Denizrehberim Forumu

Kendi Tekneni Kendin Yap => Tekne İnşa Örnekleri => Devam Eden İnşalar => Konuyu başlatan: khbilen - Şubat 04, 2026, 01:30:38 ÖS

Başlık: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Şubat 04, 2026, 01:30:38 ÖS
araBen buraya yazmaya başlayayım, Volkan uygun grdüğü yere koysun.


Geriye dönüp hikayeyi yazmak oldukça zor oluyor, çünkü hikayenin başı oldukça
eskilere dayanıyor.

18 Kasım 2021'de şişme katamaranın perte çıkış süreci başlamış oldu.
COVID ve annemin hastalığı nedeni ile dört yıla yakın bahçede yaz-kış, kah
kavurucu güneşin altında, kah dondurucu soğuklarda bekleye bekleye, muzlar
eridi, çürüdü, ek yerleri attı. Ne kadar uğraşıp yapıştırıp tamir etmeye
çalıştıysam da olmadı. Sonunda pes ettim. Katamaran bitti.

Önce 4.5m basit bir dinghy yapmayı düşündüm. Polonyalı Radoslaw Werszko
planından, PDF çizimlerden üç boyutlu planı çıkardım teknenin. Oradan tekrar
geri, iki boyutlu kesim planları çıkardım.

Son zmanlarda bir Yeni Zelndalı/Amerikalı mucit/denizci, Mark Palmquist'in
videolarını izlemeye başlamıştım. Aslında mucit ve denizci olan babası, bu daha
çok marangoz/mobilyacı ama, deniyor yine de birşeyler.

Onun oldukça gelişmiş yelkenli kano denemeleri var. İlginç tasarımları ve
denemeleri var.

Sonunda ikisi arası, ikisinin karışımı birşeyler yapmaya karar verdim.
Oturup kendim üç boyutlu planlar yaptım. Epey değişik şekil denedim.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
Gönderen: khbilen - Şubat 04, 2026, 01:32:54 ÖS
Sonunda ikisi arası, ikisinin karışımı birşeyler yapmaya karar verdim.
Oturup kendim üç boyutlu planlar yaptım. Epey değişik şekil denedim.

Kabaca, bir trimaran gibi birşey olacaktı. Oldukça dar gövdeli, iki yanda sabit
yüzdürücü/dengeleyiciler, büyükçe bir sandal gibi birşey. Kabin falan yok.
Yelkenli düşünüp başlamıştım, ama kafamda hep kanat olduğu için, trimaran da
olunca, kanadı denemek daha kolay olur diye düşündüm. Bu kez paraşüt yada kanat
yelken değil, uçurtma deneyecektim. 5eş metrelik küçük boyda bir uçurtma ile
başlayıp, gerektikçe büyütmeyi düşündüm.

Tabi uçurtma işi de başlı başına ayrı bir dal, çünkü onu da kendim tasarlayıp
dikeceğim. Hazır uçurtma kullanmayacağım. Hazır kullanmamamın iki nedeni var:

     İki tip uçurtma var, biri şişme tüplü, diğeri bizim yamaç paraşütü gibi
     çok ipli. Şişme tüplü küçük teknede hazırlanıp kaldırılabilecek birşey
     değil. Zaten sörfçüler de kumsalda karada hazırlayıp, kaldırıp suya sonra
     giriyorlar.

     Diğerei de çok ipli olduğundan, tekneden kaldırıken indiriken sağa sola
     takılma olasılığının yüksekliği, bir de hemen hepsi iki katmanlı, yani arası
     boş, hava ile dolup şeklini alıyor. Suya indi mi, içine su doldu mu, bir
     daha dışarı çıkarmak imkansız.

Bu nedenle uçurtma tek kat olacak, minimum ipli olacak, tüpsüz olacak. Minimum
dediğim dört ip. Sadece kontrol ipleri: Sağa/Sola ve Aşağı/Yukarı.
Şekil verme ipi olmayacak. Bu ölçekte, böyle bir kullanımda, böyle bir uçurtma
yok. Ben yapmayı deniyorum.

Bilgisayarda üç boyutlu modeller yaratıp denemeye çalışıyorum.

Bunlara paralel olarak, bir sene öncesinden de, Lazer Kesici imalatı çalışmasına
başladım. Kontrplak tekne parçaları ve uçurtma kumaşını lazerle keseceğim. O
makinayı da kendi yapıyorum.

Önce sıfırdan herşeyi kendim yaptım.Sonra eski ilk 3d yazıcıyı tamamen dağıtıp,
onun ana kartı ve üzerinde kurulu Marlin yazılımı kullanıp, biraz da ilave motor
ekleyip (Y-ekseni çift motorlu) tamamen kendi tasarımım, 3m x 1.5m kocaman bir
kesici yaptım. Telefondan kontrol edilen, uzaktan kumandalı birşey. Hesapta 12mm
kontrplak kesebileceğim. 2024 Kasım başlarında en az iki tane beş metre tekne
çıkacak kadar kontrplak aldım. 6mm ve 12 mm huş. 125 cm x 250 cm boyutlarda.

Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
Gönderen: khbilen - Şubat 04, 2026, 01:35:14 ÖS
2025 Nisan sonu gibi Lazer kesici hazır oldu, Mayıs başı ilk lazer kesimlerine
uçurtma kumaşı keserek başladım. 11 Mayıs gnü de ilk uçurtmayı denedim.

Haziran sonuna doğru önce teknenin 1:10 ölçekli karton modelini kestim, yine
lazerde. Sonra hemen 6mm huş kontrplak levhaları kesmeye başladım.

Temmuz başında trimaranın AMA dediğimiz yan denge yüzüdürücüleri epoksi ile
yapıştırıp montaja başlamış oldum.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
Gönderen: khbilen - Şubat 04, 2026, 01:38:56 ÖS
Kestiğim parçalar ve yapıştırma resimleri de şöyle:
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
Gönderen: khbilen - Şubat 04, 2026, 03:02:16 ÖS
Uçurtma resmi koymayı unutmuşum. Biri teorik, yani tasarım, diğer pratik, yani gerçekte ortaya çıkan...
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
Gönderen: vlkanaydin - Şubat 04, 2026, 10:11:17 ÖS
Bu da bir devam eden inşa olduğu için bence devam eden inşalar bölümü uygun olacaktır  <>
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
Gönderen: khbilen - Şubat 05, 2026, 04:41:35 ÖÖ
Sağol Volkan.

Eh, hikayeyi bir yerlere bağladık. Umarım tekneyi de bu yaz bir limanabağlarız.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
Gönderen: khbilen - Şubat 11, 2026, 08:37:35 ÖS
Son paylaşımları yaptığım gün daha devamtemek istedim, ama uygulamanın inadı tuttu , izin vermedi. Bilmiyorum artık, ya günlük mesaj sayısı kısıtlaması, yada yükleme boyut kısıtlaması, yada her neyse, üçdört defa debelendim olmadı. Belki beni unutmuştur. Bugün bir daha deneyeyim...

resimleri de küçülttüm, ona itirazı olması h,ç olmazsa.

İkinci AMA yı da kesip yapıştırdıktan sonra, ana tekne borda kesimlerini yaptım lazerde. 6mm huş pek sorun olmadan kesildi. Bir yandan da ara bağlantı parçlaraını yani AKAları kesmeye denemeye başladım.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
Gönderen: khbilen - Şubat 11, 2026, 08:46:40 ÖS
Tekne boyu kabaca 5 metre olacak. Levhalar 1.25 x 2.5 metre olduğu için, hem levhalar pratik ya da ekonomik olarak diyelim, 5 metreye izin vermiyor. 5 metre tam boy teknenin borda uzunluğu 5 metreyi geçtiği için iki levhaya da sığmıyor. 4.80 olursa hem iki levhadan çıkıyor, hem de yönetmeliklerde avantajlı oluyor. Tabii bu da ekli olması demek. parçaları geçme kilit şeklinde kesip, geçmeyi yapıp yapıştırdım. Sonra  da 50 cm sağından solundan örtecek şekilde 200 gr elyaf epoksi ile iki kat kapladımç
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
Gönderen: khbilen - Şubat 11, 2026, 09:00:48 ÖS
Taban hariç, ara parçaları da kestikten sonra kabuk montajına başladım.

Ara parçalar 12mm huş, ve lazerde kesimi oldukça sorunlu oldu.Bir çok farklı hızda kesmeyi denediysem de, ya yandı, ya kesilmedi. Sonunda lazerle çizip, elle dekupaj testeresi ile kesmiş oldum. Elle kesim ileride kalite ve monaj sorunları olarak geri döndü bana tabii.

Bu arada, bugünlerde birşey keşfettim.

12 mm huş kontrplağı kesemedim, ama 18mm çam lambriyi 150-180mm/dk hızda tek seferde rahatlıkla kestim.

Yani aletin kesemediği ağaç değil, aradaki yapıştırıcı. Masif levha ağaç bulup kullansam (tab biraz pahalıya gelir) kesimi sorun olmayacakmış...

Resimlerde görünen garip şeyler benim icadım, işkenceler. 1.5 metre boyda çok sayda işkence gerekli. Her biri 1.500 TL veya daha fazla.
Onun yerine 12 mm gijonlar, biraz pul, somun vs aldım. Elimde de o direk gibi görünen cam elyaf trafik yol kenarı reflektörler vardı. onlardan mengene-işkence arası birşeyler yapıp kullandım. Hazırlaması biraz zaman alıyor, ama işimi gördü.

Parçalar Tak-Yapıştır mantığında kesildiği için - kalite sorunlar hariç - pek sorun olmadan geçmeleri tek başıma yapıp parçaları yapıştırdım. Teknenin ana şekli ortaya çıktı. Boy ölçüsü tam oldu. Diagonal ölçümler tuttu. Yani oldukça iyi bir montaj oldu diyebilirim.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
Gönderen: khbilen - Şubat 11, 2026, 09:43:24 ÖS
Aslında Temmuz ve Ağustos aylarında en çok konuştuğumuz konu AKAlar yani ana tekne ile yanlardaki küçük denge teknecikleri AMAların bağlantısı oldu. Özellikle AKAların ana tekneye bağlantısını çok düşündüm, çok konuştık, çok tartıştık. Çok alternatif denedim.

Sorun AKAları sabit değil, katlanır yapmak istememden kaynaklanıyor. Tekne römorda durup, denize ara sıra gidip geleceği için, yolda katlanmış olması gerek. O da işin güvenlik tarafını zorlaştırıyor. Sağlam olsun diye ek metal plaka, boru, cıvata, sert ağaç derken güvenlikle birlikte ağırlık da artıyor. Sonuçta benim 10 kilo diye planladığım AKAlar 20 kiloyu bulmaya başladı. Bu ağırlık denizde benim tek başıma kaldırabileceğim bir ağırlık değil.

Düşey katlanma yerine yatay katlanma düşündük. Birkaç gelgit oldu...

Bu arada ana tekne taban parçalarını da lazerde kestim. Tabi tam kesilmedi yine. Bunlar da 12 mm huş, en büyük ve en ağır parçalar.Her biri kabaca 10-12 kilo. Yine iki parça, yine kilitl, geçme.

Tekneyi ters çevirip, taban parçalarını da Tak-Yapıştır şeklinde yerlerine geçirip yapıştırdım. Sonra da sıra elyaf kaplamaya geldi.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
Gönderen: sessizsakin - Şubat 13, 2026, 11:40:14 ÖS
Projeyi yeniden gormek guzel. Keyifle takip ediyoruz.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
Gönderen: khbilen - Şubat 14, 2026, 03:00:07 ÖÖ
Sağol,

Arays bir iki laf eklemeye çalışıyorum ama tabi uzun uzun tartışmalar yazışmalar yok. Daha çok resim albümüne döndü gibi oldu ama artık bununla idare edeceğiz. En azından, bir zamanlar böyle birşey yapmıştık diye birşeyler kalmış olacak.

Zaten pek birşey kalmadı. Biriki paylaşımdan sonra bugüne gelmeye çalışacağım.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
Gönderen: khbilen - Şubat 14, 2026, 10:43:26 ÖÖ
Elyaf+Epoksi kaplamaları iki aşamada yaptım.  200 gr/m2 elyaf ile.

Önce enlemesine, tekneyi bordadan bordaya, alttan tabandan tam dolaşıp kemer gibi saran ikişer kat kaplama yaptım. Burada amaç üç ana parçayı birbirine sıkıca tutturmak. Ya da destek olmak diyelim.

Sonra boylamasına, önce taban, iki kat, yanyana üç sıra gibi; sonra bordalar yine ikişer kat boylamasına kapladım. Burada da amaç özellikle boylamasına ikişer parçadan oluşturduğum ana parçaları, boyları yönünde iyice desteklemek.

Yani her parça en az dört kat kaplanmış oldu. Üstüste gelen, borda alt kenarları altı kat kaplanmış oldu.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
Gönderen: khbilen - Şubat 14, 2026, 11:02:58 ÖÖ
Kaplama işini 14 Eylül'de bitirmişim, herhalde son paylaşımım da o tarihte olmuştur. Sonra Kasım'da Volkan acı haberi verdi.

Tekneyi Eylül'de tamamlamayı düşünüyordum, ama tamamen tekne dışı sorunlar nedeni ile Eylül ayında bile tekne ile pek uğraşamadım. Eylül ikinci yarısı, Ekim tamamen boş geçti. En değerli zamanları kaybetmiş oldum.
Kasım ortası birşeyler yapmaya başlayabildim, ama artık dışarıda çalışmak zorlaştı, içeride de yapıştırma işi sağlğa zararlı.Yine de birşeyler yapmaya çalıştım. Ama, tabi kalan işi o koşullarda bitirmek artık mümkün olmayacaktı.

Bitmeyen neydi?

Meşhur, AMA'lar, AKA'lar.

Ne yapsam etsem, istediğim gibi olmuyor, hafiflemiyor. Dön geri yatay katlama. Beğenmedim, dön bir daha yine düşey katlama...
olmuyor.

O zaman, olmazsa olmasın dedim. AMA'lardan, AKA'lardan tamamen vazgeçtim.

Tekneyi yapıp bitirip, suya indirip biraz denedikten sonra, ikinci bir aşamada, AMA/AKA'ları kanat ile değiştirmeyi düşünüyordum. Sözünü ettiğim, Mark Palmquist'in Skimmer dediği, yine AMA'lara benzeyen, ama yüzdürücü/taşıyıcı özelliği pek olmayan, ama tekne hareket halindeyken dinamik olarak tekneyi yukarı kaldırabilen bir yapı. Yani uçak kanadı mantığı.

Bu kanat, o kocaman tekneleri tamamen sudan çıkarıp havada götüren kanatlardan farklı.

O da AMA gibi aslında suya değmiyor, teğet duruyor diyelim. Tekne o tarafa yatarsa, kanat suya girip oluşan dinamik kuvvat ile tekneyi düzeltiyor.

Bir kanat tasarladım, 120 cm boyunda. Tekneye  alt-yandan tutunan geniş kenarı 100 cm, uçta 70 cm gibi. Güverteden bağlı biir kolla V gibi suya teğet duracak.

Omurgaları lazerde kestim. Kanat kenarları karbon fiber boru, 30mm çap. İçinde kayın tırmık sapı, tam sıkı oturuyor. Epoksi ile yapıştırdım.
Resimlerdeki gibi montajı yaptım. Sağlam olsun diye onu da biraz kayın parçalarla destekledim.

I-Ih.

Yine ağır oldu. Gerçi bunu kaldırmak daha kolay olacaktı. Ağırlığın çoğu yekne tarafında ve bağlı. Uca kalan ağırlık daha az ve daha yakında ama, beğenmedim. Daha küçük, salmaya benzer basit biirşey yapmaya karar verdim.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
Gönderen: khbilen - Şubat 14, 2026, 11:13:15 ÖÖ
Bu arada madem tekne bitmiyor, bazı değişiklik/ekler yapayım, kışı onların hazırlığı ile geçirip baharda hızla tamamlamaya çalışayım dedim:

1.) Kanatlar, daha küçük, salmalar gibi olacak.

2.) Uçurtma bağlantı şekli değişecek. Bu çok farklı bir yapı ortaya çıkaracak, ayrıntılı anlatacağım.

3.) Portatif kabin ekleyeceğim. Bunun nedeni de, tekne kayıt edildikten sonra şekil değişikliği sorun olur; ben baştan kabinli gibi görünen birşey yapayım, anlatabilirsem bunun deneysel bir tekne olduğunu, yelken değil uçurtma ile hareket edeceğini, o nedenle kabin gibi yükselti, çıkıntı olmamasının daha iyi olacağını, sonuçta böyle bir ara çözüm bulduğumu anlatıp öyle kayda geçirmeye çalışacağım ki, yarın birgün Sahil Muhafaza ile başım derde girmesin. Hem yolcu kabini olacak, yani iki kişilik yatacak yer, hem de Kaptan Köprüsü. O daha da zor.

Salmalara zaten başlamıştım. 1 metre boyunda, 40 cm genişliğinde, 3 cm kalınlığında, asimetrik dışa bakan kanat şeklinde olacak. Hibrid dedikleri türden. Düz sallayıp çıkarılabilecek veya dönerek bordaya paralel yana yukarı çekilebilecek. Engelle karşılaşırsa lendi otomatik atacak, falan. Artık soğuk havalarda olabildiği kadar, kestim, yapıştırdım. Birinin ilk kat elyafı atıldı. İkinci bekliyor.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
Gönderen: khbilen - Şubat 14, 2026, 11:14:25 ÖÖ
İki resim koyacaktım, unutmuşum.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
Gönderen: khbilen - Şubat 14, 2026, 11:17:35 ÖÖ
Yolcu Kabini, yada kamara diyelim de kabaca şöyle olacak.

Normalde kapalı, uçurtmaya engel olmayacak.İki kanat gibi görünüyor. Ama onların altında birere kanat daha var, onlara bağlı.Neredeyse şemsiye gibi, tek harekette açılıyor. Şu an tabi öyle değil. Bağlı değil. Menteşelerle yanlara bağlanacak.Şu an cambazlıklarla ayakta duran kabinkendi ayakları üzerinde durabiliyor olacak.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
Gönderen: khbilen - Şubat 14, 2026, 11:57:30 ÖÖ
Resimlere başlamadan önce uçurtmanın bağlantısı konusunu anlatmaya çalışayım.

Daha ilk başlarda uçurtmayı teknede nereye bağlayacağımı konuşurken, benim adaş mümkün olduğunca teknenin en dibine, veya teknenin ağırlık merkezine en yakın yere demişti.

Tam ne amaçla demişti, neyi nasıl düşünmüştü bilmiyorum, ama pek pratik birşey değil. Dibe bağlayınca, yani borda yüksekliğinden aşağıya koyunca ipin kontrolu çok zor. O nedenle ben kabaca borda yüksekliği ve biraz da onu geçip ben en az oturark kontrol edebilecek biir yükseklikte direğe bağlamayı düşünmüştüm.

Adaşım, maksimum kuvvet tekneye iletilebilsin gibi düşünmüş olabilir, bilmiyorum, belki kendisi açıklar.

Kafamı kurcalayan bir diğer soru da, salmayı nereye koyacağım idi. Uçurtmayı direğe bağlayınca, uçurtma onu çekecek ve o yöne yatacak.
Ortaya tek salma koysam, kısmen dışarıda kalıp kısmen işe yarayacak. Ya da çok uzun salma yapacağım. Yana koysam, iki yana koyacağım.
Hangi yan çalışacak. Tabii ki teknenin yattığı taraftaki, diğeri belki havada olacak.

İşte tam burada kafama oturmayan bir görüntü var. Tekne ne tarafa yatacak? Salma nasıl çalışacak?

Yav diyeceksiniz bunda ne var. Tabi tekne rüzgaraltı tarafına yatacak, salma da ona göre çalışacak. Yelkenli teknelerde öyle olmuyor mu?

Evet, yelkenli teknelerde öyle de, sörf tahtalarında öyle değil. Tam tersi. Sörfçü vücut ağırlık merkezini arkaya kaydırarak tahtayı (tekneyi) rüzgarüstüne yatırıyor. Onların salması yok, ya da küçük, ya da kanatları da ona göre tam ters yönde çalışıyor.

Eee, bunda ne var diyeceksiniz.

