Son İletiler

Sayfa: 1 2 [3] 4 5 6 7 8 ... 10
21
Devam Eden İnşalar / Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
« Son İleti Gönderen: khbilen Mart 01, 2026, 08:28:47 ÖS »
 Bir yerlerde denk gelmiştim, ille de 8 çizmek şart değil diye, hele rüzgar gidiş yönüne dik ise, bas git. Bulursam eklerim bir ara.

Konu hücum açısı.

Bu uçurtma bahislerinde bir  Wind Window konusu vardır. Bir tür yarım kubbe. Rüzgarın yönüne göre en uygun sörf bölgelerini anlatır.

Uçurtma ile yamaç paraşütü arasında ufak bir fark var.

Yamaç Paraşütü uçmak ister. Bunun için en tepeye çıkmak  ve öne fırlamak ister. Çünkü aslında uçmaz, süzülür. Karşı rüzgar varsa daha da yükselir falan...

Uçurtma uçmak istemez. Daha doğrusu bu Power ya da Traction Kite tipi uçurtmalarda amaç uçmak değil, olabildiğince güçlü bir çekim kuvveti yaratmak. Yani biz uçurtmanın uçmasını istemeyiz. Uçurtma en tepeye gelirse lift yukarı doğru maksimum ama ileri doğru sıfır (gibi). Hoplayıp zıplamayı düşünmüyorsan, ileri gitmek istersen bu işine gelmez.

İşte o Wind Windowda en uygun açı 60-70 derece gibi. Yani hücum açısı öyle olacak ki, uçurtmanın çekme kuvveti maksimum olsun.

Rüzgar yeterince güçlü ise, uçurtma stall etmiyorsa, 8 çizmene hiç gerek yok. Ama uçurtma aşağı kaçıyorsa, hücum açısını biraz artırıp uçurtmayı yukarı alıp potansiyel enerji biriktiriyorsun. Sonra aşağı salıp hızlandırıyorsun. 8 olayı bu.

Bu şişme tüplü (Leading Edge Inflatable LEI) uçurtmalar da aslında dört ipli.

Yamaç paraşütündeki askı ipleri daha çok kanadın altında iken, bunlarda en önde. Amaç kanat şeklini istenen biçimde tutmak.
Onun dışında uçlarda iki önde, iki arkada dört ip var.

Yamaç paraşütünde kanadı şişirmek için en ortadaki A- iplerini çekersin. Uçurtmada bu yok.

Ön ipleri ya yukarıda, yada en aşağıda, kontrol barın ortasında birleştiriyorlar. O power line oluyor. Yani asıl çeken o. Aşağıda yukarıda olmasının avantajları dezavantajları var, ama genelde aşağıda birleştiriyorlar. Bir adı var ya şimdi hatırlamıyorum Hi-Y veya Lo-Y gibi birşey olmalı.

Arka ipler dümen vazifesi görüyor. sağ sol kontrol.


İlle de otomatik kontrol yapacağım diyorsan ipteki gerilime ve ipin açısına bakacaksın. Ona göre kontrol uygulayacaksın. Kontrol için yazdığın şeyler doğru görünüyor. Genelde her ip için ayrı motorlu ayrı makara/vinç kullanıyorlar.

Bir de bu 8 çizenler daha çok elektrik üreten, bir noktada yere bağlı uçurtmalar.

Teknelerde durum farklı olabilir. Yani senin gitmek istediğin yön ve göreli rüzgar yönünün durumuna göre 8 ille de en iyi seçenek olmayabilir. Dediğim gibi  yelken nasıl "Beam Reach" dedikleri rüzgarın hareket yönüne dik olduğu durumda en yüksek verim sağlıyorsa, uçurtma da öyle. Uçurtma kanattan çok yelkene daha yakın. Yeterli rüzgar varsa sekiz çizmene gerek yok. Sörfçü videolarını izlersen onlar pek 8 çizmez.

Teknelerde de dediğim gibi yön konusu önemli.


Üçgen yelkene fermuarımsı şeyleri ben de düşündüm ama, yok, olmuyor, açık kalıyor. Denizde fermuara güvenemezsin.

