasılıkla,  tabi olayın detayını bilmiyoruz.

Ama bunlar uzman, profesyonel, özel  ve pahalı donanımlar. Özellikle elektronik donanımın deniz koşullarına uygun, iyi yalıtımlı, özel korumalı olması gerekiyor.

Benimki gibi küçük ve açık teknede bunları sağlamak epey zor.

Tamam, ben evde robot şu bu yapıyorum ama, kullandığım nalzeme hobi amaçlı 50 100 liralık dandik hobi malzemeleri (gerçi son gümrük düzenlemesinden sonra onlar da kalmadı ya) .

Yani denizde buluttan nem kapması an meselesi.

Eski mekanik sistemler de hantal ve çok daha karmaşık.

İhtiyaca cevap vermez değil, çabuk da verir. Ama fiyatı ve koşulları var....
33
Devam Eden İnşalar / Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
« Son İleti Gönderen: vlkanaydin Şubat 24, 2026, 11:24:07 ÖS »
Denizde elektronik beni hep korkutuyor. Paraşüt, otomasyon derken siz hemen Trilye'de Hayrettin abinin yelkenlisi ile full arma laylaylom gezinirken yediğimiz broş ve teknenin devrilmesi ve panik halimiz geldi aklıma. Bu gibi ani durumlarda elektronik , otomasyon nasıl tepki verir ne hızda tepki verir hep beni korkutuyor.
34
Devam Eden İnşalar / Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
« Son İleti Gönderen: khbilen Şubat 24, 2026, 07:53:17 ÖÖ »
Bilgisayarlı (digital) kontrol sistemi yapabilirim, ama yapmak istemiyorum.

Çünkü bu projede amacım şu:

Uçurtma ile hareket eden bir teknenin tipik bir hafta sonu, yada gündelik yelkenli (diye çevirmeye çalıştım; İngilizlerin weekender veya day sailor dediklerini) gibi basit tekneler gibi kolayca kullanılabileceğini ve daha verimli olacağını göstermek.

Bilgisayarlı/motorlu vinçli sistemler artıyor. Çoğunlukla motoryat tipi teknelere takıyorlar, rüzgardan artı güç olarak yararlanmak  için.

Yada meşhur bir tekne var, milyon dolarlık. En hızlı yelkenlinin rekorunu kırmaya çalışıyor. Epeyce de yaklaştı. Ama her tarafı özel yüksek teknoloji. Büyük bir Ar-Ge, yani para. Onun amacı farklı tabii. Daha çok farkındalık yaratmak. Alıp da gezilecek, eğlenecek bir tekne değil. O hızla zaten dümdğz gitmekten başka seçeneği yok.

Benim de amacım farkındalık yaratmak, ama basit, ekonomik ve kolay kullanılabilir birşey yaratmak sonuçta.

Kontrol da, yelkencinin bildiğine yakın, adını koymadan analog kontrol sistemi.

Yani aslında yelkeni, bumbayı belli uzunluklarda iplerle belli yerlere bağlaman bir tür (çok ilkel - çok kısıtlı) analog kontrol. Makaralar, arabalar ile bunları biraz hareketlendirmek potansiyometre ile devre kontrolu gibi birşey. İlk mekanik otopilotlar da, hiç elektronik ve motor olmadan iş gören mekanik (analog) harikalarıydı.

Hala YouTube da öyle kontrol sistemi tasarımları görüyorum, hatta sen de bir ara birşeyler çizmiştin sanırım

Otopilot daha sonra. Ama önce basit manuel kontrollar ile yapmaya çalışacağım.

Evet, ağırlık merkezi ben istersem kolayca değiştirebileceğim, bazan da istemeden değiştireceğim bir şey.

Temel olarak bağlantı noktasının etrafında dönüyor olacağım. O da +/- 50 cm gibi birşey. Yani çok büyük etkisi olmaz.

Yer var, ama bir yada iki yolcu almak epey etkiler. Tabi yolcu arka tarafa, merkez arkaya, uçurtma hep önde. Yine de dengeleri değiştirir.