Tekneyi uçurtma ile yürütme konusunda epey akıl yürütenler var. Denemeyi düşünenler var, ama pek yapanı görmedim.

Şöyle bir itiraz var. Tekne rüzgaraltına yatacak. Uçurtma yine rüzgar altında kalacak. Teknedeki gibi, bumbayı çeviremezsin. O nedenle  dönüşlerde rüzgarüstünden tack yapamzsın, mecburen rüzgaraltından jibe yapacaksın. Bu durumda rüzgar tekneyi hep sürükler. İstediğin yere gidemezin.

İşte zurnanın zırt dediği yer burası. Ben dönmeye zorladığımda, uçurtma ipi tekneyi iyice aşağı zorlayacak. Tekne zaten yatmış. Sonra battı balık yan gider...

Ama sörfçüler batmadan ve de rüzgarüstünden tack yapabiliyor. Gerçi bir sürü cambazlık gerektiriyor, havada ayak değiştirip tahtanınn yönünü değiştiriyor falan, ama o kısmıı ben dümenle halledebilirm sanırım da, teknenin yatması konusu ne olacak?

Başa dönelim.

Yelkenli tekne neden yatar?

Tabi yatar, rüzgar ittirince, aşağıda salma var, hatta safra var. onları itemez, Yelkeni iter, tekne de yatar.

Pek o kadar basit değil. Önce yatar dememek lazım. Tekne yatmıyor, dönüyor. Nasıl dönüyor? Teknenin ağırlık merkezinden geçen, boylamasına eksen etrafında dönüyor. Rüzgar yelkeni  ve direği itiyor. Kabaca bu nokta yelkenin merkezi gibi düşünülüyor, ve üçgenin aşağıya yakın üçte biri hizasında gibi. Yani 9 metre direk varsa, alttan üç metrede gibi.

Ağırlık merkezi genelde güverte hizası gibi oluyor, daha aşğı pek olmuyor, çünkü üstyapı ve direk var. O nedenle çok aşağı inemiyor. Safra ile indirmeye çalışıyorsunuz. O da ek yük, hıza engel.

Sonuçta rüzgar tekneyi birkaç metrelik bir kuvvet kolu (ağılık merkezi - rürgar kuvvet merkezi arası) ile tekneyi ağırlık merkzei etrafında rüzgaraltına doğru döndürüyor.

Peki, ben tekneyi nasıl ters yaırabilirim?

Elbette bunun tersini yaparak!

Hesaplar sürekli değişiyor gerçi ama, benim teknede üst yapı olmadığı için ağırlık merkezi güverte hizasından aşağıda. Tekne dibinden 45-50 cm gibi yukarıda. İşte ben uçurtmayı teknenin en dibine bağlarsam, uçurtma o yana çekince, tekne rüzgarüstüne dönüyor. Aradaki fark çok çok az aslında. Bağlantı parçası ne yapsam 15 -20 cm yüksekliği buluyor. Yani  kuvvet kolu 25 - 30 cm dolayında. Ama dediğim gibi ters yönde.

Kuvvet kolu çok kısa olduğu için uçurtma tekneyi yatıramayabilir bile. Yani belki rüzgaraltı birkaç santim yükselir de, öyle kanat falan gerektirecek bir durumbile  olmayabilir. Teknenin altı da zaten tam düz olduğu için tekne oldukça düz kalabilir. Uçurtmanın tekneyi yatıramadığı kuvveti de, öne doğru faydalı işte kullanılır (salma ile) ve tekne daha hzılı gider...

diye düşünüyorum...

... ve çalışmalara bu yönde devam ettim.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
Gönderen: sessizsakin - Şubat 14, 2026, 08:11:00 ÖS
Gecmis zaman konusu oldugu icin hatirlamiyorum. Masallah inanilmaz bir bilgi yagmuru altindayiz. O sebeple artik birseyleri hatirlamak epey zorlasti.

Fakat, yorum yapmak serbest tabi.

Ucurtmayi mumkun oldugunca asagi baglamaktaki kastim, tork kolunun mumkun oldugunca kisalmasidir. Baska sebepten degildir.

Neticede ucurtmanin baglantigi nokta, teknenin agirlik ve yuzdurme merkezleri etrafinda bir tork kolu olusturuyor ve ucurtma cok ciddi bir aci ile asilmadigi surece ucurtmanin bir miktar gucu de teknenin burnunu batirmaya calisacaktir diye dusunmusumdur. Bu sartlarda da ucurtma agirlik merkezine ne kadar yakin baglanirsa, bu tork etkisi o kadar azalacaktir. Elbette mantikli ve mumkun sartlarda yapmak lazim. Ucurtmayi en uygun noktaya bagladiktan sonra kontrol edemiyorsan bir anlami yok neticede.

Bir de teknenin on-arka dogrultusunda nereye baglayacagin da onemli tabi. Daha fazla one baglarsan, tekneyi ileri-yukari cekme egilimi artacaktir. Fakat agirlik merkezi, yuzdurme merkezi ve yanal direnc ( suya batan kisminin yanal alaninin ) merkezinin etrafinda pivot yaparak saga sola cekmeye daha meyilli olacak ve duz cizgide gitmekte zorlanacaktir.
Bu merkezlerin gerisine zaten baglamamak gerekiyor, zira tekne duz gidemez. Bu merkezlere yaklastikca da duz cizgiyi takip etmekte daha basarili olacaktir, fakat bu sefer de ucurtma/yelken kuvvetinin daha fazlasi teknenin burnunu batirmaya calisacaktir.

Zira bu baglanti konumu tekne muhendisliginde oldukca onemli bir konu.

Yuksekligi konusunda da ben hala "mumkun olan" en dusuk pozisyonda baglamak gerektigine inaniyorum.


Salma konusu;
Katamaranlarda genelde iki govdeye de daggerboard yapiyorlar. Trimaranlarda da genelde Aka'lara daggerboard yapiyorlar.

Dagger board'larin degisik yapilari var. En basit yapilar duz simetrik profil seklinde. Bunlar daha ziyade yanal direnc yaratarak teknenin donmesini ve suruklenmesini engelliyor. Bu bakimdan da yine agirlik merkezi vs ye gore nerede bulundugu onemli. Genelde mumkun oldugunca en simetrik yanal direnci olusturacak yere koymaya bakiyorlar.

Alternatif olarak hidrofoil daggerboardlar da var. Bunlar  duz ise teknenin icine dogru kaldirma gucu yaratacak sekilde tasarlaniyor, boylece yanal direnc fazla yaratmadan tekneyi yelkenin cektigi yonun tersine dogru cekerek duz cizgi kabiliyetini artiriyorlar.

En uc tasarim ise ay seklinde veya uclari yataya donen hidrofoiller. Bunlar tekneyi hem ice dogru hem de havaya dogru cekiyor. Boylece teknenin sadece suruklenmesini degil, yatmasini/donmesini de azaltiyor.


Senin teknenin boyutlarini ve taban tasarimini dusunursek, suya cok batmayacagi ve batsa bile kucuklugu sebebi ile hatiri sayilir bir yanal kuvvet olusturmayacagini dusunuyorum. Dolayisi ile ucurtma tekneyi dumduz ileri cekmedigi surece ucurtmanin cektigi yone dogru suruklenme/donme egilimi olacaktir.

Hadi donmeye karsi dumen ile savasabilirsin. Ama suruklenme de soz konusu. Bu sebeple bence daggerboard'a ihtiyacin var diye dusunmekteyim.

Senin sartlarinda sadece orta govdeye koysan da olur sanirim. Neticede eger ucurtma cosarda hem zit yondeki AKA'yi hem de ana govdeyi sudan kaldirirsa bence en kucuk derdin duz gitmek olur diye dusunuyorum :D

Ozellikle kite-boarding yapanlarin, sorfculerin durumu teknelerden cok farkli. Bu aktivitede, insan vucut agirligi toplam kuvvetlerin cok ciddi bir yuzdesi. O sebeple cok buyuk fin'lere ihtiyac duymuyorlar.

Butun bunlarin yaninda, Trimaran'in AKA'larinin buyuk bir kuvvet kolu olusturdugunu ve yana yatmalara cok daha iyi dayanacagini dusunuyorum.
Ote yandan cok govdeli teknelerin tek govdelilere gore en buyuk avantaji, yana yatma durumunda kaldirma gucunun artiyor olmasi.

Tek govdeli teknelerde de artiyor, zira tekne yan yattiginda, suya maruz kalan yuzey alani artarak fazladan kaldirma gucu uretip duzelmesini sagliyor.

Fakat cok govdeli teknelerde,  Tekne yana yatmaya basladiginda, suya maruz kalan yuzey alani cok artmamasina ragmen suyun icine batan hacim ciddi miktarda arttigi icin, teknenin suya batan govde ( AKA ) tarafindaki kaldirma gucunde ciddi bir artis oluyor. Bu da bu teknelerin yana yatma egilimini ciddi sekilde azaltiyor.


Yani butun bu denklemde, Benim kanaatim, teknenin fiziksel sinirlarini zorlamayacak buyuklukte bir ucurtma teknenin fiziki yapisini karmasiklastirmadan en verimli performansi verecektir sanki.


Neticede bir cok trimaranda daggerboard var. Fakat cikayim dunyayi dolasayim, keyifle gezeyim filan diyen insanlarin ilk tercihi degil trimaran. Genelde yuksek hiz ve performans icin tercih ediliyor. Boyle olunca da gelsin daggerboardlar, gelsin sinirlari zorlayan fazlaca buyuk yelkenler...



Bence, teknenin boyutlarinin da zaten kucuk oldugunu dusunursek, AKA'lara dagger board yapmaktansa ana govdeye tek bir tane cekilebilir dagger board yapsan son derece kullanisli olur.

Teknenin duz gitme kabiliyetini artirir. Yanal direnci artirir.  neticede dagger board tekne yana yatmaya calistiginda onundeki butun suyu genis bir yuzeyle itmeyi gerektirdiginden yatmaya da direnir.  Eger bunu AKA'larda yaparsan, hareketi acisaldan cok dogrusal olacaktir ve bu anlamda yatmaya direnmeyecektir ( diye dusundum ).


Galiba cok fazla yazdim yine :D
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
Gönderen: sessizsakin - Şubat 14, 2026, 08:15:27 ÖS
Kabin tasarimina da kucuk bir yorumum olacak.

Malum, mekanik tasarimda dikdortgen en sevilmeyen sonuctur. Koseleri zayiftir. Kuvvetler koselerde birikip dagilamaz. Bu sekilde dikdortgen bir kabin yaparsan ya daha fazla cerceve gerekecek, ya da oldukca zayif olacak.

Kabinin Yan duvarlarini en azindan 15 ~ 20 derece, ideal olarak 30+ derece egimli yapsan, cok daha az ve basit cerceve ile son derece guclu olabilir diye dusunuyorum.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
Gönderen: sessizsakin - Şubat 14, 2026, 08:22:50 ÖS
Yarim okuyunca da boyle oluyor demek. daggerboard'lari filan zaten planlamissin sanirim. Onceki yazilari okumamistim, oralara kadar zaten geldik diye.

Benim devlet memurlarindan anladigim birsey var sa, o da cogunun hergun yaptiklarindan farkli bir is yapmanin beyinlerini yaktigi.
Yani sanki yine kamarali yapip, hic kamara acilir kapanirligini karistirmayip direk kamarasi acik halde gosterip kamarali diye kaydettirsen bence cok daha kolay olur gibi.

Neticede kamara tesisati uzerinde duracak gibi. Sahil guvenlik ne is diye sorarsa acarsin kamarayi, bakin kamarali dersin olur biter diye dusunuyorum.
   
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
Gönderen: khbilen - Şubat 14, 2026, 10:08:14 ÖS
Normalde uçurtma teknenin burnunu yatırmaz diye düşünüyorum. Kuvvet bileşeninin epeyce bir kısmı yukarı doğru.

Bağlantıyı ağırlık merkezinin arkasına yapmadığım sürece, ki normalde yapılmaz, yapılmamalı, uçurtma burnu yukarı çeker. Ağırlık merkezinden uzaklaştıkça daha çok.

Burnu batıracak şey, ağırlık merkezinin, yüzdürme merkezinin önünde kalması. Ön taraf aşağı inmeye çalışacak, arka taraf yukarı çıkmaya çalışacak. İkisi birbirini destekleyecek. Burun batacak.

Bağlantı yerini öne alarak bunu kısmen telafi etmek mümkün. Yani uçurtma  burunu kaldıracak. Ama bu bağlantı yerini değişken yapmak kolay değil. Şuan mümkün değil. Sabit.

Yüzdürme merkezini değiştirmek de pek mümkün değil. Teknenin şekline bağlı. Hacim nerede, merkez orada. Yani arkada.

Ağırlık merkezini çok kolay değiştirebiliriz de, hayırlı birşey olması için onun da geride, yüzdürme merkezine yakın, ya da aynı yerde olması gerek.

Ben de uçurtma bağlantısının mümkün olduğunca dibe yakın olmasını istiyorum, ama yer yok.

Tekneyi rüzgarüstüne yatırmak için benim ağırlığım yetmez. Yada o mantık teknede işlemez. Onun yerine ben tekneyi rüzgara, daha doğrusu uçurtmaya çevirttireceğim. Tersten tutarak.

Yani aslında sonuçta ben kocaman devasa bir sörf tahtası yapmış olacağım, kendi ağılığımla değil, aşağıdan bağlantı ve dümenle kontrol edeceğim.

Sürüklenmeye karşı daggerboard olacak. Yanlarda. Asimetrik, dışa bakan. Yani iç taraf düz, dışı bombeli. Öne hareket edince,  tekneyi rüzgara doğru itecek.

Kanatları yapacağım, ilk başta da takacağım. Ama hissiyatım o ki, kanat (yada AMA) gerekmeyecek. Uçurtmayı çok büyütürsem, belki. Büyük ihtimal 7 m2 ile başlayacağım. 5 m2 az gelecek.

Kamara kabin dikdörtgen olmasa da olur, 45 derece de yatırabilirim, o kolay da, sonuçta yine köşeli olacak. Yuvarlatmam mümkün değil. Alt kanatları biraz kısalttım mı, tamam. Tabi Kaptan Köprüsü için de aynı şeyi düşünebiliriz de, görüntü olarak onu hiç hoş hayal edemiyorum. Zor değil, biçimsiz olur gibi.
Bakalım.

Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
Gönderen: khbilen - Şubat 14, 2026, 10:31:21 ÖS
Uçurtma bağlantısı bu.

Yüzdürme merkezinin dibinde. Yatayda 360 derece dönebiliyor. Düşeyde aslında 30 dereceye kadar inebiliyor, ama şu an güverte buna engel. ancak 50 dereceye inebiliyor. 40a inebilsem iyi idi. Her mekadar, genel olarak 60 70 derece hizasında olacaksa da, bazı durumlarda 40 hatta 30 gerekebiliyor. Ama bu kadar.

Uçurtma dört ipli, ama üç ipli gibi kullanacağım. Yani uçurtmacıların yaptığı gibi. onlar da aslında dört ipli ( kontrol ipi olarak), ama ön iki ipi, ya yukarıda, ya aşağıda birleştirip tek ip gibi kullanıyorlar. Ben de öyle yapacağım. Ama hiç denemedim daha öylesini.

Boru galvaniz. Vinç onun üzerinde kayabiliyor. Aşağı yukarı hareketi sörfçülerin uçurtma kontroluna benzer.

Boru ağır gelip uçurtmayı zorla yatırıyor olabilir. Karbon boru kullanabilirim. O da esner. Esnemesin diye yine içine kayın ağaç koyabilirim, de, ucu, yani bağlantısı dişli, onu halletmek gerek. şu an kaynaklı.

Sürekli başında durmamak için, yelkende bumbayı belli bir uzunlukta bağlı tutmak gibi, rüzgarüstünden iki köşeden iple boruyu destekliyor olabilirim. Başında durursam, vincin önündeki yatay alüminyum sigma profil, göğüs/boğaz hizasında olacak. Oturmak pek mümkün olmayabilir.

Boru hiç olmadan, kalın bir halat da iş görebilir belki de, ilk kalkışta ip vinci taşıyamaz, aşağı sarkar, kalkışa engel olur diye düşünüyorum. Kalktıktan sonra ip gerilir, aslında en ideali olur. Ama ilk kalkış beni düşündürüyor. Bunları hep deneyip göreceğim.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
Gönderen: khbilen - Şubat 15, 2026, 08:47:59 ÖS
Bugün 50 - 60 km//sa lodos fırtınasında teknenin örtüsünü açtım, kamara ve kaptan köprüsü prova ve ölçü alma işlerini yaptım.

Epey önce malzemeleri aldım. Kamaraı zaten eimdeki 6mm huş kontrplak ile yapıyorum. Onun parçalarını lazerde epey önce kesmiştim. Menteşelerin yerleri belirlenip bağlanacak. Tabi epoksi elyaf işleri de var, ama ben yine burada ters bir iş yapacağım.

Daha önce sormuştum, huşun dokusu çok güzel, astar boya yapmadan onu koruyabilir miyim diye. Elyaf epoksi yapınca doğallığının kalmayacağını söylemişti Server. Öyle oldu. Tamam,ona astar boya ne ise yapacağız.

Aynı şeyi şimdi yine düşünüyorum. Eyaf epoksi yaparsam yine aynı şey olacak.Ama bu üst yapı olduğu için buradaki sağlamlık kriteri farklı.
O nedenle levhaları içeriden elyaf epoksi yapacağım, esnemelere karşı. Dış yüzeyini ise poliüretan vernik ile korumaya alacağım. O solamz, sararmaz, atmaz, dayanıklıdır, vs dediler, inandım. Aldım. Öyle yapacağım. Yani ölçü bağlantı işi kesinleştikten sonra söküp, havalar ısınınca iç tarafı epoksi elyaf, dış tarafı poliüretan vernik yapacağım.

Bugün hemen menteşeleri geçici olarak taktım. Bir kısmı kalıcı gibi oldu. Katlanan kenar bileşim yerleindeki açıkları kapatmak için şerit halinde polyester branda kullanmayı düşünüyorum. Doğal ahşap ile biraz aykırı olacak. Beyaz çiğ durur, açık taba göze batary, şeffa belki kurtatır.

Adaşı dinleyip 10 derece kadar yatırdım yanlardan. Şu an tam ayakta duramıyor, çerçevesi yok, bitince tamam olacak. Video çekmek istedim ama, fırtına tek elle hem aç, hem dengede tut, hem video çek, olmadı. iki üç resim çektim, belki anlaşılır nasıl kolay açıldığı, kapandığı.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
Gönderen: khbilen - Şubat 15, 2026, 08:50:19 ÖS
Resimleri yine unuttum...
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
Gönderen: khbilen - Şubat 15, 2026, 09:03:03 ÖS
Kaptan Köprüsü ayrı. Açılıp kapanması daha zor, daha uzun iş. Bakalım nasıl yüürüyecek.
Köprü hizasında borda yüksekliği 55 cm.O hizada tekne genişliği 120 cm falan . ben onun 110'unu kamara girişi içi kullanıyorum. Yarısı 55 cm. Yani kamara kapakları kapalı iken genişlikleri 55'er cm. Açınca bu yükseklik oluyor. Yan kamara girişi, güverte çizgisinden 55 cm yukarı kadar çıkıyor.

Kaptan köprüsü ile kamaranın birleşim yeri 55 cm yükseklikte. Burada iki yana da, 55 cm yükseklikte ikişer çerçeve koyuyorum. Çerçeve için Rus çamı lambri kullandım. Alttaki çerçeve içine yine huş kontrplak koydum. Orası kapalı.Bu çerçeve menteşe ile boraya bağlı, uçurtma uçacağı zaman içeri doğru katlı.

