Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 4 5 6 ... 10
1
Gecmiste her halti yaptigim gibi EPS bloklari CNC router'da onlarca parca halinde kesip, yapistirip 4 - 5 metrelik heykeller, dekorlar, kompozit kaliplari filan yapmisligim var.

Bloklari birbirine yapistirmak icin presleme/iskenceleme sansimiz varsa her zaman deniz tutkali kullanirdik. Cunku uygulamasi kolay ve ucuz. Presleme/iskenceleme sansi yoksa da epoksi ve alciyla uygun kalinlikta bir macun yapip kullanirdik.

Yuzey islemlerini hic bir zaman kendim yapmadim. Bir usta vardi. Dolgu icin alci kullaniyordu. Cunku alciya sonradan detaylari vermek, zimparalamak vs kolaydi. Galiba su bazli akrilik boyalar icin satilan baglayicilardan kullaniyordu alci ile beraber.   Buyuk capli calisan yapi boyasi saticilarina gider ve sorarsaniz muhtemelen boyle baglayicilar satiyorlardir. Otomobil boyalari icin satiliyor zira. Mantiken fiyatinin da alternatif yapistiricilara gore makul olmasi gerek.

Eger yapilan pozitif bir modelse ve kalip alinacaksa guzel bir zimpara isinden sonra 2 kat vernik atilir, genel bir polisaj cekilir, kalip ayirici uygulanip negatif kalip alinirdi.

Eger modele direk eylaf uygulanacaksa da dumduz epoksiden devam edilirdi.

Deniz islerinde EPS tipi strofor iyi fikir degil. Bunun taneleri neme dayanikli olsa da taneleri arasinda nem tutuyor. Deniz gibi nemli sartlarda da nem oraya bir girdi mi bir daha cikmayarak hem sagliksiz hem de etrafindaki malzemeleri curutecek bir potansiyeli var.


Stroforlardan denize uygun olani XPS. Homojen ve tamamen kapali hucrelerden olustugundan hem nem emmez hem de cok daha iyi fiziki ozelliklere sahiptir.



2
Egzantrik Zımpara ile Titreşimli Zımparanın Kullanım Kolaylığı ve İnsan Bedenine Etkileri

Zımparalama işlemi, ahşap, metal, plastik ve boyalı yüzeylerde hem yüzey hazırlığı hem de son işlem kalitesi açısından kritik bir aşamadır. Bu işlem için en yaygın kullanılan elektrikli el aletlerinden ikisi egzantrik zımpara ve titreşimli (orbital) zımparadır. Her iki makine de benzer amaçlara hizmet etse de çalışma prensipleri, kullanıcıdan talep ettikleri fiziksel efor ve uzun süreli kullanımda insan bedenine olan etkileri açısından belirgin farklılıklar gösterir.

1. Çalışma Prensiplerinin Kullanıma Etkisi
Egzantrik Zımpara

Egzantrik zımpara, zımpara tablasının hem dairesel dönüş hem de eksantrik (salınımlı) hareket yapması prensibiyle çalışır. Bu çift hareket sayesinde:

Yüzeyle temas daha dengeli olur

Zımpara izleri daha az görünür

Malzeme daha homojen alınır

Bu yapı, makinenin yüzey üzerinde kendi kendine ilerleme eğiliminde olmasını sağlar. Kullanıcının makineyi bastırmasına veya yönlendirmek için ekstra güç uygulamasına gerek kalmaz.

Titreşimli Zımpara

Titreşimli zımpara ise zımpara tablasının çok küçük genlikte ileri-geri veya dairesel titreşimler yapmasıyla çalışır. Bu sistemde:

Zımpara yüzeyde “kaymaz”, daha çok sürtünerek çalışır

Kullanıcı makineyi yönlendirmek için daha aktif rol alır

Aynı yüzeyde daha uzun süre kalmak gerekebilir

Bu durum, özellikle geniş yüzeylerde kullanıcının makineyi sürekli kontrol etmesini ve yönlendirmesini gerektirir.