Yüzdürme merkezi benim istiyerek pek değiştirebileceğim bir şey değil. Geometri belirliyor. Yada suyun içindeki geometri diyelim.

Ama benim teknenin tabanı düz olduğu için klasik tekneler gibi oynak olmayacak.
O tür değişimler çok az olacak.

Aslında burun ince ve arka şişman. Ama benim burnu batırmam nümkün değil. Uçurtma kaldırıyor olacak. Belki dönüşler sırasında bir miktar zorlar, bilemiyorum.

Kalıyor geriye dalgalar. Yani boylamasına  batma çıkma. Ağırlık merkezi öne kaymadığı sürece onda da sorun olmamalı.

Ben kabin vb üstyapı eklemeye başlayınca ağırlık merkezi öne ve yukarı kaymış olacak. Kabin kapalı bile olsa artık orada fazladan bir kütle olmuş olacak.

Karşı ağırlık olarak, kıçtan takma elektrikli motor ve 1/2 akü dengeyi yeniden sağlayacak.
35
Devam Eden İnşalar / Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
« Son İleti Gönderen: sessizsakin Şubat 24, 2026, 02:40:06 ÖÖ »
Bu ucurtma isi beni heyecanlandiriyor...
Zira direk istemiyor, gazilyon tane halat istemiyor...

Bu ara zaman ayiramam ama ben de bi arastirmaya niyetlendim.  Gordugum kadariyla ufak tefek otomasyon denemeleri de var. Eger ki bir kontrol cihazi yapip otopilotta ucan ve tekneyi ceken bir ucurtma yapilabilse efsane olurdu diye dusunuyorum.


Onceki mesajlarinda yazdigin, ucurtmanin tekneye uyguladigi kuvvetlere katildim. Oldukca mantikli. Bileske kuvvet buyuk oranda ( ucurtmanin cektigi dogrultuda ) ileri dogru ve hafif yukari olmasi lazim. Zaten baglanti agirlik merkezinin onunde olacagindan teknenin burnunu benim dusundugumun aksine kaldirmaya calisacaktir.

Bu arada, sen tekne uzerinde hareket etmedikce agirlik merkezi sabit. Fakat yuzdurme merkezi canli bir deger. Teknenin burnu biraz batsa bile otomatikman burun tarafinda su icinde daha fazla hacim oldugundan yuzdurme merkezi de one kayarak bir balansi buluyor. Yani teknenin burnu asiri ince, kici asiri kalin olmadikca agirlik merkezi yuzdurme merkezinin onunde kalsa bile positif donguye girip tekneyi batirmasi soz konusu degil. Yani en azindan agirlik merkezi sacma sekilde asiri onde olmadikca. Tabi teknenin suda duz gitmesi adina yuzme merkezinin birazcik gerisinde kalmasi en makbulu.

Dort gozle ucurtmanin ucup tekneyi cektigi gunleri beklemekteyim :)
36
Mcgregor seri uretim tekne gibi duruyor. Oyle ise planlarini edinemezsiniz.

Didi modellerine baktim. Tasarimcisi Dudley Dix. Bu adam guney afrikada ve en cetin denizlerde yetismis cok iyi bir tasarimci olarak taniniyor.

Didi 28 ve 26 modellerine baktim.26 icin birsey demese de 28 icin sitesindeki sayfasinda "coastal cruising" diyor. Yani kiyi seyri diyor.

Bence bu adama bir mail yaz ve bilgi talep et derim. Hedeflerini yazarsin. Didi 28 uygun mudur, degilse kendisinin hangi modelleri uygundur kendisinden ogrenirsin derim.

Ingilizcen yoksa/iyi degilse de yine de mail yaz. Chatgpt herhangi bir Turkce yaziyi oldukca temiz ingilizceye cevirebiliyor.