Bu çerçeveye yine menteşe ile bağlı bir çerçeve daha var. Resimlerde görünmüyor, sadece menteşe bağlantısının olduğu alt kenarı koydum. O çerçeve de 55 cm. onun içinde 5mm akrilik cam var, yani orası pencere. Resimde pek belli olmasa da ön tarafta fazladan bir çubuk var, dikine yukarı çıkan. O iki kanala ev sahipliği yapıyor. Biri bordadaki çerçeveyi tutuyor (yan kenar), diğeri de önde duracak olan ön camı tutacak. Bunları tak çıkar, kolay olmayacak. Sağlamlığı ayrı konu. Su geçirmezliği de öyle. Yine de öyle yapıp deneyeceğim. Tepede de 12m huş veya lambri çerçeve ve yien 6mm huş ile bir şapka yapacağım. bunda da U şeklinde kanal yapısı olacak. Ön cam ve yan çerçevelerin üst kenarları bu şapkaya geçecek. Yani oldukça alngirli ve bir arada durması zor birçok parçaBunları içeriden dikine dört direk ile destekleyeceğim. Ben direkleri bağlayana kadar çökmezlerse mesele yok.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
Gönderen: khbilen - Şubat 20, 2026, 12:16:42 ÖS
Bu soğuk, yağmurlu kış günlerinde yapılacak en iyi iş uçurtma dikmek. Zaten uzun bir süredir tasarımı ile uğraşıyorum. Elde kalan son kumaşlarla da 7m2 bir uçurtma dikeceğim.

Birinci problem dikiş makinası. Evde üç makina var. Birini kendim, eski yamaç paraşütümü söküp, single-skin olarak yeniden dikerken kullanmak için almıştım. Eski Karakafa Singer denen türden, taklit Çin işi dandik bir makina. Gerçi 200 metreden fazla dikiş diktim, ama makina da bitti.

Annemden kalan iki makina var. Biri gerçek Singer Karakafa. 1950 yapımı, pırıl pırıl duruyor, ama artık ayarları bozulmuş. Atlıyor, ip topluyor, adımlar küçük, zigzag dar, ... falan. Gerçi çocukluğumdan beri makinanın bakımını ayarını ben yaparım ama, epey uğraştım, istediğim gibi olmadı.

Bernina Nakış Makinası var. O fazla narin, ağır işe kalın kumaşa gelemiyor. Onun da adımları küçülmüş, zigzag daralmış.

Internette aradım, Karabağlarda 30 yıllık eski usta Singerci, telefonla konuştuk, anlaştık, aldım gittim.

Makinayı görünce, bu çok eski model bundan hiç görmedim diye başladı. Biraz oynadı, falan sonra bu ev tipi değil sanayi tipi dedi. Değil dedim, ama anlatamadım. Biraz daha oynadı, sıkıldı, sen bunu Çankayaya götür, orada baksınlar dedi. Aldım eve geldim. Bırakmak istemiyorum,çünkü makina antika sayılır, kıymetli.

Evde biraz daha oynadım. Elle çevirir, yavaş yavaş dikersem idare edecek kadar bir duruma getirdim. Ama motor kullanırsam, atlıyor, zıplıyor, ip kesiyor, ...

Söktüm 220 volt motoru. 150 wattlıkmış.

Benim Arduino işlemciye bir iki elektronik parça ile bağlı bir 12 volt step motor taktım. Maksimum 2 Amper çekiyordur. Yani 24  watt. Saniyede iki adım anca atıyor, kunduracı makinası gibi, ama hiç olmazsa işimi görüyor.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
Gönderen: khbilen - Şubat 20, 2026, 01:00:23 ÖS
Biraz uçurtma tasarımından bahsedeyim.

Geçen yıl başı mıydı, daha önce mi,  ParaWing denilen, tek elde tutulup sörf yapılan kanatlar çıktığında gelecek bunlarda demiştim. Ama çok ipli olduğu için bana uymuyordu. Dört ipli yaparım diye girişmiş, üç dört uçurtma dikmiştim.

Tasarımı Python programı şeklinde, bir 3D grafik programı ile yapıyorum. Yani her uçurtma aslında bir program. Tabii aslında programların kalıbı hemen hemen hep aynı da, bazı parametreler değişiyor. Yani onu parametrik hale getirsem, tek programdan farklı uçurtmalar tasarlamak mümkün.

İki üç önemli parametre, veya parametreler grubu var. Birincisi ve en önemlisi kanat profili. Yani kanadın kesidinin şekli. Burada kanat, uçurtma, hatta yelken hemen hemen aynı şeyler. Uçurtma yelkene daha yakın, kanadın yarısı gibi düşünülebilir.

NASA, NASA olmadan önce, 1960'larda havacılık endüstrisinin kullanabileceği bir takım standard kanat profilleri üretmiş. Günümüzde bile hala birçok uçakta bu profillerden biri kullanılıyor. O zamanlar adı NACA imiş, o nedenle profiller hala NACA Profili diye adlandırılıyor. Bugün sadece kanat dediğimiz şeylerde değil, salmalarda, daggerboardlarda, dümende, hydrofoillerde heryerde bunlar kullanılıyor. Amaca göre bir profil seçiliyor. Hızlı kanatlar ince, yavaş kanatlar kalın oluyor. Mesela hydrofoiller NACA0012 gibi olurken, yelken NACA0018 (9 tor) oluyor... gibi.

O zamanlar her evde, cepte bilgisayar olmadığı için (Türkiyede toplam 1 2 bilgisayar vardı belki, bellekleri 64K falan) bu profiller tabi çok kullanışlı idi. Bugün artık insanlar kendi profillerini üretip analizlerini yapabiliyorlar.

Uçurtmacılar biraz farklı profil kullanıyor. Normalde kanadın arka kenarı (firar kenarı) sona yaklaşırken sıfıra doğru gelir. Uçurtmacılar, sona yaklaşırken kanadı hafif yukarı eğiyor (Elimde vardı, bulamadım şimdi resmini). Tam faydasını bilmiyorum ama, ben çok ipli yapmadığım için o tasarım bende alt kenarda bir fazlalık gibi duruyor ve kumaş orada gerginleşmeyip, titreşip  duruyor. Ben de kesip atıyorum sonunda.

Peter Lynn bu konuda en uzman kişi, onun epey tasarımı, patenti, hatta tekne yürütmeye yönelik çalışması var. Onunkiler de öyle.

https://www.surfertoday.com/kiteboarding/peter-lynn-aims-for-kite-sailing-craft-developments

Ozone markası eski ve oldukça ileri bir yamaç paraşütü markası. Tabii onlar da uçurtma işine girdiler. Yarışma uçurtmaları da var, ParaWing'leri de. Uçurtmaları şişme tüplü değil, daha çok yamaç paraşütüne benziyor, ama daha hızlı.

Yeni bir ParaWing çıkarmışlar PowerPack. Çok iddialı. Biraz inceledim. Ya sörfçü çok frenli kullanıyor, ya da tasarımı öyle, profilin arkası havaya kalkmıyor, tam tersi flap gibi daha aşağı iniyor. Neredeyse kapalı. Bu bana daha uygun, benim yaptıklarıma daha çok benziyor. Ben de o zaman arka kenar ucu biraz daha aşağıya eğik bir profil kullanayım dedim. Öyle hazır profil yok. İki ayrı profili kesip biçip kompozit bir profil ürettim. Analizlerini yaptım, fena görünmüyor.

Analiz dediğim, kanat performansını etkileyen bazı parametrelerin incelenmesi. En temel iki şey var.

Birincisi, kanadın kaldırma katsayısı (Cl) ile sürtünme (drag) katsayısı (Cd) arasındaki ilişki. Bunların grafikleri var. Farklı profilleri bu grafiklerde karşılaştırmak mümkün.

İkincisi de  Kanat Hücum Açısı ile kanadın kaldırma katsayısı arasındaki ilişki. Genelde hücum açısı arttıkça kaldırma kuvveti artar. Ama bir noktadan sonra kanat stall eder, çöker, kaldırmaz, uçmaz. O açı neresi, ona bakılır.

Benim kanat kompozit olduğu için standard sınıfı yok. Kalınlık 14. Yani en kalın yeri, kanat genişliğinin yüzde 14ü. Kanat bir metre genişlikte ise, kanadın maksimum kalınlığı 14 cm. Ona en yakın kanat 0014. İkisini karşılaştırdım. Resimler ekte.

Benim kanadın sürtünme katsayısı birazcık fazla. O da normal.Çünkü arka kenar aşağı bakıyor, fren etkisi yapıyor.

Hücum açısı bakımından benim kanat çok hassas. Saha küçük açaıda daha çok kaldırma yapıyor. Artış davranışıı aynı. Stall noktası ileride. İki kanadın davranışı da çok benzer.

Yani profil olarak pek anormal görünmüyor.

Resimlerde kırmızı çizgi benim kanat, yeşilimsi olan NACA0014.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
Gönderen: khbilen - Şubat 20, 2026, 03:20:57 ÖS
İkinci konu kanadın şekli. Aslında belki iki ve üç demek lazım. Biri kanat ya da uçurtma yere serili iken düz  durumdaki şekli. Diğeri de havalandığında aldığı şekil.

Düz şekli daha çok elipse yakın. Genelde sert köşe pek kullanılmıyor, ama özellikle ParaWingler daha dik kenarlı. Bunların ön(hücum) kenatı ile arka(firar) kenarının şekilleri de uçurtmanın karakterine etkiö ediyor. Ön daha düz, arka bombeli ise daha sakin, dengeli kanat. Ön bombeli ise daha atılgan kanat.

Nasıl bir kanat veya uçurtma düşünüyoırsanız ona göre bir şekil belirliyorsunuz. Peter Lynn bir ara bir ön kanat çizgisinin patentini almıştı.

Bunda sihirli birşey yok. Kanadın bir kaldırma merkezi, bir de yine ağırlık merkezi var. Ön çizgi ne kadar bombeli olursa bunlar önde ve kanat atılımcı oluyor; ne kadar arkada olursa o okadar sakin. Denge size kalmış.

Kanadın bir de havada aldığı son şekil var.

Şişme tüplü olanlar çoğunlukla aşağı bakan C şeklinde oluyor, hatta U'ya yaklaşıyor.
Yamaç paraşütüne benzeyeneler oldukça düz, bıçak gibi ince uzun oluyor. Bunlar zaten havada tepede durmuyor, yanda duruyor, yan yatmış uçak kanadı gibi, ve hızları çok yüksek oluyor.

ParaWingler ise sanırım tek elle kullanıldıkları için daha çok çember yayı biçiminde oluyor.

Benim uçurtmalar ne tüplü, ne ipli. Genel yapı olarak ParaWing'lere benziyor. Biraz da tüplülere.

Şimdiye kadar dört ipli kullandım. Şimdi ön iki ipi birleştirip üç ipli gibi kullanmayı deneyeceğim.

Son uçurtmayı da bir tür, tepede uzaktan kulanılan ParaWing benzeri birşey gibi düşündüm.

Düz hali elipse yakın, keskin kenarlı. Onüç hücreli. Yay şeklinde yanlara devriliyor havada.

Dört ip yayın merkezinde birleşir gibi oluyor. Yani elle tutulan yer.

Ama, aşağıda değil, uzun ipten sonra. Yine üç ip. Elle tutulan yere tek ip. Arka iki kenara birer ip.

Bizim yamaç paraşütlerinde de epeydir kullanılıyor, hücre ağızlarının kolay açılması ya da açık kalması için kanadın burun kısımlarına ince çelik ya da titanyum vs telden küçük bir profil konuyor. Benim de son 3-4 uçurtmada kullanmıştım. Bunda da kullanacağım.

Resimlerden az çok anlaşılır sanırım.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
Gönderen: khbilen - Şubat 20, 2026, 08:09:59 ÖS
Sonraki adım da, üç boyutlu tasarımı iki boyuta indirgeyip, o onüç dilim parçanın iki boyutlu çizimini çıkarmak. Sonrası otomatik devam ediyor.

İki boyutlu çizim çıkınca onu lazerde kesecek kodu da otomatik üretiyorum. O da atla deve değil, belki de işin en kolay tarafı, bakmayın adının kocaman olduğuna. X 550 Y 300  gibi birşey yazıp hallediyorsunuz işi. Asıl zor olan üç boyuttan iki boyuta inmek.

Kestikten sonra da başa geliyoruz. İş Singer dikiş makinasında bitiyor. O sağlam olacak, düzgün çalışacak ki, ben de yaptığım bütün işleri düzgün bir şekilde tamamlayıp ortaya gerçek birşey çıkarayım. O olmazsa gerisi hayalden başka birşey olmuyor.

En küçük parçalardan başladım. Önce, sözünü daha önce ettiğim burundaki telli profil parçaları. Yani NACA profilin diyelim,  öndeki beşte bir kadar bir kısmı. Lazerle kumaşı kesiyorum. Dikiş payından içerideki asıl şekle uygun çelik tel büküyorum. Sonra teli zigzag dikişle kumaşa dikiyorum. Daha sonra asıl kanat dikişleri  yani onüç parçanın birleştirilmesi tamamlandıklatn sonra, bunları parça birleşim yerlerine, öne dikeceğim tekrar. İpler hariç, tamam olmuş olacak.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
Gönderen: khbilen - Şubat 20, 2026, 08:41:17 ÖS
Biraz da ölçü biçi  bilgisi vereyim, gözünüzde daha iyi canlansın.
Uçurtma 7 m2 net alan. Yani onüç parça toplam alanı 7 m2.

Son mesajda görülen 0, 1, 3, 4 nolu parçalardan mesela 4 numara olanın boyu iki metreye yakın. 5 ve 6 iki metreden fazla. Genişlikleri 30 cm civarında. En azı 28 cm en genişi 34 cm. Öndeki kıvrık kısım, ya da o kırmızı kumaşın üzerinde duran tellerin uzun kısmı 60 cmyi geçiyor. Kısa kısmı 40 cm. Genişlik 20 cm den fazla.

Kabaca 30 metre parçaların birleştirilmesi için. Burun profil tel dikişleri her biri iki metreye yakın. Bir metre de ana parçaya dikilmesi. Yani 35 40 metre daha. Arka kenar baskısı yapınca  da 2 3 metre, toplam  70 80 metre dikiş var dikecek.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi
Gönderen: vlkanaydin - Şubat 21, 2026, 10:08:57 ÖS
Abi ellerine sağlık en başından itibaren fotoğrafları ile birlikte yeniden detaylı şekilde anlatıyorsun. :crying
Her güncellemenden sonra yedek alıyorum yeniden mahçup olmayayım diye  :h
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Şubat 22, 2026, 09:29:43 ÖÖ
Sağol Volkan,

O kadar kasmana gerek yok yav. Aylık alsan yeter. Yıl sonu, yada dönem sonu her neyse o yaklaşırken biraz sıklaştırır, haftalık alırsın mesela.

Zaten bugüne geldim artık, biraz yavaşlarım. Şimdilik ev içinde uçurtma ile top çeviriyoruz. Havalar iyileşince kes/yapıştır işleri başlar.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: sessizsakin - Şubat 24, 2026, 02:40:06 ÖÖ
Bu ucurtma isi beni heyecanlandiriyor...
Zira direk istemiyor, gazilyon tane halat istemiyor...

Bu ara zaman ayiramam ama ben de bi arastirmaya niyetlendim.  Gordugum kadariyla ufak tefek otomasyon denemeleri de var. Eger ki bir kontrol cihazi yapip otopilotta ucan ve tekneyi ceken bir ucurtma yapilabilse efsane olurdu diye dusunuyorum.


Onceki mesajlarinda yazdigin, ucurtmanin tekneye uyguladigi kuvvetlere katildim. Oldukca mantikli. Bileske kuvvet buyuk oranda ( ucurtmanin cektigi dogrultuda ) ileri dogru ve hafif yukari olmasi lazim. Zaten baglanti agirlik merkezinin onunde olacagindan teknenin burnunu benim dusundugumun aksine kaldirmaya calisacaktir.

Bu arada, sen tekne uzerinde hareket etmedikce agirlik merkezi sabit. Fakat yuzdurme merkezi canli bir deger. Teknenin burnu biraz batsa bile otomatikman burun tarafinda su icinde daha fazla hacim oldugundan yuzdurme merkezi de one kayarak bir balansi buluyor. Yani teknenin burnu asiri ince, kici asiri kalin olmadikca agirlik merkezi yuzdurme merkezinin onunde kalsa bile positif donguye girip tekneyi batirmasi soz konusu degil. Yani en azindan agirlik merkezi sacma sekilde asiri onde olmadikca. Tabi teknenin suda duz gitmesi adina yuzme merkezinin birazcik gerisinde kalmasi en makbulu.

Dort gozle ucurtmanin ucup tekneyi cektigi gunleri beklemekteyim :)
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Şubat 24, 2026, 07:53:17 ÖÖ
Bilgisayarlı (digital) kontrol sistemi yapabilirim, ama yapmak istemiyorum.

Çünkü bu projede amacım şu:

Uçurtma ile hareket eden bir teknenin tipik bir hafta sonu, yada gündelik yelkenli (diye çevirmeye çalıştım; İngilizlerin weekender veya day sailor dediklerini) gibi basit tekneler gibi kolayca kullanılabileceğini ve daha verimli olacağını göstermek.

Bilgisayarlı/motorlu vinçli sistemler artıyor. Çoğunlukla motoryat tipi teknelere takıyorlar, rüzgardan artı güç olarak yararlanmak  için.

Yada meşhur bir tekne var, milyon dolarlık. En hızlı yelkenlinin rekorunu kırmaya çalışıyor. Epeyce de yaklaştı. Ama her tarafı özel yüksek teknoloji. Büyük bir Ar-Ge, yani para. Onun amacı farklı tabii. Daha çok farkındalık yaratmak. Alıp da gezilecek, eğlenecek bir tekne değil. O hızla zaten dümdğz gitmekten başka seçeneği yok.

Benim de amacım farkındalık yaratmak, ama basit, ekonomik ve kolay kullanılabilir birşey yaratmak sonuçta.

Kontrol da, yelkencinin bildiğine yakın, adını koymadan analog kontrol sistemi.

Yani aslında yelkeni, bumbayı belli uzunluklarda iplerle belli yerlere bağlaman bir tür (çok ilkel - çok kısıtlı) analog kontrol. Makaralar, arabalar ile bunları biraz hareketlendirmek potansiyometre ile devre kontrolu gibi birşey. İlk mekanik otopilotlar da, hiç elektronik ve motor olmadan iş gören mekanik (analog) harikalarıydı.

Hala YouTube da öyle kontrol sistemi tasarımları görüyorum, hatta sen de bir ara birşeyler çizmiştin sanırım

Otopilot daha sonra. Ama önce basit manuel kontrollar ile yapmaya çalışacağım.

Evet, ağırlık merkezi ben istersem kolayca değiştirebileceğim, bazan da istemeden değiştireceğim bir şey.

Temel olarak bağlantı noktasının etrafında dönüyor olacağım. O da +/- 50 cm gibi birşey. Yani çok büyük etkisi olmaz.

Yer var, ama bir yada iki yolcu almak epey etkiler. Tabi yolcu arka tarafa, merkez arkaya, uçurtma hep önde. Yine de dengeleri değiştirir.

Yüzdürme merkezi benim istiyerek pek değiştirebileceğim bir şey değil. Geometri belirliyor. Yada suyun içindeki geometri diyelim.

Ama benim teknenin tabanı düz olduğu için klasik tekneler gibi oynak olmayacak.
O tür değişimler çok az olacak.

Aslında burun ince ve arka şişman. Ama benim burnu batırmam nümkün değil. Uçurtma kaldırıyor olacak. Belki dönüşler sırasında bir miktar zorlar, bilemiyorum.

Kalıyor geriye dalgalar. Yani boylamasına  batma çıkma. Ağırlık merkezi öne kaymadığı sürece onda da sorun olmamalı.

Ben kabin vb üstyapı eklemeye başlayınca ağırlık merkezi öne ve yukarı kaymış olacak. Kabin kapalı bile olsa artık orada fazladan bir kütle olmuş olacak.

Karşı ağırlık olarak, kıçtan takma elektrikli motor ve 1/2 akü dengeyi yeniden sağlayacak.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: vlkanaydin - Şubat 24, 2026, 11:24:07 ÖS
Denizde elektronik beni hep korkutuyor. Paraşüt, otomasyon derken siz hemen Trilye'de Hayrettin abinin yelkenlisi ile full arma laylaylom gezinirken yediğimiz broş ve teknenin devrilmesi ve panik halimiz geldi aklıma. Bu gibi ani durumlarda elektronik , otomasyon nasıl tepki verir ne hızda tepki verir hep beni korkutuyor.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Şubat 25, 2026, 02:56:17 ÖÖ
Konu sadece elektronik  değil de, genel olarak teknoloji. Yani teknolojik bağımlılık.