2. Kullanım Kolaylığı Açısından Karşılaştırma
Egzantrik Zımparanın Kullanım Avantajları

Makine yüzey üzerinde daha stabil ilerler

Yeni başlayan kullanıcılar için daha affedicidir

Bastırma ihtiyacı azdır

Dairesel iz bırakma riski düşüktür

Uzun süreli kullanımda daha az dikkat gerektirir

Egzantrik zımpara, özellikle mobilya yüzeyleri, masa tablaları ve geniş düz alanlarda kullanıcıyı yormadan hızlı sonuç verir.

Titreşimli Zımparanın Kullanım Özellikleri

Köşe ve kenarlara yaklaşmak daha kolaydır

Düz çizgisel yüzeylerde kontrol hissi daha fazladır

Yavaş ve kontrollü çalışmaya uygundur

Ancak kullanım kolaylığı açısından değerlendirildiğinde, titreşimli zımpara daha fazla el becerisi ve sabır ister. Yanlış açıyla veya fazla bastırarak kullanıldığında yüzey kalitesi düşebilir.

3. Titreşim Seviyesi ve İnsan Bedenine Etkileri
El ve Bilek Üzerindeki Etkiler

Egzantrik zımparalar, titreşimi daha dengeli yaydığı için el ve bilekte ani sarsıntılar oluşturmaz. Modern modellerde titreşim sönümleyici kauçuk tutma yüzeyleri ve balanslı motor yapısı bulunur. Bu da:

Parmaklarda uyuşma riskini azaltır

Uzun kullanımda bilek ağrılarını minimize eder

Titreşimli zımparalarda ise yüksek frekanslı, kısa genlikli titreşim doğrudan ele iletilir. Uzun süreli kullanımda:

Parmaklarda karıncalanma

Bilek ve dirsek bölgesinde zorlanma

Titreşim kaynaklı yorgunluk

daha sık görülür.

4. Kol, Omuz ve Sırt Yükü

Egzantrik Zımpara

Makinenin kendi ağırlığı ve hareketi zımparalama için yeterli olduğu için kullanıcı:

Omuzdan bastırmak zorunda kalmaz

Kol kaslarını sürekli kasılı tutmaz

Daha dik ve rahat bir duruşla çalışabilir

Bu özellik, özellikle saatler süren zımparalama işlerinde kas yorgunluğunu ciddi ölçüde azaltır.

Titreşimli Zımpara

Titreşimli zımparada makinenin etkin çalışabilmesi için çoğu zaman:

Sürekli bastırma uygulanır

Kol ve omuz kasları aktif kalır

Belden öne eğilme daha sık olur

Bu da uzun vadede omuz tutulması, bel ağrısı ve kas sertliği gibi sorunlara yol açabilir.

5. Uzun Süreli Kullanımda Sağlık Açısından Değerlendirme

Uzun süreli ve sık zımparalama yapan kullanıcılar için ergonomi büyük önem taşır.

Egzantrik zımpara, titreşim kaynaklı meslek hastalıkları riskini daha düşük seviyede tutar

Titreşimli zımpara, kısa süreli ve hassas işler için uygun olsa da gün boyu kullanıma daha az uygundur

Özellikle profesyonel atölye ortamlarında, günlük birkaç saatten fazla zımparalama yapılıyorsa egzantrik zımpara insan sağlığı açısından daha güvenli bir tercihtir.