Bu adamin teknelerine guvenilir. Amator yapima da uygun tekneleri. Bence senin hedeflerine uygun bir model onerecektir.
37
Sztrandek 650 burada sitemizde yapıp Antalya'da kullanan Yavuz abi var. Yine Kavalier 850 Mehmet Ünsalan abi ve kardeşi var onlarda yanlış hatırlıyor olabilirim Fethiye'de inşa edip orada kullanmışlardı . Yine S650 İzmir (Ege Denizi ) aktif kullancısı İbrahim abi var. (Teknesini sattı, Rüzolin Trabzona gitti ve yelken okuluna hizmet ediyor şuan) Adana-Mersin hattında Okan abi Pilgrim 590 ile (Mehmet Köstekçi abimiz kısmen) o tekneyi tecrübelediler. Yine benim haturladığım Natali 850 Fatih Say abi vardı aktif olarak kullanıyormu şuan malesef bilgim yok.
Bu kişilere ulaşabilirseniz değişik tekneler hakkıında da bilgi alabilirsiniz.

Ben Sztrandek ile Gemlik körfezi dışına çıkmadım malesefki. Yelken performansı olarak hareketli salma olunca tabi biraz daha oynak ve sportif oluyor. Sabit salmalı bir tekne kadar oturaklı ve tabiri caizse tank gibi olması pek mümkün olmuyor. Yaşam mahali olarak biz 3 yetişkin gayet rahat ettiğimiz küçük günlük seyirler yaptık.
Ancak römork ile at çek performansı 10/10 olarak puanlayabilirim.
Volkan hocam hareketli salmanın yelken performansını bu denli törpülediğini bilmiyordum acaba salmanın tasarım farkı olarak mı bu kadar dezavantajlı?

söylediğiniz kişilere forum üzerinden mail adresleri varsa ulaşmak birkaç satırlık yazışmak isterim ama nasıl bulurum ulaşabilir miyim bilmiyorum  O0

açıkçası üstadım bu kendi tekneni yapıp yüzdürme konusunda sen ve gezgin korsandan ömer bey kanaat önderimizdiniz hala da öylesiniz projelerinizi hayata geçirirken aktif paylaşımlarınızı imrenerek izliyorduk bu işlere sizin sayenizde merak saldık ve bizim için de ulaşılabilir olduğunu siz öğrettiniz bize dolayısıyla s650 projesi hep aklımdaydı ancak ben iç sularda yüzdürebileceğim bir konumda yaşıyorum bulunduğum il siyasi sınırları içerisinde bir baştan diğer başa karaya ayak basmadan su yolu ile gidebiliyorum zaten dış sulara geçiş yaptığımda kıyı tekneciliği ile yetinmek istemiyorum hayalim akdeniz ve kızıldenizi gezmek bu sebepten s650 benim için biraz geri planda bir de daha uzun süreli konaklayabileceğim bir tekne tabiki daha amacıma uygun olacaktır ama bunları maddiyatı düşünmeyecek kadar ekonomik özgür olmadığımdan ince eleyip sık dokuyarak karar verip hayata geçirmeliyim bu sebeple bahsettiğiniz üstadlar ve sizin görüşleri benim için çok önemli  :)
Estafurullah iyi dilekleriniz için çok teşekkürler faydalı olabildiysem ne mutlu.
Bizler için ulaşılabilir. Bence artık hızla ulaşılabilir olmaktan uzaklaşıyor, belki de uzaklaştı. Ben teknemi çok keyifli ve rahat yapmıştım,yüzdürmüştüm. Ancak şuan yeniden bir tekne yapmaya cesaret edermiyim ? Bilmiyorum. Bunun tekne yapımı ile alakası yok tamamen yasal ve maddi prosedürlerinden dolayı söylüyorum. Yapılmış tekneyi dahi yüzdürürken zorlanıyoruz. Her yer mayın tarlası. Malesef o meraklı , heyecanlı insanların alevlerini söndürdüler. Sadece bende değiş benim gibi bir çok insan verdiği mücadelede yenildi bunu kabul etmek gerekiyor. Biz denizler herkes için ulaşılabilir olsun , bu iş tabana yayılsın diye mücadele verdik. Tabanı bırakın tavanı bile deldi geçti bu iş .