Direği teleskopik yapabilirsen ne ala, onu da konuşmuştuk bir ara, ama küçük teknede zor.  Makaralı direkler var dört parça meslela 4 x 1.5 = 6 metre gibi çok düşündüm ama, hiç sağlam görünmedi gözüme.

Ben özellikle ilk aşamada kontrol, elektronik kontrol düşünmüyorum.

Uçurtma teknenin dibine bir şekilde bağlı ve 360 derece ve o kubbedeki gibi dönebiliyor olacak.

El vinci kullanmamın iki üç nedeni var. Ama kontrol değil.

1.) Uçurtmayı tekne üzerinde açacağım. Bütün sörf uçurtmalarını karada, kıyıda açarlar. Uzun uzun ipleri sererler Kaldırırlar, hoplayıp tahtanın üstüne atlarlar, falan. Ben bunu yapmayacağım. Yapamam. O lüksüm yok. O borunun ucunda uçurtmayı açıp havalandırmam lazım. Şişme tüplü uçurtma ile bu mümkün değil. Seni hiç dinlemez. Alır başını gider.

2.) Sıfırdan açtığım için, uçurtmayı yükseltebilmem için bir makaralı sistem lazım. Yani ipler  başta makaraya sarılı olacak. Yavaş yavaş  salacağım. Düz makara ile olmaz, rüzgar kuvvetli gelebilir. Onun için redüktörlü bir vinç gerekli.

3.) indirirken, özellikle acil durumda, kuvvetli rüzgarda indirirken yine kuvvetim yetmez,  redüktör lazım.

Uçurtma kalktı. Rüzgar iyi. 8 çizmeme gerek yok, tuttum gidiyoruz.

Yelkenciler böyle durumda nasıl bumbayı eli ile tutmuyor, işkota ile  duruma göre belli açıda bir yerlere geçici olarak sabitliyorsa, ben de ona benzer birşeyler yapmayı planlıyorum. Teknenin orta bölümünde, o havuz gibi yerde, dört noktada basit çengel gibi kolay tak çıkar yapabileceğim, makaralı çengel benzeri birşeyler olacak. Gidiş yönüne göre iskele tarafındaki ikisi veya sancak tarafındaki ikisini kullanıp uçurtma ipini "sabitlemeye" çalışacağım. Benim kontrol bundan ibaret. Yani sörfçü gibi sürekli başında durup elimle tutmak yerine böyle birşey deneyeceğim.

Tabi ilk başta hep tutmam gerekecek. Tekne ne durumda nasıl davranıyor anlayıp öğrenene kadar, hızlı müdahele edebilmek için hep başında olacağım. Zamanla ayrılıp dinlenme şansım olacak diye düşünüyorum.
22
Devam Eden İnşalar / Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
« Son İleti Gönderen: sessizsakin Mart 01, 2026, 07:26:51 ÖS »
Senin dumen nasil olursa olsun ilginc olacaga benziyor.
Calistiktan sonrasi optimize edilir. Bence en onemli asama iyi kotu calisan sistemi deneyebilmek.


Toplanabilir kanatta da zaten ben de hep sadece mumkunse kaplamayi indireyim dusuncesindeyim. zaten ucurtma gibi alternatif bir ikti olmadikca tam boy kanat yapmak durumundayim. O zaman da toplanabilirlik gerekli bir guvenlik ihtiyaci. Fakat dikdortgen kanat yerine ben de yine uca dogru incelen bir planform dusunmustum. Kaplama da fermuarli olsa nasil olur demistim kafamda. Bazi ureticiler rulo halinda cok guclu, pirinc tirnakli fermuar sagliyorlar. Bana oluru var gibi geldi :D

Teknenin tasarimi isine giristigimde bunlara doneriz. Simdilik senin konuyu konu disi sebeplerle daha fazla kirletmeyelim.



Bu ucurtma kontrolunu arastirdim. Aslinda en temelde yamac parasutu gibi calisiyor. 2 tane fren kontrolu bir de hucum kenari kontrolu. Ayni yamac parasutunde A iplerini veya speed-bar'i cektigimiz gibi.