6. Genel Karşılaştırma ve Sonuç

Kullanım kolaylığı ve insan bedenine olan etkiler açısından değerlendirildiğinde:

Egzantrik zımpara, daha az fiziksel efor gerektirir

Uzun süreli kullanımda el, kol ve omuzları daha az yorar

Yeni başlayanlar ve profesyoneller için daha ergonomiktir

Titreşimli zımpara ise:

Küçük alanlar, kenarlar ve hassas yüzeyler için avantajlıdır

Ancak uzun süreli kullanımda daha fazla fiziksel yük oluşturur

Sonuç olarak, eğer amaç uzun süreli, geniş yüzeylerde ve konforlu bir çalışma ise egzantrik zımpara insan bedenine daha az yük bindiren ve kullanım kolaylığı yüksek bir seçenektir. Titreşimli zımpara ise daha kısa süreli, detay odaklı işlerde tamamlayıcı bir araç olarak değerlendirilmelidir.
3
Kafe Denizrehberim / Ynt: 2024 Yılına Geri Işınlandık Malesef !
« Son İleti Gönderen: vlkanaydin Ocak 27, 2026, 09:58:10 ÖS »
Bu olay sonrası artık aylık olarak yedek alıyorum bende. Ocak ayının yedeğinide aldım çok şükür  :tur
4
Tekne Tamir ve Restorasyon / Teknelerde Güverte Üstü Tik Kaplama
« Son İleti Gönderen: vlkanaydin Ocak 27, 2026, 09:48:15 ÖS »
1. Tik Ağacı Nedir ve Neden Teknelerde Tercih Edilir?

Tik ağacı (Tectona grandis), denizcilik sektöründe yüzyıllardır kullanılan, üstün fiziksel ve kimyasal özelliklere sahip bir tropikal sert ağaçtır. Özellikle güverte kaplamalarında tercih edilmesinin temel nedenleri; yüksek yağ oranı sayesinde doğal su direnci, kaymaz yüzey yapısı, tuzlu suya ve UV ışınlarına karşı dayanıklılığıdır.

Tik ağacının lif yapısı sıkı ve düzgündür. Bu yapı, ani sıcaklık değişimlerinde çalışmasını (genleşme-daralma) minimum seviyede tutar. Ayrıca içerdiği doğal yağlar sayesinde mantar, küf ve böceklenmeye karşı ekstra koruma sağlar. Bu özellikler, tik ağacını deniz ortamı için neredeyse ideal bir malzeme haline getirir.
2. Tik Ağacı Nerelerden Temin Edilir?

Doğal tik ağacının ana vatanı Güney ve Güneydoğu Asya’dır. Günümüzde ticari olarak kullanılan tik ağacı ağırlıklı olarak aşağıdaki bölgelerden temin edilir:

Myanmar (Burma):
En kaliteli ve en değerli doğal tik bu bölgeden çıkar. Lif yapısı homojen, yağ oranı yüksek ve dayanımı üst seviyededir. Ancak ihracat kısıtlamaları ve sürdürülebilirlik politikaları nedeniyle temini zor ve maliyeti yüksektir.

Tayland ve Laos:
Myanmar tikine yakın kalitede olmakla birlikte, ticari hacmi daha sınırlıdır.

Endonezya (Plantasyon Tikleri):
Kontrollü plantasyonlardan elde edilir. Doğal tik kadar yağlı olmasa da, modern yat ve tekne üretiminde yaygın olarak kullanılır.

Hindistan:
Genellikle iç pazar odaklıdır. İhracata konu olan tikler genellikle plantasyon kökenlidir.

Günümüzde çevresel hassasiyetler nedeniyle, sertifikalı (FSC gibi) plantasyon tikleri tercih edilmekte; yasa dışı kesimlerden gelen doğal tiklerin kullanımından kaçınılmaktadır.

3. Güverte Üstü Tik Kaplamanın Avantajları

Tik kaplama, yalnızca estetik bir tercih değil, aynı zamanda fonksiyonel bir çözümdür:

Islakken dahi kaymaz yüzey sunar

Güneş altında aşırı ısınmaz

Tuzlu suya ve UV ışınlarına karşı yüksek direnç gösterir

Doğru uygulandığında uzun yıllar bakım gerektirmeden kullanılabilir

Teknenin ikinci el değerini artırır

4. Uygulama Öncesi Hazırlık Aşamaları

Tik kaplama uygulamasının başarısı, büyük ölçüde ön hazırlık aşamasına bağlıdır.