Pop 25 , Didi serisi ben bunları çok beğeniyorum. 7,5-8,5 mt aralığı bu hedefler için oldukça yeterli olacaktır.  Mt büyüdükçe donatmasıda zorlaşıyor onuda söylemek isterim. 7 mt teknenin direği ile 8,5 mt teknenin direği arasında belki 1 mt belki 1.5 mt uzunluk farkı vardır ama direk bulmasından tutun , o bir mt için vinç gerekmesine kadar herşey değişiyor.
Ne kadar yardımcı olduğunuzu bilemezsiniz inanın  :)

Cennet gibi ülkede her geçen gün ülkenin güzellikleri kendi vatandaşlarına ulaşılamaz oluyor ne yazıkki. Dünyanın en güzel denizlerine sahillerine sahibiz belkide ama ulaşabilen vatandaşımız çok çok az çok yazık.

Benim de 6-9 mt arası proje araştırma sebebim hem maliyetler hemde denize bağımlı olmak inanılmaz pahalı barınak sayısı çok az marina meselesine girmiyorum bile yani neticede kendi imkanlarımla zaten 8-9 mt üstü bir tekneyi atıp çekmek imkansız e sezonluk bile olsa atıp çekmek şart mevcut koşullarda onun yanı sıra yelkenci ve güvenli olursa max ergonomi şartlarını benim için sağlamış olur proje.

bu arada eğer güvenlikten ödün vermemiş olacaksam katlanabilir-hareketli yelkenli öncelikli tercihim olacak. aslında herşeyi yapan edevat hiçbirşey yapmaz mantığıyla benim de her iki standart için uygun olan zor bir gereksinimi sağlamasını istiyor olabilirim ama gereksinimlerimi esneterek de olsa benim için ideal projeyi bulabileceğimi düşünüyorum tabii sizin yardımlarınızla.

pop 25 i bliyorum inceleyeyim tekrar hemen ancak didi serisi dediğinizi anlayamadım?
Düzeltme, inceledim ve didi 28 i çok beğendim.

Ayrıca yukarıda bir yerlerde bu başlık altında sormuştum yineleyeyim mcgregor 26x projesi var mıdır ücretli de olsa nereden temin edebilirim acaba sanki mcgregor çok ideal gibi acık denizde de güvenli diye biliyorum ayrıca motorla seyirde de çok seri bana bu işin isviçre çakısı bu model gibi geliyor
38
Sztrandek 650 burada sitemizde yapıp Antalya'da kullanan Yavuz abi var. Yine Kavalier 850 Mehmet Ünsalan abi ve kardeşi var onlarda yanlış hatırlıyor olabilirim Fethiye'de inşa edip orada kullanmışlardı . Yine S650 İzmir (Ege Denizi ) aktif kullancısı İbrahim abi var. (Teknesini sattı, Rüzolin Trabzona gitti ve yelken okuluna hizmet ediyor şuan) Adana-Mersin hattında Okan abi Pilgrim 590 ile (Mehmet Köstekçi abimiz kısmen) o tekneyi tecrübelediler. Yine benim haturladığım Natali 850 Fatih Say abi vardı aktif olarak kullanıyormu şuan malesef bilgim yok.
Bu kişilere ulaşabilirseniz değişik tekneler hakkıında da bilgi alabilirsiniz.

Ben Sztrandek ile Gemlik körfezi dışına çıkmadım malesefki. Yelken performansı olarak hareketli salma olunca tabi biraz daha oynak ve sportif oluyor. Sabit salmalı bir tekne kadar oturaklı ve tabiri caizse tank gibi olması pek mümkün olmuyor. Yaşam mahali olarak biz 3 yetişkin gayet rahat ettiğimiz küçük günlük seyirler yaptık.
Ancak römork ile at çek performansı 10/10 olarak puanlayabilirim.
Volkan hocam hareketli salmanın yelken performansını bu denli törpülediğini bilmiyordum acaba salmanın tasarım farkı olarak mı bu kadar dezavantajlı?