Eger mantigim da dogru ise, 8 figuru cizilmesinin sebebi de muhtemelen ucurtma asagi dogru cekilirken hucum kenarini da cekiyor olsalar gerek ki ucurtma ruzgar icine dogru hizlaniyor ve cok daha fazla lift uretiyor olsa gerek. Sonra da nazikce yukari cikarip tekrar dalarak yine bir guc devinimi ve bu sekilde muhtemelen kanadin duz ucusuna gore ayni ruzgarda cok daha fazla lift uretiyorlar diye dusundum. 8 de ciziyorlar ki ucurtmayi hep ayni dogrultuda ve kabaca benzer yukseklikte tutuyorlar olsa gerek.

Ayrica, muhtemelen sabit tutmak daha az dengelidir. Surekli ayni yerde ve yonte tutmak cok zor olur. Halbuki 8 cizerken ufak tefek duzeltmelerle insan dogal olarak yaklasik ayni yerde 8 cizdirebilir. Bu da stabiliteyi oldukca artirir. Yaninda bedava ekstra lift sunuluyor gibi.

8'in bir diger olayinin da iplerin dolanmasini engellemek ve cok fazla yukseklik kaybedip kazanmadan dar bir alanda guc pompalari yapilabilmesi sanirim. Ayni guc pompasi icin cok daha buyuk bir O veya elips gerekir muhtemelen....



Eger bu mantigim dogru ise, bunu otomasyona dokmek zor olmaz bana gore.

Yazilimin ihtiyaci olan girdiler;

Teknenin konumu, hizi ver oryantasyonu.
Ruzgarin hizi ve oryantasyonu.
Ucurtmanin konumu, hizi ve oryantasyonu.
Gidilmek istenen dogrultu.

Ihtiyaci olan ciktilar ise 3 motordan ibaret.

Mems sensorler bu isler icin yeterince gelismis durumda.

Yani teknedeki diregin tepesine bir weather vane.
Tekneye bir Mems sensor,
Ucurtmaya bir mems sensor.
3 tane servo motor.
Gerisi de yazilimda rahatlikla hallolur gibi.

24V ile filan calisan BLDC servolar var. Tekne elektrigi ile rahat surulurler.
Muhtemelen de cok guclu motorlar gerekmeyecektir. Dusununce bu tarz araclarda araci yumusak hareketlerle kontrol etmenin daha guvenli ve saglikli oldugundan yola cikarak, yuksek oranli disli kutusu da kullanirsak oldukca kucuk motorlar is gorecektir. Kaba tahminimle hatta 100W servolarin bile koca bir tekne icin yeterli olabilecegi dusuncesindeyim. 20:1 oranla bile 150 RPM alabiliriz. O da dakikada 2 turdan fazla demek. Parasutte de 15 - 20 cm fren ipi cekmekle manevralar yapildigini dusunursek bence 100W motor hic bir zaman kapasitesini gormeyebilir. Kaldi ki motorlar 100% cevrimle calismayacak. Mutlaka manevra sirasinda dinlenen motor olacak. Bu da guc tuketimini de dusurecektir.

Yani 500W bir gunes panelinin ve biraz tampon pilin bu isin altindan rahat kalkabilecegi dusuncesindeyim ( Benim hayalimdeki gibi 12 metre bir tekne icin ).


Bunlarin yaninda, bir de cogu buyuk ticari tekne sistemi yapanlarda kontrol kutusunu yukarida ucurtmanin yaninda gordum. Yani bir nevi halatla parasutcuyu tekneye baglamissin gibi.

Ucurtma ayni yamac parasutu gibi dogrudan bu kontrol kutusuna bagli. Kutu da yamac parasutu pilotu gibi pendulum seklinde. Fakat pendulum asagi dogru degil de tekneye dogru bakiyor. Kontrol kutusundan da tekneye tek bir halat ve o halatin merkezinde de kablo. Bu da havada ucmasi ve ugrasilmasi gereken kablo saysiini epey dusuruyor.