4.1. Alt Zemin Kontrolü

Güverte yüzeyi genellikle fiberglas (GRP), alüminyum veya çelikten oluşur. Alt zeminin:

Düz

Yağ, kir ve tuzdan arındırılmış

Nem oranı düşük
olması gerekir.

Gerekirse yüzey hafif zımparalanarak yapışmayı artıracak pürüzlülük sağlanır.

4.2
. Tik Malzemenin Hazırlanması

Tik lameller genellikle 8–12 mm kalınlıkta ve 40–60 mm genişlikte hazırlanır. Uygulamadan önce:

Malzeme ortam sıcaklığına adapte edilmelidir

Nem oranı kontrol edilmelidir

Kenarları düzgün ve paralel olmalıdır

5. Tik Kaplama Uygulama Teknikleri
5.1. Yapıştırma Yöntemi

Modern yat uygulamalarında vidalama yerine özel denizcilik tipi poliüretan veya MS polimer bazlı yapıştırıcılar tercih edilir. Bu yöntem:

Güverteye delik açılmasını önler

Su sızdırmazlığı artırır

Daha homojen bir yüzey sağlar

Yapıştırıcı taraması eşit kalınlıkta yapılmalı, boşluk kalmamasına özen gösterilmelidir.

5.2
. Derz (Fuga) Uygulaması

Tik lameller arasına UV dayanımlı, elastik siyah veya koyu renkli derz dolgu malzemesi uygulanır. Bu dolgu:

Genleşme ve daralmaları absorbe eder

Su sızmasını engeller

Klasik tik güverte görünümünü oluşturur

Derz malzemesi kürünü tamamladıktan sonra yüzey tesviyesi yapılır.

6. Zımparalama ve Yüzey Tesviyesi

Kaplama tamamlandıktan sonra çok aşamalı bir zımparalama süreci uygulanır:

İlk aşamada yüzey eşitlenir

Orta aşamada derz ve tik geçişleri yumuşatılır

Son aşamada ince zımpara ile homojen bir doku elde edilir

Zımparalama sırasında tik yüzeyinin fazla inceltilmemesine dikkat edilmelidir.

7. Yüzey Bakımı ve Koruma

Tik güverteler genellikle verniklenmez. Bunun yerine:

Doğal gri patina oluşmasına izin verilebilir

Ya da özel tik yağları ile periyodik bakım yapılabilir

Basınçlı su, sert fırça ve kimyasal temizleyiciler tik yüzeyine zarar verir. Temizlikte yumuşak fırça ve nötr sabunlar tercih edilmelidir.

8. Uzun Ömürlü Bir Tik Güverte İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler

Tuzlu suyla temas sonrası tatlı suyla durulama yapılmalıdır

Derz dolgu malzemeleri periyodik olarak kontrol edilmelidir

Ağır ekipmanların sürüklenmesinden kaçınılmalıdır

Yanlış yağ ve kimyasal ürünler kullanılmamalıdır

Doğru uygulama ve düzenli bakım ile bir tik güverte 20–30 yıl boyunca güvenle kullanılabilir.