Teknoloji ilerleyip günlük yaşantıya girdikçe, hele son yıllarda sayısal teknolojideki gelişmeler sonunda, teknolojiye bağımlı, hatta esiri durumuna geldik.

Sadece denizcilik değil. Eskiden  kaputu açıp motoru ve parçalarını görebiliyor, müdahele edebiliyorduk.

Şimdi motor adeta bir kutuda. Yanında da beyşn dedikleri birvelektronik kutu. Ne görmen anlaman, ne de müdahele etmen mümkün buma paralel, konu ile ilgili temel bilgilerimiz de yok oluyor.

Denizcilikte de öyle. Ne sekstant bilen var, ne harita okuyabilen. Pusula da öyle. GPS var, Garmin var. Hayat çok kolay.

Ama onlar devre dışı kaldı mı hayat bir kabus.

Kontrol sistemleri çok gelişkin. O kadar ki, dalgalı denizde demirlediğinde dalgadan etkikenmemen için, dalgayı önceden sezip küçük kanatçıklarla tekneye karşı hareket veren sistemler var.

Yaşadığınız ani darbeyi de karşılardı büyük olasılıkla,  tabi olayın detayını bilmiyoruz.

Ama bunlar uzman, profesyonel, özel  ve pahalı donanımlar. Özellikle elektronik donanımın deniz koşullarına uygun, iyi yalıtımlı, özel korumalı olması gerekiyor.

Benimki gibi küçük ve açık teknede bunları sağlamak epey zor.

Tamam, ben evde robot şu bu yapıyorum ama, kullandığım nalzeme hobi amaçlı 50 100 liralık dandik hobi malzemeleri (gerçi son gümrük düzenlemesinden sonra onlar da kalmadı ya) .

Yani denizde buluttan nem kapması an meselesi.

Eski mekanik sistemler de hantal ve çok daha karmaşık.

İhtiyaca cevap vermez değil, çabuk da verir. Ama fiyatı ve koşulları var....
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: sessizsakin - Şubat 25, 2026, 11:20:48 ÖÖ
Benim otomasyondan bahsetmem bir oneri degildi. Yani bu gun ben de ucurtmali bir tekne yapacak olsaydim, ilk calismalarim kesinlikle elle kontrol olurdu.
Yani zaten normalde bir muhendis takiminin cozmesi gereken konulari tek basina cozmektesin. Bir de uzerine otomasyon eklemek bana da hic mantikli gelmiyor. Benim o yorumum daha ziyade gelecege yonelik bir yorum.


Elektronik dogru yapildiginda cok kullanisli ve guvenli olabiliyor. Fakat ben sahsen hayati donanimlarin kara duzen versiyonlari olmadan acik denize cikmanin rus ruleti oldugu kanaatinde bir insanim. Ne yazik ki dogru muhendislik yapacak muhendisler 2010'larda emekli oldu. Su anki ticari hayat muhendisleri yazilimdan cikan sonuclara guveniyor. Bu sonuclar %1 hata payina bile sahip olsa ( ki daha fazla ) her 100 urunden birisinin hata yapma ihtimali demek. Guvenlik soz konusu olan yerde buna guvenilmemeli. Ama bu gun guveniliyor ve bu beni korkutuyor.

Yildizlari ve hava durumunu okumayi bilmeyen adam GPS'e guvenip acik denize cikmasin diye dusunen birisiyim. Ama bu GPS de tasimasin demek degil tabi :)


Yas 40'i gecti ve benim de yavastan kendi teknemi yapma hazirliklarina baslamam lazim. Fakat yelkenler halatlar vincler guvertede kosusturmalar beni hic cezbetmiyor. Tonlarca yakit yakip hem gezegene hem butceme de ihanet edemem :D. Bu durumda teknede otomasyon bana sart.

Bu sebeplerle de kendi teknemde toplanabilir kanat yelken dusunuyordum. Self-trimming yonetmleri var. Kanat mekanik olarak kendisini her zaman optimum aciya otomatik ayarliyor.

Ucurtma fikri yillar once de karsima cikmisti. Fakat o zamanki bilgiler cok bulanikti. Benim de ucurtmalarla hic alakam yok.
Ama simdi bu proje bir sonuca ulastiginda cok guzel olacagini dusunuyorum.

Kendi teknemde toplanabilir tam boy bir kanat yerine, reefing gerektirmeyecek daha kucuk ve sabit bir kanat yapip yanina da yedekli bir ucurtma eklesem sanki efsane olur gibi.
Hem tekne daha hafif olur, hem cok daha basit olur hem de kumandasi otomobil kadar kolaylasir gibi.

Bu sebeplerden dolayi bu projeyi cok takdir ediyorum. Acikcasi, Turkiye'de olsam ve vaktim olsa musadenle bahcene cadir kurardim ve elimden gelen ameleligi de seve seve yapardim :). Zira cok anlasilmasa da yaptigin calismanin Ulke icin de oldukca kiymetli ve ender bir calisma oldugunu dusunuyorum.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Şubat 25, 2026, 12:16:53 ÖS
Çok sağol, epey abartmışsın. Umarım yüzünü kara çıkarmam. Uğraşıyoruz bakalım.

Bende proje çok. Kanat Yelken projesinden de, en azından kalben, vazgeçmiş değilim. Her nekadar teorik olarak sonuçta uçurtma daha verimli olacak gibi duruyorsa da, yönetim bakımından kanat yelken daha kullanışlı. Ama o da yarım kaldı.

Gerçi önce toplanabilir sonra sabit kanat demişsin ama, sabit kanatla limanda ya da demirlediğinde uğraşmak zor. sanırım bu konuyu da daha önce tartışmıştık. Toplanabilir olması daha  gerekli gibi.

İki üç sene önce, direk kırıldıktan sonra, ne yapsam bu direk pratik olmuyor deyip bari bir de şişme direk deneyeyim demiştim.

Şişme kanat yelken var ama, küçük tekne için, manuel tekne için uygun değil. Hidrolik teleskopik direkler, otomatik pompa sistemleri vs. Hacim de büyük.

Ben onun yerine ortada oldukça kocaman şişme direk yapıp onun etrafına giydirilebilir bir kanat düşünmüştüm. Katlama elemanları şu pratik çadırlarda kullanılan eklemeli fiber çubuklardan oluşacaktı.

Direği 450 gr ince polyester brandadan yapmıştım. Şişince öyle gibi görünmüyor ama, 90x45 cm dikdörtgen kesitli, 6 metre boyunda şişme direk. Önce ısı kaynak denedim. tutar gibi oldu, sonra attı. Sonra Keton diye bir yapıştırıcı buldum. Baly'gillerden ama daha çabuk kuruyor ve çok daha iyi yapıştırıyor. Onunla tekrar yapıştırdım. Şişme botlardaki valflerden taktım. Ayak pompası ile 15 dakikada şişiyor. Uzun tabii.

Bir de körük gibi yerleştiremedim, resimde görünen o kasanın içine. Oradan düzgün ve kolay çıkamadı. Zamanla düzeltebilirdim belki ama, evde uğraşacak başka işler olduğundan ve yapıştırıcı da dokunmaya başladığından bırakmıştım.

Belki fikir olarak işine yarar.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: sessizsakin - Şubat 26, 2026, 10:51:44 ÖÖ
Estagfurullah. Abarttigimi cok dusunmuyorum. Ulkemizde her gecen gun ilim irfan'a verilen deger azalirken sen kendi yazdigin yazilimlarla pattern cikartip ucurtma dikiyorsun :)
Bence degerli cabalar. Ama evet daha abartmaya gerek yok. bu kadar guzelleme yeter :D

Monohull teknelerde self-trimming kanat zor. Tim kanatcigi vs epeyce bir yaricap isgal ediyor.
Fakat ben hep katamaran istedim. Dolayisi ile yaricap cok buyuk sorun teskil etmiyor. Marinalar, demirleme vs dolayisi ile cok sorun degil.

Ucurtma isin icinde yokken hedefim teknenin gerektirdigi yelken hesabina gore benzer kuvvet uretebilecek tam boy bir kanat yapmakti.
Fakat bu boyda da kanadi rijit yapmak tehlikeli. Her ne kadar kamber acisini ve trim ayarini ayarlayip kanadi simetrik airfoil yapip ruzgara baktirarak lift'i sifira dusurebilsek de Turbulansli ve kuvvetli bir ruzgar kanadi cok siddetli sarsabilir ve eninde sonunda birseyleri kirar. Denizde yakalanirsan cok fena. O sebeple toplanabilir olmasi sart.

Fakat otomatik bir ucurtma dahil edebilirsek isler cok degisir. Daha kucuk bir kanat da is gorur. Kuvvetler ve yapisal gereklilikler de azalacagi icin rijit ama 2 - 3 parca teleskopik bir kanat dusunebilirim. Kanadi dibinden katlanabilir yapmayi dusunebilirim vs. Ihtimaller epeyce artiyor.

Senin ucurtmanin is yapacagindan ben eminim. Hele bir tekneyi ceksin, arkasi gelir. optimize edilir. otomatik vs dusunulur.

Bu gaye ile de ben bu yaz kite surfing egitimi dusuneyim.

Asil konuya da yorum yapayim. Amalari her durumda tekneye baglamanin isini cok kolaylastiracagini ve senin vucut agirligini hic kullanma ihtiyaci duymamani saglayacagini dusunuyorum.

Bu arada Ama'lar icin cok gec degilse soyle birsey geldi aklima.

2 tane 80~100mm capinda aluminyum boru alsan.
Ama ve ana govde uzerinde de bu borunun oturdugu bir yuva yapsan. Bu borulara da uygun yerlere koc boynuzu vidalasan. Amalar borular ve ana govde romork uzerinde ayri ayri seyahat etse. denize indirmeden once uygun capli halatlarla koc boynuzlarindan amalara ve ana govdeye baglasan?

Halatlar biraz esneme de verir. Agirlik olarak da muhtemelen kontraplak kirislerden daha hafif olacaktir.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Şubat 26, 2026, 12:15:37 ÖS
AMA'lardan vazgeçtim artık da, yerine Kanat olacak.

Her ne kadar uçurtmayı ağırlık merkezinin altına bağladığımda kuvvet kolunun çok kısa kalacağı düşüncesi ile ve de teknenin düz taban olmasının da yardımı ile uçurtmanı  tekneyi yatıramayacağını düşünüyorsam da, özellikle ilk aşamalarda, veya yavaş giderken AMA yerine KANAT olacak. Muhtemelen bakıp göreceğim ki, kanatlar suya girmiyor, sonra çıkaracağım, yani artık takmayacağım.  Ama başta tedbir olarak kanatlar takılı ve kullanıma hazır olacak.

Bunların statik yüzdürücülüğü yok denecek kadar az, ama hareket halinde, tekne o tarafa yatarsa, suya batınca dinamik kaldırıcılığı olacak. Daha kısa/küçük olacak, daha hafif olacak.

Önce trapez şekilli daha büyük bir kanat planlayıp yapmıştım. O da gözüme hantal ve ağır geldi. Resimlerde temsili açık ve kapalı halleri görülüyor. AMA'ya göre yine de hafif. Kaplaması yok şu hali ile 11 kilo falan. Hem  ağır kısım alttan doğrudan tekneye bağlı, hem de kanadı kaldırmak için kullanacağım kuvvet kolu kısa olacağı için benim kaldırmam da çok zor olmayacak.

Yine de ağılık olarak, ağırlık merkezini aşağı çekeceği için vazgeçtim.

Daha da küçük, daha da hafif kanat olacak. O da salmanın hemen aynısı, biraz daha uzunu. 1.5 uzunlukta, 40 cm genişlikte. Kullandığım kanat profili, ve alanı olarak hesap yapınca, tekne yatarsa yeterli kaldırma sağlayacak gibi görünüyor.

Bir de tam aynı yerde salma olması gerekiyor. Büyük kanadın gövdeye bağlanan kenarı geniş. 1 metre. Öne alsam çok önde olacak. Arkada olmaz. Aynı yerde kolay değil, bir sürü cambazlık.

Küçük kanat olunca onu yarım kanat genişliği öne, salmayı yarım kanat genişliği arkaya alırsam, dengeleri çok bozmadan hallederim diye düşünüyorum. Vey belki tersi...


Bir de dümen konusu var.

Dümen için de aynı salmalardan kullanmayı düşünüyorum. Arkada iki yanda birer tane daha. Yani dört salmalı tekne...???

Bu konuda da iki kullanım senaryosu var aklımda...

Birincisi, iki dümen salması da normalde suda, aşağıda olacak. Yani gerçekten dört salmalı olacak. Biliyorum, ıslak alan, sürtünme vs, hesapları var. Ama böyle yaparsam, kanada (AMAya) hiç hiç gerek kalmaz diye düşünüyorum.

Döneceğim zaman, döneceğim tarafın salmasını kaldırınca, teknenin kıçı diğer salma tarafına, burnu istediğim yöne dönecek. Sonra yine indireceğim.

İkinci senaryo tersi. İki dümen salması da havada, dışarıda. Fazladan sürtünme yok. Ama fazladan dengeleyici de yok. Dönmek için  aksi tarafın salması suya inecek. Teknenin kıçı aksi tarafa, burnu dönmek istediğim tafara dönecek. Sonra salma kalkacak.

Yani bütün bunları yapılabilirlik, kullanılabilirlik ölçüleri içinde birlikte düşünüp birlikte çözüyor olacağım.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Şubat 26, 2026, 12:21:15 ÖS
Senin tekne/kanat için düşüncem de şu:

Mümkün olduğunca tek sistem kullan. İki ayrı sistemi karıştırma. Yani ya kanat, ya uçurtma. İki ayrı sistemle uğraşman zor olur. Ortalıkta yer de olmaz, bir de kargaşa olur. Tabi teknenin büyüklüğüne bağlı. Ama herkes ortalıktaki en iyi yeri isteyecek. Ona göre...
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: sessizsakin - Şubat 27, 2026, 12:41:22 ÖÖ
Kanat fikrini begendim. Daha once bahsettiginde anlamamisim.
Bazi yuksek performansli monohullardan salmayi cikartip iki yana itilebilen yatay kanat yapiyorlar. Tekne ne tarafa yatarsa kanadi o tarafa itip yelkenin torkuna karsilik lift olusturarak teknenin yatmasini onluyor.
Salma yok, ekstra agirlik yok vs. Epey hizli gidiyorlar. Kanat da yeterince lift olusturabildigi icin de yelken alanini da iyice abartiyorlar.

Bu baglamda senin yan kanatlar orada oldugu surece hareket halinde iken ucurtma tekneyi deviremeyecektir diye dusunuyorum. Tabi hareket yoksa bu kanatlar bir ise yaramayacak. Ama zaten o zaman da senin ekstra stabiliteye ihtiyacin yok. Bence epey pratik bir cozum bulmussun (dogru anladiysam).

Duz gitmek icin salmaya ihtiyacin olacak. Ama bu dumen olayini dogru anladim mi emin degilim.

Eger anladigim gibi ise, dumen-salmalarin lift etkisi ile mi donmeyi planliyorsun? Eger oyleyse dumen kontrolu cok zayif ve belirsiz olacaktir diye dusunuyorum. Hizinla dogrudan alakali olacaktir. Hizliyken dumen salmasini az indirsen bile teknenin burnunu bir dalga kaldirsa  aniden hizli bir manevraya donusebilir vs. Eger boyle dusunduysen benim cok da aklima yatmadi.

Bence klasik duzen tam ortada sabit bir dumen  lazim. Ki bu dumen teknenin duz cizgi takibinde de epey faydali oluyor. agirlik ve yanal direnc merkezlerinin gerisinde tork kolu olusturarak tekneyi cizgisinde stabil tutuyor. Salmalari kaldirirsan bu sefer bu stabilite girdisi olmayacak. Iki salmayi da salsan ikisi birden zit lift olusturarak sadece islak alandan degil hidrodinamikten de hissedilir kayiplar verirsin gibi geliyor bana.

Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: sessizsakin - Şubat 27, 2026, 02:30:13 ÖÖ
Alıntı yapılan: khbilen - Şubat 26, 2026, 12:21:15 ÖS
Senin tekne/kanat için düşüncem de şu:

Mümkün olduğunca tek sistem kullan. İki ayrı sistemi karıştırma. Yani ya kanat, ya uçurtma. İki ayrı sistemle uğraşman zor olur. Ortalıkta yer de olmaz, bir de kargaşa olur. Tabi teknenin büyüklüğüne bağlı. Ama herkes ortalıktaki en iyi yeri isteyecek. Ona göre...

Asil gonlumden gecen 12 metrelik bir katamaran. Fakat onu ancak is hayatindan elimi etegimi cekersem yapabilirim. O da henuz ufukta gorunmuyor.

Ama bu sonbaharda imkanlarim el verirse 7 metrelik celikten bir monohull'a baslayip bahara kadar da bitirmeyi dusunuyorum.

Yer sorunu onemli degil. En iyi yeri isteyen arkadasi denize atmak suretiyle yer sorununu cozerim.

Iki sistemle birdeni birak, bir sistemle dahi ugrasmak istemiyorum ben. Dolayisi ile birsey olacaksa otomatik olmak zorunlulugu var. Bir tekneden en buyuk beklentim bana huzur vermesi :D

Kanatta mekanigi, elektronigi ve yazilimi kafamda kabaca cozdum. Onun oluru kesin.

Eger ucurtma isini de iyice anlar, ilimini ogrenir ve tam otomatik yapabilirsem, sadece ilk kaldirmasini ve son toplamasini manuel yapmak sartiyla isterim. Yoksa gerek yok.

Hissiyat illa ki onemlidir ucurtma kontrolunde. Olculebilir degerlere ve belli kaliplara dayali olarak kontrol edilebilecekse otomasyonunu yapabilirim diye dusunuyorum.


Yoksa teknenin kaldirabilecegi kadar buyuk toplanabilir bir kanat yelkenden devam.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Mart 01, 2026, 04:29:32 ÖÖ
Ekim Kasım 2025 falan gibi galiba, YapayZeka Gemini'ye sormuştum.

Yatay Kanat mı daha iyi, düşey salma mı diye. Önce yatay kanadı hiç anlamadı, bana hep yatay kuvvetlerden bahsetti. Sonra gitti okudu öğrendi geldi, ikisini konuşmaya başladık.

Tabii ki, yüzdürme için yatay kanat çok daha etkili. Bunu batmazlık veya yatmazlık olarak okuyunca, hesap biraz karışıyor tabii.

Sonuçta ikisi de kanat.

Yatay kanat düşey kuvvetle kanadı itip tekneyi düzeltiyor. Düşeykanat yada salma, yatay kuvvetle karşı koyup tekneyi düzeltiyor.

Yatay kanadın olumsuz yanı, suya girdikçe artan sürtünme nedeni ile tekneyi o tarafta frenleyip dönmeye zırluyor. Yani yatay yönde stabiliteyi bozuyor.

Salmada bu yok. Salma hem yatay hem düşeyde stabiliteyi koruyor.

Düz gitmek için salma şart.

Yatay kanat tekneyi doğrultmak için ekstra.

Dümeni aslında ikinci aşamada deneyecektim ama gecikince öne aldım.

Aslında ilk düşüncem Flow Separation mantığı ile konuya yaklaşmaktı. Sanırım bir ara söz etmiştim.

Tekne giderken, ters yönde akıyor gibi düşündüğümüz su, teknenin kıçının şekline göre az çok aynı hizada devam ederek tekneden ayrılır.

İki yandaki ters akıntı, simetrik olarak, arka yöne uzaklaşır.

Bu simetriyi bozarsan, o yanal direnç, arkada kıç tarafta asimetrik duruma gelir, denge bozulur, tekne bir tarafa döner.

Ne kadar çabuk döneceği asimetrinin büyüklüğüne ve hızına bağlı.

Bunu sağlamak için iki yanda, teknenin kıçından daha sonra, yani transomdan da sonra iki yanda çıkıntılar olması lazım.

Sürgülü doğrusal mekanizma düşünüyordum, ama o zaman aşağıdai parçayı taşıyacak sürhü üstte zayıf kalıyor.

Dönerek inmek en kolayı, ama o daha az verimli olur dedim. Arka salma sistemini düşünmeye başladım.