Dusununce bu da aklima epey yatti. Tekneden tek bir kablonun ucmasi ve yukarida herseyin kendi basina hallolmasi fikri hosuma gitti.


Ne diyorsun? olayi dogru anlamis miyim? yoksa kiteboard egitimi almadan cok da dusunmeyeyim mi :D



23
Devam Eden İnşalar / Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
« Son İleti Gönderen: khbilen Mart 01, 2026, 04:49:37 ÖÖ »
Senin teknenin Kanat Yelkeni için, bir fikir olarak daha önce düşündüğüm, belkinde sözünü ettiğim "Yarı Katı Kanat Yelken" i anlatayım.

Katı kanat dediğimiz ne?

Kanadın bir iskeleti var. Omurgası, kaburgası, sereni, siniri, yani kanadın şeklini veren şeyler bir şekilde katı.

Artı, kanat yüzeyini oluşturduğun son yüzey kaplaması da katı

Soft dediğimiz kanat ne?

Şişme değilse, benzer "katı" İskelet az çok yine var. Yüzey kaplama yumuşak. Yanidiyelim, yellken gibi bez.

Zorluk şurada oluyor. Yelkeni açarken ve toplarken katı kusmı da hareketli, portatif, katlanabilir, toplanabilir yapmak istersen yapı karmaşıklaşıyor, iş zorlaşıyor.

Yarı Katı Kanat ne?

İskelet katı. Hareketli değil. Yada senede bir açıp kapayacağın bir şekilde.

Kaplama, da aynı yelken gibi, sadece direğe değil, tüm iskekete çekilecek, istersen çift taraflı yelken diye düşün, yine kumaş vs.

Tek şartı var. Kanat dikdörtgen olacak. Üçgen olmayacak. Üçgen elbiseyi, aşağıdan yukarı üçgen iskekete giydiremezsin.

İlle üçgen dersen, soft kısım, eski kalyon
Yelkenleri gibi tepede duracaj. Açmak için aşağı indireceksin. Pek hoş değil.

24
Devam Eden İnşalar / Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
« Son İleti Gönderen: khbilen Mart 01, 2026, 04:29:32 ÖÖ »
Ekim Kasım 2025 falan gibi galiba, YapayZeka Gemini'ye sormuştum.

Yatay Kanat mı daha iyi, düşey salma mı diye. Önce yatay kanadı hiç anlamadı, bana hep yatay kuvvetlerden bahsetti. Sonra gitti okudu öğrendi geldi, ikisini konuşmaya başladık.

Tabii ki, yüzdürme için yatay kanat çok daha etkili. Bunu batmazlık veya yatmazlık olarak okuyunca, hesap biraz karışıyor tabii.

Sonuçta ikisi de kanat.

Yatay kanat düşey kuvvetle kanadı itip tekneyi düzeltiyor. Düşeykanat yada salma, yatay kuvvetle karşı koyup tekneyi düzeltiyor.

Yatay kanadın olumsuz yanı, suya girdikçe artan sürtünme nedeni ile tekneyi o tarafta frenleyip dönmeye zırluyor. Yani yatay yönde stabiliteyi bozuyor.

Salmada bu yok. Salma hem yatay hem düşeyde stabiliteyi koruyor.

Düz gitmek için salma şart.

Yatay kanat tekneyi doğrultmak için ekstra.

Dümeni aslında ikinci aşamada deneyecektim ama gecikince öne aldım.

Aslında ilk düşüncem Flow Separation mantığı ile konuya yaklaşmaktı. Sanırım bir ara söz etmiştim.

Tekne giderken, ters yönde akıyor gibi düşündüğümüz su, teknenin kıçının şekline göre az çok aynı hizada devam ederek tekneden ayrılır.

İki yandaki ters akıntı, simetrik olarak, arka yöne uzaklaşır.

Bu simetriyi bozarsan, o yanal direnç, arkada kıç tarafta asimetrik duruma gelir, denge bozulur, tekne bir tarafa döner.

Ne kadar çabuk döneceği asimetrinin büyüklüğüne ve hızına bağlı.