Sonuç

Güverte üstü tik kaplama, doğru malzeme seçimi ve teknik uygulama ile teknenin hem estetik değerini hem de kullanım konforunu ciddi ölçüde artırır. Tik ağacının kaynağından uygulama detaylarına kadar her aşama özen gerektirir. Bu süreçte yapılan küçük hatalar, uzun vadede ciddi maliyetlere yol açabileceğinden, uygulamanın mutlaka deneyimli kişiler tarafından yapılması önerilir.
5
Kullanılan Malzemeler / Ynt: Strafor Sertleştirici Sprey Hakkında Ne Biliyoruz?
« Son İleti Gönderen: vlkanaydin Ocak 27, 2026, 09:16:48 ÖS »
Bende epoksi uygulanıyor şeklinde biliyorum. Yıllar yıllar önce Scalica Marine ile (Arda abi) böyle bir beyin fırsatınası sonrası bildiğimiz beyaz köpükler üzeri epoksi ile basit bir teknemsi bir taşıt yapıp denemesini yapmışlardı. Gayet başarılı sonuçtu bana göre.
Sertleştirme sonrası epoksi bu aralar başka sanayisel konulardan ötürü ilgimi çekiyor. Bende araştırma yapıyordum burda da konusunu açayım istedim.
6
Kullanılan Malzemeler / Ynt: Strafor Sertleştirici Sprey Hakkında Ne Biliyoruz?
« Son İleti Gönderen: sessizsakin Ocak 27, 2026, 09:08:43 ÖS »
... Sonra üzerine epoksi uygulaması yapılabiliyor mu?

EPS ustune direk epoksi uygulaniyor. Polyester olmuyor.
7
Kullanılan Malzemeler / Ynt: Strafor Sertleştirici Sprey Hakkında Ne Biliyoruz?
« Son İleti Gönderen: khbilen Ocak 27, 2026, 07:47:06 ÖS »
... Sonra üzerine epoksi uygulaması yapılabiliyor mu?
8
Özel Tekneler Kayıt,Ruhsat ve Liman İşlemleri / Ynt: ADB'ler Değişiyormuş
« Son İleti Gönderen: vlkanaydin Ocak 26, 2026, 10:33:24 ÖS »
İnsanın denize dair artık hiç bir şey yapası gelmiyor içinden. Yeteer diye bağırası geliyor insanın. Her yerden , her boşluktan , her delikten nereye kadar sıkıştıracaklar.
Vallahi billahi teknenin yanına gidip, uğraşmak derlemek toparlamak gelmiyor.
9
Kullanılan Malzemeler / Strafor Sertleştirici Sprey Hakkında Ne Biliyoruz?
« Son İleti Gönderen: vlkanaydin Ocak 26, 2026, 10:22:44 ÖS »
Strafor (EPS – Expanded Polystyrene), hafifliği, düşük maliyeti ve kolay şekillendirilebilir yapısı sayesinde birçok sektörde yaygın olarak kullanılan bir malzemedir. Isı ve ses yalıtımındaki başarısına rağmen, mekanik dayanımının düşük olması sebebiyle darbe, sürtünme ve ezilmelere karşı hassastır. Bu durum, özellikle dekoratif, mimari ve endüstriyel uygulamalarda straforun yüzeyinin güçlendirilmesi ihtiyacını doğurmuştur. Strafor sertleştirici spreyler bu ihtiyaca yönelik geliştirilmiş ürünlerdir.

Strafor Sertleştirici Sprey Nedir?

Strafor sertleştirici sprey, strafor yüzeyine uygulandığında yüzeyde sert, dayanıklı ve koruyucu bir tabaka oluşturan kaplama malzemesidir. Genellikle su bazlı akrilik, poliüretan katkılı ya da solvent içermeyen özel reçinelerden oluşur. Bu ürünlerin temel amacı, straforu yapısal olarak taşıyıcı bir malzemeye dönüştürmek değil, yüzey dayanımını artırarak kullanım ömrünü uzatmaktır.

Neden Kullanılır?

Strafor sertleştirici spreyler aşağıdaki amaçlarla kullanılır:

Strafor yüzeyin kolay ezilmesini ve ufalanmasını azaltmak

Boya ve kaplama uygulamaları öncesinde yüzeyi hazırlamak

Tozlanmayı önlemek

Straforun daha düzgün ve pürüzsüz bir yüzeye sahip olmasını sağlamak

Dekoratif uygulamalarda estetik ve dayanıklılığı artırmak

Çalışma Prensibi

Sertleştirici spreyler, straforun hücresel yapısına zarar vermeden yüzeye nüfuz eder ve kuruma sonrasında ince bir film tabakası oluşturur. Bu tabaka, darbeyi daha geniş bir alana yayarak yüzeyin kolay deforme olmasını engeller. Solvent içermedikleri için straforu eritmezler ve güvenli bir uygulama imkânı sunarlar.