söylediğiniz kişilere forum üzerinden mail adresleri varsa ulaşmak birkaç satırlık yazışmak isterim ama nasıl bulurum ulaşabilir miyim bilmiyorum  O0

açıkçası üstadım bu kendi tekneni yapıp yüzdürme konusunda sen ve gezgin korsandan ömer bey kanaat önderimizdiniz hala da öylesiniz projelerinizi hayata geçirirken aktif paylaşımlarınızı imrenerek izliyorduk bu işlere sizin sayenizde merak saldık ve bizim için de ulaşılabilir olduğunu siz öğrettiniz bize dolayısıyla s650 projesi hep aklımdaydı ancak ben iç sularda yüzdürebileceğim bir konumda yaşıyorum bulunduğum il siyasi sınırları içerisinde bir baştan diğer başa karaya ayak basmadan su yolu ile gidebiliyorum zaten dış sulara geçiş yaptığımda kıyı tekneciliği ile yetinmek istemiyorum hayalim akdeniz ve kızıldenizi gezmek bu sebepten s650 benim için biraz geri planda bir de daha uzun süreli konaklayabileceğim bir tekne tabiki daha amacıma uygun olacaktır ama bunları maddiyatı düşünmeyecek kadar ekonomik özgür olmadığımdan ince eleyip sık dokuyarak karar verip hayata geçirmeliyim bu sebeple bahsettiğiniz üstadlar ve sizin görüşleri benim için çok önemli  :)
Estafurullah iyi dilekleriniz için çok teşekkürler faydalı olabildiysem ne mutlu.
Bizler için ulaşılabilir. Bence artık hızla ulaşılabilir olmaktan uzaklaşıyor, belki de uzaklaştı. Ben teknemi çok keyifli ve rahat yapmıştım,yüzdürmüştüm. Ancak şuan yeniden bir tekne yapmaya cesaret edermiyim ? Bilmiyorum. Bunun tekne yapımı ile alakası yok tamamen yasal ve maddi prosedürlerinden dolayı söylüyorum. Yapılmış tekneyi dahi yüzdürürken zorlanıyoruz. Her yer mayın tarlası. Malesef o meraklı , heyecanlı insanların alevlerini söndürdüler. Sadece bende değiş benim gibi bir çok insan verdiği mücadelede yenildi bunu kabul etmek gerekiyor. Biz denizler herkes için ulaşılabilir olsun , bu iş tabana yayılsın diye mücadele verdik. Tabanı bırakın tavanı bile deldi geçti bu iş .

Pop 25 , Didi serisi ben bunları çok beğeniyorum. 7,5-8,5 mt aralığı bu hedefler için oldukça yeterli olacaktır.  Mt büyüdükçe donatmasıda zorlaşıyor onuda söylemek isterim. 7 mt teknenin direği ile 8,5 mt teknenin direği arasında belki 1 mt belki 1.5 mt uzunluk farkı vardır ama direk bulmasından tutun , o bir mt için vinç gerekmesine kadar herşey değişiyor.
Ne kadar yardımcı olduğunuzu bilemezsiniz inanın  :)

Cennet gibi ülkede her geçen gün ülkenin güzellikleri kendi vatandaşlarına ulaşılamaz oluyor ne yazıkki. Dünyanın en güzel denizlerine sahillerine sahibiz belkide ama ulaşabilen vatandaşımız çok çok az çok yazık.

Benim de 6-9 mt arası proje araştırma sebebim hem maliyetler hemde denize bağımlı olmak inanılmaz pahalı barınak sayısı çok az marina meselesine girmiyorum bile yani neticede kendi imkanlarımla zaten 8-9 mt üstü bir tekneyi atıp çekmek imkansız e sezonluk bile olsa atıp çekmek şart mevcut koşullarda onun yanı sıra yelkenci ve güvenli olursa max ergonomi şartlarını benim için sağlamış olur proje.

bu arada eğer güvenlikten ödün vermemiş olacaksam katlanabilir-hareketli yelkenli öncelikli tercihim olacak. aslında herşeyi yapan edevat hiçbirşey yapmaz mantığıyla benim de her iki standart için uygun olan zor bir gereksinimi sağlamasını istiyor olabilirim ama gereksinimlerimi esneterek de olsa benim için ideal projeyi bulabileceğimi düşünüyorum tabii sizin yardımlarınızla.