Bunu sağlamak için iki yanda, teknenin kıçından daha sonra, yani transomdan da sonra iki yanda çıkıntılar olması lazım.

Sürgülü doğrusal mekanizma düşünüyordum, ama o zaman aşağıdai parçayı taşıyacak sürhü üstte zayıf kalıyor.

Dönerek inmek en kolayı, ama o daha az verimli olur dedim. Arka salma sistemini düşünmeye başladım.

Bu sistem(ler) in faydası şu olacak diye düşünüyorum.

Klasik palalı dönen dümeni hareket ettirmek için akıntıya, yani teknenin hızına dik kuvvetn uygulaman lazım, ve bu büyük bir kuvvet. Ayrıca döbüş uzun olacaksa, veya seyir sürekli palayı bir yanda tutmayı gerektiriyorsa bu çok kuvvet/enerji isteyen yorucu bir iş.

Doğrusal sürgülü, veya yukarusan inme sistemde "pala" akıntı yönüne paralel hareket ettiği için öyle bir kuvvet uygulamak gerekmiyor. Gereken kuvvet sadece palanın kendi kütlesini hareket ettirmek için gereken kuvvet. Akıntı direnci yok.

Aynı nedenden, uzun dönüşte normal dümende yekeyi bırakırsan akıntı hemen palayı "düz" Konuma getirir. Amadoğrusal sistemde akıntı birşey yapamaz. Pala kendiliğinden ve kuvvet harcamadan olduğu yerde kalır.

Bu bana, uçurtma ike upraşırken üçüncü bir el gibi olmuş olur, yani iki elimi oldukça serbest bırakır, ve ileride mekanik otopilot için kolaylık sağlar..

Diye düşünüyorum. Verimi ne olur, şu an bilemiyorum.

Dört salma sistemi, Flow Separariondan biraz farklı. Kısmeno etki de olacaktır, ama ben asimetrik kanat kullanarak arkada daha etkin bir yan itme sağlayabilirim diye düşünüyorum.

Evet bu tekne hızına bağlı. Ama normal dümen de öyle zaten. Duran tekneyi dümeni çevirip döndüremezsin.

Dönüşlerde "kararsız" Olacağını düşünmüyorum. Asimetrik yapıda ve asimetrik konumlarda olacağı için, dönme yönü çok net ve belirgin olacaktır. Verimliliğini yine bilemiyorum.

Motor seyrinde zaten dümene gerek yok.
Belki her ihtimale karşı, yeljen seyri için "dıştan takma dümen" yaparım. ...
25
Devam Eden İnşalar / Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
« Son İleti Gönderen: sessizsakin Şubat 27, 2026, 02:30:13 ÖÖ »
Senin tekne/kanat için düşüncem de şu:

Mümkün olduğunca tek sistem kullan. İki ayrı sistemi karıştırma. Yani ya kanat, ya uçurtma. İki ayrı sistemle uğraşman zor olur. Ortalıkta yer de olmaz, bir de kargaşa olur. Tabi teknenin büyüklüğüne bağlı. Ama herkes ortalıktaki en iyi yeri isteyecek. Ona göre...

Asil gonlumden gecen 12 metrelik bir katamaran. Fakat onu ancak is hayatindan elimi etegimi cekersem yapabilirim. O da henuz ufukta gorunmuyor.

Ama bu sonbaharda imkanlarim el verirse 7 metrelik celikten bir monohull'a baslayip bahara kadar da bitirmeyi dusunuyorum.

Yer sorunu onemli degil. En iyi yeri isteyen arkadasi denize atmak suretiyle yer sorununu cozerim.

Iki sistemle birdeni birak, bir sistemle dahi ugrasmak istemiyorum ben. Dolayisi ile birsey olacaksa otomatik olmak zorunlulugu var. Bir tekneden en buyuk beklentim bana huzur vermesi :D

Kanatta mekanigi, elektronigi ve yazilimi kafamda kabaca cozdum. Onun oluru kesin.

Eger ucurtma isini de iyice anlar, ilimini ogrenir ve tam otomatik yapabilirsem, sadece ilk kaldirmasini ve son toplamasini manuel yapmak sartiyla isterim. Yoksa gerek yok.