Bu sistem(ler) in faydası şu olacak diye düşünüyorum.

Klasik palalı dönen dümeni hareket ettirmek için akıntıya, yani teknenin hızına dik kuvvetn uygulaman lazım, ve bu büyük bir kuvvet. Ayrıca döbüş uzun olacaksa, veya seyir sürekli palayı bir yanda tutmayı gerektiriyorsa bu çok kuvvet/enerji isteyen yorucu bir iş.

Doğrusal sürgülü, veya yukarusan inme sistemde "pala" akıntı yönüne paralel hareket ettiği için öyle bir kuvvet uygulamak gerekmiyor. Gereken kuvvet sadece palanın kendi kütlesini hareket ettirmek için gereken kuvvet. Akıntı direnci yok.

Aynı nedenden, uzun dönüşte normal dümende yekeyi bırakırsan akıntı hemen palayı "düz" Konuma getirir. Amadoğrusal sistemde akıntı birşey yapamaz. Pala kendiliğinden ve kuvvet harcamadan olduğu yerde kalır.

Bu bana, uçurtma ike upraşırken üçüncü bir el gibi olmuş olur, yani iki elimi oldukça serbest bırakır, ve ileride mekanik otopilot için kolaylık sağlar..

Diye düşünüyorum. Verimi ne olur, şu an bilemiyorum.

Dört salma sistemi, Flow Separariondan biraz farklı. Kısmeno etki de olacaktır, ama ben asimetrik kanat kullanarak arkada daha etkin bir yan itme sağlayabilirim diye düşünüyorum.

Evet bu tekne hızına bağlı. Ama normal dümen de öyle zaten. Duran tekneyi dümeni çevirip döndüremezsin.

Dönüşlerde "kararsız" Olacağını düşünmüyorum. Asimetrik yapıda ve asimetrik konumlarda olacağı için, dönme yönü çok net ve belirgin olacaktır. Verimliliğini yine bilemiyorum.

Motor seyrinde zaten dümene gerek yok.
Belki her ihtimale karşı, yeljen seyri için "dıştan takma dümen" yaparım. ...
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Mart 01, 2026, 04:49:37 ÖÖ
Senin teknenin Kanat Yelkeni için, bir fikir olarak daha önce düşündüğüm, belkinde sözünü ettiğim "Yarı Katı Kanat Yelken" i anlatayım.

Katı kanat dediğimiz ne?

Kanadın bir iskeleti var. Omurgası, kaburgası, sereni, siniri, yani kanadın şeklini veren şeyler bir şekilde katı.

Artı, kanat yüzeyini oluşturduğun son yüzey kaplaması da katı

Soft dediğimiz kanat ne?

Şişme değilse, benzer "katı" İskelet az çok yine var. Yüzey kaplama yumuşak. Yanidiyelim, yellken gibi bez.

Zorluk şurada oluyor. Yelkeni açarken ve toplarken katı kusmı da hareketli, portatif, katlanabilir, toplanabilir yapmak istersen yapı karmaşıklaşıyor, iş zorlaşıyor.

Yarı Katı Kanat ne?

İskelet katı. Hareketli değil. Yada senede bir açıp kapayacağın bir şekilde.

Kaplama, da aynı yelken gibi, sadece direğe değil, tüm iskekete çekilecek, istersen çift taraflı yelken diye düşün, yine kumaş vs.

Tek şartı var. Kanat dikdörtgen olacak. Üçgen olmayacak. Üçgen elbiseyi, aşağıdan yukarı üçgen iskekete giydiremezsin.

İlle üçgen dersen, soft kısım, eski kalyon
Yelkenleri gibi tepede duracaj. Açmak için aşağı indireceksin. Pek hoş değil.

Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: sessizsakin - Mart 01, 2026, 07:26:51 ÖS
Senin dumen nasil olursa olsun ilginc olacaga benziyor.
Calistiktan sonrasi optimize edilir. Bence en onemli asama iyi kotu calisan sistemi deneyebilmek.


Toplanabilir kanatta da zaten ben de hep sadece mumkunse kaplamayi indireyim dusuncesindeyim. zaten ucurtma gibi alternatif bir ikti olmadikca tam boy kanat yapmak durumundayim. O zaman da toplanabilirlik gerekli bir guvenlik ihtiyaci. Fakat dikdortgen kanat yerine ben de yine uca dogru incelen bir planform dusunmustum. Kaplama da fermuarli olsa nasil olur demistim kafamda. Bazi ureticiler rulo halinda cok guclu, pirinc tirnakli fermuar sagliyorlar. Bana oluru var gibi geldi :D

Teknenin tasarimi isine giristigimde bunlara doneriz. Simdilik senin konuyu konu disi sebeplerle daha fazla kirletmeyelim.



Bu ucurtma kontrolunu arastirdim. Aslinda en temelde yamac parasutu gibi calisiyor. 2 tane fren kontrolu bir de hucum kenari kontrolu. Ayni yamac parasutunde A iplerini veya speed-bar'i cektigimiz gibi.

Eger mantigim da dogru ise, 8 figuru cizilmesinin sebebi de muhtemelen ucurtma asagi dogru cekilirken hucum kenarini da cekiyor olsalar gerek ki ucurtma ruzgar icine dogru hizlaniyor ve cok daha fazla lift uretiyor olsa gerek. Sonra da nazikce yukari cikarip tekrar dalarak yine bir guc devinimi ve bu sekilde muhtemelen kanadin duz ucusuna gore ayni ruzgarda cok daha fazla lift uretiyorlar diye dusundum. 8 de ciziyorlar ki ucurtmayi hep ayni dogrultuda ve kabaca benzer yukseklikte tutuyorlar olsa gerek.

Ayrica, muhtemelen sabit tutmak daha az dengelidir. Surekli ayni yerde ve yonte tutmak cok zor olur. Halbuki 8 cizerken ufak tefek duzeltmelerle insan dogal olarak yaklasik ayni yerde 8 cizdirebilir. Bu da stabiliteyi oldukca artirir. Yaninda bedava ekstra lift sunuluyor gibi.

8'in bir diger olayinin da iplerin dolanmasini engellemek ve cok fazla yukseklik kaybedip kazanmadan dar bir alanda guc pompalari yapilabilmesi sanirim. Ayni guc pompasi icin cok daha buyuk bir O veya elips gerekir muhtemelen....



Eger bu mantigim dogru ise, bunu otomasyona dokmek zor olmaz bana gore.

Yazilimin ihtiyaci olan girdiler;

Teknenin konumu, hizi ver oryantasyonu.
Ruzgarin hizi ve oryantasyonu.
Ucurtmanin konumu, hizi ve oryantasyonu.
Gidilmek istenen dogrultu.

Ihtiyaci olan ciktilar ise 3 motordan ibaret.

Mems sensorler bu isler icin yeterince gelismis durumda.

Yani teknedeki diregin tepesine bir weather vane.
Tekneye bir Mems sensor,
Ucurtmaya bir mems sensor.
3 tane servo motor.
Gerisi de yazilimda rahatlikla hallolur gibi.

24V ile filan calisan BLDC servolar var. Tekne elektrigi ile rahat surulurler.
Muhtemelen de cok guclu motorlar gerekmeyecektir. Dusununce bu tarz araclarda araci yumusak hareketlerle kontrol etmenin daha guvenli ve saglikli oldugundan yola cikarak, yuksek oranli disli kutusu da kullanirsak oldukca kucuk motorlar is gorecektir. Kaba tahminimle hatta 100W servolarin bile koca bir tekne icin yeterli olabilecegi dusuncesindeyim. 20:1 oranla bile 150 RPM alabiliriz. O da dakikada 2 turdan fazla demek. Parasutte de 15 - 20 cm fren ipi cekmekle manevralar yapildigini dusunursek bence 100W motor hic bir zaman kapasitesini gormeyebilir. Kaldi ki motorlar 100% cevrimle calismayacak. Mutlaka manevra sirasinda dinlenen motor olacak. Bu da guc tuketimini de dusurecektir.

Yani 500W bir gunes panelinin ve biraz tampon pilin bu isin altindan rahat kalkabilecegi dusuncesindeyim ( Benim hayalimdeki gibi 12 metre bir tekne icin ).


Bunlarin yaninda, bir de cogu buyuk ticari tekne sistemi yapanlarda kontrol kutusunu yukarida ucurtmanin yaninda gordum. Yani bir nevi halatla parasutcuyu tekneye baglamissin gibi.

Ucurtma ayni yamac parasutu gibi dogrudan bu kontrol kutusuna bagli. Kutu da yamac parasutu pilotu gibi pendulum seklinde. Fakat pendulum asagi dogru degil de tekneye dogru bakiyor. Kontrol kutusundan da tekneye tek bir halat ve o halatin merkezinde de kablo. Bu da havada ucmasi ve ugrasilmasi gereken kablo saysiini epey dusuruyor.

Dusununce bu da aklima epey yatti. Tekneden tek bir kablonun ucmasi ve yukarida herseyin kendi basina hallolmasi fikri hosuma gitti.


Ne diyorsun? olayi dogru anlamis miyim? yoksa kiteboard egitimi almadan cok da dusunmeyeyim mi :D



Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Mart 01, 2026, 08:28:47 ÖS
 Bir yerlerde denk gelmiştim, ille de 8 çizmek şart değil diye, hele rüzgar gidiş yönüne dik ise, bas git. Bulursam eklerim bir ara.

Konu hücum açısı.

Bu uçurtma bahislerinde bir  Wind Window konusu vardır. Bir tür yarım kubbe. Rüzgarın yönüne göre en uygun sörf bölgelerini anlatır.

Uçurtma ile yamaç paraşütü arasında ufak bir fark var.

Yamaç Paraşütü uçmak ister. Bunun için en tepeye çıkmak  ve öne fırlamak ister. Çünkü aslında uçmaz, süzülür. Karşı rüzgar varsa daha da yükselir falan...

Uçurtma uçmak istemez. Daha doğrusu bu Power ya da Traction Kite tipi uçurtmalarda amaç uçmak değil, olabildiğince güçlü bir çekim kuvveti yaratmak. Yani biz uçurtmanın uçmasını istemeyiz. Uçurtma en tepeye gelirse lift yukarı doğru maksimum ama ileri doğru sıfır (gibi). Hoplayıp zıplamayı düşünmüyorsan, ileri gitmek istersen bu işine gelmez.

İşte o Wind Windowda en uygun açı 60-70 derece gibi. Yani hücum açısı öyle olacak ki, uçurtmanın çekme kuvveti maksimum olsun.

Rüzgar yeterince güçlü ise, uçurtma stall etmiyorsa, 8 çizmene hiç gerek yok. Ama uçurtma aşağı kaçıyorsa, hücum açısını biraz artırıp uçurtmayı yukarı alıp potansiyel enerji biriktiriyorsun. Sonra aşağı salıp hızlandırıyorsun. 8 olayı bu.

Bu şişme tüplü (Leading Edge Inflatable LEI) uçurtmalar da aslında dört ipli.

Yamaç paraşütündeki askı ipleri daha çok kanadın altında iken, bunlarda en önde. Amaç kanat şeklini istenen biçimde tutmak.
Onun dışında uçlarda iki önde, iki arkada dört ip var.

Yamaç paraşütünde kanadı şişirmek için en ortadaki A- iplerini çekersin. Uçurtmada bu yok.

Ön ipleri ya yukarıda, yada en aşağıda, kontrol barın ortasında birleştiriyorlar. O power line oluyor. Yani asıl çeken o. Aşağıda yukarıda olmasının avantajları dezavantajları var, ama genelde aşağıda birleştiriyorlar. Bir adı var ya şimdi hatırlamıyorum Hi-Y veya Lo-Y gibi birşey olmalı.

Arka ipler dümen vazifesi görüyor. sağ sol kontrol.


İlle de otomatik kontrol yapacağım diyorsan ipteki gerilime ve ipin açısına bakacaksın. Ona göre kontrol uygulayacaksın. Kontrol için yazdığın şeyler doğru görünüyor. Genelde her ip için ayrı motorlu ayrı makara/vinç kullanıyorlar.

Bir de bu 8 çizenler daha çok elektrik üreten, bir noktada yere bağlı uçurtmalar.

Teknelerde durum farklı olabilir. Yani senin gitmek istediğin yön ve göreli rüzgar yönünün durumuna göre 8 ille de en iyi seçenek olmayabilir. Dediğim gibi  yelken nasıl "Beam Reach" dedikleri rüzgarın hareket yönüne dik olduğu durumda en yüksek verim sağlıyorsa, uçurtma da öyle. Uçurtma kanattan çok yelkene daha yakın. Yeterli rüzgar varsa sekiz çizmene gerek yok. Sörfçü videolarını izlersen onlar pek 8 çizmez.

Teknelerde de dediğim gibi yön konusu önemli.


Üçgen yelkene fermuarımsı şeyleri ben de düşündüm ama, yok, olmuyor, açık kalıyor. Denizde fermuara güvenemezsin.

Direği teleskopik yapabilirsen ne ala, onu da konuşmuştuk bir ara, ama küçük teknede zor.  Makaralı direkler var dört parça meslela 4 x 1.5 = 6 metre gibi çok düşündüm ama, hiç sağlam görünmedi gözüme.

Ben özellikle ilk aşamada kontrol, elektronik kontrol düşünmüyorum.

Uçurtma teknenin dibine bir şekilde bağlı ve 360 derece ve o kubbedeki gibi dönebiliyor olacak.

El vinci kullanmamın iki üç nedeni var. Ama kontrol değil.

1.) Uçurtmayı tekne üzerinde açacağım. Bütün sörf uçurtmalarını karada, kıyıda açarlar. Uzun uzun ipleri sererler Kaldırırlar, hoplayıp tahtanın üstüne atlarlar, falan. Ben bunu yapmayacağım. Yapamam. O lüksüm yok. O borunun ucunda uçurtmayı açıp havalandırmam lazım. Şişme tüplü uçurtma ile bu mümkün değil. Seni hiç dinlemez. Alır başını gider.

2.) Sıfırdan açtığım için, uçurtmayı yükseltebilmem için bir makaralı sistem lazım. Yani ipler  başta makaraya sarılı olacak. Yavaş yavaş  salacağım. Düz makara ile olmaz, rüzgar kuvvetli gelebilir. Onun için redüktörlü bir vinç gerekli.

3.) indirirken, özellikle acil durumda, kuvvetli rüzgarda indirirken yine kuvvetim yetmez,  redüktör lazım.

Uçurtma kalktı. Rüzgar iyi. 8 çizmeme gerek yok, tuttum gidiyoruz.

Yelkenciler böyle durumda nasıl bumbayı eli ile tutmuyor, işkota ile  duruma göre belli açıda bir yerlere geçici olarak sabitliyorsa, ben de ona benzer birşeyler yapmayı planlıyorum. Teknenin orta bölümünde, o havuz gibi yerde, dört noktada basit çengel gibi kolay tak çıkar yapabileceğim, makaralı çengel benzeri birşeyler olacak. Gidiş yönüne göre iskele tarafındaki ikisi veya sancak tarafındaki ikisini kullanıp uçurtma ipini "sabitlemeye" çalışacağım. Benim kontrol bundan ibaret. Yani sörfçü gibi sürekli başında durup elimle tutmak yerine böyle birşey deneyeceğim.

Tabi ilk başta hep tutmam gerekecek. Tekne ne durumda nasıl davranıyor anlayıp öğrenene kadar, hızlı müdahele edebilmek için hep başında olacağım. Zamanla ayrılıp dinlenme şansım olacak diye düşünüyorum.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Mart 01, 2026, 08:50:58 ÖS
Daha sonradan çıkan, bizim yamaç paraşütüne benzeyen uçurtmalar biraz farklı. daha çok yamaç paraşütüne benziyor. Yukarı lift yerine yatay (ileri) lift mantığı ile çalışıyor. Yani yatay değil de dik duran kanat gibi. Bu nedenle bunlar hep yere yakın bıçak gibi dikine duran yamaç paraşütü gibi.

Diğer uçurtmalar hava atmaya daha müsait, genelde onlar görülüyor. Ama bunlar çok daha hızlı, ve Olimpik Spor olarak kabul edildi ve son yaz olimpiyatlarında yarışmalar yapıldı. Çok ipli oldukları için bana uygun gelmiyor. Genelde de hücre ağızları kapalı, şişirme değil ama, rüzgarla kendi şişip check-valve usulü kapanan hücre ağızları var. Benim için çok karmaşık. Benim için en uygun yapı Single Skin.

Teknelerde bir iki deneyen oldu, sonra yine tüplüye döndüler. Hız rekoru deneyen de tüplü.


ParaWing biraz daha farklı.

Bu son çok ipliye daha yakın. Ama öyle dikine durmuyor pek. İki arası. Kontrol barı diğerlerine göre ters. Önler bir yerde, arkalar bir yerde. Yani sağ soldan çok, aşağı yukarı kontrol daha öncelikli gibi. Bütün barı çevirerek de sağ sol yapıyorsun.

Benim diktiğim uçurtmalar genelde parawinge daha yakın ama uzun dört ipli idi. Üç ipi hala deneyemedim. Bir uçurtmam var hazır, dört ipli denedim tamam. Üç ipi deneyemedim.

Son dikmekte olduğum uçurtmanın mantığı biraz farklı olacak.

ParaWing'i uzaktan kumanda ediyor gibi, bağlantıyı en tepede, uçurtmanın merkez noktasında yapacağım. Yani power ipi uçurtmanın sanal barının ön ucunda olacak. Diğer iki dümen ipi klasik bağlantı. Olacak mı bilmiyorum. Deneyeceğim. Bitmek üzere, az kaldı. Ama havalar denemek için uygun değil. Nisan Mayıs anca olur herhalde.

Gerçi Yaren Leylek erken geldi. Havalar erken ısınacak demek bu. Küresel ısınmanın işaretleri...
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Mart 04, 2026, 01:37:42 ÖS
Evet,

Dün gece uçurtmayı tamamladım.

Sabah rüzgar 20-25 km/sa civarındaydı. Bekledim.

Öğlen 15'in altını görünce hemen kumsala koştum, ilk denememi yaptım.

Bence çok başarılı. Biraz fazla bombeli, özellikle kenarlar fazla yumuşak/bombeli duruyor, ama sanırım ip ayarları iel onları hallederim.

Bu At/uç diyebileceğim (Throw/launch) bir tür uçurtma. ParaWing videolarında görmüş olabilirsiniz. Uzun uzun uğraşmadan şöyle havaya savurunca açılıyor. Tabii ben onu kendim çekemedim.

Biraz uçurup gçrdğkten sonra video çekmeye çalıştım. Uçurtma sol elde, telefon sağ elde, biraz zor ve kötü oldu. İzleyenler için pek anlamlı olmayabilir, ama benim için çok anlamlı.

Rüzgar 10-15 km/sa hzızında düzenli idi. Özellilkle aşağı yukarı,  ve sağa sola komutlarına iyi  cevap veriyor. Havada kararlı dengeli. Dalma çıkma yok. Çekiş fena değil. Rüzgar da zaten az sayılır. Bombeleri de alırsam tekneyi uçururu... :)

https://youtu.be/Td4LumQYp4M?si=wGzfchmE2ad-UpuG
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Mart 10, 2026, 05:25:08 ÖS
İşte en hakiki kanat yelken bu.

Yalnız direk yok, ve tekneden biraz uzakta... 😊

https://www.facebook.com/share/r/1DV4s3fdvg/
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: sessizsakin - Mart 10, 2026, 10:01:29 ÖS
Valla ben tamamim. Ikna oldum.

Ilk teknemi yapma planlarina basladim. Otomasyonlu bir ucurtma da kesinlikle dahil oldu plana.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Mayıs 26, 2026, 02:12:54 ÖÖ
Müjde, forumumuz geri gelmiş. Hayırlı olsun.

Bu vesile ile bir de soru sormuş olayım, özellikle teknesini yeni tamamlamış ve ölçme işlemini yaptırmış olan arkadaşlara.

Bu ölçme işleminde tam olarak neler yapıyor, neler istiyorlar? Ne gibi hazırlık yapmak gerek?