pop 25 i bliyorum inceleyeyim tekrar hemen ancak didi serisi dediğinizi anlayamadım?
39
Sztrandek 650 burada sitemizde yapıp Antalya'da kullanan Yavuz abi var. Yine Kavalier 850 Mehmet Ünsalan abi ve kardeşi var onlarda yanlış hatırlıyor olabilirim Fethiye'de inşa edip orada kullanmışlardı . Yine S650 İzmir (Ege Denizi ) aktif kullancısı İbrahim abi var. (Teknesini sattı, Rüzolin Trabzona gitti ve yelken okuluna hizmet ediyor şuan) Adana-Mersin hattında Okan abi Pilgrim 590 ile (Mehmet Köstekçi abimiz kısmen) o tekneyi tecrübelediler. Yine benim haturladığım Natali 850 Fatih Say abi vardı aktif olarak kullanıyormu şuan malesef bilgim yok.
Bu kişilere ulaşabilirseniz değişik tekneler hakkıında da bilgi alabilirsiniz.

Ben Sztrandek ile Gemlik körfezi dışına çıkmadım malesefki. Yelken performansı olarak hareketli salma olunca tabi biraz daha oynak ve sportif oluyor. Sabit salmalı bir tekne kadar oturaklı ve tabiri caizse tank gibi olması pek mümkün olmuyor. Yaşam mahali olarak biz 3 yetişkin gayet rahat ettiğimiz küçük günlük seyirler yaptık.
Ancak römork ile at çek performansı 10/10 olarak puanlayabilirim.
Volkan hocam hareketli salmanın yelken performansını bu denli törpülediğini bilmiyordum acaba salmanın tasarım farkı olarak mı bu kadar dezavantajlı?

söylediğiniz kişilere forum üzerinden mail adresleri varsa ulaşmak birkaç satırlık yazışmak isterim ama nasıl bulurum ulaşabilir miyim bilmiyorum  O0

açıkçası üstadım bu kendi tekneni yapıp yüzdürme konusunda sen ve gezgin korsandan ömer bey kanaat önderimizdiniz hala da öylesiniz projelerinizi hayata geçirirken aktif paylaşımlarınızı imrenerek izliyorduk bu işlere sizin sayenizde merak saldık ve bizim için de ulaşılabilir olduğunu siz öğrettiniz bize dolayısıyla s650 projesi hep aklımdaydı ancak ben iç sularda yüzdürebileceğim bir konumda yaşıyorum bulunduğum il siyasi sınırları içerisinde bir baştan diğer başa karaya ayak basmadan su yolu ile gidebiliyorum zaten dış sulara geçiş yaptığımda kıyı tekneciliği ile yetinmek istemiyorum hayalim akdeniz ve kızıldenizi gezmek bu sebepten s650 benim için biraz geri planda bir de daha uzun süreli konaklayabileceğim bir tekne tabiki daha amacıma uygun olacaktır ama bunları maddiyatı düşünmeyecek kadar ekonomik özgür olmadığımdan ince eleyip sık dokuyarak karar verip hayata geçirmeliyim bu sebeple bahsettiğiniz üstadlar ve sizin görüşleri benim için çok önemli  :)
Estafurullah iyi dilekleriniz için çok teşekkürler faydalı olabildiysem ne mutlu.
Bizler için ulaşılabilir. Bence artık hızla ulaşılabilir olmaktan uzaklaşıyor, belki de uzaklaştı. Ben teknemi çok keyifli ve rahat yapmıştım,yüzdürmüştüm. Ancak şuan yeniden bir tekne yapmaya cesaret edermiyim ? Bilmiyorum. Bunun tekne yapımı ile alakası yok tamamen yasal ve maddi prosedürlerinden dolayı söylüyorum. Yapılmış tekneyi dahi yüzdürürken zorlanıyoruz. Her yer mayın tarlası. Malesef o meraklı , heyecanlı insanların alevlerini söndürdüler. Sadece bende değiş benim gibi bir çok insan verdiği mücadelede yenildi bunu kabul etmek gerekiyor. Biz denizler herkes için ulaşılabilir olsun , bu iş tabana yayılsın diye mücadele verdik. Tabanı bırakın tavanı bile deldi geçti bu iş .