Hissiyat illa ki onemlidir ucurtma kontrolunde. Olculebilir degerlere ve belli kaliplara dayali olarak kontrol edilebilecekse otomasyonunu yapabilirim diye dusunuyorum.


Yoksa teknenin kaldirabilecegi kadar buyuk toplanabilir bir kanat yelkenden devam.
26
Devam Eden İnşalar / Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
« Son İleti Gönderen: sessizsakin Şubat 27, 2026, 12:41:22 ÖÖ »
Kanat fikrini begendim. Daha once bahsettiginde anlamamisim.
Bazi yuksek performansli monohullardan salmayi cikartip iki yana itilebilen yatay kanat yapiyorlar. Tekne ne tarafa yatarsa kanadi o tarafa itip yelkenin torkuna karsilik lift olusturarak teknenin yatmasini onluyor.
Salma yok, ekstra agirlik yok vs. Epey hizli gidiyorlar. Kanat da yeterince lift olusturabildigi icin de yelken alanini da iyice abartiyorlar.

Bu baglamda senin yan kanatlar orada oldugu surece hareket halinde iken ucurtma tekneyi deviremeyecektir diye dusunuyorum. Tabi hareket yoksa bu kanatlar bir ise yaramayacak. Ama zaten o zaman da senin ekstra stabiliteye ihtiyacin yok. Bence epey pratik bir cozum bulmussun (dogru anladiysam).

Duz gitmek icin salmaya ihtiyacin olacak. Ama bu dumen olayini dogru anladim mi emin degilim.

Eger anladigim gibi ise, dumen-salmalarin lift etkisi ile mi donmeyi planliyorsun? Eger oyleyse dumen kontrolu cok zayif ve belirsiz olacaktir diye dusunuyorum. Hizinla dogrudan alakali olacaktir. Hizliyken dumen salmasini az indirsen bile teknenin burnunu bir dalga kaldirsa  aniden hizli bir manevraya donusebilir vs. Eger boyle dusunduysen benim cok da aklima yatmadi.

Bence klasik duzen tam ortada sabit bir dumen  lazim. Ki bu dumen teknenin duz cizgi takibinde de epey faydali oluyor. agirlik ve yanal direnc merkezlerinin gerisinde tork kolu olusturarak tekneyi cizgisinde stabil tutuyor. Salmalari kaldirirsan bu sefer bu stabilite girdisi olmayacak. Iki salmayi da salsan ikisi birden zit lift olusturarak sadece islak alandan degil hidrodinamikten de hissedilir kayiplar verirsin gibi geliyor bana.

27
Devam Eden İnşalar / Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
« Son İleti Gönderen: khbilen Şubat 26, 2026, 12:21:15 ÖS »
Senin tekne/kanat için düşüncem de şu:

Mümkün olduğunca tek sistem kullan. İki ayrı sistemi karıştırma. Yani ya kanat, ya uçurtma. İki ayrı sistemle uğraşman zor olur. Ortalıkta yer de olmaz, bir de kargaşa olur. Tabi teknenin büyüklüğüne bağlı. Ama herkes ortalıktaki en iyi yeri isteyecek. Ona göre...
28
Devam Eden İnşalar / Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
« Son İleti Gönderen: khbilen Şubat 26, 2026, 12:15:37 ÖS »
AMA'lardan vazgeçtim artık da, yerine Kanat olacak.

Her ne kadar uçurtmayı ağırlık merkezinin altına bağladığımda kuvvet kolunun çok kısa kalacağı düşüncesi ile ve de teknenin düz taban olmasının da yardımı ile uçurtmanı  tekneyi yatıramayacağını düşünüyorsam da, özellikle ilk aşamalarda, veya yavaş giderken AMA yerine KANAT olacak. Muhtemelen bakıp göreceğim ki, kanatlar suya girmiyor, sonra çıkaracağım, yani artık takmayacağım.  Ama başta tedbir olarak kanatlar takılı ve kullanıma hazır olacak.