Yani mesela, enini boyunu yüksekliğini ölçüp, ağırlığını sorup gidiyorlar mı, ya da bu tekne açık denize çıkabilir mi, en çok ne kadar rüzgar ya da dalgaya (yada Beafort cinsinden hava diyelim kısaca) uygundur, en çok kaç derece yatar, kendini doğrultur gibi denizcilik konularına giriyorlar mı?

Ölçme evde yada inşa yerinde mi oluyor (karada/römorkda) yoksa suda mı?

Ölçme öncesi basılı yada bilgisayara girilmiş resim belge vs dosyası hazırlamak gerekiyor mu?
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Mayıs 26, 2026, 02:50:20 ÖÖ
Son bir iki ay yine kayıp gibi de, daha garibi çnceki sayfaları bir türlü görüntüleyemiyorum.

Beş sayfa olmuştu hikaye. Hadi beşinci son yedek tarihine göre gitti diyelim. Kalmış dört sayfa.

Tamam, dördüncüyü görüyorum. Bugün az önce son yazdığım da oraya eklenmiş.

Ama  geri geri de gitsem, sayfa numarası da seçsem, konubaşlığını da tıklasam hep dördüncü sayfa geliyor. Var görünmesine rağmen diğer sayfalara erişemiyorum.

Diğer başlıklar için de durum aynı mı bilmiyorym, denemedim...
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: sessizsakin - Mayıs 26, 2026, 09:20:43 ÖÖ
Bana da aynisi oluyor. Forum yazilimi tam uyanamamis sanirim.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Mayıs 26, 2026, 09:51:02 ÖS
Uygulama programları ile de mi oynamışlar, anlamadım.

Komut satırında görünen komut doğrudan en son mesaja yada daha doğrusu sayfaya götürecek şekilde yazılmış. Sonu new#new ile bitiyor.

Bu new'ları kaldırınca birinci sayfadan başlıyor. Ama sonra yine hep dördüncü sayfaya gidiyor.

Bu başlık için topic no t4065.

Komutta t4065.0 yazıyor. Ben bunu ilk sayfa olarak yorumlayıp, t4065.2 yazıyprum mesela, ikinci sayfa gelsin diye
Farketmiyor, ilk sayfa geliyor.

O sayfa no değil de öesaj no ise 15 20 falan yazarsam, sayfa değişebilir. Bir  de omu deneyeyim
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Mayıs 26, 2026, 09:53:51 ÖS
Evet, öyle imiş,

t4065.23 yazınca ikinci sayfa geşdi...
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: vlkanaydin - Mayıs 26, 2026, 10:02:52 ÖS
Abilerim öncelikle tekrardan selamlar . Nihayetinde artık yeni vps sunucuya taşındık,daha doğrusu hala taşınıyoruz. Bazı konular hala gelmemiş olabilir süreç devam ediyor. Avatarlar ve eklentilerde henüz gelmedi . Bir an önce yayına alalım dedik. Destek ekibindeki arkadaşlar smf sürümünü 2.1'e de güncelleyecekler. Son süürm olacak yani görünüm vs de değişecektir muhtemelen . Bir müddet daha sürecekmiş tam ayarlamaları. Bugün öğlen yazdığımda tüm site içindeki linkleri ssl (https ye çeviriyorlardı en son.

Eski hosting şirketiyle son olaylardan sonra yolları ayırdık artık,daha önce yapmam gerekiyordu belkide ama idare eder hadi dedim. Tüketici hakem heyetinede şikayetimi yaptım. Bundan sonrası artık işin sonu ne olur bilemem orası ile ilgili. Ama o taraf çok büyük patladı. Hiç yedekleri yok sunucuları çöp haline geldi .
Bir musubet bin nasihattan iyidir derler ya son kopuşlardan sonra sık sık yedek alıyordum ben Allah'tan hiç bir sitemde çok çok büyük bir kayıp yaşamadım şükür.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: vlkanaydin - Mayıs 26, 2026, 10:03:58 ÖS
Ara ara bayram süresince yine kopukluklar , ulaşılamayan zamanlar olacaktır. Normal bir süreç içerisinde sıra sıra hem sorunlar çözülüp hep güncellemeler yapılcak diye düşünüyorum.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: servet - Mayıs 27, 2026, 11:14:57 ÖÖ
Alıntı yapılan: khbilen - Mayıs 26, 2026, 02:12:54 ÖÖMüjde, forumumuz geri gelmiş. Hayırlı olsun.

Bu vesile ile bir de soru sormuş olayım, özellikle teknesini yeni tamamlamış ve ölçme işlemini yaptırmış olan arkadaşlara.

Bu ölçme işleminde tam olarak neler yapıyor, neler istiyorlar? Ne gibi hazırlık yapmak gerek?

Yani mesela, enini boyunu yüksekliğini ölçüp, ağırlığını sorup gidiyorlar mı, ya da bu tekne açık denize çıkabilir mi, en çok ne kadar rüzgar ya da dalgaya (yada Beafort cinsinden hava diyelim kısaca) uygundur, en çok kaç derece yatar, kendini doğrultur gibi denizcilik konularına giriyorlar mı?

Ölçme evde yada inşa yerinde mi oluyor (karada/römorkda) yoksa suda mı?

Ölçme öncesi basılı yada bilgisayara girilmiş resim belge vs dosyası hazırlamak gerekiyor mu?

Eskiden insa yerinde oluyordu ölçme..
İskele,sancak,pupa,pruvadan resimleri çek..onları kayıtta dosyaya koyuyorlar...yapım süreci fotografları,faturalarda hazır olsun...önden bir liman başkanlıgına ugra,iyice ögren..her geliş,gidişleri ekstra para oluyor sanırım artık..
Sultanımıza para lazım 😃
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: servet - Mayıs 27, 2026, 11:21:41 ÖÖ
Alıntı yapılan: vlkanaydin - Mayıs 26, 2026, 10:03:58 ÖSAra ara bayram süresince yine kopukluklar , ulaşılamayan zamanlar olacaktır. Normal bir süreç içerisinde sıra sıra hem sorunlar çözülüp hep güncellemeler yapılcak diye düşünüyorum.

Yıkılmadık ,yayındayız diyorsun !😃
Gerçi sistem,insanları denizden,becerilerinden uzaklaştırmak,hayal ve umutlarını çalmak için elinden geleni yapıyor !
Yinede inatla,enseyi karartmıyoruz.!
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: vlkanaydin - Mayıs 27, 2026, 01:51:45 ÖS
Alıntı yapılan: servet - Mayıs 27, 2026, 11:21:41 ÖÖ
Alıntı yapılan: vlkanaydin - Mayıs 26, 2026, 10:03:58 ÖSAra ara bayram süresince yine kopukluklar , ulaşılamayan zamanlar olacaktır. Normal bir süreç içerisinde sıra sıra hem sorunlar çözülüp hep güncellemeler yapılcak diye düşünüyorum.

Yıkılmadık ,yayındayız diyorsun !😃
Gerçi sistem,insanları denizden,becerilerinden uzaklaştırmak,hayal ve umutlarını çalmak için elinden geleni yapıyor !
Yinede inatla,enseyi karartmıyoruz.!

Abi biz işin teknolojik tarafında yıkılmadıkta sahada dikili taşımız kalmadı :gk
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Mayıs 28, 2026, 06:21:02 ÖÖ
Alıntı yapılan: servet - Mayıs 27, 2026, 11:14:57 ÖÖ
Alıntı yapılan: khbilen - Mayıs 26, 2026, 02:12:54 ÖÖMüjde, forumumuz geri gelmiş. Hayırlı olsun.

Bu vesile ile bir de soru sormuş olayım, özellikle teknesini yeni tamamlamış ve ölçme işlemini yaptırmış olan arkadaşlara.

Bu ölçme işleminde tam olarak neler yapıyor, neler istiyorlar? Ne gibi hazırlık yapmak gerek?

Yani mesela, enini boyunu yüksekliğini ölçüp, ağırlığını sorup gidiyorlar mı, ya da bu tekne açık denize çıkabilir mi, en çok ne kadar rüzgar ya da dalgaya (yada Beafort cinsinden hava diyelim kısaca) uygundur, en çok kaç derece yatar, kendini doğrultur gibi denizcilik konularına giriyorlar mı?

Ölçme evde yada inşa yerinde mi oluyor (karada/römorkda) yoksa suda mı?

Ölçme öncesi basılı yada bilgisayara girilmiş resim belge vs dosyası hazırlamak gerekiyor mu?

Eskiden insa yerinde oluyordu ölçme..
İskele,sancak,pupa,pruvadan resimleri çek..onları kayıtta dosyaya koyuyorlar...yapım süreci fotografları,faturalarda hazır olsun...önden bir liman başkanlıgına ugra,iyice ögren..her geliş,gidişleri ekstra para oluyor sanırım artık..
Sultanımıza para lazım 😃

İskele, sancak fotoğrafları karta basılı mı olacak? Hadi onlar dört beş resim, imal süreci resimleri de karta basılı mı olacak? Yani kendimiz tekne yapacaz diye illa birilerini zengin etmemiz mi gerekiyor?
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Mayıs 28, 2026, 06:25:37 ÖÖ
Alıntı yapılan: vlkanaydin - Mayıs 26, 2026, 10:02:52 ÖSAbilerim öncelikle tekrardan selamlar . Nihayetinde artık yeni vps sunucuya taşındık,daha doğrusu hala taşınıyoruz. Bazı konular hala gelmemiş olabilir süreç devam ediyor. Avatarlar ve eklentilerde henüz gelmedi . Bir an önce yayına alalım dedik. Destek ekibindeki arkadaşlar smf sürümünü 2.1'e de güncelleyecekler. Son süürm olacak yani görünüm vs de değişecektir muhtemelen . Bir müddet daha sürecekmiş tam ayarlamaları. Bugün öğlen yazdığımda tüm site içindeki linkleri ssl (https ye çeviriyorlardı en son.

Eski hosting şirketiyle son olaylardan sonra yolları ayırdık artık,daha önce yapmam gerekiyordu belkide ama idare eder hadi dedim. Tüketici hakem heyetinede şikayetimi yaptım. Bundan sonrası artık işin sonu ne olur bilemem orası ile ilgili. Ama o taraf çok büyük patladı. Hiç yedekleri yok sunucuları çöp haline geldi .
Bir musubet bin nasihattan iyidir derler ya son kopuşlardan sonra sık sık yedek alıyordum ben Allah'tan hiç bir sitemde çok çok büyük bir kayıp yaşamadım şükür.

Hayırlı olsun. Evet, Webarısından çok şikayet var. Umarım burada başımız ağrımaz. Daha yapacak çok iş var gibi. Kolay gelsin.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: servet - Mayıs 29, 2026, 12:54:22 ÖS
Alıntı yapılan: khbilen - Mayıs 28, 2026, 06:21:02 ÖÖ
Alıntı yapılan: servet - Mayıs 27, 2026, 11:14:57 ÖÖ
Alıntı yapılan: khbilen - Mayıs 26, 2026, 02:12:54 ÖÖMüjde, forumumuz geri gelmiş. Hayırlı olsun.

Bu vesile ile bir de soru sormuş olayım, özellikle teknesini yeni tamamlamış ve ölçme işlemini yaptırmış olan arkadaşlara.

Bu ölçme işleminde tam olarak neler yapıyor, neler istiyorlar? Ne gibi hazırlık yapmak gerek?

Yani mesela, enini boyunu yüksekliğini ölçüp, ağırlığını sorup gidiyorlar mı, ya da bu tekne açık denize çıkabilir mi, en çok ne kadar rüzgar ya da dalgaya (yada Beafort cinsinden hava diyelim kısaca) uygundur, en çok kaç derece yatar, kendini doğrultur gibi denizcilik konularına giriyorlar mı?

Ölçme evde yada inşa yerinde mi oluyor (karada/römorkda) yoksa suda mı?

Ölçme öncesi basılı yada bilgisayara girilmiş resim belge vs dosyası hazırlamak gerekiyor mu?

Eskiden insa yerinde oluyordu ölçme..
İskele,sancak,pupa,pruvadan resimleri çek..onları kayıtta dosyaya koyuyorlar...yapım süreci fotografları,faturalarda hazır olsun...önden bir liman başkanlıgına ugra,iyice ögren..her geliş,gidişleri ekstra para oluyor sanırım artık..
Sultanımıza para lazım 😃

İskele, sancak fotoğrafları karta basılı mı olacak? Hadi onlar dört beş resim, imal süreci resimleri de karta basılı mı olacak? Yani kendimiz tekne yapacaz diye illa birilerini zengin etmemiz mi gerekiyor?

Ben karta yapıştırmadan vermiştim..resim baskı ölçüsü,kartpostal ölçüsü olacak..imalat asamasını 10/15 süreci kısaca anlatan resimleri A4 kagıtlarına yapıştırabilirsin,birde kagıt plan oluştur..liman başkanöıgında bunları bildigimiz karton dosyaya koyup,rafa atıyorlar..ama süpriz ile karşılasmak istemiyorsan,kayıt edecegin limAn başkanlıgına git,prosedürü iyiceöğren...her gün yeni bir icat çıkarıyorlar..
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Mayıs 29, 2026, 08:01:43 ÖS
En doğrusu sormak tabii de, bir dedikleri bir dediklerini tutmuyor, yada doğru çıkmıyor, o zaman ortada kalıyorsun.

Son gittiğimde "sorumlu" Kişi masasında yoktu. Aradılar, buldular, çağırdılar. Bekledik, geldi. Buradayapılacak hiçbirşey yok artık, herşey Uluç Bey portalından yapılıyor deyip elime bir kağıt tutuşturup gitti. Eve döndüm, kağıtta portal adresi var, tamam. Girdik tamam. Ama yeni inşa başvuru seçeneği yok. Yardımcı videolar var. Videoda var, uygulamada yok.

Tekrar gitmeye üşendim. Git-gel100 km. Telefon ettim. Neyse, canlı biri çıktı. Anlattım. Nezaman başlayacaksın, 1 Eylül (2025) denönce ise başvuruya gerek yok dedi. Liman Başkanlığının yazısını hatırlattım. Sen boşver yazıyı başla, gerisini bitince hallederiz dedi.

Umarım şimdi hani başvurun demezler.

Yani şimdi ben yine oraya gideceğim. Yüzde 99, herşey portalde yazıyor, oradan oku öğren diyecekler. Dönüp geleceğim ve yine benim durumumabuymayan birşeyler çıkacak..

Bakalum...
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: yk34 - Haziran 01, 2026, 04:18:56 ÖS
Herkese salamlar. Ne olacak bizim halimiz böyle. Bir o yana bir bu yana. Acaba bir imalatcı üzerinden mi  halletsek. :fiyu
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: yk34 - Haziran 01, 2026, 04:20:57 ÖS
imalatcılar nasıl yapıyorlar bu işi. Bilen varmıdır.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: vlkanaydin - Haziran 01, 2026, 09:44:44 ÖS
İmalatçılarda işin içine kdv girer,gelir vergisi girer ve CE belgesi girer. CE belgesi içinde muhtemelen bir ücret alırlar. Birde CE belgesini portfoyünde olmayan bir tekneye veremiyor diye biliyorum en son. Teknenin arkasında Ce şeklinde künyesini çakıyor. CE belgelendirmesi esnasında hem üretim koşulları,hem kullandığı malzemeler hem model,plan gibi tüm bilgiler denetleniyor.

Liman başkanlığı üzerinden ilerlemek bence bir nebzede olsa daha mantıklı şuan.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: yk34 - Haziran 02, 2026, 02:27:08 ÖS
Doğru söylemektesiniz. Pastıralım parayı. Sonra dava edip parayı geri alma süreci. Barı bu konuda ortak akıl ile ilerleyelim. Balıkesirde bir arkadaş yapmıştı teknesinin ruhsat almıştı. Sonra para iadesi için mahkeme sürecine girmişti. Ne durumda acaba. Bizde aynı sürece girdiğimizde bizlere yardım edilse iyi olmazmı? a057
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: sessizsakin - Haziran 02, 2026, 06:54:51 ÖS
Vergilerin ve sacma sapan harclarin duzelecegi yada mahkeme ile geri alinabilecegi dusuncesine cok kapilmayin bence. Bir kisinin kazara pozitif sonuc almasinin sizin icinde gecerli olabilecegi ihtimalinin oldukca dusuk oldugu bir hukuk duzeninde ilerlemekteyiz.

Enerjinizi ve kaynaklarinizi odeyeceginiz harci geri almaya calismak yerine daha kalici ve etkili cozumlere kaydirmaniz daha faydali olur kanaatimce. Zira, bu sacma harc kuralinin kokeni bunun kanunu yonetmeligi degil...

Neyse, bu konuyu defalarca baska yonlere cektim. Kadir abi'den ozur dileyip bu konuda susuyorum :D

Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Haziran 04, 2026, 10:55:48 ÖS
Alıntı yapılan: sessizsakin - Haziran 02, 2026, 06:54:51 ÖSVergilerin ve sacma sapan harclarin duzelecegi yada mahkeme ile geri alinabilecegi dusuncesine cok kapilmayin bence. Bir kisinin kazara pozitif sonuc almasinin sizin icinde gecerli olabilecegi ihtimalinin oldukca dusuk oldugu bir hukuk duzeninde ilerlemekteyiz.

Enerjinizi ve kaynaklarinizi odeyeceginiz harci geri almaya calismak yerine daha kalici ve etkili cozumlere kaydirmaniz daha faydali olur kanaatimce. Zira, bu sacma harc kuralinin kokeni bunun kanunu yonetmeligi degil...

Neyse, bu konuyu defalarca baska yonlere cektim. Kadir abi'den ozur dileyip bu konuda susuyorum :D



Yok, umarım yakında ister isteme bu işlere bulaşacağım. Şuan biraz başı kesik tavuk gibiyiz.

Niyetim ve şu an çabam tekneyi bu ay içinde bitirmek.

Forum yeni yerine tam oturdu my bilmiyorum, çok vakit de ayıramıyorum gerçi ya, resim falan ekleyebiliyor muyuz, göremedim.

Hızlı bir özet yapmaya çalışayım. Özetleye özetleye sonunda özet bir tekne çıkacak ortaya...

Borda kenarına küpeşte çekecektim lamine 12 mm kayın kontrplaktan. Kışın pek iş yapamamıştım ama iki kanat için iskelet hazırlanıştım 12 mm ve 6 mm kayın kontrplaktan. Kaplaması kalmıştı. Baktım, kontrplak hamur gibi olmuş, yumuşamış.

Ev kaloriferli. Parçalar hatta birçok stok malzeme içeride. Aklım almadı. Moralim bozuldu.

Araya araya, Çiğlide bir ketestecide elde kalmış 4.5 x 2 x 200 cm silinmiş kayın çıta ve 10 x 2 x 200 cm silimiş Sibirya Sediri buldum. Defolu falan ama, fiyatı uygun. Ne varsa aldım.

İki kanat iskeleti vw iki tamamlanmış salma yerine yeniden, masif kayın iskeletlileribi yapmaya başladım. Dört iskelet hazır.

Bir yandan çıtalarla içten destek yaptım, boydan güverte çizgisi boyunca,
bir yandan katlanır kabine çalıştım. Kabin güverte +56 cm den başlayıp, burna doğru +30'a kadar iniyordu. Bşrdw Kaptan Köprüsü yapacaktım.

Köprüden vazgeçtim. Kabini +60 cm sabit yükseklikte yapmaya karar verdim.

İç tarafları hep epoksi ile "boyayacaktım". Adaşımın tavsiyesi ile bir de elyaf ile kapladım. Kabin tabanını yataya göre hizaladım. Altta kalan boşluğu toplam 6 adet 120 x 60 x 4 cm sert köpükle doldurdun. Üzerine 5 adet 4.5 x 2 x 170 cm masif kayın çıtalarla ızgara yaptım. Üzerine de kabin duvarları için kullanmakran vazgeçtiğim (burna doğru alçalan) hazır elyaf kaplı 6 mm huş kontrplakları koydum, kabin taban taman.

Yeni sabit 60 cm duvar panelleri kestim, 2-3 kat elyafladım tek taraflı. Diğer yüz cila olacak.

Yanlamasına kirişler vardı, kabin yapmasaydum kesmeyeceğim. Asıl ana yanal destek onlar olacaktı. Birini kestim, yerine seyir sırasında takılacak geçici kiriş koydum.

İkinciyi kestim. Geçiciyi yapıyorun. Üçüncü kesilecek yapılacak.