Kullanım Alanları

Strafor sertleştirici spreyler birçok farklı alanda kullanılmaktadır:

Sahne, tiyatro ve fuar dekorları

Mimari süsleme elemanları (kartonpiyer, tavan göbekleri, duvar panelleri)

Maket ve model yapımı

Heykel ve sanatsal çalışmalar

CNC ile işlenmiş strafor kalıp ve prototipler

Avantajları

Uygulaması kolaydır

Straforun hafifliğini korur

Boya ve kaplamalar için uygun bir yüzey oluşturur

Tozlanmayı ve yüzey bozulmalarını azaltır

Solvent bazlı ürünlere karşı straforu korur

Sınırlamaları

Strafor sertleştirici spreylerin bazı sınırları bulunmaktadır:

Yapısal taşıyıcılık sağlamaz

Yüksek darbe ve ağır mekanik yüklere karşı sınırlı dayanım sunar

Dış mekân uygulamalarında UV dayanımı ürüne göre değişiklik gösterebilir

Kalın tabaka tek seferde uygulanamaz, katmanlı çalışma gerekir

Uygulama Önerileri

En iyi sonucu elde edebilmek için şu hususlara dikkat edilmelidir:

Uygulama öncesi yüzey toz ve kirden arındırılmalıdır

İnce katlar halinde uygulama yapılmalıdır

Katlar arasında tam kuruma süresi beklenmelidir

Gerekli durumlarda hafif zımpara ile yüzey pürüzleri giderilmelidir

Sonuç

Strafor sertleştirici spreyler, strafor yüzeylerin kullanım alanını genişleten, pratik ve etkili çözümler sunan ürünlerdir. Doğru ürün seçimi ve doğru uygulama yöntemiyle, strafor malzemeler dekoratif ve fonksiyonel projelerde daha dayanıklı ve uzun ömürlü hâle getirilebilir.
10
Deniz Aracı Olarak Tekne – Mevzuat Açısından Genel Çerçeve

Türkiye’de deniz trafiğinde alkol kullanımına ilişkin özel bir ceza kanunu (ör. Karayolları Trafik Kanunu gibi) doğrudan bulunmamakla birlikte, deniz araçlarında alkol sınırları ve yaptırımlar, genellikle yönetmeliklerle belirlenir ve Sahil Güvenlik denetimiyle uygulanır. Bu uygulamalar, diğer ülkelerde de görülen “BUI (Boating Under the Influence)” yaklaşımıyla paraleldir: alkollü seyir güvenliği ihlalidir ve yaptırıma tabidir.

⚖️ Not: Türkiye’de alkol ile deniz trafiği güvenliği konusunda açık bir “kanun maddesi” yok, ancak deniz araçlarının güvenli kullanımını sağlayan düzenlemeler ve alihli idari yaptırımlar oluşturulmuştur.

Denizde Alkol Sınırları ve Uygulanan Cezalar
⚓ Promil Sınırları

Özel tekneler (amatör/özel kullanım): Tekneyi kullanan kişinin kanında 0,50 ‰ (promil) alkol sınırı uygulanır. Bu sınırın üzeri durumlarında idari yaptırım söz konusudur.

Ticari tekneler ve yolcu taşıyan deniz araçları: Daha sıkı uygulama vardır; alkol sınırı 0,20 ‰ olarak kabul edilir.

Bu sınırlar, güvenli deniz trafiği sağlamak amacıyla belirlenmiştir. Alkolün etkisi altında tekne sevk ve idare etmek, görüş, denge ve karar verme yeteneğini zayıflatacağı için denizde riskler artar.