Bunların statik yüzdürücülüğü yok denecek kadar az, ama hareket halinde, tekne o tarafa yatarsa, suya batınca dinamik kaldırıcılığı olacak. Daha kısa/küçük olacak, daha hafif olacak.

Önce trapez şekilli daha büyük bir kanat planlayıp yapmıştım. O da gözüme hantal ve ağır geldi. Resimlerde temsili açık ve kapalı halleri görülüyor. AMA'ya göre yine de hafif. Kaplaması yok şu hali ile 11 kilo falan. Hem  ağır kısım alttan doğrudan tekneye bağlı, hem de kanadı kaldırmak için kullanacağım kuvvet kolu kısa olacağı için benim kaldırmam da çok zor olmayacak.

Yine de ağılık olarak, ağırlık merkezini aşağı çekeceği için vazgeçtim.

Daha da küçük, daha da hafif kanat olacak. O da salmanın hemen aynısı, biraz daha uzunu. 1.5 uzunlukta, 40 cm genişlikte. Kullandığım kanat profili, ve alanı olarak hesap yapınca, tekne yatarsa yeterli kaldırma sağlayacak gibi görünüyor.

Bir de tam aynı yerde salma olması gerekiyor. Büyük kanadın gövdeye bağlanan kenarı geniş. 1 metre. Öne alsam çok önde olacak. Arkada olmaz. Aynı yerde kolay değil, bir sürü cambazlık.

Küçük kanat olunca onu yarım kanat genişliği öne, salmayı yarım kanat genişliği arkaya alırsam, dengeleri çok bozmadan hallederim diye düşünüyorum. Vey belki tersi...


Bir de dümen konusu var.

Dümen için de aynı salmalardan kullanmayı düşünüyorum. Arkada iki yanda birer tane daha. Yani dört salmalı tekne...???

Bu konuda da iki kullanım senaryosu var aklımda...

Birincisi, iki dümen salması da normalde suda, aşağıda olacak. Yani gerçekten dört salmalı olacak. Biliyorum, ıslak alan, sürtünme vs, hesapları var. Ama böyle yaparsam, kanada (AMAya) hiç hiç gerek kalmaz diye düşünüyorum.

Döneceğim zaman, döneceğim tarafın salmasını kaldırınca, teknenin kıçı diğer salma tarafına, burnu istediğim yöne dönecek. Sonra yine indireceğim.

İkinci senaryo tersi. İki dümen salması da havada, dışarıda. Fazladan sürtünme yok. Ama fazladan dengeleyici de yok. Dönmek için  aksi tarafın salması suya inecek. Teknenin kıçı aksi tarafa, burnu dönmek istediğim tafara dönecek. Sonra salma kalkacak.

Yani bütün bunları yapılabilirlik, kullanılabilirlik ölçüleri içinde birlikte düşünüp birlikte çözüyor olacağım.
29
Devam Eden İnşalar / Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
« Son İleti Gönderen: sessizsakin Şubat 26, 2026, 10:51:44 ÖÖ »
Estagfurullah. Abarttigimi cok dusunmuyorum. Ulkemizde her gecen gun ilim irfan'a verilen deger azalirken sen kendi yazdigin yazilimlarla pattern cikartip ucurtma dikiyorsun :)
Bence degerli cabalar. Ama evet daha abartmaya gerek yok. bu kadar guzelleme yeter :D

Monohull teknelerde self-trimming kanat zor. Tim kanatcigi vs epeyce bir yaricap isgal ediyor.
Fakat ben hep katamaran istedim. Dolayisi ile yaricap cok buyuk sorun teskil etmiyor. Marinalar, demirleme vs dolayisi ile cok sorun degil.

Ucurtma isin icinde yokken hedefim teknenin gerektirdigi yelken hesabina gore benzer kuvvet uretebilecek tam boy bir kanat yapmakti.
Fakat bu boyda da kanadi rijit yapmak tehlikeli. Her ne kadar kamber acisini ve trim ayarini ayarlayip kanadi simetrik airfoil yapip ruzgara baktirarak lift'i sifira dusurebilsek de Turbulansli ve kuvvetli bir ruzgar kanadi cok siddetli sarsabilir ve eninde sonunda birseyleri kirar. Denizde yakalanirsan cok fena. O sebeple toplanabilir olmasi sart.