Sonra arkaya altı dolap, üstü iki kişilik oturacak yer yapacağum.

En son da dıştan güverte çizgisinde 4.5 x 2 cm masif kayın çıtalarla küpeşte yapacağım. Muhtemelen iki kat. Belkide dört?

Neyse sonra kanat ve salmaların yerlerine montajı, boya kına...

Biraz sıkı bir takvim.

İzmir Liman Başkanlığı yerine acaba Çeşme'ye mi başvursam diyorum. Alaçatı uçurtma sörfü nedeni ile venim tekne gibi uçuk kaçık şeylere daha alışkın olabilirler...
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Haziran 09, 2026, 07:52:42 ÖS
Limandan çıkışlarda kullanıyorlar. Tek kişilik ve iki kişilik modelleri var. Bütün tekneler için çok yararlı birşey olacağını düşünüyorum. Katlanabilir bir şeklini planlayabilirsem, onu da eklerim (sonradan artık, ikinci - üçüncü proje...)

https://www.facebook.com/share/r/1EKbHfpgfB/
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: sessizsakin - Haziran 10, 2026, 10:17:06 ÖÖ
Cok iyi fikirmis. Distan takma pedalli pervane :D.
Belli bir tekne buyuklugune kadar is gorecektir kesinlikle. Ama zannimca tekneden disariya sarkmadan yapilabilse efsane olur. Fakat niye boyle yaptiklarini anlamak da kolay. Dogrudan tahrik, en az mekanik karmasa.

Buna ben de kafa yorayim bir ara.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: servet - Haziran 10, 2026, 11:05:49 ÖÖ
Çeşme limanı mantıklı geldi bana..
5/6 kere liman başkanlıklarına gitmişligim var..
Gözlemim mevzuata çok hakim degil memurlar..
Öyle değil ,böyle deyip ayak direyince,mevzuatı bilen bir memurla iş yapabiliyorsunuz ancak..
Onun için hazırlıklı gidin,mevzuata hakim olduğunuzu anlasınlar..
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Haziran 15, 2026, 08:33:54 ÖS
Alıntı yapılan: sessizsakin - 10.06.2026 10:17:06Cok iyi fikirmis. Distan takma pedalli pervane :D.Belli bir tekne buyuklugune kadar is gorecektir kesinlikle. Ama zannimca tekneden disariya sarkmadan yapilabilse efsane olur. Fakat niye boyle yaptiklarini anlamak da kolay. Dogrudan tahrik, en az mekanik karmasa.Buna ben de kafa yorayim bir ara.
Hala resim ekleyemiyor muyuz?

Annem hasta yatarken hareketsiz kalmasın ve bacak ve karın kaslarını kuvvetlendşrsin diye hurda bir çocuk bisikleti alıp onu yatakta pedal çevirecek kadar uyarlamıştım.

Onu bu amaçla kullanabilirmiyim diye baktım.

En arka bölmede içeride transoma yakın, yan durarak pedal çevirirsem, uskur eksenine paralel olmuş oluyor. Heö de yandan teknenin önünü görebiliyorsun.

Su kesiminin biraz yukarısından şöyle 14 16 mm delik açsam çok mu ayıp olur?

Bisikletin arka teker milini değiştirdim. Şimdi mil burç içinde dönüyor. Onu uzatıp dışarı çıkarsam. Dış tarafta, ikinci bir portatif aktarma sistemi ile yukarıdan aşağı uskur hizasına getirsem. Ben içerde pedal çevirip, hareketi delikten dışarı çıkarıp aşağıdaki geçici portatif uskuru çevirsem olma mı?

İkinci parça dıştan takma motora benzer askılı bir sistem olacak. Askının ortasında bir yerde, bisikletin arka mili hizasında bir makara olacak. Hareketi milden alıp artık triger kayış mı olur neyse askının alt ucundaki uskura iletecek.

Bir tek sağa sola dönüşü tam tasarlayamadım. Triger kayışlı olursa, ittir kaktır döner diye düşünüyorum. İş bitince askı kaldırılacak. Delik tıpanacak.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Haziran 15, 2026, 09:33:18 ÖS



Eskiden bilgisayarda resimler böyle çiZerdik:

===========================aaaaa===================== TRANSOM ÜST KENAR
                           a   a
                           a   a
                           a   a                        a: askı
                           a   a
                           a   a
                           a   a
                           a   a
               PPPP        a   a
               PPPP        a   a
              //           a   a
       ZZZZZZ//            a   a
     ZDDDDDD//ZZZZZZZZZZZ  a   a
    ZD     // D          ZZZZZZZZZ                      Z: ZİNCİR
   ZD     O     D           tMt    Z                     D: DİŞLİ
    ZD   //   D          ZZZZZZZZZ                      M: mil
     ZDD//DDDDZZZZZZZZZZZ  t   t                        P: PEDAL
       //ZZZZZ             t   t
      //                   t   t
   PPPP                    t   t                        t: Triger Kayışı
   PPPP                    t   t
---------------------------t   t--------------------  TEKNE TABANI
                           t   t
                           \\ //
                             u                          u: uskur
                           // \\

Büyük harfler tekne içindeki kısım, küçük harfler tekne dışındaki kısım. Mil hem içeride hem dışarıda, ortak.
   
Bilmem anlatabildim mi?
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: sessizsakin - Haziran 15, 2026, 09:44:47 ÖS
Zannimca,  cam elyaf takviyeli poliuretan zaman kayisi isini gayet gorur. Celik takviyeliden kacinmak lazim. Celik takviyeli hem daha cok direnc gosterir hem de kayisin su gecirmezlik garantisi yok. 2 - 3 kullanimdan sonra kopabilir. En temizi cam elyaf takviyeli olan.

15mm genisliginde HTD3M veya 10mm genisliginde HTD5M muhtemelen isini fazlasiyla gorecektir.

Zaman kayislari 3D print kasnaklarla kullanmak icin mukemmel malzemeler. Ben PETG zaman kayisi kasnagi bol bol basar ve kullanirim. Deniz suyuna da bu sartlarda yeterince dayanacagi kanaatindeyim.  HTD5M 3D print kasnakla kullanmak icin daha uygun. Ne kadar buyuk dis, o kadar kolay baski.

Bunun disinda da Hazir U mafsallar var kucuk miller icin. Onlardan bulabilirsen arka tekerden disari cikan mil uzerine bir yada iki tane koyarsin. Sadece arka duzenegi kaldirmana imkan saglar.

Bu noktada benim kafamdaki tek soru isareti yataklama oluyor.
Paslanmaz rulman bile kullansan ne ZZ, ne de 2RS rulmanlar su gecirmez degil. Anlik suya dalmaya ve spreylere karsi sadece. Muhtemelen rulman yataklarini da 3D print yapmak epey pratik olur. Ama 3D print parca da suyu emer ve su eninde sonunda rulmanlara ulasir.

Bu durumda, en temizi delrin veya uygun bronz burc olur gibi.  Cok kafayi siyirayim dersen de su adamin yaptigi rulman ilginc :

https://www.youtube.com/watch?v=Kpb_krtCMN4

Neticede saglikli ve idmanli bir yetiskinin pedala aktarabilecegi yegane guc 200~300W civarinda.
Bu rulmanlarin yer cekimine karsi agirlik tasimayacagini dusunursek bana mantikli geldi 3DP rulman olabilir.

resim de eklenebiliyor gordugum kadari ile.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: servet - Haziran 16, 2026, 02:34:49 ÖS
Bütçen varsa,al 5 hp'lik dıştan takma motor hiç uğraşmâ,tekne zaten ufak içinde fazlalık yapma,orasını,burasını kesme.,..Rüzgarlı yada dalgalı havada çok işe yaramaz zaten,yaş kemale ermiş kendini yıpratma...
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Haziran 17, 2026, 06:29:27 ÖÖ
Alıntı yapılan: servet - Haziran 16, 2026, 02:34:49 ÖSBütçen varsa,al 5 hp'lik dıştan takma motor hiç uğraşmâ,tekne zaten ufak içinde fazlalık yapma,orasını,burasını kesme.,..Rüzgarlı yada dalgalı havada çok işe yaramaz zaten,yaş kemale ermiş kendini yıpratma...

Baktım da, 50.000 e yakın. Alıvereyim diyecek kadar birşey değil.

Bu liöandan çıkıncaya kadar. ÇoK deniz varsa, zaten tekneyi suya indirmem.

Bu arada sormuş olayım.

Şimdi resim nasıl ekleniyor? Ben ekleme ile ilgili birşey, bir yer göremiyorum...
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Haziran 17, 2026, 06:42:10 ÖÖ
Buldum.

Bakayım yakınlarda çektipim bir resim ekleyebilecek miyim?

Birkaç değişik saşma denedim. İlk yaptıklarım hep tipik kanat mantığında. Çok sayıda profil kes. İskele toluştur.

Kapla. Uzun sürüyor ve ağır oluyor.

Bu denediğim kontrplak üstü ince köpük katmanları. Daha çok elyaf (arkalı önlü altışar kat 200 gr). Dahs çok epoksi. Sağlam olacak mı emin değilim.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Haziran 17, 2026, 07:05:30 ÖÖ
Burası teknenin en arka bölümü. Transom alt tarafta. Kabaca 115 x 60 cm bir bölme. Burayı aslında yüzdürme için köpük  ile doldurmayı düşünüyordum. İki de akü olacak.

Sonra annemden kalan  seyyar tuvaleti buraya koymaya karar verdim.

Bu pedal işini görünce onu da oraya sıkıştırsam mı dedim. Tam sığıyor. Küpeşteye oturup pedal çevirebiliyorum.

Mil göründüğü hizadan dışarı çıkacak.


Delik ben de istemem ama, yarın salma/dümen vs için de delikler açmak zorunda kalacağım diye düşünüyorum. Yani deliklerle yaşamayı öğrenmek gerekecek.

Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Haziran 17, 2026, 07:25:57 ÖÖ
Yeni denediğim salma bu. Suyunaltında kalacak kısım 100 x 25 cm, yukarıda kontrol kısmı 40 x 20 cm gibi.

Profil max. kalınlık 2 cm. Arka düz. Asimetrik. Arka taraf boydan elyaf kaplı durumda. Ön taraf farklı yapıda olduğu için biraz uğraştıracak.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: yk34 - Haziran 17, 2026, 08:45:00 ÖS
Alıntı yapılan: khbilen - Haziran 17, 2026, 07:05:30 ÖÖBurası teknenin en arka bölümü. Transom alt tarafta. Kabaca 115 x 60 cm bir bölme. Burayı aslında yüzdürme için köpük  ile doldurmayı düşünüyordum. İki de akü olacak.

Sonra annemden kalan  seyyar tuvaleti buraya koymaya karar verdim.

Bu pedal işini görünce onu da oraya sıkıştırsam mı dedim. Tam sığıyor. Küpeşteye oturup pedal çevirebiliyorum.

Mil göründüğü hizadan dışarı çıkacak.


Delik ben de istemem ama, yarın salma/dümen vs için de delikler açmak zorunda kalacağım diye düşünüyorum. Yani deliklerle yaşamayı öğrenmek gerekecek.


Tasarim güzel. :onay  :onay
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Temmuz 01, 2026, 09:18:45 ÖS
Bugün teknenin içini boşalttım. İçinde ve dışında hızlıca bir yalancı temizlik yaptım. Bugün itibarıyla durum tespiti yaoacak kadar resim çekebilecek duruma getirdim.

Hazşran sonuna bitirmeyi umuyordum, olmadı. Ama epeyce tamamlandı.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Temmuz 01, 2026, 09:27:36 ÖS
İşi tamamlamak için tam gaz çalışmaya çalışırken, ellerim yapışkan vs uğraşıp resim çekmekle vakit kaybetmek istemedim. Bugün toptan, hızlı özet yapayım dedim.

En arka bölüm makine dairesi. Oradaortadaki küçük koridor hariç, sağlı sollu iki yanda kapalı dolap içinde batmazlık sağlayıcı köpük koymayı düşünüyordum, iki de akü olacaktı: biri kıçtan takma küçük eşektrik motoru için; diğeri de genel tesisat: korna fener vs için.

Köpük yerine şimdibir seyyar tuvalet ve bisiklet var. Tuvalet yarı kapalı dolapta
 Olacak. Bisiklete karar vermedim. Motor varken belki onu hi koymayacağım. Oraya köpük olabilir...

İkinci bölme yolcu ve yemek salonu. Kapalıdolapların üzerleri oturma yeri olacak. İçleri yolcu eşyası, yiyecek vs.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Temmuz 01, 2026, 09:36:32 ÖS
Ortadaki bölüm uçurtma kpntrol merkezi. Bunun dört köşesine bir talım makaralı kancalar koymak dışında pek yapacak işi yok.

Kamara şu an üstü açık. Portatif kabin kısmının parçaları cilalanıp menteşeleri yerlerine takılacak. Yanlarda çok az boşluklar var. İnce dolaplar olacak. Daha çok tekne evrakları, para, cüzdan, diş fırçası macunu, ilaç gibi şeyler için. Birde şilte tabii.

Resmini çekmemişim, bırunda da zincir dolabı. Alt tarafı batmazlık için köpük dolu. Üstte10 metre zincir, çeşitli bağlama halatı ve çapa için yetecek kadar yerin altı köpük olacak.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Temmuz 01, 2026, 09:52:31 ÖS
Küpeşte artık dıştan takma yalancı gunwhale oldu. Aslında, daha önce de yazdım, baştan beri yrimaran tasarımına uygun olarak uçurtma kontrol merkezi tam kapalı havuz gibi olacağından, çn ve arkadaki iki kiriş korunup kalacağından, yanal destek anlamında sorun ve ek bir iş beklemiyordum.

Ama kamara yapmaya karar verip kirişleri kısmen kesmek gerekince, syringer tipi, dıştan bir kuşak atmaya karar vermiştim.

W17 galiba, bir trimaran var. Planıve kit olarak satılıyor. Onun kokpit çok iyi tasarlanmış. Gövdenin diğer kısımlarında hiç dert edinmemişler.

Küpeştenin yarısının yarısı bitti. Daha önce, 10 cm genişliğinde dört kat 12 mm kayın kontrplak düşünüyordum. Kontrplağın gevrediğini görüp masif kayın çıta alınca, altalta iki sıra 2 * 4.5 cm yapmaya karar verdim. İskele tarafı üst sıra tamam. Sonra alt sıra. Sonea sancak tarafı.

Salma ve kanat konusunda kaç defa deneme yapıp vazgeçip yenisini yaptım hatırlamıyorum. 3,4,5...

Sonunda ince uzun bir salmada karar kıldım. Sudaki kısım 100 x 26 cm. Kontrol için üstte 40 cm. Dümen için aynısı çıplak olarak arakadaki kana içinde duracak. Makaralı asansör mantuğı ile dikey olarsk aşağı inip çıkacak. Tepkisi çok yavaş olursa dönerek suya girip çıkacak şekle geçeçeğim.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Temmuz 01, 2026, 09:56:52 ÖS
Kanat daha büyük. O da 3 5 defa değişti.
Bu 100 x 42 cm. Profil kalınlığı 4.5 cm. Alt bağlantı kısmı hariç 9.5 kilo idi (salma 5 kilo). Aşırı güvenli bağlantı ile bu  15 kiloyu grçti.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Temmuz 01, 2026, 10:01:37 ÖS
Bir kanat yapılacak. İskele hazır. Bağlantı çok düşündürmüş ve uğraştırmıştı. Şimdi düşünmeye gerek yok.

3 salma yapılacak. Onun işi kolay. Sonra işte kabin, dolaplar, boya kına.

Boya şu an astar. Kar beyazı. Öyle devam edecek.

Yani birkaç hafta daha sürecek gibi...

Ufukta deniz göründü...
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Temmuz 17, 2026, 05:45:46 ÖS
Dün tekneyi atölye vinci ile kaldırıp tarttım. Epeyce ağır olmuş. Şu hali ile 348 kg gibi gösteriyor. Bitmiş hali boş 400+, dolu 500 gibi olacak...

Video çekmiştim, onu ekleyeyim dedşm, çok büyük dedi. Bir iki ekran kopyası alıp koymaya çalışayım...

Tartının göstergesi bir garip. Gözle canlı bakıp görmek anlamak bile zor. Rakamlar pırpırlanıyor. Okuması çok zor. Videoda sıra ile 3, 4, 6, ",", 6 yandığı görülüyor. 346,6 olduğu anlaşılıyor. Videodan ekran kopyası alınca sadece 46 görünmüş...
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Temmuz 17, 2026, 05:52:54 ÖS
Bugün de tekneyi ters çevirdim. Altını boyayacağım. Bir de boyamadan önce altına yine yalancı bir omurga ve kızaklar ekleyeceğim.

Amaç römorka indir bindir yaparken tüm taban sürtmesin. Malum, tekne düztaban...

Sadece atölye vinci ile çevirmek mümkün olmadı. Onun hareketi sınırlı ve kendine has. Atölye vincinin ucuna bağladığım carascal ile daha kontrollu kaldırma, çevirme yapabildim.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Temmuz 17, 2026, 05:54:13 ÖS
Tuş...
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: sessizsakin - Temmuz 31, 2026, 09:34:14 ÖÖ
Bekledigimden daha agirmis. Altinin da tamamen duz oldugunu dusundugumuzde biraz yorucu bir tekne olacak gibi. Ama neticede deneysel bir tekne ve altinin duzlugu, diger onlarca degiskenden sadece birisi.

Yavas yavas sonuca yaklasiliyor gibi.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Ağustos 01, 2026, 01:02:35 ÖÖ
Uzun uzun yazdıklarım tek bir ters hareket ile kayboldu.

Kısacası, çok fazla elyaf epoksi kullandım. 200 m2 ve 100 kilo gibi. Birde sonradan çok miktarda masif kayın. Bunlarınhepsi ağırlık tabii. İçini dw iki kat eltaf epoksi yaptım. O da güneşte sarardı karardı gitti, çok çirkin oldu. Boyamayacaktım, şimdi içini de kırık beyaz boyayacağım.

Teknenin altını boyadım. Su kesimini 750 kiloya göre çizmiş oldum. Sabah yine tarttım, çıplak 350 kilo. Kanadı, salmasu, dümeni ekleyince 500 kilo. Üçkişi koysam 700ü geçiyor. 56 cm bordanın 30 cmsi suta girer oldu.

Boyamadan tekrar tekrae gesap yaptım,kontrıl ettim, çok fazla batmış oluyor. Hesaplar doğru gibi. Boyadım.

Gece yatınca aklıma takıldı. Çıktılarda bir yerde tekne taban alanı 3.2 m2 gördüm gibi hatırlıyorum. O çok az. 4 m2 den fazla olmalı. Yarın onu kontrıl edeceğim.
Öyle bir hata varsa 5-6 cm eksilir suta batan kısım, daha makul olur.

Boyamadan önce tabana kızakları yaptım.

Tekne çok batınca, salma kutusu, kanat bağlantı yeri, dümen kutusu hep aşağıda kalıyor, onları da aynı renk boyamam gerek diye onları da ekleyip boyamıştım.

Şimdi belki onlar da kısmen değişecek. Onu hemen yapmayacağım. Tekneyi çevirdikten sonra, hesapların durumuna göre, beyazları boyarken mavilerden çalacağum.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Ağustos 01, 2026, 09:45:54 ÖS
Bugün tekneyi tekrar normal haline çevirdim.

Bu kez carascal kullanmadım;sorun olmadı ana daha yorucu oldu. Bu Atelye Vinci aşağı/yukarı hareket ederken, enine olan eksendeki yeri değişiyor. Bu da teknenin kontrolunu zorlaştırıyor.

İki halatla tekneyi kontrol altında tutuyorum tabii ama, sürekli birini ger, sonra diğerini ger, sonra yükselt diye diye küçük adımlarla turlayıp duruyorum.

Dört beş defa da ek destek koyup, vinci boşaltıp, ipi kısaltıp tekrar devam ettim.

Neyse sonuçta kazasız belasız, hasarsız geri çevirdim. İlk ters çevirirken caraskal kullanmadan uğraşırken birkaç defa savrulmuş, sağa sola dokunmuştu. Ufak tefek tamir işi çıkmış, şimdi görmüş oldum.