💸 İdari Para Cezaları

Uygulamada alkollü tekne kullanımı tespit edilen kişilere aşağıdaki idari para cezaları kesilebilir (örnek rakamlar):

Durum   Tahmini Ceza   Ek Yaptırımlar
0,50 ‰ üstü (özel tekne)   ~6.400 TL civarı   Tekne kullanma yasağı
0,20 ‰ üstü (ticari tekne)   ~6.400 TL civarı   Seferden men
2. ihlal   ~8.000 TL civarı   Uygulamada ceza artışı
3. ihlal   ~13.000 TL civarı   Uzun süreli seyir yasağı

Bu rakamlar farklı kaynaklarda değişebilir; ancak genel olarak idari para cezası + tekne kullanımının durdurulması yaptırımı uygulanır.

⚖️ Cezanın Adli Boyutu

Tekne kullanırken kana tesbit edilen alkol seviyesi çok yüksek (örneğin 1,00 ‰ ve üzeri) olduğunda, bu durum salt idari para cezası ötesine geçer.

🔎 Çünkü Türk Ceza Kanunu 179. maddesi (Trafik güvenliğini tehlikeye sokma) kapsamında:

Alkol veya uyuşturucu etkisiyle aracı (deniz veya kara) emniyetli şekilde kullanamayan kişi, hapis cezası veya adli soruşturmaya tabi olabilir.

Bu durumda kişi, idari para cezasının yanı sıra cumhuriyet savcılığı tarafından adli soruşturma ve dava ile karşılaşabilir.

Denetimi Hangi Birimler Yapar ve Nasıl?
🚨 Sahil Güvenlik Komutanlığı

Türkiye’de denizlerdeki alkol denetimi ve uygulamaları büyük ölçüde Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından yürütülür. Sahil Güvenlik:

Yaz sezonunda ve özellikle yoğun marin bölgelerde alkol denetimi yapar.

Promil ölçümü, nefes testi veya görgü, davranış gerekçesiyle kontroller uygular.

İhlal tespitinde idari para cezası, teknenin kullanımdan men edilmesi gibi uygulamalara başvurur.

⚖️ Diğer Kurumlar

Kaymakamlık / İlçe Emniyet Müdürlükleri: İdari işlemlerin tebliğini ve takip süreçlerini yürütür.

Cumhuriyet Savcılığı: Adli suç haline dönüşen çok yüksek alkol seviyelerinde devreye girer.

Uygulama Teammülleri (Saha Pratiği)

Pratikte denizde alkol kontrolleri şu şekilde işler:

Sahil Güvenlik devriyesi yaklaşır ve teknenin seyrini, davranışını değerlendirir.

Şüphe veya görgü testine göre nefesli alkol cihazıyla ölçüm yapılır.

Pozitif sonuçta:

Hızla ceza tutanağı tutulur;

Tekne kullanımı durdurulur veya tekne bağlanır;

Belgeler kaydedilir, idari para cezası tebliğ edilir.

Tekrarı durumunda daha yüksek cezalar ve uzun süreli seyir yasağı uygulanır.

Çoğu uygulamada amaç kaza önleme ve can güvenliği olduğundan, Sahil Güvenlik personeli genellikle “hoşgörü değil emniyet” yaklaşımıyla hareket eder.

Sonuç: Yasal ve Pratik Riskler

🔹 Deniz aracında alkollü seyir sadece kuralları ihlal eden bir davranış değil, aynı zamanda güvenlik riski olarak değerlendirilir.
🔹 Alkol sınırını aşmak idari para cezası, tekne kullanımının durdurulması ve daha ağır durumda adli soruşturma ile sonuçlanabilir.
🔹 Ticari teknelerde daha sıkı kural uygulanır; bu nedenle kaptan veya sorumlu personelin alkolü risk olarak değerlendirilir.
Sayfa: [1] 2 3 4 5 6 ... 10