Fakat otomatik bir ucurtma dahil edebilirsek isler cok degisir. Daha kucuk bir kanat da is gorur. Kuvvetler ve yapisal gereklilikler de azalacagi icin rijit ama 2 - 3 parca teleskopik bir kanat dusunebilirim. Kanadi dibinden katlanabilir yapmayi dusunebilirim vs. Ihtimaller epeyce artiyor.

Senin ucurtmanin is yapacagindan ben eminim. Hele bir tekneyi ceksin, arkasi gelir. optimize edilir. otomatik vs dusunulur.

Bu gaye ile de ben bu yaz kite surfing egitimi dusuneyim.

Asil konuya da yorum yapayim. Amalari her durumda tekneye baglamanin isini cok kolaylastiracagini ve senin vucut agirligini hic kullanma ihtiyaci duymamani saglayacagini dusunuyorum.

Bu arada Ama'lar icin cok gec degilse soyle birsey geldi aklima.

2 tane 80~100mm capinda aluminyum boru alsan.
Ama ve ana govde uzerinde de bu borunun oturdugu bir yuva yapsan. Bu borulara da uygun yerlere koc boynuzu vidalasan. Amalar borular ve ana govde romork uzerinde ayri ayri seyahat etse. denize indirmeden once uygun capli halatlarla koc boynuzlarindan amalara ve ana govdeye baglasan?

Halatlar biraz esneme de verir. Agirlik olarak da muhtemelen kontraplak kirislerden daha hafif olacaktir.
30
Devam Eden İnşalar / Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
« Son İleti Gönderen: khbilen Şubat 25, 2026, 12:16:53 ÖS »
Çok sağol, epey abartmışsın. Umarım yüzünü kara çıkarmam. Uğraşıyoruz bakalım.

Bende proje çok. Kanat Yelken projesinden de, en azından kalben, vazgeçmiş değilim. Her nekadar teorik olarak sonuçta uçurtma daha verimli olacak gibi duruyorsa da, yönetim bakımından kanat yelken daha kullanışlı. Ama o da yarım kaldı.

Gerçi önce toplanabilir sonra sabit kanat demişsin ama, sabit kanatla limanda ya da demirlediğinde uğraşmak zor. sanırım bu konuyu da daha önce tartışmıştık. Toplanabilir olması daha  gerekli gibi.

İki üç sene önce, direk kırıldıktan sonra, ne yapsam bu direk pratik olmuyor deyip bari bir de şişme direk deneyeyim demiştim.

Şişme kanat yelken var ama, küçük tekne için, manuel tekne için uygun değil. Hidrolik teleskopik direkler, otomatik pompa sistemleri vs. Hacim de büyük.

Ben onun yerine ortada oldukça kocaman şişme direk yapıp onun etrafına giydirilebilir bir kanat düşünmüştüm. Katlama elemanları şu pratik çadırlarda kullanılan eklemeli fiber çubuklardan oluşacaktı.

Direği 450 gr ince polyester brandadan yapmıştım. Şişince öyle gibi görünmüyor ama, 90x45 cm dikdörtgen kesitli, 6 metre boyunda şişme direk. Önce ısı kaynak denedim. tutar gibi oldu, sonra attı. Sonra Keton diye bir yapıştırıcı buldum. Baly'gillerden ama daha çabuk kuruyor ve çok daha iyi yapıştırıyor. Onunla tekrar yapıştırdım. Şişme botlardaki valflerden taktım. Ayak pompası ile 15 dakikada şişiyor. Uzun tabii.

Bir de körük gibi yerleştiremedim, resimde görünen o kasanın içine. Oradan düzgün ve kolay çıkamadı. Zamanla düzeltebilirdim belki ama, evde uğraşacak başka işler olduğundan ve yapıştırıcı da dokunmaya başladığından bırakmıştım.

Belki fikir olarak işine yarar.
Sayfa: 1 2 [3] 4 5 6 7 8 ... 10