Bu arada teknenin su seviyesi ile ilgili hatayı da buldum. Dediğim gibi bir şekilde alanı yanlış hesaplıyır, daha doğrusu şekli yanlış çiziyor, ve alan küçük çıkıyor.

Gerçek alan 4.5814 m2 olacakken hesaplarda 3.6627 kullanılmış. Yeniden hesaplayınca 10 cm kadar farkediyor. Şimdi mavide görünen parçalar beyaza geçecek. Ben onları yine maviye boyayacağım. Daga doğrusu onları örten bir kapak olacak. O mavi olacak.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Ağustos 01, 2026, 09:47:54 ÖS
İki resim daha...
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: sessizsakin - Ağustos 02, 2026, 02:19:10 ÖS
Saglamlik sorunu yasamayacagin kesin gorunuyor.

Fakat iki duruma takildim.

1- Teknenin agirligi ve duz taban olmasina nazaran su ustunde kalan govdenin azligi. icimden bir ses epeyce su alma/tahliye durumu olacagini soyluyor. Taban da duz oldugu icin su tahliyesi de kolay olmayabilir sanki.



2 - Yan duvarlardaki elemanlar fonksiyonel cikintilar. Bunun farkindayim. Ama su akimini kotu etkileyecekler. Ciddi bir surukleme yaratacaklarini dusunuyorum. Fakat uzun zamandir bu tekneyle ugrastigin icin boyle detaylari da gormezden geldigin kanaatindeyim.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Ağustos 03, 2026, 02:47:29 ÖÖ
Alıntı yapılan: sessizsakin - Ağustos 02, 2026, 02:19:10 ÖSSaglamlik sorunu yasamayacagin kesin gorunuyor.

Fakat iki duruma takildim.

1- Teknenin agirligi ve duz taban olmasina nazaran su ustunde kalan govdenin azligi. icimden bir ses epeyce su alma/tahliye durumu olacagini soyluyor. Taban da duz oldugu icin su tahliyesi de kolay olmayabilir sanki.



2 - Yan duvarlardaki elemanlar fonksiyonel cikintilar. Bunun farkindayim. Ama su akimini kotu etkileyecekler. Ciddi bir surukleme yaratacaklarini dusunuyorum. Fakat uzun zamandir bu tekneyle ugrastigin icin boyle detaylari da gormezden geldigin kanaatindeyim.


Şimdi yeni hesaba göre yanlardaki o çıkıntılar su üzerinde kalacak. Düşündüğün sorunlar olmayacak.

Bir de kanadın bağlantı yerini suya teğet, ya da çok az altında planlamıştım. O doğru yerinde görünüyor.

Bunu iki nedenle böyle düşündüm:

Trimaranda kanadın AMA'ya göre çok önemli birkaç avantajı var. En birincisi, tekne yatmaya başladığında denge hesaplarındaki ani şoku yaşamıyorsun.

AMA, ne olursa olsun, büyük bir kütle ve uzun bir tork kolu ile uzaktan suya dalıyor. Açıktan ani bir frenleme, ağırlık merkezinde kayma, vs.

Kanat gövdeye sıfır uzaklıktan bağlı. Yer ve açıyı uygun ayarlarsan, kanat suya sıfır tork kolu ile başlayarak, yani şok yaratmadan yavaş yavaş dalıyor. Ani frenleme yaşanmıyor. Yani bağlantı yerini az suyun altında yaparsan, önce kanat ucu değil, kanat kökü diyelim suya giriyor.

İkinci nedenim de, şimdi dengeleme amaçlı kullandığım bu kanadı ikinci aşamada hydrofoil olarak kullanabilir miyim düşüncesi.

Açıyı sıfırdan aşağı indirip, V değil de A veya ters V şeklinde kullanırsam, kendiliğinden doğal dengeleyicili bir hydrofoil elde etmiş oluyorum.

A-frame yspısında, başlangıçta hız minimum, kanat alanı maksimum. Uçurtmanın yukarı çekme desteği ile de, fazla hızlanmaya gerek kalmadan tekne yükselmeye başlıyor ve yavaş yavaş sudaki kesit alan azalıyor.

Ama yükseldikçe kanat alanı azalıyor ve lift de azalıyor. Sonuçta belli bir noktadan sonra lift kalmıyor, tekne daha yukarı çıkmıyor, daha hızlanmıyor.

Yani senin hassas bir kontrıl sistemi kurman gerekmiyor. Tabi arkaya daha küçük bir denge kanadı ilave edilecek.

İkinci grup çıkıntı salma kutusu. Dıştan, yandan salma yaparsan bu kaçınılmaz.

En arkadaki dümen kanadı kutusu evet, benim bilerek eklediğim ekstra bir drag. Hatta iki seçenek var, biri kanatlar hep suda, dönerken ters yanı kaldıracağum. İkincisi de tersi diye kpnuşmuştuk o zamanlar.

O sıra dengeye katkısı olacak diye hep suda seçeneğini düşünüyordum. Şimdi dönüş hızı ve verimliliği için hep havada yapacağım.

Arkadaki dümen kanatları normalde hep havada olacak. Dönmek isteyince, o yandaki kanat suya girecek. Ani ek sürtünme arka yanda büyük bir franleme yaratacak ve burun o yana dönecek.

Kanat profili ters bakacak. Yani düz yanı dışta, bombeli yan içte. Bu.kanadı teknenin içine doğru itecek. Bu itiş sürtünme ile başlayan frenlemeyi destekler yönde olacak ve dönüş daha  hızlı ve verimli olacak.

Bu dümen kutusunu yaratacağı drag benim gözardı etti©im birşey değil. Denemek istediğim bu zaten. Bu dümen sistemi günahıyla sevabıyla ne kadar verimli olur? Amaç onu görmek.

Düz tabanlık konusunu da biraz açayım.
Tekne tam düztaban değil. Enlemesine düz, boylamasına denizci bir profili var. Burun hafif yüksekte. 39 mm'de. Bordanın en derin noktası oetada, -69 mm'de. Transom 13 mm'de.

Alan 4.58 m2 olduğu için, burun seviyesinden sonra her cm batış 46 litre su yada 47 kilo ağırlık gibi düşünülebilir. Burun seviyesinden aşağısı sabit 380 kilo gibi bir ağırlığı karşılıyor.

750 kg ağılıkla tam yüklemede 380 kiloyu düşersek, 370 kilo kalıyor. Bu da teknenin kabaca 8 cm batması demek. Yani burunda su 12 cmde oluyor.

Boylamasına düztaban olmayıp, böyle bir profile sahip olması ile dalgalara karşı giderken daha denizci davranabileceğini düşünüyoryum.

Dalgalar yandan gelince de katamarana benzeyecek. İki yanda salma olması daha stabil olmasını sağlayacak. Salmaları daraltıp uzattım, yine stabilite için.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Ağustos 06, 2026, 11:54:32 ÖÖ
Bugün tekneyi yine tarttım. 482 kg. Artısı var, eksisi yok. Yine 500 kilo.

250 kilo yolcular vs. Toplam 750.

Ağırlık kendisi sorun değil. Çokda batmayacak, yavş girsin, tamam.

Ama batmazlık için köpük koyacak yer yok.
Bisiklet, tuvalet, yolcu kabini hepsini attık. 600 kiloluk yeri zor buluyorum.

Birşeylee yapmam lazım. Safra atmak lazım.

İlk akla gelen kanatlar. Çok değil ama en büyük parça. 20+20 40 kilo.

YZ ile oturup uzun uzun hesap yaptık. Zaten beklemiyordum, tork kolu çok kısa ve tekne yanlamasına dğz taban olduğu için çok az yatacaktır.

YZ kanatsız durumda yatmayı hesapladı: 35 km/sa rüzgarda maksimum 1 - 2 derece. Yani yatmıyor.


Kanatlar gitti.

Tekrar ölç, tekrar hesapla. Bakalım nasıl denl gelecek.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Ağustos 09, 2026, 07:50:00 ÖÖ
Yine vazgeçtim. Yani yarı-vazgeçtim.

Kanat bağlantılarını sökmeye elim varmadı. Bağlantıların yapısı oldukça özel ve baba yapılar.

Kutu gibi çıkıntıların tekneye yapışsn yüzeyi haliyle teknenin yüzey şekliyle aynı. 50 cm kadar uzunluğu var. Parçanın şeklini, yani eğrinin eğimini plana göre yaptım.

Karşı yüz dümdüz ve teknenin boylamasına ana eksenine paralel. Bu sayede, iskele ve sancak tarafındaki bağlantıların dış yüzleri birbirine paralel ve simetrik olmuş oluyor.

Altı kat 12 mm kayın kontrplak laminasyonundan oluşuyor. Tabi yüzeylerin biri düz biri eğri olduğu için, kıç tarafa bakan kenar 72 mm, ama baş tarafa bakan 115 mm. Yani arada eğriyi oluşturan  yarım, çeyrek katmanlar var. Alt ve üstte de bu laminasyon şekline uygun ve onu taşıyan kapaklar. Hepsi presli yapıştıktan sonra epoksi elyaf ile sarmalayıp, ince talaş ve pudralı hafif macun kıvamlı epoksi ile tekne gövdesine yapıştırdım.

Tabi bu yapıştırmanın kanadı ve kanada binecek yükü taşıyabileceğini düşünmediğimden, her bir kanat, aynı paslanmaz çelik mil eksen üzerindeki iki menteşe ile bu bağlantı kutusuna dört adet 12 mm paslanmaz cıvata ile bağlanıyor.

Yani kanatları bağlamak için gövdeyi 4+4, toplam 8 yerden deldim. Deliklersu seviyesinden yukarıda kalıyor, menteşeler üstte, kanat altta olduğu için. Yani normalde su girmez, ama dalgada çırpıntıda su sızma olasılığına karşı iyi yalıtılması gerek.

Neyse, şimdi bunu sökmeye geldim.

Öncelikle tekne yüzeyine zarar verecek. Tamir vs uğraştıracak.

İkincisi, kanatlar toplam 40 kilo. Atsam da, yetmiyor, kurtarmıyor. Onca özel emeği yoketmeye değmeyecek. Yazık.

Üçüncüsü, ikinci aşama için düşündüğüm hyrofoil, yani suda kanat ile uçsn tekne olasılığını da feci şekilde baltalıyor.

Şöyle düşündüm.

Tamam, kanatları takmayayım. Ama bağlantı yerlerini sökmeyeyim. Evet, fazladan gereksiz bir miktar ek sürtünme yaratacak ama, ikinci aşama hazırlığı ve olasılığı yok olmasın.

Onun yerine, yolcuları attım. Asıl sorun yolcular. Daha doğrusu küçül teknenin en büyük problemi bu. İki yolcu, teknenin kendi ağırlığının yarısı kadar yük getiriyor. Teknenin denge hesapları altüst  oluyor.

Böyle olunca, toplaö ağırlık 600 kilonun altına iniyor ve o kadar köpük için yerim var.

Hele bir tekne suya insin; batmadığını, düz durduğunu, motorla düz gittiğini göreyim.

Yeni dümen sisteminin motorla giderken çalıştığını göreyim.

Hele bir uçurtmanın tekneden kalkıp tekneyi yürüttüğünü göreyim.

Hesaplara göre, kanatlar olmasa da çok yatmayacak. Onu da göreyim.

Uçurtma ile yeni dümen sisteminin birlikte kullanılabildiğini göreyim (bugünlerde onun montajı ile meşgulüm).

Uçurtma ile seyir olayının olası yolcular için de güvenli olacağını göreyim. Özellikle dönüşlerde uçurtma ipinin yolcuların kafasını koparmayacağından emin olayım...

Sonrasını sonra düşüneyim.

Sonuç:

Yolcular gitti.
Kanat bağlantıları duruyor, kanatlar yedekte...

Umarım bunları sörveyörlere de ablatabilirim...
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Ağustos 31, 2026, 06:00:44 ÖS
Bir aydır uğraştığım şey bu:

Bütünleşik Kumanda Merkezi.

Türkçesi, Dümen Konsolu ve Uçurtma Vinci

Vinç başta şimdiki bu aynı yerdey. Bir ara yana yukarı alıp ipleri dolaştırdım. Hoşuma gitmedi geri koydum.

Dümen sistemi aslında basit. Üç dört makara ve biraz iple dümen kanatlatını hareket ettirmek kolay. O iş çok kolay da sonra onu kullaması çok zor olacaltır.

O nedenle hepsini tek bir yere toplamaya karar verdim. Sonuçtabu bir konsol. Dümen çarkı, tamburu ve kilit mekanizması var. Gaz kolu yerine de uçurtma kontrol çubuğu.

Zorluk şurada. Normal teknelerde normal konsol sabit bşr yerde sabit durur. Yani iki boyutludur.

Benim uçurtma 360 derece dönüyor olacağı için, konsolun da onu izleyebilmesi için onun da dönebiliyor olması gerek. Ama dümen kendisi, yani kanatlar arkada yerleri sabit.

Tasarımda yine sorun yok. 4 5 çeşit farklı tasarım yaptım, ama onu küçücük bir yerde halletmek kolay değil.

Abartmıyorum, her tasarımın iki farklı versiyonunu yapmaya çalıştım, el işçiliği ile olmuyor. Dişli kullanan sistem, zincirli, kasnaklı, ipli, ... Hepsini denedim. Güvenebileceğim birşey olmadı.

Bu sonuncu, eh?!

Buna tamam deyip bitirmeye çalışacağım. Çok fazla vakit harcadım.

El ırgatını kilit sistemi için kullanıyorum. Tambur kocaman görünüyor ama ipi saracak makara çapı 2 cm. Onu 10 cmye çıkaracağım. Sonra da o makarayı dümen çarkına bağlayacağım. Bu geçici. Bisiklet jantından daha düzgün birşey yapacağım. Sonrası artık düz işler.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Ekim 01, 2026, 01:04:45 ÖS
Eh, yapım faslı bitti boyaya geldik denebilir. Havaizin veirse bu biriki gün ufak tamirleri halledip, haftaya boyaya başlarım. Bir sonraki hafta da kayıt başvurumu yaparım.

Konsol/Dümen sistemi ile çok uğraştım. Resimde görülen son hali gibi, ama hala önleyemediğim birnkasma var. Dümen yumuşak değil. O nedenle dğmenin sağ yanında gördüğünüz basit yedek sşstemi yaptım
Şu an kontrol orada. Dümen kanatları ikişer makara ile bir kare şeklinde dolaşan iple birbirine bağlı. Ortada duran küçük boru parçasını sancak tarafına çekersem, sancak tarafındaki kanat suya inip iskele tarafındaki yukarı çıkıyor ve tekne sancağa dönüyor, iskeleye çekersem de tersi oluyor.

Merkezi konsolda ikişer makara daha ekleniyor ve dörder makaranın üçü 90 derece farklı düzlemde.

En çok kasma direğin dibinde oluyordu. Arada 3 cm kadar boşluk vardı. Ozaman kullandığım makaralar doğal olarak çok daha küçük çaplı (2cm) idi. Arada sıkışıyor, eziliyordu. O arayı, hiç yapmak istemediğim halde, 4 cm yükselttim. 6 cm makaralar koydum. Sıkışan, ezilen yok. Ama kasma devam.

Yukarı yüksektmek istemiyorum, çünkü ek parça demek sağlamlık/güvenlik sorunu demek. Yükselmekdemek, ağırlık merkezine iyice yaklaşmak demek. Bu da olası denge problemi potansiyeli demek.

Ama deneyip görmek için yükselttim.

Bir olasılık, suya girince bu kasma olmayacak, yada çok azalacak. Çünkü kanatların hacmi 5 litre. Kabaca 5 kilo suyun yerini tutacak. Ağırlık da kabaca 5 kilo. Yani suda batan kısım kadar ağırlık eksilecek.

Bir de kanatları iyice hafifletmeyi deneyeceğim. İlk başta benzerini yapmıştım. Depron köpük katmanlarıyla oluşan kanat profilini çekirdek olarsk kullanıp, cam elyafla dört kat sarıp tapmıştım. Fazlaca esnek gelmişti gözüme. Güven vermedi, bıraktım.

Şimdi benim lazer kesiciyi sıcak telli köpük kesiciye dönüştürdüm. 5 cm EPS/XPS bloklardan 1 metre boyunda 2.5 cm kalınlıklı NACA4412 veya NACA6412 (tabanı daha konkav) kanatlar kesebiliyorum. Biraz karbon kumaş aldım. Köpükleri beş kat alttan, beş kat üstten 200 gr 3k twill kumaş ile saracağım. Ağırlık 1 1.5 kiloya düşecek.

Bu işi kayıda yetiştirmem gerekmiyor. Boya vs işinden bağımsız. Paralel yanda yürüyebilir veya sonra tamamlanabilir. Acelesi yok.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Ekim 01, 2026, 01:09:33 ÖS
İlk denemede kestiğim bir metre boyunda 20 cm eninde, 2.5 cm kalınşıklı kanatlar.

Profil, 5 cm bloğun içinden kesiliyor.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Ekim 01, 2026, 01:18:40 ÖS
Portatif Kabin de epeyce uğraştırdı. Sonuçta tam istediğim olmadı. Tek hareketle şemsiye gibi 10 saniyede açılıp kapanan bir yapı tasarlamıştım.

Açılıyor, ama kapanmıyor. O da bir yerlerde kasıyor. Orası burası oynadım, kestim, değiştirdim. Olmadı.

Bu da portatif. Ama 3 dakikada açılıyor, 3 dakikada kapanıyor. Şu an beş pimi söktüm mü, katlanıp kapanıyor. Açmak için de o beş pimi belli sırada takmak gerekiyor. O kadar.

Dümeni anlattığım resimde kabinin giriş tarafı görülüyordu. Burayada burun tarafını ekledim.

Kabin burnu kare sayılır. 58.5 x 61.5. Yapımda ölçülerde veya eklemede bir yamukluk yok. Fotoğraf açısından perspektif bozukluk var.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: sessizsakin - Ekim 02, 2026, 10:18:12 ÖÖ
Kucuk bir beyin yanmasi yasadim diyebilirim :D Lazer kesimler, strofor kesimler, 3D printerdan bozma makineler filan.

Calisma guzel ilerliyor. Sonuc ile ilgili hislerim karmasik.

Bir yandan davulun sesi uzaktan hos gelir misali elestirilebilecek cok sey var gibi. Bir yandan imkanlar ve memleket sartlarini dusununce sapka cikartmak gerekiyor vs.


Kumanda merkezi cok ilginc gorunuyor. Insallah en kisa zamanda faaliyette goruruz.

Strofordaki dalgalara takildim. Tel mi tam gerilemedi? yoksa telde hot spotlar mi olustu diye dusundum. Ben de bir ara strofor kesim yapmayi dusunuyorum da.
Başlık: Ynt: Eski Teknenin Yeni Hikayesi - Paraşütlü Tahrikli Tekne
Gönderen: khbilen - Ekim 03, 2026, 02:11:50 ÖÖ
Kumanda merkexi sonuçta istediğim gibi olmadı ama bozmadım. Suda yumuşama olursa, veya karbon kanatlar yetişir ve rahatlatırsa bırakacağım. Yoksa söküp basit uçurtma bağlantısını aşağı indireceğim.

Elinde birşey olunca onu farklı amaçlar için nasıl kullanabilirim diye düşünüyorsun tabii. Senin yapmak istediğin makina da öyle birşeydi zaten.

Lazer modül kafa XZ arabasında. Sıcaktel kesiminde YZ eksenlerini kullanıyorsun. X sabit.  Aslında 1 metre açıklık için iki adet XZ arabasıçol daha iyi olur. Evdemslzeme de vardır, ama ara bul topla zor geldş, üşendim. Teknoktadan 1.29 boyunda tahta bağladım, oldu.

Dalgalanmaların sebebi telin kendisi.

Kesim için 12 volt kullanacağım. Enaz 2 Amper geçmeli diyorlar. Yani6 Ohm tel. Stsndardı var. Nikel bilmemne şu bu olacak. Kalıntel geliyor olmalı.

Gelen tel ince. Ölçmedim ama 6 ohm falan değil. Sonuçta iki sıra tel sardım, yetmedi 24 voltla anca ısındı. Telsarım yerleri tabi dalgalanma yaratıyor. Germe için bir uçta yay var. Telin ısınınca sarkmasını yay alıyor.