Pop 25 , Didi serisi ben bunları çok beğeniyorum. 7,5-8,5 mt aralığı bu hedefler için oldukça yeterli olacaktır.  Mt büyüdükçe donatmasıda zorlaşıyor onuda söylemek isterim. 7 mt teknenin direği ile 8,5 mt teknenin direği arasında belki 1 mt belki 1.5 mt uzunluk farkı vardır ama direk bulmasından tutun , o bir mt için vinç gerekmesine kadar herşey değişiyor.

40
Sztrandek 650 burada sitemizde yapıp Antalya'da kullanan Yavuz abi var. Yine Kavalier 850 Mehmet Ünsalan abi ve kardeşi var onlarda yanlış hatırlıyor olabilirim Fethiye'de inşa edip orada kullanmışlardı . Yine S650 İzmir (Ege Denizi ) aktif kullancısı İbrahim abi var. (Teknesini sattı, Rüzolin Trabzona gitti ve yelken okuluna hizmet ediyor şuan) Adana-Mersin hattında Okan abi Pilgrim 590 ile (Mehmet Köstekçi abimiz kısmen) o tekneyi tecrübelediler. Yine benim haturladığım Natali 850 Fatih Say abi vardı aktif olarak kullanıyormu şuan malesef bilgim yok.
Bu kişilere ulaşabilirseniz değişik tekneler hakkıında da bilgi alabilirsiniz.

Ben Sztrandek ile Gemlik körfezi dışına çıkmadım malesefki. Yelken performansı olarak hareketli salma olunca tabi biraz daha oynak ve sportif oluyor. Sabit salmalı bir tekne kadar oturaklı ve tabiri caizse tank gibi olması pek mümkün olmuyor. Yaşam mahali olarak biz 3 yetişkin gayet rahat ettiğimiz küçük günlük seyirler yaptık.
Ancak römork ile at çek performansı 10/10 olarak puanlayabilirim.
Volkan hocam hareketli salmanın yelken performansını bu denli törpülediğini bilmiyordum acaba salmanın tasarım farkı olarak mı bu kadar dezavantajlı?

söylediğiniz kişilere forum üzerinden mail adresleri varsa ulaşmak birkaç satırlık yazışmak isterim ama nasıl bulurum ulaşabilir miyim bilmiyorum  O0

açıkçası üstadım bu kendi tekneni yapıp yüzdürme konusunda sen ve gezgin korsandan ömer bey kanaat önderimizdiniz hala da öylesiniz projelerinizi hayata geçirirken aktif paylaşımlarınızı imrenerek izliyorduk bu işlere sizin sayenizde merak saldık ve bizim için de ulaşılabilir olduğunu siz öğrettiniz bize dolayısıyla s650 projesi hep aklımdaydı ancak ben iç sularda yüzdürebileceğim bir konumda yaşıyorum bulunduğum il siyasi sınırları içerisinde bir baştan diğer başa karaya ayak basmadan su yolu ile gidebiliyorum zaten dış sulara geçiş yaptığımda kıyı tekneciliği ile yetinmek istemiyorum hayalim akdeniz ve kızıldenizi gezmek bu sebepten s650 benim için biraz geri planda bir de daha uzun süreli konaklayabileceğim bir tekne tabiki daha amacıma uygun olacaktır ama bunları maddiyatı düşünmeyecek kadar ekonomik özgür olmadığımdan ince eleyip sık dokuyarak karar verip hayata geçirmeliyim bu sebeple bahsettiğiniz üstadlar ve sizin görüşleri benim için çok önemli  :)
Sayfa: 1 2 3 [4] 5 6 7 8 9 10